Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 20 Kasym 2015
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:32
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=22263
Baykal: DEVLETI CEMAATLESTIRMENIN SAKINCALARI
Iste Baykal’in açiklamalari:
"12 yil önce bu cehennemi gördüler”
Tarihsel bir kirilmanin yasandigi bir bölgede görev yapacagiz. Yeni güç merkezlerinin sekillenmekte olduguna tanik oluyoruz. Ortadogu’nun haritasi kanli bir süreçle yeniden çiziliyor. Mazlum milletimizin büyük fedakarliklarla gerçeklestirdigi Kurtulus Savasi’nin üyeleri olarak bu aciyi izliyoruz. 2 milyon 200 bin mülteciye kollarini açmis olarak bu konuda en büyük fedakarligi yapmis durumdayiz. Ortadogu’daki yanginin Türkiye’ye siçramasina engel olmak zorundayiz. Ne kadar onur vericidir ki TBMM 1 Mart 2003’te tezkereyi redderek serefli bir karar almistir. Bu karari alanlar bu Ortadogu cehennemini 12 yil önce öngörerek karsi çikmistir. Bugün TBMM’nin yine kendisine yakisani yapacagina inaniyorum. Dinci ya da irkçi terör karsisinda en saglam güvence Cumhuriyetimizin temel felsefesidir. Bu en serefli mirastir. Bu mirasin temelinde din, inanç, mezhep, irk ayrimi yapmadan esit vatandas saymaktadir. Bizim devletimiz bir siyasi bilinç devletidir. Birlikte insa ettigimiz, içinde olmayi seçtigimiz bir devlettir.
“Devleti cemaatlestirmenin sakincalari”
TBMM’nin temelinde yatan bu anlayis ulusal birligimizin güvencesidir. Din, mezhep ve etnik kimlik savaslari Cumhuriyetimizin temelini olusturan bu temelin ne kadar önemli oldugunu göstermektedir. Hepimiz ayni siyasi birligin paydasiyiz. Iste o halka Türk milleti denilmektedir. Laikligi dinsizlik olarak sunmanin nelere yol açmakta oldugunu görüyoruz. Devleti cemaatlestirmenin sakincalarini görenlerin, mezhep ve din dayatmalarinin ne sonuçlar doguracaklarini gördügünü savunuyoruz.
Ortadogu bir cehennemdir. Yakar, kavurur. Bizim bu cehennemden uzak durmamiz lazim. Elimizi verirsek kolumuzu kaptiririz.
Amerika, Büyük Ortadogu Projesi’nden vazgeçmedi.
Yillar önce Irak merkezli olmak üzere bölgede bir dinsel ve mezhepsel çatisma çikarmisti. Ama basarisiz olmustu.
Çünkü Baykal’in da dedigi gibi 1 Mart 2003 tezkeresinin mecliste reddedilmesiyle birlikte Amerika, Büyük Ortadogu Projesi rüyasini ertelemek zorun kalmisti.
Bugüne geldigimizde ise, 1 Mart’in adini degistirdiler ve ISID olarak yola devam ediyorlar.
(Konuyla ilgili daha önce yazmis oldugum 1 Mart’in Yeni Adi ISID baslikli yazima buradan ulasabilirsiniz.)
Hedef; Israil’den Akdeniz’e kadar olan bölgede bir hakimiyet saglamak ve bölgenin yeralti zenginliklerine sahip olmak. Tabi ki sicak denizde -Akdeniz- buna dahil!
Bunun içinde yeni senaryoyu devreye soktu. Yani ISID’i.
Yani; din, inanç, mezhep ve etnik kimlik ayrimi yaparak bölgeyi parçalamayi!
Burada asil önemli olan nokta ise Türkiye ile ISID arasinda bir iliski olup olmadigi!
Putin’e göre bir iliski olmamasi için bir sebep yok!
Bravo Baykal. Hedefi yillar önce oldugu gibi yine tam onikiden vurdun!..
Baykal’in bu konuyla baglantili olarak belirttigi diger önemli bir nokta ise, devletin cemaatlestirilmesinin sakincalari.
Polisi cemaate veren AKP.
Askerin içine cemaat milislerini sokarak TSK’i itibarsizlastiran AKP.
Adalet Bakanligi’ni, cemaat bakanligina çeviren AKP.
Savcilari, hakimleri hocalarla dolduran AKP. Bakiniz; Zekeriya Öz.
Sinavlari cemaate emanet eden AKP.
Alevi-Sunni ayrimi yapan AKP.
Türk-Kürt ayrimi yapan AKP.
Hatta kizli-erkekleri ayrimini yapan da AKP.
E, daha ne kaldi ki!
Iste tam bu nokta da “Laikligin” önemini anliyoruz. Eger laikligin her yönüyle -felsefi, siyasi, sosyolojik ve hukuksal- ne anlama geldigini bilseydik, yukarida saydiklarim yasanmazdi.
Türkiye’de Islam siyasetin arka bahçesi olarak kullanilmaz ve din halki uyutmak için kullanilan bir uyusturucuya dönüsmezdi!..
Ah Baykal ah!..
Ne vardi bu kadar hakli çikacak!.. Sussan da yaralari desmesen olmaz miydi?!.