Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Giresun kökenli ama İstanbul Beykoz doğumlu Nihat Öztürk
Kategori: Yöreden
Eklenme Tarihi: 03 Kasym 2015
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:08
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=22151
Görele'li hemserimiz Marmaris'ten mecliste
AKP Milletvekili adayi Görele'li hemserimiz,Marmaris AKP'den girdigi siyaset yarisinda ipi gögüsledi.
Annesi Görele'li,babasi Tirebolu'lu… olan Nihat Öztürk'ün Istanbul'a gedisi dedesinin gemici olmasi dolayisiyla gerçeklesmis.
NIHAT ÖZTÜRK KIMDIR?
1973 Istanbul Beykoz
dogumlu.Giresun kökenli.Hayati Giresun-Istanbul-Marmaris üçgeninde geçiyor.Istanbul Üniversitesi'nde elektronik bölümünü bitirdikten sonra,Bursa Uludag
Üniversitesinde Iktisat okudu.1991 yilinda bir fuar nedeniyle gelip tanidigi
Marmaris'e 1993 yilinda yerlesti. 2001 yilinda Adalet ve Kalkinma Partisi
Marmaris Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapti. 2004 yilinda Mugla Il
Yönetimine geçti, Il Baskan Yardimciligi görevini üstlendi. Bir dönemdir Il
Baskan Vekili, halen Ak Parti Il Siyasi ve Hukuki Isler Baskani. Bilgisayar ve
Teknik donanim merkezi olan Sun Bilgisayar Tic.Ltd.Sirketinin sahibi.
Marmaris'e yerlesene kadar Istanbul Pasabahçe takiminda oynadigi futbolu, simdi
Marmaris'te arkadaslariyla hali sahada top kosturarak devam ettiriyor. Denizin
olmadigi yerde yasayamayacak kadar deniz sevdalisi. Devlet Hastanesinde Bas
Hemsire Yardimcisi olan Giresunlu Mübeccel Öztürk ile evli, 8 yasinda bir kizi
var.
-Giresun kökenli ama
Istanbul Beykoz dogumlusunuz.
- Annem Görele'li,
babam Tirebolu'lu… Ailemin Istanbul'a gelisi dedemin gemici olmasi dolayisiyla gerçeklesmis. Dedem is dolayisiyla Istanbul'a geliyor, gezinirken tesadüf Samsun Feribotu ile anlasiyor ve ise
basliyor. Yil 1930. Gemi ile yurtdisina gelip gitmeye basliyor. Tabii geminin
kalkis ve dönüs limani Istanbul. Bu nedenle Istanbul Beykoz'a yerlesiyorlar.
Biliyorsunuz Beykoz Istanbul'un kuzeyindedir, yesillikler içinde bir ilçedir.
Karadeniz'den hiç kopmadik, ailem yaz aylarini Giresun'da geçirir daima. Bu
nedenle çocukluk dönemimin ve gençlik dönemimin bir bölümü Giresun'da
geçmistir. Halen çok sik gider gelirim Giresun'a. Özümde Karadenizlilik var
tabii ama iki kusaktir Istanbulluyuz.
Bendeki deniz tutkusu
dededen geliyor. Beykoz'da hem denizin, hem yesilliklerin içinde büyüdüm.
FARKINA VARMADAN
MARMARISLI OLDUM
-Marmaris'e ilk ne
zaman geldiniz?
- Uludag
Üniversitesinde okurken çalistigim Bilgisayar firmasi beni Antalya'ya gönderdi.
1991'de Antalya'dan Marmaris'e fuara geldim. Mart ayiydi. Marmaris o kadar
hosuma gitti ki. Karadeniz ve Istanbul'un ortak özelliklerini yansitiyordu.
Ertesi yil Ortaca'da Sun Bilgisayar kuruldu. Ben Istanbul'daki bilgisayar
firmasinin islerini de yürütüyordum. Böylece Marmaris'e sik sik gidip gelmeye
basladim. Bir de baktim ki farkina varmadan Marmarisli olmusum. Ne zaman
Marmaris'ten çiksam, Marmaris'i özlüyorum. Bir yere ait oldugunuzu nasil
anlarsiniz? O yerden çiktiginizda orayi ariyorsaniz, oraya aitsiniz demektir.
Sonra 1993'te
yerlestik Marmaris'e. Hayatimda daima Giresun-Istanbul-Marmaris üçgeni oldu.
Denizi o kadar seviyorum ki, denizin olmadigi bir yerde yasamam mümkün degil.
Annemler burada
misafirimiz su anda. Buraya bayiliyor, çok seviyor. Denizi ve yesili ile
Giresun'a çok benzetiyor. Insanlar yasadiklari yerin kiymetini bilmiyorlar.
Marmaris'in olumsuzluklarini konusuyorlar. Neyin sahibi oldugumuzun ve yasadigimiz
yerin farkina varalim. Ben bir hafta Istanbul'a gidiyorum, Marmaris'i
özlüyorum, zor atiyorum kendimi buraya. Marmaris farkina varmadan insani içine
aliyor. Dedigim gibi buradan çiktiginiz zaman bunu gayet iyi anliyorsunuz.
-Sun Bilgisayar nasil
dogdu peki?
-1994'te dört ortak
kurduk Sun Bilgisayari. 1996'da Marmaris'teki ilk subemizi açtik. 2001 de
ortaklarimdan ayrildim. Simdi ortaklarimizdan ikisi Antalya'da. Lara'da kendi
binamiz, plazamiz var. Bir ortagimiz Çanakkale'ye gitti. Ortaca subemiz halen
duruyor, Ortaca ve Dalaman'daki Sögütlü Marketler içinde de birer subemiz var.
Marmaris yalniz bana
ait. Bilgisayar donanimlari üzerine çalisiyoruz. Sun Bilgisayar, Casper
Bilgisayar Mugla Ilçeleri yetkili servisi ve dagiticisi, konsept magazasidir.
Casper Bilgisayar'in sahibi Rizelidir. Bize çok destek oldu, bölge bayiligini
bize verdi, 2002'de çarsi subemizi açtik. Casper Bilgisayarin ismini bölgemizde
iyi noktalara getirdik, satisi bini asti.
Ayrica Sentez
Yazilimlarinin Marmaris yetkili servisiyiz. Mesela bir otelin otomasyonundan,
rezervasyonuna tüm oteli yönetim yazilim sistemlerini biz kuruyoruz.
BÜYÜK DEDEM KUVAYI
MILLIYECIDIR
-Bir siyaset
adamisiniz ayni zamanda? Nasil basladi bu yoldaki çalismalariniz?
-Babam eski Cumhuriyet
Halk Partilidir. Zamaninda Gençlik Kollari Baskanligi, Yönetim kurulu Üyeligi
yapmis. Dedem hacidir ama, koyu bir CHP'lidir, Ismet Inönü'ye laf söyletmez
mesela. Dedemin babasi bir Kuvayi Milliyeci'dir. Büyük dedem Halil Efendi
Giresun'da bir halk kahramani olan Topal Osman'in askeridir.
Ben 1992 yilinda Milli
Gençlik Vakfinin Üniversite-Fakülte sorumlusu iken, ilk Istanbul seçimlerinde
Tayyip Erdogan ile tanistim. Tayyip Erdogan ile tanistiktan ve partisi içindeki
sosyal adalet, paylasimcilik, esitligi kapsayan hummali çalismayi gördükten
sonra fikirlerim degisti ve kendime Dogru yer burasi” dedim. Adaletli olmak çok özümsedigim bir seydir. Ben bunu Tayyip Bey'den ögrendim ve o zamandan beri Tayyip Bey
nerede, ben oradayim. Tayyip Erdogan özellikle Belediye Baskani olduktan sonra Avrupa Belediyeciligini yansitti çalismalarina.
- Peki bir siyasi
olarak, geçmise dönüp baktiginizda kendinize idol seçtiginiz bir isim var mi?
-Herkesin bir idolü
oldugu gibi, benim de idolüm var tabii. Atatürk'ün benim için ayri bir yeri
vardir her zaman. Cumhuriyeti kurduktan sonra Türkiye'de 15 yilda basarilamayacak
seyleri basardi.
ÇOK IYI BIR AK
PARTILIYIM
-Cumhuriyet Halk
Partili olan aileniz, sizin Ak Parti içindeki çalismalariniza nasil bakiyordu?
- Ben, Ak Parti
kurulana kadar baska parti içinde olmadim. Parti çalismalarina basladigim ilk
zamanlar bunu aileme anlatmam çok kolay olmadi. Ailem sol görüslü, Anadolu
kültürü ile yasayan insanlardi. Bu yeni ideolojime ailemi alistirana kadar çok
zorluk çektim. Gençlik kuruluslarini yedi arkadasimla birlikte kurdugumuzda
ailemden çok tepki aldim, ama yilmadim. Çok iyi bir Ak Partiliyim.
Ailem zaman içinde
yapilan çalismalari gördüler, simdi onlar da benimle ayni görüsleri
paylasiyorlar.
SIYASET MARMARIS'TE
IKINCI SIRADA YER ALMALI
-Bir siyaset adami
olarak bölgemizi ve Marmaris'i nasil yorumlarsiniz?
-Mugla köylerini karis
karis bilirim. Bu kadar politize olmus memleket görmedim. Bunun bize faydasi
olmaz, kutuplasma olmamali. “Ben yasadigim yere nasil faydali olurum” diye düsünürüm hep, bu yüzden siyaset içinde yer aldim. Marmaris'in sorunlarinin çözümü için, buranin yararina ne gerekirse yapmaya hazirim. Benim çocugum burada yasiyor, burada büyüyor.
Ayrimcilik yapilmasina
karsiyim ve her zaman herkese kapim açik. Marmaris ufak bir yer, burada
öksürülse orada duyuluyor. Kimse kabuguna çekilmesin. Siyaset Marmaris'te
ikinci sirada yer almali ve kimse ön yargili olmamali. Herkes birbirine gaz
veriyor, sonra elli akilli ortaligi toparlayamiyor. Marmaris'i sevmek demek bir
ortak sinerji yaratmaktir.
HERKES AYRI TELDEN
ÇALMAMALI
-Marmaris'teki siyaseti
nasil yorumlamak istersiniz?
-Marmaris siyaseti
bana kisir geliyor. Herkes Marmaris'i seviyor, ama herkes birbiriyle kavga
ediyor. Konusma adabini buraya yerlestiremezsek, adam gibi konusamaz,
tartisamazsak nasil yol alacagiz? Herkes ayri telden çalarsa çözümlere nasil
ulasacagiz? Ben istiyorum ki “Marmaris'e ne verebiliriz?” bunu konusabilelim. Ama olmuyor. Kavganin oldugu yerde basari olmaz. Insanlar her
seyde
bir kulp ariyor.
Marmaris yerel
iktidarinin yapici, önyargisiz yaklasimlar içinde olmasi gerekli.
Bu arada yerel
iktidarin basarili çalismalarini da kutluyorum. Mesela dere islahi konusunda
basarili oldular.
-Biraz önce “Marmaris'te
siyaset ikinci planda kalmali” dediniz. Neden siyaset ikinci planda kalmali sizce?
-Siyaseti ticaretin
önüne çikarmak iyi degil bana göre. Iyi bir siyasi olmak bir meziyettir. Bir
büyügümüz “Siyaseti
hakkini vermeden
yapiyorsaniz, degerlere
uymuyorsaniz
basarili olamazsiniz” demisti, bu sözü çalismalarimda hep göz önünde tutmaya
çalistim.
Biz zengin bir ülke
degiliz, halkimiz daha yeni yeni ayaklari üzerinde duruyor. Genç bir
Cumhuriyetiz. 2001'de Ak Parti iktidar oldugunda dolar bin 800 lira iken,
ortalama memur maasi bes yüz liraydi. Bir memur bilgisayar almak için 4-5
maasini veriyordu. Simdi bir maasla iki bilgisayar alinabiliyor. Bu bir
göstergedir. Ben ekonomistim, iktisat egitimi aldim. Tabii ki zor geçisler
yasaniyor. Sadece ne zaman bu ülkenin milli geliri kisi basi 15 bin dolar olur,
o zaman bu ülkenin içinde siyaset olmaz. Nasil ki Amerika'da seçimden üç ay
önce seçim propagandalari yapilir, seçim sonuçlanir siyaset biter. Iktidar
demek, muslugun basindaki adam demek degildir.
ÇALISKAN BIR YAPIM VAR
-Konuskan bir yapiniz
var, sizi konusturmak için hiç zorlanmadim…
-Ben çok konusurum.
Kendimi iyi ifade ederim. Siyasete girmeden önce bunun farkinda degildim. Ak
Parti Il Baskan Yardimcisiyken ilk kez konusma yapacaktim, ama çok
heyecanlanmistim. Bir arkadasim “Hiç düsünme, mikrofonu eline al, ilk kelimeyi söyle gerisi
gelir”
demisti.
Gerçekten
de öyle
oldu. O gün
konusmaya
baslayinca heyecanimin yersiz
oldugunu
anladim.
-Hem iste, hem
siyasette yogun çalismalariniz ve sorumluluklariniz var. Kendi firmanizi çekip
çeviriyorsunuz, Partinizin Il Baskan Vekilisiniz. Bu kosusturma zor olmuyor mu
sizin için?
-Çaliskan bir yapiya
sahibim. Bu nedenle zorlanmiyorum. Çocuklugumdan beri bu böyle. Ögrencilik
yillarimda da yaz tatillerinde çalistim hep. Ilkokulu bitirdigimde Istanbul
Sultanhamam'da iç giyim toptanciligi yapan dayimin yaninda çalistim. 1986'da
Pasabahçe Sise Cam Fabrikasinda sigortali olarak çalismaya basladim. Iki
üniversite bitirdim, bu ögrencilik yillarinda da yarim gün çalistim.
-Size yakin çevrelerden
iyi bir futbolcu oldugunuzu duyduk.
-Futbolu çok severim
ve iyi bir oyuncuyum. Istanbul Pasabahçe'de genç takiminda oynamaya basladim, A
takiminda da Marmaris'e gelene kadar oynadim. Halen Sali-Cuma aksamlari arkadas
guruplarimizla hali saha maçlari yapiyoruz.
KARADENIZ HAVASINI
SOLUMAZSAM OLMAZ
-Sira geldi
memleketiniz Giresun'dan söz etmeye. Islerinizden firsat bulup, gidebiliyor
musunuz memleketinize?
-Mutlaka firsat
yaratiyorum. Karadeniz bende ayri bir tutku. Orada o havayi solumazsam olmaz. Yilda
2-3 kez ziyaret ederim. Kayinpederim Giresun'da yasiyor. Ailemin de findik
bahçeleri var Giresun'da, yaz aylarinda orada olurlar hep. Ben de her yil
Temmuz'un 15'i geldiginde mutlaka memleketime gider en az yirmi gün kalirim.
Yazin herkes Marmaris'e, ben Giresun'a giderim. Temmuz ayinin ilk yarisindan
sonra yayla festivalleri düzenlenir. Gümbet, Kazikbeli, Güvende Sisdagi yayla
senliklerine mutlaka katilirim. Sisdagi çok özeldir. Günesi yakalamak zordur
orada, hep sislidir. 2000-2200 metre yüksekligi vardir.
Trabzon ve Rize'deki
yayla senliklerine de katilir, Uzungöl'e mutlaka çikarim.
Giresun merkez de,
Marmaris'e benzer. Bir ucundan bir ucuna 20-30 metre genisliginde, 20 kilometre
uzunlugunda sahili var. Aileler sahilde yürüyüs yapar.
Karadeniz insani
birlik, beraberligi sever. Temmuz-Agustos aylarinda tüm gurbetçiler memlekette
bulusur. Özellikle Karadeniz'e gideceklere tavsiye ederim Gümbet'i mutlaka
görsünler.
Bizim memlekette
kadinlarin da ayri bir yeri vardir. Mesela, Giresun'da Dogankent belediye
baskani Ak Partili Nazmiye Kabadayi, yörenin ilk kadin belediye baskanidir.
Meclis üyeleri de kadin.
KARADENIZ- MARMARIS
ARASINDAKI ELÇILIK AYAGIMIZI KUVVETLENDIRMELIYIZ
-Karadenizliler
Dernegi çalismalari hakkinda neler söyleyeceksiniz?
-Istanbul'da da
Karadenizliler Dernegi var, dernek çatisi altinda paylasimci bir sekilde
bulusmayi basarmislar. Beykoz Giresunlular Dernegi Baskani arkadasim. Mugla'da
da Karadenizliler Dernegi var, ilk üyelerinden biriyim.
Marmaris'teki
dernegimizde henüz bu yapiyi oturtamadik. Ilk yillar rahmetli Ömer Yalçinkaya
vardi. Etkin çalismalar yapiliyordu. Su anda dernek yapisinda bazi eksiklikler
var. Ordulular Derneginde, Karadenizliler dernegine göre daha farkli bir ahenk
var. Gerçi simdi Temel Irmak'in Karadenizliler dernegindeki çalismalariyla
biraz eskiye dönüs oldugunu gözlemliyorum.
-Karadenizliler
Dernegi sosyal yapisi içinde nasil çalismalar yapilmali?
Ben sosyal anlamda daginik oldugumuzu düsünüyorum. Siyaseti dernekten çikarip, Marmaris ve Karadenizli ortak yapisini olusturmak gerekli. Marmaris ve Karadeniz arasindaki elçilik ayagimizi kuvvetlendirmemizin gerekli olduguna inaniyorum. Mugla'da üniversitede okuyan iki yüz Giresunlu ögrenci var. Biz Mugla Karadenizliler Dernegi olarak, Mugla'da onlara ev ve yurt bulmalarinda yardimci olup, burs sorunlarini çözmeye çalisiyoruz. Mugla'dan da Karadeniz'deki üniversitelere giden ögrencilere, orada yardimci olmak istiyoruz. Dernegin bu gibi sosyal açilimlari olmali.

gündemgazetesi.net