Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle


Elveda


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 02 Kasym 2015
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:42
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=22148


Elveda

Bugün itibari ile köse yazisi yazmayi birakiyorum.

Tabii ki sizlere neden böyle davrandigimi açiklama borcum var.

Bu yazi ile bu borcumu eda edecegim.

***

Köse yazisi yazmayi birakmamin çok basit bir nedeni var.

Söyleyecegim bütün sözleri söyledim. Söz tükendi!

Meramimin hepsini ifade ettim. Tekrar tekrar anlattim.

Artik bende söyleyecek yeni bir söz kalmadi.

(Son sözlerimi “Manzara-i Umumiye: AKP’nin Sosyo-Politik Analizi” -Kirmizikedi Yayinlari/2015- adli kitabimda 414 sayfalik bir doküman halinde zaten söylemistim.)

Bir süredir fark ettim ki; artik kendimi tekrar ediyorum.

***

Hemen hemen bütün gazeteler 1 Kasim Seçim sonuçlarini: “tek parti iktidari” olarak yorumluyorlar.

Milli irade tek parti iktidarini seçmis.

Katilmiyorum.

1 Kasim Seçim sonucunda: “tek adam iktidari”seçilmistir.

Milli irade tek adam iktidarina oy vermistir!

***

Ben tek adam iktidarina karsi mücadele verdim.

Kaybettim!

Ne demekse; milli iradeye saygiliyim! (sanki aksi mümkünmüs gibi). Ancak, milli irade ile ayni fikirde degilim. Büyük çogunluk benden farkli düsünüyor, diye belki görüslerimi gözden geçirmem gerekir ama büyük çogunluk ile ayni fikirde olma zorunlulugum yok.

Ben 1 Kasim gecesi, seçim sonucu belli olunca, görüslerimi tekrar tekrar gözden geçirdim. Ancak, büyük çogunluk beni ikna edemedi. Ben yine de görüslerimde israrliyim.

Büyük çogunluk benim görüslerime itibar etmedigine, benim de söylenecek yeni sözüm olmadigina göre köse yazisi yazmayi birakmam gerekiyor.

Ben de öyle yapiyorum!

***

Ben hukukun üstünlügüne dayali bir ülke istedim.

Millet istemiyor.

Ben basin özgürlügü istedim.

Birakin milleti, basin mensuplari bile basin özgürlügünü sallamiyor. Baksaniza, Dogan Grubu yazarlari (istisnalardan özür dilerim), baslarina ne gelecegini bile bile, mücadele etmeye soyunmak yerine, simdiden birlik/beraberlik çagrisi yapmaya basladilar.

Ben yolsuzluklar ile mücadele edilsin istedim.

Millet “çaliyor (%72) ama çalisiyor (%49.28)” diyor!

Ben benimle hemfikir olan arkadaslarla birlikte yana yakila dis politika ülkeyi felakete götürüyor diye bagirdim.

Millet “dis politikadan asagi Kasimpasa!”, diyerek cevap veriyor.

Diyeceksiniz ki; Senin gibi itiraz edenler de var! Dogru, her seçimde ufak sapmalarla %25 itiraz ediyor ama onlar zaten benim söylediklerimi benden iyi biliyorlar.

Körlerle sagirlar birbirini agirlar!

Ben sikildim.

***

Muhterem beyler, muhterem bayanlar.

Hepimiz biliyoruz ki seçimi ne Ahmet Davutoglu, ne de AKP kazandi.

Seçimi RTE kazandi!

RTE’siz AKP’nin veya RTE’siz Ahmet Davutoglu’nun bu oy oranini rüyasinda bile göremeyeceginin hepimiz farkindayiz.

Seçimi AKP’nin su veya bu vaatleri de kazanmadi. Tüm partilerin vaatleri ayni!

7 Haziran’dan beri ortada bir hükümet yok ki, “AKP seçimi icraatlari ile kazandi”, diyebilelim.

Seçimi açik ve seçik “tek adam rejimi” vaat eden, hatta seçildigi günden beri ne Anayasayi, ne kanunlari iplemeden fiili olarak tek adam rejimi uygulayan RTE kazandi.

RTE “%52 hukuktan da, özgürlüklerden de büyüktür”, dedi ve kazandi!

Isin özü budur!

Millet de “babam degil mi, ister döver, ister sever!” dedi ve oyunu ona verdi. Muhakkak içinden de geçirdi:

“Hos, zaten onlari dövüyor, bana dokunmuyor ki!”

AKP görünümlü RTE 7 Haziran ile 1 Kasim arasinda, sadece 4 ay 3 haftada oylarini; hiçbir icraat yapmadan, diger partilerden farkli hiçbir vaatte bulunmadan tam tamina 4 milyon arttirmistir. (HDP’nin toplam oyu takriben 5 milyon!)

4 ay 3 haftada alinan bu miktarda oy artisi dünya çapinda bir olaydir!

***

Peki, simdi ne olacak?

Önce “birlik/beraberlik/istikrar” türküleri söylenecek. Bu türküye can derdine düsen medya ve sirketler eslik edecek. Sonra:

1)RTE; MHP ve HDP’den sadece 14-15 sandalye devsirerek Anayasa degisikligini referanduma götürecek.

2)Anayasa özü itibari ile “merkezde RTE, yerelde APO!” temasina dayandirilacak.

3)Milletin agzina “özgürlük anayasasi yapiyoruz” denerek bir parmak bal çalinacak. Cebine bir miktar para konacak.

4)Kürtler “özerklik” rüyasi görerek, RTE’ye oy vermis Türkler de “büyügümüzdür, muhakkak bir bildigi vardir” siari ile referandumda oy kullanacak.

5)Dogan Grubu tekrar “ehlilestirilecek”! Grup tekrar birkaç gazeteci/televizyoncu feda ederse, hiç sasmam.

6)Zaman, Cumhuriyet, Sözcü fena çarpilacak.

7)Hâkimler ve savcilar daha beter RTE’nin emrine girecek!

8)Bürokrasi her hafta “bu cuma RTE hangi camide namaz kilacak?” sorusuna cevap arayarak mesai yapacak.

9)Komutanlar sürekli “acaba son günlerde bir kusur isledik mi?”, diye sorgulayarak yasayacaklar.

10)Gülen Cemaati Silivri’de yargilanacak.

11)Bir kisim millet bugünleri bile arayacak.

12)Bir kisim millet de “bana dokunmayan yilan bin yasasin”, siari ile dayak yiyenlere “oh olsun!” çekecek.

13) “Nasil olsa yolsuzluk yapanin yanina kar kaliyor”, diyenler “devletin mali deniz, yemeyen domuz!” sözünü bas taci edecekler.

14)Devlet erkâni mali götürürken ahali “bal tutan parmak yalar!” diyerek alkis tutacak. “Komsuda piser, bize de düser” beklentisi daha fazla agirlik kazanacak.”

***

Medyada her dara düstügümde bana sayfalarini açan Odatv’ye binlerce tesekkür ederim.

Okurlarima ise söyleyecegim tek söz var: “Ne kadar kusur etti isem af ola!”

Kalin saglicakla!

Cüneyt Ülsever


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle