Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Yrd. Doç.Dr.Enver Mahir GÜLCAN yazdı
Kategori: Sağlık-Beslenme
Eklenme Tarihi: 21 Ekim 2015
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 01:30
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=22132
Balik yaginin
faydalari!
Yag asitleri, yagin
doymusluk derecesini gösteren farkli uzunluktaki karbon zincirinden olusan
trigliseritler olduklarindan hem kompleks yaglarin önemli bir parçasi hem de
kendisinden kolayca enerji saglanan bir kaynaktir. Doymus ve doymamis yag
asitleri olarak iki çesittir. Doymamis yag asitleri de tekli ve çoklu doymamis
yag asitleri (ÇDYA) olarak iki gruba ayrilir. Linoleik ve linolenik asit
ÇDYA’dir. Vücutta yapilmadiklarindan mutlaka disardan besinlerle alinmalari
gerekir. ÇDYA omega-3 ve omega-6 yag asitleri olmak üzere iki ana grupta
toplanir. Omega-3 yag asitlerinin çogunlugu alfa-linoleik asittir. Alfa-linoleik
asit vücutta eikosapentaenoik aside (EPA) ve dokosaheksaenoik aside (DHA)
dönüsür.
Omega-3 yag asitleri
soguk su baliklarinda bol miktarda bulunmaktadir. Balik yaglarinin esasini
olusturan EPA ve DHA besin zinciri yoluyla deniz ürünlerinde birikmektedir.
Karada yetisen bitkiler genellikle omega-6 yag asitleri üretmekle beraber,
belirli bazi deniz ve tatli su bitkileri (özellikle algler ve soguk su
bitkileri) omega-3 yag asidi üretirler. Bes veya daha fazla çift bag içeren
onega-3 ÇDYA, yüksek doymamis yag asitleri (YDYA) olarak isimlendirilir ve
baliklar temel olarak insanlar tarafindan tüketilen YDYA’nin tek kaynagidir.
Omega-3 yag asitleri
vücutta sentezlenmedikleri için mutlaka besinlerle disaridan alinmalidir.
Baliklardaki yag orani ile yag asitlerinin dagilimi türlere, vücut bölgelerine,
beslenmeye, avlanma avlanma mevsimine ve cinsiyet gibi çesitli faktörlere bagli
olarak degisebilir. Buna göre baliklardaki yag orani % 1 ile % 20 arasinda
olabilir. Kabuklu deniz ürünlerinde ise yag orani % 1’den daha az miktarda
bulunur. Balik türüne göre omega-3 miktari da farklilik gösterir. Özellikle
derin denizlerde yasayan ve siyah etli olan baliklarda bu oran daha yüksektir.
Somon, sardalya, uskumru, ton baligi gibi baliklar omega-3 yönünden oldukça zenginken,
kültür baliklarinda omega-3 miktari biraz daha düsüktür. Ancal omega-3 yönünden
zenginlestirilmis yemlerle beslenen kültür baliklarinda doymamis yag asit miktari
da yüksek bulunmaktadir.
Balik yagi ve ana
içerigini olusturan omega-3 yag asitleri sayesinde;
Trigliseritler ve
kolesterol düser, böylece ateroskleroz ve buna bagli kalp hastaliklari, kalp krizi
ve akut inme riski azalir.
Bagisiklik sistemi
güçlenir
Kansere karsi koruma
saglanir
Beyin, retina, sperm,
cilt hücreleri güçlenir
Insülin kullanimini
artar (diyabet için faydali)
Kani inceltir ve
akisini kolaylastirir, kanin pihtilasmasini önler
Yangi önleyici
etkisiyle romatizmal hastaliklara karsi koruma saglar
Anne-bebek sagliginda
rolü:
Omega-3 yag asitleri,
anne karnindaki bebegin saglikli gelisimine asagidaki sekillerde yardimci
olabilir:
Bebegin beyin ve retina
gelisiminin desteklenmesi
Erken dogum riskini
azaltilmasi
Hamilelik süresinin ve
bebegin dogum agirliginin artirilmasi
Dogum sonrasi
depresyonundan korunulmasi
Omega-3 yag asitleri
ayrica çocugun matematik zekasinin gelistirilmesine, okuma, telaffuz ve yazma
beceresini artirilmasina yardimci olabilir.
Zihin sagliginda rolü:
Omega-3 yag asidinin
beyin ve sinir sisteminin saglikli sekilde çalismasindaki etkileri yapilan pek
çok arastirmada ortaya konmustur. Omega-3, beyin ve sinir sisteminde baslica
asagidaki sekillerde yardimci olabilir:
Depresyon tedavisini
desteklemesi
Bunama ve Alzheimer
hastaligi riskinin azaltmasina yardimci olmasi
Ruh hali,
konsantrasyon, bellek, dikkat ve davranis bozukluklarina karsi yardimci olmasi
Saldirganlik azaltmaya
ve sakinlestirmeye yardimci olmasi
Mizaç, tepkisellik ve
kisilik üzerinde olumlu etkisi olmasi
Göz sagliginda rolü:
Yüksek doz omega-3
alimi gözde yasa bagli olarak gelisen sari nokta hasarlari riskini
önleyebilmektedir. Omega-3 yag asitleri eksikliginde, retinada görme fonksiyonunun
azaldigi tesbit edilmistir.
Kemik-eklem sagliginda
rolü:
EPA ve DHA’nin
antienflamatuar etkisi vardir, ayrica kas-iskelet sistemi ve bagisiklik sistemi
üzerinde faydali etkileri bulunmaktadir. Omega-3 kemik ve eklem sagliginda
baslica asagidaki sekillerde yardimci olabilir:
Kemiklerde kalsiyum
toplanmasina destek olarak güçlenmelerinin saglanmasi
Eklem iltihabi ve
kikirdaga zarar veren enzim aktivitesinin azaltilmasi
Eklemlerde hassasiyet
ve sabah sertliginin azaltilmasi
Romatoid artritli
hastada ilaç ihtiyacinin azaltilmasi
Kalp-damar sagliginda
rolü:
Yapilan
arastirmalarda, omega-3 yag asitlerinin dengeli aliminin özellikle kalp ve
damar hastaliklari açisindan yararli oldugu vurgulanmaktadir. Omega-3
tüketenlerde koroner kalp hastaligina bagli ölümler daha düsük bulunmustur.
Omega-3, kalp ve damar sagliginda baslica asagidaki sekillerde yardimci
olabilir:
Kalp damar hastaligi
riski olanlarin ya da bu hastaliga yakalanmis olanlarin kalp sagligini korumaya
yardimci olmasi.
Damar sertligi
olusumunun yavaslatilmasi
Trigliseritlerin kan
düzeyini düsürülmesi
Kalp hastaliklarinda
"kötü kolesterol"ün (LDL) düsürülüp, "iyi kolesterol"ün
(HDL) artirilmasi.
Kalp krizi sonrasi
felç, ikinci bir kalp krizi ya da ölüm riskinin azaltilmasi
ÇDYA’leri olan omega-3
ve omega-6 yag asitleri, insan sagligi için belli bir oran içinde
kullanilmalir. Omega-6 yag asitlerinin çogunlugu linoleik asittir ve misir özü,
soya fasülyesi, pamuk ve ayçiçegi yagi omega-6’dan zengin besinlerdir. Linoleik
asit vücutta serbest radikal oksidasyonuna, yani hücreleri yipratan, eskiten
serbest oksijen radikallerinin olusumuna egilimli oldugundan günlük toplam
kalorinin % 10’unu geçmemelidir. Omega-6 ve omega-3 yag asitlerinin hangi
oranlarda alinmasi konusu halen tartismali olmakla birlikte mümkün oldugunca
omega-3’ü artirip omega-6’yi azaltmak günümüzde kabul gören görüstür.
Balik yaginin temel içerigini olusturan EPA ve DHA, omega-3 yag asitlerinin ana komponenti olan alfa-linoleik asidin vücuttaki metabolitleri yani son ürünleridir. Bu nedenle balik yagi kullanimi pratikte omega-3 yag asidi kullanimi ile es anlama gelmektedir ve vücut gelisimindeki rolleri ve sagligimiz üzerine etkleri de balik yagi ile aynidir. Bunun disinda uzun zincirli ÇDYA (UZÇDYA) içinde en önemlilerinden biri de DHA’dir. Özellikle prematüre bebeklerde hem UZÇDYA depolari azdir hem de yapimlari yetersizdir. Bu nedenle bebek mamalari ile beslenen çocuklardaki UZÇDYA düsük saptanmistir. Anne sütü ile beslenen prematüreler anne karnindaki gereksinimlerini karsilayacak kadar DHA alirlar. Bu nedenle özellikle prematüre bebeklerin beslenmesi kendi annelerinin sütleri ile yapilmalidir. Son yillarda UZÇDYA’li mamalar da üretilmeye baslanmis ve içerikleri anne sütüne yakinlastirilmaya çalisilmistir. Anne sütündeki UZÇDYA annenin beslenme sekliyle yakindan iliskilidir. UZÇDYA ile bebeklerin zihinsel fonksiyonlari arasinda yakin bir iliski bulunmustur.

Yazan : Yrd. Doç.Dr.Enver
Mahir GÜLCAN