Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle


Almanya'da Mülteciler: Mesele İnsanlık Olsun!?


Açıklama: Hani mesele insanlık meselesiydi?
Kategori: Güncel
Eklenme Tarihi: 12 Ekim 2015
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 02:55
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=22077


Almanya‘ da Mülteciler:  Mesele Insanlik Olsun!?

Federal Hükümetin Basbakan yardimcisi Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Baskani Sigmar Gabriel‘in açiklamasina bakilirsa, 2015 yilinin sonuna kadar Federal Almanya Cumhuriyetine (FAC)  bir milyon mülteci gelmis olacak. FAC‘ ne gelmek isteyen mültecilerin sayilari arttikça, ‚artik bizim de bir kapasitemiz var ve ülkemize gelmek isteyen herkesi kabül etmede zorlaniyoruz‘ türü serzenis sesleri de toplumun tüm kesimlerinde yükselmeye baslandi. FAC Sansolyesi sayin Dr. Merkel‘in Macaristan sinirana dayanan onbinlerce mülteciyi orda kayit altina alinmadan ülkesine kabülü yönünde ‚ bu isin altindan kalkabiliriz‘ demecinin ardindan, FAC’ne gelmek isteyen mültecilerin sayisinda hizli artis yasaniyor. Ve gelinen asamada Federal Hükümetin Içisleri Bakani sayin  De Maizière’in ‚ bu isin altindan artik kalkilamayacagi‘ açiklamasi, basta SPD olmak üzere toplumun genis bir kesmi tarafindan‚anlayisla‘ karsilaniyor.

Alman kamuoyu, Temmuz ve Agustos aylarina nazaran su siralar ülkelerine her geçen gün sayilari artarak gelen mültecilik akinindan epeyce rahatsiz olmaya basladi. Bu rahatsizligin temelinde yatan etkenlerin basinda ise gelen mültecilerin tamamina yakininin bir ‚Islam ülkesinden‘, yani nüfusunun büyük bölümü Müslüman olan ülkelerden  geliyor olmasidir. FAC’ne gelenlerin büyük bir kismini simdilik Süriye ve Balkan ükelerinden gelenlerden olusmaktadir. 2015 yilinin ilk yarisinda FAC’ne mülteci olarak gelenlerin yüzde dagilimi söyledir:  Suriye % 20,3, Kosova % 17,9 %, Arnavutluk % 13,6 %, Sirbistan % 6,3 %, Irak % 5,2 %, Afganistan % 5,0%, Mekadonya % 2,6 %, Eritre % 2,2 %, Nijerya % 1,8 % ve Pakistan % 1,7%. (http://www.heute.de/fluechtlingsschelte-vom-innenminister-de-maiziere-und-sein-spagat-40379846.html)

Bu verilere bakinca, FAC’nin siyasi, toplumsal, inançsal, kültürel ve ekonomik bünyesine çok yabanci olan mültecilerin dogal olarak beraberinde getirdikleri kendi inançlari, toplumsal, siyasal ve kültürel gelenek ve görenekleri Alman toplumu tarafindan kolaylikla kabul görmemektedir.

Aile bireyleri arasindaki rol ve deger yargilarindan toplumdaki is bölümüne varincaya kadar hayatin her alaninda birbirlerinden bu kadar farkli olan bireylerin bir arada iç barisi, kültürel ve sosyal yasami zedelemeden yasamalarini bir zenginlik olarak görmek, gelismis demokrasilerin ve toplumunlarin ortak özelligi olmasina ragmen, yine de taraflarin zamana ihtiyaçlari oldugu açiktir.  Aceleci davranan kesimlerin seslerini bir hayli yükseltmeleri, Alman kamuoyunda mültecilerin, özellikle de ait olduklari dinsel inançlarinin Alman toplumuna uyumda büyük bir engel teskil edecegi korkusu ve endisesinin yayilmasinda önemli etkenlerden biridir. Bu endisenin, yani mültecilerin ait olduklari dinsel inanci dolaysiyla Alman kültürünün ve toplumunun altini zamanla oyarak yerlesik degerlere sirt dönmeleri ve uyum saglamada zorlanacaklari endisesini  kamuoyunun bellegine yerlestirmede epeyce becerikli olan bazi medya gruplarinin ve siyasi çevrelerin degirmenine su tasiyan dinci ve cinci gruplarin etkinlikleri de delil olarak sunulmaktadir. Bu dinci ve cinci gruplarin epeyceside ‚kâr ortakligi‘ ya da ‘faizsiz kâr payi‘ gibi alevere dalevere çevirerek Almanya‘ da yasayan Müslümanlari dolandiran Türkiye kökenli çevrelerden olusmaktadir. 50 yildir Almanya‘ da yasadigi, pardon oturdugu halde,  torunlarinin Alman ögrenciler ile beraber gittikleri okullarda beraber yüzme ve dogum günü partisi düzenleme gibi ortak sportif ve kültürel etkinliklere katilmasini engellemek için direnen ve kendisine ‚müslümanim‘ diyen yüzbinler var. Bunun bilen Alman kamuoyu‘ nun göz ardi edilemeyecek kadar önemli olan bir kismi, Türkiye‘ye nazaran demokrasisi, insan haklari ve kadin erkek esitligi gibi evrensel degerleri yasama ve yasatmada çok daha gerilerde olan Afganistan, Pakistan, Eritre, Irak ve Süriye gibi ülkelerden gelen müslümanlarin yerlesik topluma uyumu için de bir 150 yila daha ihtiyaç oldugu temasini islemektedir.

Öte yandan FAC hükümeti ve isveren çevresi, mültecilerin Alman toplumuna uyumunun anahtari olarak su olguyu dikkate almaktadir: FAC’ne gelen mültecilerden is gücü olarak yararlanabilecegi iyi egitimli olanlari alikoyacak, kalifiyeli elemanlari kalifiyeli olmayanlardan ayirarak ‚ilticaci‘ statüsü verip yerlesik topluma uyum sürecinde degerlendirecektir. Ve böylelikle Alman ekonomisinin ihtiyaci olan is gücü açigi kapanacak ve geride kalan büyük bir çogunlugu ise geldikleri ülkeye iade edecektir.

Hani mesele insanlik meselesiydi?

Haber : Aydin Findikçi


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle