Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Hani mesele insanlık meselesiydi?
Kategori: Güncel
Eklenme Tarihi: 12 Ekim 2015
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 01:14
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=22077
Almanya‘ da
Mülteciler: Mesele Insanlik Olsun!?
Federal Hükümetin
Basbakan yardimcisi Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Baskani Sigmar
Gabriel‘in açiklamasina bakilirsa, 2015 yilinin sonuna kadar Federal Almanya
Cumhuriyetine (FAC) bir milyon mülteci
gelmis olacak. FAC‘ ne gelmek isteyen mültecilerin sayilari arttikça, ‚artik
bizim de bir kapasitemiz var ve ülkemize gelmek isteyen herkesi kabül etmede
zorlaniyoruz‘ türü serzenis sesleri de toplumun tüm kesimlerinde yükselmeye
baslandi. FAC Sansolyesi sayin Dr. Merkel‘in Macaristan sinirana dayanan
onbinlerce mülteciyi orda kayit altina alinmadan ülkesine kabülü yönünde ‚ bu
isin altindan kalkabiliriz‘ demecinin ardindan, FAC’ne gelmek isteyen mültecilerin
sayisinda hizli artis yasaniyor. Ve gelinen asamada Federal Hükümetin Içisleri
Bakani sayin De Maizière’in ‚ bu isin
altindan artik kalkilamayacagi‘ açiklamasi, basta SPD olmak üzere toplumun
genis bir kesmi tarafindan‚anlayisla‘ karsilaniyor.
Alman kamuoyu, Temmuz
ve Agustos aylarina nazaran su siralar ülkelerine her geçen gün sayilari
artarak gelen mültecilik akinindan epeyce rahatsiz olmaya basladi. Bu
rahatsizligin temelinde yatan etkenlerin basinda ise gelen mültecilerin
tamamina yakininin bir ‚Islam ülkesinden‘, yani nüfusunun büyük bölümü Müslüman
olan ülkelerden geliyor olmasidir.
FAC’ne gelenlerin büyük bir kismini simdilik Süriye ve Balkan ükelerinden
gelenlerden olusmaktadir. 2015 yilinin ilk yarisinda FAC’ne mülteci olarak
gelenlerin yüzde dagilimi söyledir: Suriye
% 20,3, Kosova % 17,9 %, Arnavutluk % 13,6 %, Sirbistan % 6,3 %, Irak % 5,2 %,
Afganistan % 5,0%, Mekadonya % 2,6 %, Eritre % 2,2 %, Nijerya % 1,8 % ve
Pakistan % 1,7%. (http://www.heute.de/fluechtlingsschelte-vom-innenminister-de-maiziere-und-sein-spagat-40379846.html)
Bu verilere bakinca,
FAC’nin siyasi, toplumsal, inançsal, kültürel ve ekonomik bünyesine çok yabanci
olan mültecilerin dogal olarak beraberinde getirdikleri kendi inançlari,
toplumsal, siyasal ve kültürel gelenek ve görenekleri Alman toplumu tarafindan
kolaylikla kabul görmemektedir.
Aile bireyleri
arasindaki rol ve deger yargilarindan toplumdaki is bölümüne varincaya kadar
hayatin her alaninda birbirlerinden bu kadar farkli olan bireylerin bir arada
iç barisi, kültürel ve sosyal yasami zedelemeden yasamalarini bir zenginlik
olarak görmek, gelismis demokrasilerin ve toplumunlarin ortak özelligi olmasina
ragmen, yine de taraflarin zamana ihtiyaçlari oldugu açiktir. Aceleci davranan kesimlerin seslerini bir
hayli yükseltmeleri, Alman kamuoyunda mültecilerin, özellikle de ait olduklari
dinsel inançlarinin Alman toplumuna uyumda büyük bir engel teskil edecegi
korkusu ve endisesinin yayilmasinda önemli etkenlerden biridir. Bu endisenin,
yani mültecilerin ait olduklari dinsel inanci dolaysiyla Alman kültürünün ve toplumunun
altini zamanla oyarak yerlesik degerlere sirt dönmeleri ve uyum saglamada
zorlanacaklari endisesini kamuoyunun
bellegine yerlestirmede epeyce becerikli olan bazi medya gruplarinin ve siyasi
çevrelerin degirmenine su tasiyan dinci ve cinci gruplarin etkinlikleri de
delil olarak sunulmaktadir. Bu dinci ve cinci gruplarin epeyceside ‚kâr
ortakligi‘ ya da ‘faizsiz kâr payi‘ gibi alevere dalevere çevirerek Almanya‘ da
yasayan Müslümanlari dolandiran Türkiye kökenli çevrelerden olusmaktadir. 50
yildir Almanya‘ da yasadigi, pardon oturdugu halde, torunlarinin Alman ögrenciler ile beraber
gittikleri okullarda beraber yüzme ve dogum günü partisi düzenleme gibi ortak
sportif ve kültürel etkinliklere katilmasini engellemek için direnen ve
kendisine ‚müslümanim‘ diyen yüzbinler var. Bunun bilen Alman kamuoyu‘ nun göz
ardi edilemeyecek kadar önemli olan bir kismi, Türkiye‘ye nazaran demokrasisi,
insan haklari ve kadin erkek esitligi gibi evrensel degerleri yasama ve
yasatmada çok daha gerilerde olan Afganistan, Pakistan, Eritre, Irak ve Süriye
gibi ülkelerden gelen müslümanlarin yerlesik topluma uyumu için de bir 150 yila
daha ihtiyaç oldugu temasini islemektedir.
Öte yandan FAC hükümeti ve isveren çevresi, mültecilerin Alman toplumuna uyumunun anahtari olarak su olguyu dikkate almaktadir: FAC’ne gelen mültecilerden is gücü olarak yararlanabilecegi iyi egitimli olanlari alikoyacak, kalifiyeli elemanlari kalifiyeli olmayanlardan ayirarak ‚ilticaci‘ statüsü verip yerlesik topluma uyum sürecinde degerlendirecektir. Ve böylelikle Alman ekonomisinin ihtiyaci olan is gücü açigi kapanacak ve geride kalan büyük bir çogunlugu ise geldikleri ülkeye iade edecektir.
Hani mesele insanlik meselesiydi?

Haber : Aydin Findikçi