Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Parlamenter demokrasi yerine,tek kişi diktatörlüğüne dayalı "Ortadoğu Tipi Devlet Başkanlığı" demektir
Kategori: Güncel
Eklenme Tarihi: 14 Eylül 2015
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 07:48
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=21970
1 Kasim'da Türkiye'nin
Parlamenter Rejimi Oylanacak !
7 Haziran 2015
tarihinde Türkiye seçmeni, Cumhurbaskani makaminda oturan Recep Tayyip
Erdogan'nin partisi AKP araciligiyla yasadigi 13 yillik saltanatina bir reklam
arasi verdi.
Seçmen (farkinda olmasa da) yaptigi oy tercihi
ile bir çok arti ve eksileriyle Türkiye'ye has olan parlamenter domokrasinin
Türk siyasi gelenek, görenek, birikim, devlet yapisi ve özellikle de içinde
bulundugu cografi konumu itibari ile çok daha yerinde bir rejim oldugunun
altini çizdi.
1923 yilinda kurulan, isgalci güçlere karsi
"Ya Istiklâl, Ya Ölüm“ siari ile basariyla verilen Ulusal Kurtulus Savasi ile
insaa edilen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hem kurulus asamasinda ve hem de
devletlesme sürecinde bertaraf etmesi gereken bir çok siyasal, ekonomik ve
toplumsal olaylar ve gerici iç ayaklanmalarla karsi karsiya kaldi. Türkiye
Cumhuriyeti Devleti'nin kurulusunu ve kurulus felsefesini hazmedemeyen isgalci
güçler, ülke içinde devsirdikleri yerli isbirlikçileri ile, yeni kurulan
devleti büyümeden çökertmeyi hedefliyorlardi.
Bu hedeflerine nihayet
RTE ve etnik milliyetçilerin öncülügünde 7 Haziran 2015 tarihli milletvekilligi
genel seçimleri ile son noktayi koyacaklarini hesapliyorlardi. Bundan dolayi 7
Haziran 2015 tarihli seçim, ayni zamanda parlamenter demokrasi ile onu ortadan
kaldirmayi hedefleyen çesitli güç odaklari ve yandaslarinin verdigi destekle
giderek daha da güçlenen dinci ve siyasal Islamci "Türk Usulü Devlet
Baskanligi“ arzusunda olan Erdogan arasinda geçen bir seçim idi.
"Türk Usulü Devlet
Baskanligi“ demek, parlamenter demokrasi yerine, tek kisi diktatörlügüne dayali
"Ortadogu Tipi Devlet Baskanligi“ demektir. Bu tür rejimlerin en tipik
temsilcileri ve akibetlerine verilecek örnekler arasinda Muammer Kaddafi,
Saddam Hüseyin ve Hüsnü Mübarek ilk akla gelenlerdendir. Dolaysiyla Türkiye’nin
siyasal rejimi olan parlamenter demokrasisi yerine "Türk Usulü Devlet
Baskanligi“ hedefine ulasmak ugruna Türkiye´de bir iç savasi dahi tetikleyen
RTE´nin akibetinin de özendigi "Ortadogu Tipi Devlet Baskanlari“ nin sonu gibi
olmasi büyük bir ihtimal dahilindedir.
Bu hazin son RTE açisindan elbette bir kader
degildir, ama siyasal gelismeler ve olusumlar Türkiye gibi dini inanci siyasal
amaçli kullanmanin ve suistimal etmenin çok yaygin oldugu ülkelerde ortaya
çikan tablo hiç de "Ortadogu Tipi Devlet Baskanlari“ nin sonunun RTE´dan neden
farkli olamayacagini netlestirmeye fazlasiyla yetmektedir.
Öte yandan parlamenter demokrasiyi 1 Kasim
2015 tarihinde son kez oylamaya götüren süreç, hiç kusku yok ki Türkiye
açisindan büyük bir çalkantinin (iç savas demeye dilim varmiyor) ve bu sürecin
bas sorumlularinin (AKP +PKK+ Cemaat) Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin mevcut
anayasal rejimi ile de tarihi bir hesaplasmasinin baslangici olacaktir. Keza
RTE 15 Agustos 2015 tarihinde yaptigi „ister kabul edilsin ister edilmesin,
Türkiye'nin yönetim sistemi bu anlamda degismistir. Simdi yapilmasi gereken bu
fiili durumun hukuki çerçevesinin yeni bir Anayasa ile netlestirilmesi, kesinlestirilmesidir"
açiklamasi ile bilinen bu gerçegi itiraf etmek durumunda kalmistir.
RTE’in bu nihai siyasi hedefine ulasmasi
durumunda Türkiye’de yandas olmayan her birey, her kurum ve kurulus darbe
dönemlerinde bile yapilmamis baskilara ve yaptirimlara maruz kalarak Kenan
Evren'i 'mum ile' arayacaktir.
Parlamenter Rejimi oylamaya götüren süreç, Mustafa Kemal Atatürk'ün yoktan var ettigi Türkiye Cumhuriyeti devletini bir bütün olarak oylamaya sunan mantigin disa vurus seklidir. "Açilim“ ve "demokratiklesme“ süreci denen yapay kavramlarin içeriginin ne oldugu 1 Kasim 2015 tarihli sözde "erken seçim“ sonuçlarinda ve buna göre verilecek oylarin renginde gizlidir!

Prof. Dr. Aydin
FINDIKÇI