Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Dikkat! Birileri Bize Kuran'ı Kullanarak Yalan Söylüyor!


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 16 ?ubat 2010
Geçerli Tarih: 03 Mayys 2026, 14:39
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=219


"Bir gün paydos diyecek tabiat anamiz,

  Gülmek, aglamak bitti çocugum,

  Ve ey günes gözlü sevgilim benim, cogito ergo sum degil

  Bu hasmetli alemde varsin da düsünebilmektesin"

Nazim Hikmet Ran

 

Ne güzel söylemis Nazim usta.

Ve bugünleri o günden görmüs ki, cogito ergosum (düsünüyorum, demek ki varim, ya da öyleyse varim) diyen Descartes'a cevaben rübailerde, "düsünüyorum demek ki varim degil, bu hasmetli alemde varsin da düsünebilmektesin" demisti.

Bugünleri o günden görmüs ki diyorum zira son günlerde önüne gelen Kuran'i Kerim'den bir iki ayet ezberleyip her ipe sapa gelmez mevzuyu Kuran'i Kerim'den kanit gösterme gafletiyle yalan söylüyorlar. Bu cephede öyle garip tipler var ki, doktor Ömer Çelakil gibi, Basbakanlik Bas Müsaviri Yildirim M.Ramazanoglu gibi, 5 subat cuma günü Haberbertürk öteki gündem programinda yer alan adini animsayamadigim Fizik profösörü beyefendi gibi,...

Laik, anti-laik cephesine düsmek gibi bir derdim kesinlikle yok ama medyanin dipten köseden böyle mesnetsiz atan ve Kuran'i Kerim'den ayetleri öne sürdükleri fikirlerine dayanak yapmaya çalisan bilim adami mi, yoksa cami imami mi? belli olmayan tipleri piyasaya sürmeye basladilar.

Basbakanlik Bas Müsaviri sayin Ramazanoglu bey, Istanbul Ticaret Odasinin düzenledigi GDO'rin satilabilmesiyle ilgili konulu toplantida GDO'lar mevzusunun dört kutsal kitapta yüzü askin ayette yerinin var oldugu ve özü itibariyla modern bir tür islahi oldugunu savunmasi bu yaziyi yazmama neden olacak kadar beni etkiledi.

Yildirim bey Basbakanlik Bas Müsaviri olarak, doktor ünvaniyla ayetleri örnekleyerek savunma yapmis ve 5 subat cuma günkü milliyet gazetesi ekonomi sayfasinin çogunu Yildirim beyin ayetlerle savunmasina ayirmis.

Oysa ki örnek verdigi ayetleri inceledigimizde ortalama anlamlarinin "Allah'in size verdigi meyve ve sebzelerin helal ve temiz olanlarindan yiyin" anlaminda olan ayetlerdir (Maide, Vakia, Enam) gibi.

Tek kelimeyle vahim.

Ayni günün aksami habertürk'te öteki gündem programinda ismini animsayamadigim fizik profösörü bir bey çikiyor, yaratilis tezinden, büyük patlama anlamina gelen bing-beng olayindan ve kara deliklerden sözediyor ve karadelikler mevzusunun Tarik süresinde anlatildigini iddia ediyor! Dayanamayip Tarik süresinin mealine bakiyorum, "gece karanligi yaran ilk yildiz olarak Tarik yildizi ve topragi yarip çikan meyveler ve sebzelerin Allah'in varligina kanit" gösterildigini görüyoruz. Yani, karadelik ve bing-beng ile hiç bir alakasi yok.

Simdi bu toplumda gereginden fazla laik, anti-laik, geyik, anti-geyik muhabbeti var ve ben bunlarin bu halkin temel sorunu olmadigina inaniyorum.

Ama iktidarinin bilim adamlari çogalmaya basladi.

Iktidarinin medyasi bunlara çanak tutuyor.

Ayetlerin anlamini  bilmeyen halka ayetleri kullanarak, bilimden haberi olmayan insanlara bilimselligi kullanarak yalan söylüyorlar ama apoletli generaller gibi doktor, profösör, vs.. ünvanlarla...

Ve mübarekler Kuran'i Kerim'i ayet ayet çarpitarak bilime mesnet etmeye çalisiyorlar.

Ve sanirim hukukun uygulanmasindaki çifte standarttan olsa gerek bu zevata nedense hiç bir savci halkin dini duygularini zayiflatici dini propagandadan dava açmiyor!

Yine Nazim'in dizeleriyle bitirelim bari,

 

"Annelerin ninnilerinden,

  Spikerin okudugu habere kadar,

  Yürekte, sokakta ve kitapta yenebilmek yalani,

  O bir müthis bahtiyarliktir anlamak sevgilim

  Anlamak gideni ve gelmekte olani"

Nazim Hikmet Ran


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster