Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 18 Haziran 2015
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 15:06
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=21469
SÜLEYMAN DEMIREL ÜZERINE - MEHMET PATAN
Hiç unutmuyorum. 1977 seçimlerinde Eskisehir'de
üniversitede idim. Demirel Eskisehir'e gelmisti. Odunpazari Meydaninda yaptigi
konusmada, "Eger CHP'ye oy verirseniz düdükle yatip düdükle
kalkacaksiniz" demisti. Bu konusmayi duyduktan sonra bir basbakanin nasil
böyle yalan söyledigine sasirmistim. O gün bu gün Demirel'in toplumun en cahil,
en ilkel, en kaba, en bilgisiz kesimlerinin oyuna hitap eden, yalan ve
iftiralara dayanan pragmatist politikasina hep tanik oldum. Demirel'in buna
benzer politikalari konusunda 13 nisan 2000 yilinda Cumhuriyet gazetesinde Suay
Karaman tarafindan yayinlanan bir yaziyi paylasiyorum.
1961 yilinda yapilan Adalet Partisi Genel Kongresi’nde,
Genel Idare Kurulu’na en yüksek oyu alarak seçilen Süleyman Demirel, böylece
Türkiye siyasal yasamina parlak bir giris yapti. 29 Kasim 1964 tarihinde 1.072
oyla ilk turda Genel Baskan seçildi. Kongre sirasinda mason dernegine üye
oldugu söylendi, ama Demirel, dernegin baskanindan aldigi bir belgeyle bunu
yalanladi. Ne var ki bunun böyle olmadigi, daha geçen günlerde, kendisinin
emanetçisi Hüsamettin Cindoruk tarafindan açiklandi.
Süleyman Demirel, Adalet Partisi Genel Baskani olunca
Ismet Inönü hükümeti için, “Türkiye de huzursuzlugun gerçek nedeni bu
hükümettir, bu hükümetle bir yere varilamaz.”diyerek sert üslubunu göstermeye
basladi. 14 Haziran 1964 yilinda Giresun’da yaptigi konusmada petrolün
millilestirilmesine karsi çikti. Yine ayni günlerde, seçimlerden önce dinci
çevrelere mesajlar vererek, Cumhuriyet Halk Partisi için, “Ortanin solu,
Moskova’nin yolu!” derken, CHP Genel Baskani Ismet Inönü de, “Demirel, Saidi
Nursi’nin mürididir” demisti.
1965 seçimlerinden sonra Basbakan olan Demirel, 23 Aralik
1965 tarihinde TBMM Bütçe karma Komisyonu’nda yaptigi konusmada, “Plan fikrini
ve teskilatini her derde deva bir lokman hekim gibi görmek imkansizdir. Devlet
Planlama Teskilati kuruldugundan beri, idaremizde atalet baslamistir” diyerek,
DPT’yi küçültmeye çalismisti. 7 Mayis 1966 tarihinde, cumhuriyet tarihinde ilk
kez idare amirleri ve sivil polisler, muhalefet partilerinin TBMM’deki grup
odalarina girip arama yapmislardi. CHP Genel Baskani Ismet Inönü’nün,
“Eskiyanin bu gece ne yapacagi bilinmez!” diyerek tepki gösterdigi olay için,
Süleyman Demirel, “Gereksiz yere gürültü kopariliyor” demisti. 14 Agustos 1967
tarihinde Rize’de yaptigi konusmada, solcular için, “Birtakim ne idügü belirsiz
fukara tacirleri türedi. Tufeyli solaklar.. Birtakim budalalar, Türk halkina
zehir akitmaktadir” demisti. Tekbir sesleri arasinda Türkiye’yi gezerek, açilislara
katilan Süleyman Demirel için, CHP Genel Sekreteri Bülent Ecevit, 16 Eylül 1967
tarihinde, Denizli’de yaptigi konusmada, “Irticanin basi basbakandir!” diyerek
tepkisini dile getirmisti. Politikasini sola ve solculara düsmanlik üzerine
kuran Demirel, Eylül 1973 tarihinde, Sili Devlet Baskani Salvador Allende’nin,
Pinochet tarafindan devrilmesini, “Derdest edip götürdüler” diye yorumlamisti.
1975 yilinda yegeni Yahya Demirel’in hayali ihracatini görmezlikten geldi.
Süleyman Demirel, ana muhalefet partisi lideri olarak,
iktidardaki Ecevit hükümetine agir saldirilarda bulunmus ve politikasini
“bunalim stratejisi” üzerine yürütmüstür. 19 Mart 1979 tarihinde Istanbul’da
basin toplantisi yapan Demirel, “Bunlarin gidisi Allende’nin gidisine benziyor”
demistir.
6 Nisan 1979 tarihinde düzenledigi basin toplantisinda
Demirel, “Piskin, arsiz bir hükümet var, bugüne kadar düsüremedik” demistir. 25
temmuz 1979 tarihinde düzenledigi basin toplantisinda Demirel, “Eskiya
hükümetin, hükümet eskiyanin himayesindedir” demistir. 18 Eylül 1979 tarihinde
Edirne’de yaptigi konusmada da Demirel, hükümeti gayri mesru ilan etmistir.
Yollar yürümekle asinmaz; Dün dündür, bugün bugündür...
Bu anayasa ile devlet yönetilmez deyislerinin yaraticisi Süleyman Demirel, 12
Eylül 1980 öncesinde “Bana sagcilar suç isliyor dedirtemezsiniz...” demis ve
büyük bir umursamazlik örnegi vererek, ülkenin kan gölüne dönmesine büyük
katkilarda bulunmustu. Vaktiyle, “Tespih çeken el ile silah çeken el bir
degildir” diyenler, kendilerini -30 yil sonra Hizbullah cinayetleri ile ne
derece uzak görüslü olduklarini- tarihin karanlik sayfalarina yazdirmislardir.
Yine 12 Eylül öncesinde, anarsi ve terörün son bulmasi için, AP ve CHP
liderlerinin bir araya gelmesi isteniyordu. CHP Genel Baskani Bülent Ecevit, Demirel
için, “Eli kanli AP liderinin elini sikmam...” derken, Demirel de Ecevit için,
“Üç kazi yönetmekten yoksun lider” demisti.
Vurdumduymaz ve beceriksiz liderlerin yönetiminde
bilinçli olarak kardes kavgasina sürüklenen ve 12 Eylül vurgununu yiyen ülkemiz,
ne acidir ki, 2000’li yillarda da yine ayni liderler tarafindan
yönetilmektedir. 12 Eylül’ün yasakli günlerinde ”bir bilen” ve “bir bölen”
rollerine soyunan liderler, daha sonra yine siyaset sahnesinde yerlerini
aldilar. Kirk yila yakin bir süreçte ülkenin gündeminde kalabilen Süleyman
Demirel, özellikle laiklik konusundaki ödünleriyle anilacaktir. Nurcularin
yayimladigi köprü dergisine “Gençlik Islama Sariliyor” basligi altinda verdigi
demeçlerde Süleyman Demirel sunlari söylemistir: “1924 Anayasasi’nda ‘Türk
Devleti’nin dini Islamdir’ dedigine göre, o günkü devlet de bir Islam
cumhuriyetidir. 1923’te kurulmus bulunan Türkiye Cumhuriyeti bir Islam
devletidir. Atatürk’ün kurdugu laik devlet degildir, Islam devletidir”.Ayni dergide, din egitimi için de sunlari söylemistir: “Tevhidi Tedrisat
(Ögrenim Birligi) Kanunu’na ters düsüyor diye, din egitiminden vaz mi
geçilecektir? Tevhidi Tedrisat Kanunu, bir semavi kitap degil ki... Sayet kuran
kurslari veya din egitimi bu kanuna ters düsüyorsa, yanlis olan din egitimi
degildir; Tevhidi Tedrisat Kanunu’dur”
Süleyman Demirel, son basbakanligi sirasinda, ILKSAN
yolsuzlugu için, “Verdimse ben verdim” diyerek isin içinden siyrilmasini
bilmistir. Basbakanligi biraktigi günlerde, arkasinda enflasyonun hizlandigi,
yolsuzluklarin arttigi, iç borcun 200 trilyonun üzerine çiktigi, devlet
maliyesinin perisan oldugu bir Türkiye birakarak, Cumhurbaskani olmustur.
Cumhurbaskaniyken, Çankaya’nin bahçelerini bile otomobil fabrikalarina
verilebilecegi sözü ve ünlü “aile fotografi” hala belleklerdedir. Süleyman
Demirel’in Barajlar Dairesi Baskani oldugu yillarda, Yunanistan’da ve
Türkiye’de kisi basina ulusal gelir 250 dolardi. Cumhurbaskanligi görevinin
sona erdigi 2000 yili Mayis ayinda, Yunanistan’da kisi basina ulusal gelir 9000
dolarin üstünde, Türkiye’de ise 3000 dolarin altindadir. Iste elli yillik
istikrar!.