Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama: Prof.Dr.Bayram ÖZTÜRK,Japonya Antarktika Madalyası’na layık görüldü.
Kategori: Görele
Eklenme Tarihi: 03 Haziran 2015
Geçerli Tarih: 24 Nisan 2026, 14:46
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=21355
ÖZTÜRK,Japonya Antarktika Madalyasi’na layik görüldü
Prof.Dr.Bayram ÖZTÜRK,Japonya Antarktika Madalyasi’na
layik görüldü.
Prof.Dr.Bayram Öztürk Giresun’un yetismis çok
önemli bir degerimizdir.
Türk Deniz Arastirmalari Vakfi (TUDAV) baskanimiz Prof.Dr.Bayram ÖZTÜRK Sofya'da yapilan 38.
Antarktika Taraflar Toplantisi’nda basarilarindan dolayi "Japonya
Antarktika Madalyasi’na" layik görüldü. Madalya, Japon heyeti baskani
tarafindan 1 Haziran günü Sofya'da kendisine takdim edildi.
Türk Deniz Arastirmalari Vakfi (TUDAV) baskani Prof.Dr.Bayram Öztürk'ü kutlar,basarilarinin devamini dileriz.
Prof.Dr. Bayram Öztürk Kimdir ?
Prof.Dr.Bayram Öztürk Giresun’un yetismis çok önemli bir degerimizdir.Tirebolu,Yukari Bogali Köyündendir.
Istanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Ögretim Üyesi Prof.Dr.Bayram Öztürk ayni zamanda Türk Deniz Arastirmalari Vakfi TÜDAV’in da baskani.
Türk Deniz Arastirmalari Vakfi; deniz bilimleri konusunda arastirmalar
yapmak, deniz yasamini korumak, deniz kültürünü ve sevgisini halka ve özellikle
gelecek kusaklara tasimak ve korumak amaciyla 1997 yilinda kurulmus.
Baskanligini Prof. Dr. Bayram Öztürk’ün yaptigi bu vakif Birlesmis
Milletler Çevre ve Kalkinma Programi ve Avrupa Birligi gibi uluslar arasi
kuruluslarin ve özel sektörün destegiyle pek çok arastirma ve proje yürütmektedir.
Bu kapsamda Prof. Dr. Bayram Öztürk’ün çok sayida kitap, makale ve
tebligini görmekteyiz. Yine bu anlamda çok sayida panel ve sempozyumda yaptigi
sunumlarla adindan sikça söz edilmektedir. Basvurdugum kaynaklardan eksik not
almadiysam Türkiye’de deniz ve denizcilikle ilgili çalismalar yapan bilim
adamlari arasinda adi öne çikan sayili isimlerin basinda yer almaktadir.
Türkiye Deniz Arastirmalari Vakfi’nin 25-26 Eylül 2010 tarihinde
düzenledigi Marmara Denizi Sempozyumu sonrasinda bir televizyon kanalinda bu
sempozyumla ilgili degerlendirmelerini izledim Prof. Dr Bayram Öztürk’ün. Çok
da yararlandim verdigi bilgilerden…
Prof. Dr. Bayram Öztürk Marmara denizini konusurken ayni zamanda kiyisinda
yasadigimiz Karadeniz’e de göndermelerde bulundu. Üç yani denizlerle çevrili
ülkemizde denizlerimizin göz göre göre nasil elimizden avucumuzdan kayip
gittigine dikkat çekti.
Ülkemizin böylesine zengin olmasina ragmen dünyada en pahalli baligi bizim
insanimizin satin aldigini vurgulayan Prof. Dr. Bayram Öztürk; yine dünyada en
pahalli suyun da Türkiye’de olduguna dikkat çekti.
Ve ülkemizle ilgili bir baska gerçegi de söyle açikladi: Dünyanin en
pahalli akaryakiti da Türkiye’de…
Denizlerimizde yasanan kirlenmeler, nesli tükenen baliklar, yanlis
avlanmalar ve bunlara göz yumanlar, Istanbul Bogazinda yasanan deniz kazalari
ve bunlarin sonuçlari Prof. Dr. Bayram Öztürk’ün özellikle üzerinde durdugu
konulardi.
Ve bu sorunlar yerel kaynaklarla çözümlenemeyecek kadar palazlanmislar ve
kocamanlasmislardi. Bu sorunlar Çevre Bakanliginin ayiracagi kaynaklar ve
hayata geçirecegi projelerle ancak çözülebilirdi.
Sonuçta TÜDAV bir sivil toplum kurulusuydu ve imkânlar sinirliydi.
Ancak çalisma alani olarak kabul ettigi deniz ve denizcilikle ilgili
sorunlari toplumun duyarli kesimlerine iletmede kendini düseni yaptigina
inaniyordu.
Ülke insani bu tür sivil toplum kuruluslarinin gayretleriyle bazi
gerçekleri az da olsa artik tartisabiliyordu.
Fishes Of The Eastern Mediterranean,Deniz
Yazilari,Deniz Kirliligi,Akdeniz Foku,Balinalar ve Yunuslar,Ulusal Ege Adalari
isimli kitaplarin yazaridir.
Basarilarinin
devami dileklerimizle,tesekkürler.
Gemilerden
Atilan Çöpler Için Ne Yapmali?
Biz ülke olarak denizlerin korunmasi sorununu yeni yeni anlamaya veya
kesfetmeye basladik.
Geçmiste denizlerimizin kirletilmesi, bazi
merakli liman memurlarinin zaman zaman limanlara gelen veya ugraksiz geçen
gemilerin sintine veya çöp biraktiklarini ve bunlara da hatiri
sayilir cezalar kesildigini gururla anlatmasi olarak gündeme gelirdi.
Oysa, son 10 yilda çok sey degisti. Çok
kisi kirlenme konularina el atmaya sorgulamaya basladi.
Çünkü, dünyadaki gelismelerden herkes etkilenmeye
basladi.
Türk bayrakli bazi gemiler basta Ingiltere olmak üzere
bir çok ülkede denizi kirletince çok agir cezalar aldilar.
Ne olursa olsun bir degisim süreci yasiyoruz.
Bu her konuda geçerli ve bu bize ümit veriyor.
Uluslararasi standartlari anlamaya, uygulamaya, yakalamaya, neden bizde iyi
uygulanamadigina , kimin görevi olduguna kadar sorguluyoruz.
Her demokratik ülkede oldugu gibi.
**************
Ben bu yazimda sizlere denizlere gemilerden atilan çöplerin denize verdigi
zararlardan bahsedecegim ama bu konuya esas liman kabul tesisleri.
Çünkü MARPOL 73-78 sözlesmesi olmak üzere bir çok
yerde gemilerden atilan çöpler karsimiza çikiyor ve uygulamadaki sorunlar
denizlerin kirlenmesine yol açiyor. Dolayisiyla MARPOL’ ün diger eklerinde
oldugu gibi kiyi devletlerinin MARPOL uygulamalarinda zafiyet göstermemesi
lazim.
Genel olarak bakildiginda deniz tasimaciginin çevre dostu bir
tasimacilik oldugu her zaman kabul görüyor.
Bu dogru, ama tedbir alinmazsa her sektörde oldugu gibi deniz
ortamina zarar verici etkisi var.
Petrol kirliligini disarida tutacak olursak, her gün 5 milyon ton kati
atigin gemilerden deniz ve okyanuslara atildigi belirlenmis durumda.
Oysa Marpol sözlesmesine göre, Karadeniz, Akdeniz hem de bu
arastirmanin yapildigi Kuzey Denizi özel alan olarak tanimlaniyor.
Buna karsin yapilan hesaplamalar, sadece Kuzey denizi’ ne 70.000 m3 kati atigin bosaltildigini
gösteriyor. Ne yazik ki, ülkemizde bu konuda yapilmis bir hesaplama
yok ama bizim Marmara denizi seferlerinde güvertede
ayirdigimiz her türlü kati madde, sise, lastik, tabak, CD, Akü, halat
parçasi, poset, naylon, Prezervatif .. ve daha bir malzeme sorunun
önemini isaret ediyor.
Bizim 2001 yilindaki arastirma seferlerinde 1 millik alanda ortalama 4 kg lik bir çöpü güverteye
aldigimizi kaydetmisiz.
Bu miktarin yer , derinlik ve kökenine göre dagilimi konusunda ise daha az
bilgi sahibiyiz.
Ama binlerce geminin geçtigi Marmara Denizi’nin adeta bir çöplük
olarak kullanilmasindan vazgeçilmesi konusunda neler yapabilecegimizi
düsünmeliyiz.
Ayrica, bu konuda vakif olarak 2006 yilinda bir çalisma baslatmak
istiyoruz.
Çünkü basta Marmara olmak üzere bütün denizlerimize iliskin saglam verilere
ihtiyaç var .
Mesela Hollanda kiyilarinda yapilan arastirmalarda toplam çöplerin % 49
‘unun gemilerden atildigini ortaya çikmis durumda.
Yine, kilometre basina 1800 parça plastik madde hesaplanmis.
Ingiltere de yapilan çalisma da ise 29.870 parça ip, ve 6381
parça balik agi ele geçirilmis. Buna iliskin veriler ise ülkemizde eksik .
**************
Gemi kökenli kirlenmenin deniz hayatina da zararli etkileri var.
Yapilan hesaplamalar, her yil 1 milyon kusun, 100.000 deniz memelisi ve
Deniz kaplumbagasinin dünyada plastikler nedeniyle öldügünü gösteriyor.
Bu ölümler genellikle aga takilma ve bogulma olarak görülüyor. Bu
hayvanlarin aglardan kurtulma sanslari oldukça düsük.
Yine, 177 tür deniz memelisinin yanlislikla plastik yedigini veya bu yüzden
boguldugunu ve bu nedenle enfeksiyonlara yakalandigi gösteriyor. 111 kus
türünün midesideyse balik agi parçalari bulundu .
Gemi kökenli çöpler sadece deniz canlilarini etkilemiyor kiyi ve plajlarda
ekonomik kayiplara da neden oluyor.
Çünkü kirli ve çöp dolu plajlar turistler tarafindan tercih edilmiyor,
Ingiltere de 1998 ‘de yapilan bir arastirma ilginç sonuçlar ortaya koydu .
Sadece 167 km lik bir alanda 322.751 parça
çöp toplanirken bu 25.628 kg’a karsi geliyordu.
Bu uzunlukta bir plajin temizlenmesi ise 52.Milyon Euro olarak hesaplandi.
Ayrica, halatlarin pervanelere dolanmasi sonucu 200 gemi sahil
güvenlik birimlerinden yardim istemistir.
Yapilan hesaplar gemilerin sadece % 5-10 arasindakilerin çöplerini liman
kabul tesislerine verdiklerini gösteriyor.
Digerleri ise haydi denize...
**************
Bütün bunlar için ne yapmali?
Ilk olarak bütün gemilerin çöplerini zorunlu olarak liman tesislerine
vermesini, gemilerin bir sonraki limana girmeden kontrol edilmesini, limanlarda
alim tesileri planlamasini ve gelismekte olan ülkelere liman kabul tesisleri
yapilmasi için maddi destekte bulunulmasini önerebiliriz.
Ancak, bunlari yapmak ve uygulamak için uzman yetistirmemiz,
ilgili otoriteleri isbirligine yönlendirmemiz ve limanlarimiz için yatirim
yapmamiz gerekmektedir.
Tabi MARPOL Sözlesmelerinden dogan yükümlülüklerimizi de ülke olarak
yerine getirmemiz lazim.
Çünkü liman kabul tesisleriniz yetersiz, bakimsiz, sahipsiz veya
isletilmesinde sorunlar varsa hem yerli hem de yabanci gemilere yeterli ve
gerekli hizmeti veremezsiniz, çikardiginiz yönetmelikleri uygulamada
da zorluk çekersiniz.
**************
Evet, daha gidecek çok uzun yolumuz var, çok isimiz
var, bunlari baskalari bize bedel ödetmeden yaptirmadan
önce kendi eksikliklerimizi gidermemiz gerekecek, zaman daha geçmis
sayilmaz ve elbirligiyle çalisip basaracagiz. Dünyanin en güzel
kiyilarinin, sularinin sahipleri olarak buna mecburuz.
Hepinize iyi seyirler...
(Bu yazidaki rakamlar Kuzey Denizi Kampanyasindan alinmistir. )
Haber : Ali
Dursun www.gorelesol.com