Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 31 Mayys 2015
Geçerli Tarih: 16 A?ustos 2026, 15:26
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=21339
CEHENNEMDE DUYGUSALLIK
Ne kadar soguk bir hava, adeta ayazin katmerlisi bu gece... Ayin savki üzerimize yagiyor... Saklanmak mümkün degil... Allahtan dimdik tepede, kocaman heybetli bir kaya bizi bagrina basiyor. Beni ve silah arkadaslarimi. Çatisma durdu ama her an baslayabilir.
Beynim soguktan sismis... Konusmaliyim, konusmaliyim, her yanim uyusuyor... Konusmaliyim... Içimdeki bir ses kendiliginden konustu,
- Ne gerekti bu ayazda, bu sogukta, bu dik tepelerde çarpismanin ne geregi vardi?.. Beynim, soruma cevap verir misin?
Soguktan sismis beynim cevap verdi;
- Vadiyi ve bu tepeleri tutacak ve koruyacaksin!... Yeni olusum dediler, egittiler seni buralara gönderdiler... Askerlige doyamadin ya... Kosa kosa gittin egitime... Unuttun mu? Herseyden önemliydi asker olmak senin için. Insanin ugruda ölecek degerleri olmali diyordun ya!.. Iste bu degerlerin adina savasiyorsun.
- Ooooof! Beynim, çok üsüyorum... Tanri'm, ellerime bak it yalasa doyar derler ya... Ne kadar sismis ve morarmis. Üstelik sag elim tabancamin kabzasina yapismis... Uyumamaliyim, uyumamaliyim... Beynim bana yardim et bana yardim et beyniiiiimmm..
- Yardim falan edemem, savas bu iste. Baksana her yerin pislikten nasil kasiniyor... Ellerin somun gibi sismis. Helikopterden atilan kutu yiyecekleri yemekten iyice zayifladin.
- Beyniiiiim, beyniiiiim, kizdirma beniiii. Uyumamaliyim, uyumamaliyim... Eveeeet ya, alt tarafim da kasiniyor... Bir haftadir yikayamadim, toprakla silindim... Ya ayaklarim?.. Ah su botu çikarsam da ayaklarimi soksam kara... Ovalasam, ovalasam saatlerce ha beynim, ne dersin?..
- Hayir dedim, çatisma her an çikabilir. O zaman çiplak ayakla mi savasacaksin beyefendiiiii?.. Arkani kayaya sürt istersen, kasintiyi keser.
- Delirdin mi beyniiiim.. Uyumamaliyim..
- O halde rahat dur. Madem sag elin yapisti kabzaya sol elini kullan iste.. Hem unut bunlari, önüne bak, askerlerin uyuyabilir. Uyusabilir soguktan, sen ayakta kalmalisin.
- Haklisin ben ayakta kalmaliyim. Her an hersey olabilir. Uzaklardan gelen bir kursun bitirir beni. Uyumamaliyim, uyumamaliyim...
- Hah söyleeee, akilli ol, kendine gel...
- Tamam tamam beynim, haklisin.
Saat gecenin bir yarisi, sabaha yaklastik. Kar sustu, tipi basladi...
Vuuuuuuuuu!.. Vuuuuuuuu!..
Askerlerimi kontrol etmeliyim...
- Nöbetçiiii!..
- Emret komutanim.
- Uyumuyorsun degil mi?
- Hayir komutanim, uyumuyorum.
- Aferin unutma arkadaslarinin cani sana bagli... Gözlerini termal kameradan ayirma sakin.
- Emret komutanim.
Uyumamaliyim, uyumamaliyim...
- Beyniiiiim, kulaklarimi hissetmiyorum. Niye cevap vermiyorsun. Sen de uyudun mu yoksa... Yok yok sen uyumazsin, ben uyusam da sen uyumazsin...
Vuuuuuuu!.. Vvuuuuuu!..
- Kaya, kaya!.. Beni duyuyor musun? Dik tepenin basinda bir basinasin. Sen de bu tepenin nöbetini mi tutuyorsun?. Bizi de koruyorsun... Kaya; gecenin ayazina, gündüzün yakici günesine karsi bu tepede bir basina dimdik ayaktasin. Kursunlara, bombalara da dayanikli misin acaba?...
Booooooooooommmmm!...
Tatatatatatatatatatata...
Tak tak tak tak tak tak tak...
- Arkadaslar uyanin saldiri basladi!...
- Atesss... Atesss... Atesss...
Ta ta ta ta ta ta ta..
Üzerime kayadan kopan parçalar dökülüyor.
Cuvvv cuuvvv
Kaya beni koruyor... Kaya bedeniyle bizi koruyor. Kendi bedenini siper edip bizi koruyor. Kendi yaralaniyor ama bizi koruyor...
- Gözcüüü!..
- Emret komutanim,
- Saldiri ne taraftan?..
- Karsi tepelerden komutanim. Izli mermi atiyorlar.
- Mesafe kaç metre?
- 150 metre komutanim.
- Anlasildi... Havanci mesafe 150 metre, ateeeesss..
Tüüüüüüüüvvv...
- Ayni sekilde bir daha ateeeeeeeesss...
Tüüüüüüüüvvv...
-Kanasçi, gördügünü indir, ates serbest...
- Anlasildi komutanim!..
Tooooooooooooovvv silak silak... Tooooooooooooooovvvvv!..
- Yaylim atesi açin, ateeeeeesss!..
Ta ta ta ta ta ta ta ta ta ta....
On bes dakika süren çatismadan sonra...
- Komutanim, atesi kestiler.
- Ates kes, ates kes... Harcamayin mermilerinizi bos yere, bekleyin. Herkes iyi mi? Sag ve sol mazgallar herkes iyi mi?.. Tekmil veeer!..
- Sag mazgalda vukuat yok kumutanim!..
- Sol mazgalda vukuat yok komutanim!..
- Anlasildi... Uyanik olun yeniden saldiriya geçebilirler. Herkes yerinde kalsin. Sarjörlerinizi degistirin ve tamamlayin...
- Emredersiniz komutanim!..
Gece birden isinivermisti. Üsüyen bedenim adeta yaniyordu. Içimden alevler fiskiriyordu. Tanrim, bir çatisma daha sona ermisti.
Vurulmus olabilirdim... Her yanimi yokladim. Kan yoktu, iyiydim. Beni isitan heyecanimdi. Hatta terlemisti bile beni. Bütün kasintilarim durmustu. Kendimi hamama girmiste soluklaniyormusum gibi hissediyordum. O kadar hararetliydim ki nefesim önümde bir metre kadar yeri isitiyordu adeta. Bu ölüm korkusuydu aslinda... Ölümün soguk nefesi havanin ayazina karisiyordu. Ama benim içim alev alevdi...
Sabah oluyordu, Günes isinlarini yavas yavas yeryüzüne indiriyordu. Hararette yerini, sabahin o dayanilmaz soguguna birakiyordu ve elim hala tabancamin kabzasini siki siki tutuyordu...
Tanrim, nasil çeliskiydi bu... Bir saat önce cehennem yeri olan bu tepe, simdi sabahin ilk isiklariyla harika bir manzaraya dönüsüyordu. Daglara inen sis ardindan, kipkirmizi bir günes doguyordu. Gecenin karanligini yirtiyordu...
- Tehlike geçti, arkadaslar herkes iyi mi?..
- Evet komutanim, vukuat yok. Hepimiz iyiyiz.
- Geçmis olsun arkadaslar. Simdi nöbetimizi devralacak diger timi bekleyecegiz. Ama bu arada dikkatli olacagiz anlasildi mi?..
- Anlasildi komutanim...
Sirtimi kayaya dayadim, bacaklarimi uzattim. Kayadan kopan parçalarin tozu topragi arasina. Kasintilar baslamisti...
- Eveeeet kaya, sana sen nasilsin diyecegim ama dilim varmiyor. Biliyorum ki yaralisin. Bedeninden kopan parçalar etrafa yayilmis. Bizi korumak için, bize siper oldun, kendi bedenini feda ettin. Kimbilir kaç yildir burada böyle heybetli durusunla vadiye tepeden bakiyorsun... Nelere, hangi olaylara sahit oldun. Ne ölüler gördün, kopan bacaklar, patlayan beyinler, parçalanan bedenler... Sana siginanlari korudun. Bizi korudugun gibi... Sen kaya, sen de bir askersin bizim gibi... Bizim korudugumuz degerleri, bizler gibi korumaya çalisiyorsun.
- Komutanim!
- Evet!..
- Yeni timi getiren helikopter göründü.
- Tamam güvenlik tedbiri alin hemen.
- Anlasildi komutanim...
PAT PAT PAT PAT PAT PAT PAT
Helikopter güvenli alana indi. Yeni tim kosarak yanimiza geldi. Görev yerimizi onlara birakip basarilar diledik... Bir görevi daha bitirmistik. Helikopterde dönerken, asagiya, bizi saklayan, koruyan kayaya baktim. Parçalanip yerlere saçilan parçalarina... "Kaya gibi saglam" sözü geldi aklima. Savas, kayalari da parçaliyordu. Savas kimseye yasam hakki tanimiyordu, ne bize, ne karsi güçlere.. Savas, insanlari da yok ediyordu, dogayi da, insanlik adina inandigin degerleri de...
Bir gün oglum olursa, bir gün baris içinde yasanan bir dünyada oglum olursa, adini Kaya koyacagim...