Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 21 Mayys 2015
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 01:29
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=21256
Cari açik disa bagimli
olmanin nedeni ve göstergesidir
Siyasi, sosyal ve
ekonomik politikalarin hedefi insan refahidir.. Bu refah kavrami içinde maddi
oldugu kadar, manevi tatmin ve huzur da vardir. Fert basina gelirin yüksek
olmasi tek basina insanlarin mutlu olmasi için yetmiyor.. Yediklerimizi daha
rahat sindirmemiz için ayni zamanda demokratik ve özgür ortama ihtiyacimiz
vardir. Demokratik olmayan toplumlarda, büyümenin toplum refahina yansimasi
mümkün olmuyor.. Ayni sekilde gelir dagilimindaki bozulma da toplum vicdanini
rahatsiz edecek kadar bozuluyor.
Insanlik tarihinin
bugüne kadar yasadigi tecrübelerle sabit olmustur ki insan haklari ve
demokrasinin olmadigi veya aksak çalistigi rejimler ayni zamanda toplum
hayatinda telafi edilmez karanlik zamanlar yaratmistir. 1990’li yillara kadar
komünizmin halka ragmen halk için slogani, insanligin 70 yilini götürmüstür.
Saddam da halk için savastigini iddia ediyordu ve fakat gerçekte bir
diktatördü. Irak belki yüzyil bu diktanin
cezasini çekecektir.
Demokrasiyi kendi
çikari için kullanan ülkeler, küresellesmeyi de kontrol ediyor. Bu küresellesme
sürecinde, serbest piyasa ekonomisi yalnizca spekülatif sermaye için
geçerlidir. Emek için dolasim serbestligi yoktur. Hiç olmayacaktir. Sonunda,
küresellesmenin yalnizca bazi gelismis ülkelerin refahini artirdigi
anlasilmistir. Bizim gibi kur tuzagina düsen ülkeler için küresellesmenin,
çaktirmadan acisi sonradan çikacak bir yeni sömürü düzeni araci oldugu ortaya
çikmistir.
Hiçbir ekonominin
global ekonomi disinda kalmasi mümkün degildir. Disinda kalirsa, kurulu düzen
tarafindan dislanacaktir. Önemli olan disa kapali veya açik olmak degil, disa
bagimsiz bir politika uygulamaktir.
Cari açik disa bagimli
olmanin nedeni ve göstergesidir. Ekonomik anlamda disa bagimli olan ülkelerde,
demokrasiyi de ayni güçler tayin eder.
Demokrasi ayni zamanda
bir terbiye ve kültür rejimidir.. Yasalarla ve kagit üstünde olmaz.. Demokratik
terbiye ve kültürün yerlesmesi gerekir. Baslica göstergesi ise halkin
kararlarina saygili olmaktir. Halkin kararlarina saygili olursak, demokratik
düzen kurulur.. Aksi halde adi demokrasi olmaz, anarsi olur.
Ne var ki demokrasinin
islemesi için, gelismis bir ekonomi, egitilmis bir ve bilinçli bir toplum
gerekir. Türkiye bu noktada laik-demokratik Cumhuriyet yolunda atlama tasini
geçiyorken siyasi alanda önüne tas konuldu. Yerli ve yabanci lobiler, çikar
gruplari, is birlikçiler bu yolu engellemeye çalisiyor.
Türkiye’de bazi
anayasal kuruluslar ve bazi dernekler de demokratik gelismeleri engelliyor.. Örnegin
anayasal kurum olan YÖK, kendisine anayasa ve yasayla verilen yetkilerin
üstünde adeta dikta rejimi kurdu.. Bunun için demokrasiden korkuyor..
YÖK, üniversite
ögretim üyelerinden en fazla oy alan rektör adaylarini, Cumhurbaskani’na
gidecek üç kisilik listeye dahi koymuyor.
Gönüllü kurulus olan
TÜSIAD, sanayici ve is adamlarinin dernegidir.. Ne var ki simdiye kadar TÜSIAD
teknolojiyi, verimliligi ve yatirimlari daha az konustu, politikayi daha çok
konustu.
Demokrasiden ve
özgürlükten en fazla korkanlarin basini ise medya çekiyor. Medya’nin ekonomi
sayfalarina bakin.. Bu sayfalarda yalnizca finans kesimi, zenginler kulübü ve
borsa spekülasyonlari yer aliyor.. Gazetelerin halkla ve tüketici ile ilgisi
kalmamis. Zira, eger demokrasi gelirse herkesin yaptigi ayan beyan gün isigina
çikar.