Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Cari açık dışa bağımlı olmanın nedeni ve göstergesidir


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 21 Mayys 2015
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 21:59
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=21256


Cari açik disa bagimli olmanin nedeni ve göstergesidir

Siyasi, sosyal ve ekonomik politikalarin hedefi insan refahidir.. Bu refah kavrami içinde maddi oldugu kadar, manevi tatmin ve huzur da vardir. Fert basina gelirin yüksek olmasi tek basina insanlarin mutlu olmasi için yetmiyor.. Yediklerimizi daha rahat sindirmemiz için ayni zamanda demokratik ve özgür ortama ihtiyacimiz vardir. Demokratik olmayan toplumlarda, büyümenin toplum refahina yansimasi mümkün olmuyor.. Ayni sekilde gelir dagilimindaki bozulma da toplum vicdanini rahatsiz edecek kadar bozuluyor.

Insanlik tarihinin bugüne kadar yasadigi tecrübelerle sabit olmustur ki insan haklari ve demokrasinin olmadigi veya aksak çalistigi rejimler ayni zamanda toplum hayatinda telafi edilmez karanlik zamanlar yaratmistir. 1990’li yillara kadar komünizmin halka ragmen halk için slogani, insanligin 70 yilini götürmüstür. Saddam da halk için savastigini iddia ediyordu ve fakat gerçekte bir diktatördü. Irak belki yüzyil bu diktanin  cezasini çekecektir.

Demokrasiyi kendi çikari için kullanan ülkeler, küresellesmeyi de kontrol ediyor. Bu küresellesme sürecinde, serbest piyasa ekonomisi yalnizca spekülatif sermaye için geçerlidir. Emek için dolasim serbestligi yoktur. Hiç olmayacaktir. Sonunda, küresellesmenin yalnizca bazi gelismis ülkelerin refahini artirdigi anlasilmistir. Bizim gibi kur tuzagina düsen ülkeler için küresellesmenin, çaktirmadan acisi sonradan çikacak bir yeni sömürü düzeni araci oldugu ortaya çikmistir.

Hiçbir ekonominin global ekonomi disinda kalmasi mümkün degildir. Disinda kalirsa, kurulu düzen tarafindan dislanacaktir. Önemli olan disa kapali veya açik olmak degil, disa bagimsiz bir politika uygulamaktir.

Cari açik disa bagimli olmanin nedeni ve göstergesidir. Ekonomik anlamda disa bagimli olan ülkelerde, demokrasiyi de ayni güçler tayin eder.

Demokrasi ayni zamanda bir terbiye ve kültür rejimidir.. Yasalarla ve kagit üstünde olmaz.. Demokratik terbiye ve kültürün yerlesmesi gerekir. Baslica göstergesi ise halkin kararlarina saygili olmaktir. Halkin kararlarina saygili olursak, demokratik düzen kurulur.. Aksi halde adi demokrasi olmaz, anarsi olur.

Ne var ki demokrasinin islemesi için, gelismis bir ekonomi, egitilmis bir ve bilinçli bir toplum gerekir. Türkiye bu noktada laik-demokratik Cumhuriyet yolunda atlama tasini geçiyorken siyasi alanda önüne tas konuldu. Yerli ve yabanci lobiler, çikar gruplari, is birlikçiler bu yolu engellemeye çalisiyor.

Türkiye’de bazi anayasal kuruluslar ve bazi dernekler de demokratik gelismeleri engelliyor.. Örnegin anayasal kurum olan YÖK, kendisine anayasa ve yasayla verilen yetkilerin üstünde adeta dikta rejimi kurdu.. Bunun için demokrasiden korkuyor..

YÖK, üniversite ögretim üyelerinden en fazla oy alan rektör adaylarini, Cumhurbaskani’na gidecek üç kisilik listeye dahi koymuyor.

Gönüllü kurulus olan TÜSIAD, sanayici ve is adamlarinin dernegidir.. Ne var ki simdiye kadar TÜSIAD teknolojiyi, verimliligi ve yatirimlari daha az konustu, politikayi daha çok konustu.

Demokrasiden ve özgürlükten en fazla korkanlarin basini ise medya çekiyor. Medya’nin ekonomi sayfalarina bakin.. Bu sayfalarda yalnizca finans kesimi, zenginler kulübü ve borsa spekülasyonlari yer aliyor.. Gazetelerin halkla ve tüketici ile ilgisi kalmamis. Zira, eger demokrasi gelirse herkesin yaptigi ayan beyan gün isigina çikar.


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster