Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama: Giresun Eğitim-Sen 23 Nisan açıklaması
Kategori: Eğitim
Eklenme Tarihi: 24 Nisan 2015
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 21:59
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=21032
Çocuklar Özgür Olunca
Bayram Olur!
23 Nisan Ulusal
Egemenlik ve Çocuk Bayrami kapsaminda her yerde resmi kutlamalar yapilirken
bizler; çocuklarin özgür olmadigi bir ülkede sembolik bayram kutlamalari
istemiyoruz. Çocuk haklarina saygi duyuldugu, uluslararasi sözlesmelerin
çekincesiz yerine getirildigi ve hiçbir çocugun yasam hakki basta olmak üzere
temel haklarinin ihlal edilmedigi bir ülkede gerçek bayramlarin kutlanmasi için
mücadele ediyoruz. Egitim Sen olarak çocuklarimizin hiçbir siyasi hesaba kurban
edilmemesi gereken temel haklarinin vazgeçilemez oldugunun farkindayiz. Her gün
çocuklarla birlikte olan biz egitim ve bilim emekçileri; ‘özgürlük, demokrasi,
adalet ve baris yoksa bayram da yok’ diyoruz.Çocuklarin Yasam Hakkina Bile
Saygi Duyulmuyor! Çocuklar arasinda çizilen ayrimlar sonucunda ölüme göz göre
göre gönderildigi bir ülkede yasiyoruz. Siyasi hesaplar, yoksulluk, ayrimcilik
ve daha birçok neden çocuklarin ölümüne neden oluyor. Çocuklarin mezara
gönderildigi bir ortamda; 23 Nisan’da Çocuk Bayrami kutlamalarinin yapilmasi ikiyüzlülüktür.
Sizlerle birkaç istatistik paylasmak istiyoruz. Ancak burada sayilan her bir
çocugun basit bir rakamdan öte geçmisi ve gelecegiyle birer birey oldugunu
unutmamaliyiz. Burada okunanlar sadece tablonun korkunçlugunu göstermek için
verilen örneklerdir.
•Geçen yil siddet,
taciz ve tecavüz sonucunda öldürülen ve intihar eden çocuk sayisi 68’dir.
Kadinlari erkeklerle esit görmeyen zihniyetin körükledigi siddet cenderesi bir
yilda 68 çocugun hayatini elinden almistir. Ancak siddete karsi yasal düzenlemeler
yapmak bir yana erkek egemenligini güçlendirecek adimlarin atildigi herkesin
malumudur.
•Son 12 yilda devletin
güvenlik görevlileri tarafindan öldürülen çocuk sayisi 241’dir. Hepimizin
belleginde Berkin’in, Ugur’un, Ceylan’in ve Nihat’in sicacik gülüsleri
tazeligini korurken; 23 Nisan’lar ancak çocuklar öldürülmezse bayram olarak
kutlanacaktir.
•Çalisma Bakanligi’nin
verilerine göre son 13 yilda is cinayetlerinde ölen çocuk sayisi 127’dir. Ancak
açiklanan verilerin gerçegin çok altinda oldugu tahmin edilmektedir. Bakanlik
geçen sene 16 çocugun is cinayetlerinde öldügünü iddia etse bile Is Sagligi ve
Güvenligi Meclisi’nin verilerine göre 64 çocuk hayatini kaybetmistir. Diger bir
deyisle gerçek rakamlar gizlenmektedir.
Çocuklar Cezaevlerinde
Yasamaya Mecbur Birakiliyor! Çocuklarin sadece yasam haklarina saygi duyulmasi
meselenin bir boyutudur. Onurlu ve güvenli sekilde yasam bütün çocuklarin
vazgeçilmezidir. Bu yüzden çocuklara hiçbir sekilde uygun olmayan gözalti ve
tutuklama pratiklerine bir an önce son verilmelidir. Her yil baska bir
cezaevinde çikan akil almaz skandallarla cezaevlerinde çocuklarin maruz
birakildigi kötü muamele ortaya çikmistir. Pozanti, Sincan, Sakran ve Bakirköy
Çocuk Cezaevleri’nde çocuklar tacizden siddete kadar onlarca hak ihlaline maruz
kalmaktadir. Sendikamizin da üyesi
oldugu ‘Çocuk Cezaevleri Kapatilsin’ girisimi son iki yildir ülkenin içinde
bulundugu utanç tablosunu gözler önüne seren çalismalar yapmistir. Bizler
hiçbir sarta baglanmadan çocuk cezaevlerinin kapatilmasini talep ediyoruz.
Çocuklarin suç ile iliskilerinin kesilmesi için kapsamli çocuk dostu
politikalarin gelistirilmesi gerekmektedir.Egitim Sistemi Hak Ihlalleri Üreten
Bir Yapi Haline Getirilmistir! Bu sorunlarin çözümü için çocuk haklarini temel
alan bir yaklasim gereklidir. Mevcut yapilarin ayrimcilik, siddet ve kötü
muameleden arindirilmasi elzemdir. Basta egitim sistemi olmak üzere tüm kamusal
hizmetler çocuklarin yüksek yarari gözetilerek yenilenmelidir. Bir parçasi
oldugumuz egitim sisteminin cinsiyetçi, irkçi, anti-demokratik ve piyasaci
yapisi geri dönülemez sonuçlarin ortaya çikmasina neden olmaktadir. 4+4+4
egitim modeli ile kiz çocuklari erken evlilige tesvik edilmektedir. Egitim
sisteminin her geçen gün özellestirme ve ticarilesmeye açilmasi isçilesmenin
önünü açmaktadir. Laik, bilimsel, nitelikli, anadilde kamusal egitimin olmamasi
çocuklarin ayrimciliga ve dislanmasina
neden olmaktadir.
Egitimin
özgürlestirici ve demokratik yapisi görmezden gelinmektedir. Itaat kültürünü
asilamayi hedefleyen egitim kurumlari Çocuk Haklari Sözlesmesi tarafindan
garanti altina alinan çocuklarin katilim, kendilerini ifade etme ve onurlu
sekilde yasama haklarini sistemli sekilde ihlal etmektedir. Egitim ve bilim
emekçilerinin maruz birakildigi baskilar okullari ve ögrencileri de
etkilemekte; tüm bir egitim alani siyasal iktidarlarin arka bahçesi haline
getirilmek istenmektedir. Uluslararasi Sözlesmelere Konulan Çekinceler
Kaldirilmalidir! AKP hükümeti kendisinden önceki hükümetler gibi demokrasiyi
kendi iktidarini tehdit etmeyecek kadar uygulamaya koymaktadir. Bu durum ise
demokrasinin içerigini bosaltmakta; 23 Nisan bayram kutlamalarinda oldugu gibi
sekilsel bir takim islerin yapilmasina neden olmaktadir. Türkiye’nin bir taraf
oldugu Uluslararasi Çocuk Haklari Sözlesmesi’ni çekincelerle kabul etmesi tam
da böyle bir zihniyetin ürünüdür. Sözlesmenin kültür ve anadilinde egitimle
ilgili hükümlerine çekince koyan hükümet; bu alanlarda yaptigi hak ihlallerinde
uluslararasi hukukun engel çikarmasini göze alamamaktadir. Dünya binlerce dilin
konusuldugu bir zenginlige sahipken; devletlerin asimilasyon ve soykirim
politikalari ile bu zenginlige açtigi savas çocuklarin bedeni üzerinde
yükselmektedir. Çocuklara kendi kimlikleri ve dilleri ile yasam hakki vermeyen
her türlü pratik mahkum edilmelidir. Bu yüzden anadilinde egitim hayati
önemdedir. Sendikamiz bu konuda geçmisten bugüne onlarca engelle karsilasmasina
ragmen asla ‘anadilinde egitim’ talebinden vazgeçmemistir.
23 Nisan
kutlamalarinin sekilsel olmamasi ve gerçekten bayram olabilmesi için basta da
söyledigimiz gibi ‘Adalet, özgürlük, baris ve esitligin’ gerekleri yerine
getirilmelidir. Yetiskinlerin görevi çocuklarin yüksek yararini gözeterek;
onlarin onurlu sekilde yasadiklari, kendilerini ifade edebildigi ve demokratik
süreçlere katilabildikleri bir dünya için mücadele etmektir. Biz egitim ve
bilim emekçileri olarak her gün bu mücadeleye katilmanin verdigi onuru
yasamaktayiz. Herkesi çocuklarin özgür olacagi bir dünya yaratmak için bu
temelde mücadele etmeye çagiriyoruz.
GIRESUN EGITIM SEN
SUBE YÜRÜTME KURULU