Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Eğitim-İş Trabzon Şube basın açıklaması
Kategori: Eğitim
Eklenme Tarihi: 20 Mart 2015
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 06:24
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=20757
ÖGRETMEN OKULLARININ
KURULUSUNUN 167. YILINI KUTLUYORUZ
1839’da Tanzimat’la
baslayan çagdaslasma hareketi en çok egitime ihtiyaç gösteriyordu. Çünkü
çesitli alanlarda düsünülen köklü degisimle Türk toplumuna getirilecek yeni
dünya görüsü ancak egitim yoluyla saglanabilirdi. Ancak dinsel kaynaklardan
beslenen mevcut sistem bu isi gerçeklestirmekten çok uzakti. Bu bakimdan
egitime; arastirici ve akilci bir anlayisin kazandirilmasi, açilacak ve çagdas
egitim yapacak bati modeli okullara, bu
anlayista ögretmen yetistirilmesi gerekiyordu. 16 Mart 1848’de açilan
Dârülmuallimîn bu amaçla kurulmustur. Bu tarih, ögretmen okullarinin ilk
kurulus tarihi olarak kabul edilmekte ve bugüne kadar her yilin 16 Mart tarihi
ögretmen okullarinin kurulus yildönümü olarak kutlanmaktadir.
Dârülmuallimîn zaman
içinde gelistirilerek, bünyesinde ilk, orta ve liselere ögretmen yetistiren
kisimlari da içine alan “Dârülmuallimîn-i Âliye” adli kuruma dönüsmüs, 1891
yilinda bu kurumun içinde yer alan ‘Âli’ kismi bugünkü lise düzeyindeki okullar
olan idâdilere ögretmen yetistiren bir yüksek okul haline getirilmistir. Yüksek
Ögretmen Okullarinin asil çekirdegi olan bu kurum, Cumhuriyete kadar sik sik
yapi degistirmis ve 1915 yilinda sekillenen yapisiyla Cumhuriyete devrolmustur.
Cumhuriyetin kurulus
döneminde de egitime ve ögretmen yetistirme konularina ayrica önem verilmis,
TBMM'nin açilisindan bir ay sonra, Milli Egitim Bakanligi kurulmustur.
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk “Ögretmenler yeni nesil sizin
eseriniz olacaktir” derken Türk insaninin egitiminde en önemli görevi
ögretmenlere yüklemistir. Daha sonra 1940 yilinda Türkiye’de nitelikli ögretmen
yetistirme alaninda devrim niteligi tasiyan Köy Enstitüleri kurulmustur. Köy
Enstitüleri, neredeyse tüm Anadolu'nun okulsuz ve ögretmensiz oldugu gerçegi
göz önüne alinarak dönemin basbakani Ismet Inönü'nün himayesinde, Millî Egitim
Bakani Hasan Ali Yücel tarafindan Ismail Hakki Tonguç'un çabalariyla ilkokul
mezunu zeki köy çocuklarinin bu okullarda yetistirildikten sonra yeniden
köylere giderek ögretmen olarak çalismalari düsüncesiyle kurulmustur.
1973 yilinda çikarilan
Milli Egitim Temel Kanunu geregi, ögretmenlerin yüksekögretimde
yetistirilmeleri adina lise dengi ilk ögretmen okullari 1974 yilinda kapatilip
iki yillik egitim enstitülerine dönüstürülmüstür. 1982 yilinda yürürlüge giren
41 Sayili Kanun Hükmündeki Kararname ile iki yillik egitim enstitüleri egitim
yüksek okuluna dönüstürülerek egitim fakültelerine baglanmistir. 1989 yilindan itibaren egitim yüksek
okullarinin süresi dört yila çikarilmis ve bazilari egitim fakülteleriyle
birlestirilerek bu kurumlar "Sinif Ögretmenligi Bölümüne"
dönüstürülmüstür.
Bir ülkenin
geleceginin mimari, ögretmenlerdir. Bir ülkenin kalkinmasinda, nitelikli insan
gücünün yetistirilmesinde, toplumdaki huzur ve sosyal barisin saglanmasinda,
bireylerin sosyallesmesi ve toplumsal hayata hazirlanmasinda, toplumun kültür
ve degerlerinin genç kusaklara aktarilmasinda ögretmenlerin rolü büyüktür. Yeni
nesillerin niteligi de hiç kuskusuz onu yetistiren ögretmenlerin niteligi ile
özdes olacaktir.
167 yillik ögretmen
yetistirme tarihimiz ve 90 yillik Cumhuriyet tarihimiz boyunca Köy
Enstitüleri’nden baslayarak ögretmen yetistirme konusunda önemli adimlar
atilmasina karsin günümüzde hem ögretmen yetistirme sisteminde, hem de yetistirilen
ögretmenlerin istihdaminda ciddi sikintilar yasanmaktadir.
1739 sayili Milli
Egitim Temel Kanununun 43. Maddesinde; “Ögretmenlik meslegi, devletin egitim,
ögretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas
meslegi” olarak tanimlanmaktadir. Ancak egitim planlamalarindaki yanlisliklar
ve aksakliklar ile egitime yapilan gelisigüzel müdahaleler nedeniyle ortaya
çikan ögretmen ihtiyacini kapatmak için, ögretmen niteligini tasimayan
kisilerin bu göreve atanmasi önemli bir sorun olarak önümüzde durmaktadir.
Yillardir izlenen yanlis politikalar yüzünden Türkiye’de ögretmenlik kolay elde
edilebilen, herkesin yapabilecegi bir meslek konumuna getirilmistir.
Ögretmenlik, elinde üniversite diplomasi olup da kendi alaninda is bulamayanlarin
ümit kapisi haline gelmistir. Bu uygulamalar kuskusuz, ögretmenlik mesleginin
statü ve sayginligini azaltmis, ögretmenligi herkesin yapabilecegi bir meslek
konumuna düsürmüstür.
Tüm
üniversitelerimizin Egitim Fakülteleri’nde Ögretmenlik programi derslerinin tek
tipe indirgenerek dinamizmin zayiflatilmasi, egitim fakültelerine yeterli
ögretim üyesinin saglanamamasi, fakültelere ihtiyaçtan fazla ögrenci alinmasi,
ögretim üyesi basina düsen ögrenci sayisinin en çok egitim fakültelerinde
olmasi, ögretmen yetistirme projesinin basarili bir sekilde yürütülebilmesinin
önündeki en büyük engeli olusturmaktadir.
Ögretmen yetistirme
sisteminde yasanan bu sikintilarin yani sira bugün yetismis ögretmenlerin basta
atanmama olmak üzere onlarca kronik sorunu bulunmaktadir. Yillarca ögretmen
olmak için okuyan, bu alanda egitim alan meslektaslarimizin onca ögretmen
açigina ragmen atanmamasi egitim sisteminin en önemli sorunlarindan birisidir.
Büyük Önder Mustafa
Kemal Atatürk "Ögretmenler, sizin basariniz Cumhuriyetin basarisi
olacaktir", "Uluslari kurtaranlar yalniz ve ancak
ögretmenlerdir." sözleri ile ögretmenlik mesleginin önemini vurgulamis,
ögretmenlerin agir bir sorumlulugu oldugunu ifade etmistir. Ögretmenin bu
sorumlulugu yerine getirebilmesi için ögretmenlik mesleginin hak ettigi
sayginliga bir an önce kavusturulmasi, bunun için de öncelikle nitelikli
ögretmen yetistirme politikalarinin hayata geçirilmesi gerekmektedir.
