Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Altıoklar'ın,Tayyip Erdoğan için "Kişilik bozukluğu var,46 raporu vermek lazım" sözleri mahkemeye taşınmıştı
Kategori: Haber
Eklenme Tarihi: 19 Mart 2015
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 06:08
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=20747
Mustafa Altioklar'dan
manifesto gibi savunma
Mustafa Altioklar'in,Tayyip Erdogan için "Kisilik bozuklugu var,46 raporu vermek lazim"
sözleri mahkemeye tasinmisti.
Mustafa Altioklar'in
davadaki savunmasi ortaya çikti.
Ünlü yönetmen Mustafa
Altioklar Cnn Türk Aykiri Sorular programinda Basbakan Tayyip Erdogan için
"Narsistik Kisilik Bozuklugu" oldugunu söyleyerek "Kendisine
rapor vermek lazim 46 raporu" ifadelerini kullanmisti.
Basbakan Erdogan için
kullandigi ifadeler için mahkemede savunma yapan Altioklar'in Erdogan için
söyledigi ifadelerden geri adim atmadi.Altioklar,hakaret etmedigini bir doktor
olarak teshis koydugunu söyledi.
Mustafa Altioklar:
'Atatürk'ün yarasi var,Inönü sagir demek' hakaret midir?
Oyuncu Levent Üzümcü
Altioklar'in savunmasini Twitter'dan paylasti...
ISTE ALTIOKLAR'IN
SAVUNMASI
SAYGIDEGER YARGIÇLAR,
Ben bugün burada bir
hakaret davasindan yargilanirken savunmami DÜSÜNCE ÖZGÜRLÜGÜ kavrami üzerine
kurmayacagim. HAYIR…Ben aslinda bugün burada bir SAVUNMA YAPMAYACAGIM… Bugün
ben burada sizlere bana daha 24 yasindayken verdiginiz resmi bir görevi
hatirlatacagim ve TÜRKIYE CUMHURIYETI ANAYASASI’nin 27.maddesinden
bahsedecegim.
ANAYASAMIZ’in
27.maddesi; “ Herkes,bilimi serbestçe ögrenme ve ögretme,açiklama,yayma hakkina
sahiptir”demektedir.
Bendeniz, 1984 yilinda
Istanbul Üniversitesi Cerrahpasa Tip Fakültesi’nden mezun olmus, bir hekimim.
(BELGE 1). Mezuniyetimi takip eden hafta hekim olarak mesleki kariyerime
basladim. Henüz 24 yasindayken sizler gibi hâkimler ya da savcilar karara
baglayacaklari dosyalari tarafima göndererek davalariyla ilgili sahislarin akil
sagliginin yerinde olup olmadigina dair raporlar talep ettiler. Benim ve benim
gibi pratisyen hekimlerin, dikkatinizi çekerim psikiyatri uzmanlari degil,
pratisyen hekimlerin verdikleri kanaat raporlari dogrultusunda adaletin
geregini yerine getirdiler. Bizler o akil sagligi raporlarini vermeyecek olsak
kanun önünde suçlu sayilabilirdik. Özetle sahsimin verdigi kanaat raporlari
sizlere isik tuttugu için yargiya varabildiniz. Simdi ise o günlerin üzerinden
tam otuz yil geçti ve degirmende degil, hekimligimin yani sira yazar ve
yönetmen olarak istigal ettigim karakter analizleriyle agarmis saçlarimla,
artik epeyce tecrübeli bir hekim olarak vardigim Narsisistik Kisilik Bozuklugu
kanaatimden dolayi “süpheli” sifatiyla karsinizdayim. Söz konusu süphe ise
hakaret ettigimdir. Savcilik makami iddianamesinde “Akil hastaligina vurgu
yapilmasi, elestiri ve düsünce özgürlügü sinirlarini asarak hakaret suçu teskil
etmektedir.” Demektedir. Her seyden önce akil hastaligina hakaret demek, akil
hastalarina hakarettir. Ben sözlerimde hakaret unsuru bulmamaktayim,
elestirmeye niyet dahi etmedim, hele hakaret yoluyla suç islemeye kastim hiç olmadi.
Çünkü ben tesbih yapmadim, teshis koydum. Müstekide Narsisistik Kisilik
Bozuklugu oldugunu söylerken ne bir benzetme, ne bir yakistirma, ne bir
asagilama düsüncem olmadi. Hekimlik etigi hastalarinin durumlarini alay konusu
yapmaz, asagilamaz, hele hakaret amaçli asla kullanmaz. Biz hekimler tababet ve
suabati sanatlarinin tarzi icrasina ehliyet almadan önce bu madde üzerine de
and içeriz ve içtik. Davaya söz konusu olan açiklamamda ise aynen
meslektaslarim olan Türk Tabipler Birligi mensubu hekimlerin duydugu kaygiyi
kamuoyuyla paylastim.
“ Bizler hekimiz.Insanin
bin bir ruh halini, bin bir duygu durumunu biliriz. Basbakan Erdogan’in duygu
durumundan endise duyuyoruz. Fevkâlâde endise duyuyoruz. Kendisi, çevresi,
ülkemiz adina endise duyuyoruz.Endisemizi kamuoyuyla paylasiyoruz”
(BELGE 2)
Bakin ben sadece alti
yillik tip fakültesi egitimi almakla kalmamis, 1987-1991 yillari arasinda Gazi
Üniversitesi Tip Fakültesi Fiziksel Tip ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dali’nda
Arastirma Görevlisi olarak akademik kariyer yapmis uzman bir bilim adamiyim. (BELGE
3). Bu belgeyle ve Anayasa’nin
27.maddesine göre “bilimi serbestçe ögrenme ve ögretme, açiklama, yayma
hakki”na fazlasiyla sahibim. Yayma hakkima sahip oldugumu ben degil sizlere
kilavuzluk eden T.C. Anayasasi söylemektedir. Bu kanun maddesinden açikça
anlasilabilecegi gibi, doktor kimligimle tibbi kanaatlerimi açiklarken,
örnegin; ilk cumhurbaskanimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün sol gögsünde,
Çanakkale’de aldigi sarapnel yarasi nedeniyle ömrü boyunca yanik skari
tasidigini, ikinci Cumhurbaskanimiz Ismet Inönü’nün sagir oldugunu, yine
Cumhurbaskanlarimizdan Süleyman Demirel’in obes oldugunu, Basbakanlarimizdan
Bülent Ecevit'in parkinson oldugunu söylememle veya Safak Pavey'de extremite
yoksunlugu; Meclis Baskanvekili Sadik Yakut'ta vitiligo varligi ya da sabik
Basbakan'in uzaktan gördügüm kadariyla omurga sorunundan bahsetmem hakaret
sayilmazken; bir psikiyatrik kanaat teshisimin hakaretten sayilmasi esas
itibariyle ikirciklidir. Müsteki vekilleri; “müvekkilimiz Altioklar’a
sormamistir ki kendi akil sagligini. Bu nedenle açiklamalari hakarettir
demektedir.” Oysa Recep Tayyip Erdogan yolda düsse, ilk müdahale edenlerden
biri ben olurum. Dogru tedaviyi uygulamadan önce de kalp krizi nedeniyle mi,
inme indigi için mi yoksa sara nöbetinden dolayi mi düsüp düsmedigini teshis
etmem gerekir,.Ve bu teshisi koyarken hastanin bana sormasini da beklemem.
Beklersem suç sayabilirsiniz. Çünkü durum acildir. Davamiz konusu olan teshisim
de acil bir durumun önlemi olarak kamuoyuyla paylamistir. Bununla birlikte
içinde buldugum çevrede kuduz hastaligi tasiyan bir vaka teshis etsem, hem
müdahale etmek, hem de kamuoyuna bildirmekle yükümlü oldugumu yasalar
söylemektedir. Çünkü burada kamuoyunun
sagligi söz konusudur. Davamizda da kamuoyunun akil ve bedensel sagligi tehlike
altinda oldugu için yetkili kuruluslari uyarmak üzere teshisimi açikladim.
Teshisim koruyucu hekimligin geregidir. Bunlarla birlikte bir doktorun
kamuoyuna mal olmus, her gün defalarca televizyon basta tüm medya organlarinda
karsilastigi sahsiyetlerle ilgili fiziksel hastalik teshisinin olagan ama
psikiyatrik hastalik teshisinin suç unsuru sayildigini yazan bir kanun
maddesine yazilmamis Magna Carta dâhil hiçbir kanun kitabinda rastlayamazsiniz.
Fiziksel hastaliklarla ilgili teshis koymam ve rapor vermem suç teskil
etmezken, akil hastaligiyla ilgili teshis koymam suç olamaz. Müstekinin doktor
yorumu yapmami hakaret sayarak sikâyet etmesi , narsisistik kisilik bozuklugu
teshisini dogrulamaktadir. Çünkü narsisistik kisilik bozuklugunun en temel
teshis kriterlerinden birisi de elestiriye tahammülsüzlüktür.
NARSISISTIK KISILIK
BOZUKLUGU
Bu noktada Sayin
mahkemenin müsadesiyle sikayetçi tarafindan hakaret olarak addedilen
narsisisistik kisilik bozuklugu hakkinda özet bir bilgi vermek isterim. Karar
yüce Türk adaletinindir. Narsisistik kisilik bozuklugunun temel özelligi
büyüklenmecilik ve üstünlük duygusudur.
Tüm dünya Psikiyatristlerinin kabul ettigi DSM-IV tani ölçütlerine göre, bir
kisiye narsisistik kisilik bozuklugu denebilmesi için asagida verilen kisilik
özelliklerinin besinin bulunmasi yeterlidir: (BELGE 4)
1.Kendisinin özel,esi
bulunmaz ve herkesten çok daha önemli oldugunu düsünür.
2.Sinirsiz basari,güç,zeka,
güzellik ve yetenekleri oldugunu sürekli deklare eder.
3.Üstün,seçilmis ve
ilahi kuvvetlerce vazifelendirilmis olarak bilinmeyi bekler.
4.Kendilerine
hayrandir.Çok begenilmek ve sürekli disardan onay görmek ister.
5. Herseyi yapmaya hak
kazanmis ve özellikle kayirilacak bir kisi oldugunu düsünür.
6.Kendi çikarlari
için,amaçlarina ulasmak için baskalarinin zayif yanlarini kullanir.
7.Empati yapamaz,baskalarinin
duygularini ve gereksinimlerini tanimaz.
8.Her basariliyi
kiskanir ya da baskalarinin kendisini kiskandigina inanir.
9.Küstah,kendini
begenmis davranis ya da tutumlar sergiler.
Narsisist kisi her
yaptiginin mükemmel oldugunu düsünür. Elestiriye duyarlilik ve kirilganlik
narsisitik kisilik yapisinin en belirgin özelliklerindendir. Narsisistik kisi
kendini asiri degerli hissettigi için elestirilmeye karsi çok duyarli ve
kirilgandir. Sikayetçi Erdogan da kirilgandir. Bir doktor teshisini sikayet
ederek dava açtigina göre, belli ki epeyce kirilmistir. Iste kendisi için de,
yakin çevresi için de, ülkemiz için de, içinde yasadigimiz cografyamiz ve hatta
dünya için de endiselerimiz bu noktadan kaynaklanmaktadir. Bu çerçevede
sikayetçi Erdogan’in bir sonraki celseye tesrif etmesini, sizlerin huzurunda,
sizlere ve sikayetçi oldugu bendenizin gözetiminde sikayetinin derinindeki
dinamikleri, nereden rencide oldugunu anlatmasini talep ederim. Bununla
birlikte sikayetçinin sikayetlerini ve dinamiklerini dinlemek ve bilirkisi
heyet raporu vermek üzere, tarafsiz bir üst kurum olan Türk Tabipler Birligi’ni
temsilen bir psikiatristler heyetinin yüce mahkemenize gelerek gözlem ve
inceleme yapmasini talep ederim. Böylelikle sikayetçi için kullandigim “narsisistik kisilik bozuklugu” kavraminin bir teshis mi, yoksa tesbih mi
oldugu konusunda yüce mahkemenizin karara varmasinin da daha adil olacagini
düsünmekte oldugumu bildiririm. Hal böyle olunca özetle sikayetçi Recep
Erdogan’in bu mahkemeye gelmeyecek olursa, tam tesekküllü bir hastanede söz
konusu belirti ve bulgulara sahip olmadiginin belgelenmesini, aksi halde hatali
teshis ve beyanda bulundugumu kabul edecegimi açikça beyan ederim. Kisaca, Recep
Erdogan’in akil sagligi durumunun bilirkisilerce rapor edilmesini talep ederim.
SON SÖZ:
Yüce mahkemenizin, hekim olan sahsimi, bu davayla suçlu bulmasi halinde tarihe geçecegini düsünmekteyim. Söyle ki; “hakaret davasi” olarak anilan bu davada, dava konusu olan bir hakaret söz konusu degildir. Çünkü ben bir tesbih yapmadim, teshis koydum. Teshis koyan bir hekimi yargilayan bu mahkeme, hakaret davasina baktigi için degil, teshis koyan tip bilimini yargiladigi için tarihe geçecektir. Saygilarimla…

cumhuriyet