Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 11 Mart 2015
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 08:14
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=20678
ISYANCI GENÇLI(GIMIZI)N SAIRI: METIN
DEMIRTAS[*]
TEMEL
DEMIRER
“Ve bazilari;
yokken bile vardir, fazlasiyla.”[1]
Gözümüzü
daglarin doruklarina diktigimiz, isyanci gençligimizin sairiydi; sosyalistti ve
demisti ki:
“Bizim de
daglarimiz vardir Che Guevara/ Bakma simdi durgunsa, bir sahan gibi duruyorsa/ Yorgundur,
savaslar görmüstür, çeteciler barindirmistir/ Yani satilmis degillerdir hiç
tüfek patlamiyorsa/ Alaçamin, mor mesenin ardina silah çekip yatmaya/ Bizim de
daglarimiz vardir Che Guevara/ /
Bizim de
delikanlilarimiz vardir Che Guevara/ Yokluklardan biyol kopup gelmis/ Üç
zeytin, az ekmek üniversitelerde/ Su gibi kizlar çarpar önce, alkol vurur/ Öfkeli
dolanir caddelerde/ Ve baskaldirir akillari duya eren de/ Çünkü Vietnam,
hepimizin Vietnam’i/ Kongo, hepimizin Kongo’su/ Bir kere özsu yürümüstür
dallara/ Patlayacaktir agir sancilarla karanliklar/ Varmak için o güzel
yarinlara/ Bizim de daglarimiz vardir Che Guevara…”
*
* * * *
O; 28 Eylül
2014’ün sabah saatlerinde aramizdan ayrildiginda 76 yasindaydi.
Toplumcu siirin
olgun örneklerindendi Metin Demirtas (1938-2014).
Eray Canberk’in,
onu; “60’li yillarda beliren devrimci siir egiliminin kendine özgü seslerinden
biri” olarak tanimlamasi bosuna degildi.
Çünkü O; “Hazirol
kalbim/ Türküsünü söylemeye/ Derin yara almis/ Bir umudun,” diyenlerdendi…
“Aldandi
sevenlerim/ Bakip gülümseyen yüzüme./ Oysa laf olsun diyeydi/ Inat olsun
diyeydi içimdeki hüzne/ Benim o güleç hâllerim,” dizelerindeki üzere Metin
Demirtas, hüznü isledi siirlerinde islemesine de; umudu da hiç ihmal etmedi.
Dünyanin
kiyimlarini, acilarini ve dayanismasini dillendirdi; ‘Vietnam’indaki
dizelerinde yaptigi gibi…
Unutmayisin
dizeleriyle O; ölen, öldürülenler için, “Karartilmis isiklari hayatimizin” derdi.
Ve “Dudaklarda
bir mercan isiltisi, koyu yalnizliklar, delismenlik”[2]
betimlerdi Ataol Behramoglu’nun, “Kardeslik, arkadaslik, fedakârlik,
iyimserlik, umut, cesaret isigidir,” dedigi Onu…
*
* * * *
1938’da
Antalya’nin Elmali Ilçesine bagli Akçay köyünde dogan Metin Demirtas, ilkokulu
köyünde okudu. Antalya Erkek Sanat Enstitüsü’nden sonra Ankara Aksam
Teknikerlik Okulu Makine Bölümünü bitirdi.
12 Mart’ta ve
1988’yilinda tutuklandi, Adana, Ankara’da kisa süreli gözaltinda tutuldu.
Birakildi. Yargilandi.
Sirasiyla,
Makine Kimya Endüstrisi, Ortadogu Teknik Üniversitesi Fizik Atölyesi ve Ankara
Fen Fakültesi Atom Arastirma Labaratuari’nda teknisyen olarak çalisti.
Demirtas’in çok genç yasta bacaginda yer edinen bir kanser hücresi yüzünden
bacagi kesildi.
Ilk siirleri ‘Varlik
Dergisi’nde yayimlandi. Daha sonra da ‘Imece’, ‘Türk Solu’, ‘Yeni Adimlar’, ‘Militan’,
‘Sanat Emegi’, ‘Yansima’ dergilerinde yayinlanan siirleriyle tanindi.
‘Türk Solu’
dergisinde yayimlanan ‘Che Guevara’ ile ilgili bir siiri nedeniyle tutuklandi.
Yugoslavya -
Struga’da her yil gerçeklestirilen Struga Siir Aksamlari Senligi’nde Hasan
Izzettin Dinamo, Arif Damar’la birlikte Türkiye’yi temsil etti. Avustralya
Kültür Bakanligi ve Sidney Türk Halkevi’nin çagrilisi olarak, Nâzim’in 25. Ölüm
Yildönümü Anma Etkinliklerine katildi. Sydney ve Melbourne’de Nâzim’in son esi
Vera ve Abazha yazar Fazil Iskender ile degisik toplantilarda Nâzim ve siiri
üstüne konusmalar yapti.
Siirleri
degisik dillere çevrildi.
*
* * * *
Onun hakkinda
son sözler de “Insana en zor gelen yoldaslarinin ardindan yazmaktir,” notunu
düsen Sennur Sezer’den…
“Hep söylemek
istedigim bir sey var, çocuklarin babalarin (bazan analarin da) ayaklarinda
nasil çiçek prangalar oldugunu dile getirmekteki basarisi. Ben dilimizdeki
siirde daha önce yazilmis, geçim zorlugunu bunca incelikle dile getiren siir
bilmiyorum. Nasil bir kurguyla is aramanin zorlugunu, onur kiriciligini dile
getirmis:
‘Havasiz
koguslara alisilir/ Yatilir of demeden hücrelerde/ Hiçbir sey öldürmez insan
yüregini/ Öldürür egilmek bir ekmek ugruna/ Üç kurusluk adamlar önünde’
Yasamanin
siirini böylesine güzel etkilemesi, onu her dizesi hayatin soluguyla kipirdar
hâle getirdi. O gerçekten emegin emekçinin sairi. Bu yüzden belki olmasi
gerekli yeri vermek kimsenin aklina gelmiyor.
‘Bir zamanlar And daglarinda/ Vurulan bir
yigidin anisiyla sarsilan kalbim/ Terliyor sitmali bir hasta gibi/ Ödenecek
bonolarin telasiyla’
Che’yi
dilimizde ilk söyleyen miydi bilmiyorum, ama onu Güney Amerika’dan Toroslar’a
getirivermisti. Analarimizin koltuklarinda bohçalari, bizi hapishanelerimizde,
el evlerinde ziyaretteki sevinçle kayginin yikistigi yüzleri onun siirleriyle
islendi edebiyatimiza…
Metin Demirtas
gitti. Ama siirimizde izleri hep sizlayacak. Bir duvardaki tirnak izleri gibi.
Yasamamizin yikilmasi gerekli duvarlarindaki tirnak izleri gibi. O duvarlar
yikildiginda duvarlarin yikilmasinda onun da tirnak izlerinin payi oldugunu
unutmamaliyiz:
‘Ve doludizgin
geçerek,/ Her aciyi bir sevinçle,/ Yolu yok kalbim,/ Sag çikacagiz bu acilardan’…”[3]
17 Kasim 2014
11:45:29, Ankara.
N O T
L A R
[*] Ümüs
Eylül Hapishane Dergisi, Ocak-Subat-Mart 2015…
[1] Edip
Cansever.
[2]
Hikmet Çetinkaya, “Che Guevara’ya Mektup...”, Cumhuriyet, 5 Ekim 2014, s.5.
[3]
Sennur Sezer, “Yasanmislik Izleri”, Evrensel, 2 Ekim 2014, s.12.