Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Selahattin Karaahmetoğlu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü basın açıklaması
Kategori: Görele
Eklenme Tarihi: 08 Mart 2015
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 00:33
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=20659
8 MART DÜNYA EMEKÇI
KADINLAR GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI
Düsük ücretle insanlik
disi çalisma kosullarina ve sömürüye karsi baskaldiran tekstil emekçisi kadinlarin
canlarini vererek baslattigi mücadelenin anisina 8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar
Günü olarak kutlanmaktadir. Bu mücadele; 1857’den bu güne, kapitalizmin
merkezinden tüm dünyaya, ayni inançla, katliamlarla susturulmaya çalisilan,
sömürüsüz ve esit bir dünya ugruna canini veren kadinlarin anisina, tüm emekçi
kadinlari birlik olmaya davet etmektedir.
Emekçi Kadinlar Günü
ülkemizde 1921 yilinda ilk kez kutlanmistir. Ülkemizde emekçi kadinlarin is
yasaminda verdikleri var olma mücadelesinden çok, günümüzde toplumsal yasamda
maruz kaldiklari siddet konusuluyor olmustur. Artik kadinin birakin is
yasaminda yer almasini, siddete maruz kalmamasi, erkek siddetine maruz
kalmamasi, hatta cinayete kurban gitmemesi için erkek egemen kurallari tümden
kabul etmesi tartisilmaktadir. Kadina ikinci sinif insan muamelesi
gösterip ona saygiyi acizlik olarak gören, kadinla erkek esit
degildir diyen bir zihniyetin, ortaya çikan tablo karsisinda kadina kalkan
eller kirilsin slogani ne kadar gerçekçi olabilir ki! Bu zihniyet kadina
yönelik her türlü siddeti hak eden, hak etmeyen biçiminde tartismaya açarak
mesru hale getirmektedir. Ülkemizde kadina yönelik siddet konusundaki veriler
gün geçtikçe dikkat çekici olmaktan, korkunç boyutlara ulasma egilimindedir. Türkiye’de
kadina yönelik kayitlara geçen cinayet sayisi 2012’de 139 iken, 2013’de 231,
2014’de 287 olarak saptanmistir. Maalesef ki gerçek verilerin bunun çok
üzerinde oldugunu tahmin etmek güç degildir. Dünya da kadina yönelik siddetin
önemli ve zor çözümlenebilir bir problem oldugu bir tarafa, ülkemizde artan
ekonomik adaletsizlik ve siddet birbirini tetikler nitelikleriyle sorunu daha
da halledilemez bir boyuta çikarmaktadir. AKP iktidari kadina karsi siddetin
boyutlarinin her geçen gün arttigi bir dönem olarak hafizalara yerlesmektedir.
Ülkemizde kadinlarin katledilmedigi, intihar etmedigi ve tecavüze ugramadigi
bir gün neredeyse yasanmamaktadir. Çünkü kadina toplumun ahlakini, namusunu
bozacak potansiyel bir suçlu olarak bakan bir anlayis tarafindan yönetilmekteyiz.
Hal bu ki; Fransa ve Italya 1946 da, Isviçre 1971’de kadina seçme ve seçilme
hakki verirken, ülkemiz bu devrimleri 1930 yilinda belediye seçimlerinde seçme,
1933 yilinda Köy Yasasi ile muhtar seçme ve köy kuruluna seçilme, 5 Aralik 1934
tarihinde milletvekili seçme ve seçilme, haklariyla gerçeklestirmistir. Kadin
haklari ile ilgili olarak bu ve buna benzer atilimlar, Atatürk aydinlanmasiyla
birlikte uygar ülkelerinin birçogundan önce Anadolu kadinina sunulmustur. Bu
Cumhuriyetin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün her platformda kadina hak ettigi
degeri verdiginin bir göstergesidir. Çünkü bu topraklarda bagimsizlik
mücadelesinden cumhuriyet devrimlerine, Anadolu kadininin ortak emegi, alin
teri ve akli vardir. Bu sebeple Cumhuriyet tarihi kadinlarimizin basarilariyla
doludur.
Bugün ise “kadinin
kariyeri anneliktir diyenlerin”, “kadin herkesin içinde kahkaha
atmayacak” diyenlerin, “kadinlar is aradigi için issizlik yüksek çikiyor”
diyenlerin, “tecavüze ugrayan dogursun gerekirse devlet bakar” diyenlerin
yönettigi bir ülkede yasiyoruz. “Kadin midir kiz midir bilmem” diyenlerin,
“tecavüzcü kürtaj yaptiran tecavüz kurbanindan daha masumdur” diyenlerin,
“kadina yönelik siddet algida seçicilik” diyenlerin Belediye Baskani, Bakan,
Basbakan, Cumhurbaskani oldugu bir ülkede kadina yönelik siddet nasil
önlenebilir diye sormak gerekiyor. “Türk kadini evinin süsüdür” diyerek
kadini sadece çocuk bakicisi olarak kabul edenlerin bakan oldugu,
korkunç bir cinayete kurban giden kizimizin ardindan ailesine “kizlarina sahip
çiksalardi” diyenlerin Vali koltugunda oturdugu bir ülkede kadina siddet ve
kadin cinayetleri önlenebilir mi sizce? Alti yasinda çocuklarin
evlenebilecegini söyleyenlerin, “annen de olsa diz kapaginin üstü tahrik eder”
diyen ahlaksizlarin sesinin bu kadar gür çiktigi bir ülkede yasiyoruz artik.
Kadina yönelik siddetin önlenmesine çözüm olarak “bekâr erkeklere cinsel
ihtiyaç ödenegi verilsin” sözlerini sarf edenlerin ahlaksizligi ve edepsizligi
bir yana, Diyanet’in nisanli çiftlerin nerede, nasil gezecegiyle ilgili
fetvasini nereye koymali bilemiyoruz.
Kadina ve çocuga
yönelik her türlü psikolojik ve fiziksel siddet, insan olma onurunu zedeleyen,
insanligin gelecegini karartan onursuz bir davranis olarak
degerlendirilmelidir. Bu tablo karsisinda hesap vermesi gerekenlerin
piskinligini bizler gibi tüm vatandaslarimiz ibretle izlemektedir. Cumhuriyet
Halk Partisi cinsiyete dayali esitsizlige son vermek üzere, aile içi ve disi
siddeti önlemek, kadin onurunu kirici tüm unsurlarla mücadele etmeye
kararlidir. Partimiz hukuki düzenlemeler ile egitici, koruyucu faaliyetleri her
geçen gün daha fazla önemsemektedir. Kadinlara karsi her türlü ayrimciligin
önlenmesi sözlesmesini imzalamis bir ülke olarak, Cumhuriyet Halk Partisi
iktidarinda gerekli tüm çalismalarin toplumsal yasamimiza ve hukuk istemimize
aktarilmasi için ulusal eylem plani olusturacagimizin sözünü vermekteyiz.
Bu günü,hayatlari pahasina anlamli hale getiren tüm emekçi kadinlarin önünde saygiyla egilerek dünyayi ve ülkemizi daha özgür, adil ve daha yasanilasi hale getirmek için mücadele gösteren tüm kadinlarin Dünya Emekçi Kadinlar Günü’ nü kutluyorum.

Selahattin Karaahmetoglu