Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Temel hak ve özgürlükleri askıya alan bu sıkıyönetim yasasını derhal geri çekin
Kategori: Eğitim
Eklenme Tarihi: 25 ?ubat 2015
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 02:54
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=20560
IÇ GÜVENLIK YASASI
GERI ÇEKILSIN!
Kamuoyunda Iç Güvenlik
Yasasi olarak bilinen “Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu ile Bazi Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun Tasarisi”nin
görüsmelerine emekçilerin, demokrasi güçlerinin ve kamuoyunun yogun tepkisine
ragmen Meclis Genel Kurulunda baslanmistir.
Görüsmelerin daha ilk
saatlerinde AKP milletvekillerinin muhalefet milletvekillerine çekiçli,
bardakli, tekme, tokatli saldirisi yasa ile neyi amaçladiklarini da
kanitlamistir. Yasanin provasini polisten önce AKP’li milletvekilleri
yapmistir. Bizler öncelikle AKP’nin bu tutumunu protesto ediyor, kiniyoruz.
Özü itibariyle AKP’yi
koruma ve kollama yasasi olarak hazirlanan tasari 12 Eylül cunta anayasasindan
bile geri olmasinin yani sira uluslararasi sözlesmeleri de ayaklar altina
almaktadir. Kisa süre önce “Kanun mu hukuk mu derseniz ben hukuktan yanayim” diyen
Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan’in talimati ve bilgisiyle hazirlanan tasari
söylediklerinin tam aksine kanun ve polis devleti rejimini ve uygulamalarini
kurumsallastirmaya, yayginlastirmaya yöneliktir.
Iki gün önce Basbakan
Davutoglu’nun tasariya iliskin açiklamalari tipik AKP algi yönetimi ve
manipülasyonlarinin son örnegidir. Tasarinin temel hak ve özgürlükleri askiya
alan içerigini es geçerek bonzai satisini, molotof kullanimini ve eylemlerde
yüzün çesitli araçlarla gizlenmesini engellemeye yönelikmis gibi sunmak kocaman
bir yalandan ibarettir. Her üç konuda da yasalar mevcut olup yüzlerce çocuk tas
ya da molotof attiklari iddiasiyla cezaevlerine atilmis, onlarca yillik cezalar
verilmistir. Birakalim yüzünü gizlemeyi sirf boynunda pusi oldugu için aylarca
cezaevine konan Cihan Kirmizigül’e 11 yil ceza verildigini unutturacaklarini
saniyorlarsa aldaniyorlar. Sorun uyusturucu ve bonzai satisi ise tek bir
maddelik düzenleme getirsinler sonuna kadar destekleyelim. Meselenin bunlar
olmadigi, her üç konuyu öne sürerek kamuoyu destegi saglamayi amaçladiklari
açiktir. Kaldi ki, kanun yapma teknigi açisindan bu durum AKP ile özdeslesmis
olup tüm torba kanunlarda ayni yol izlenmektedir.
Yalanlari bir yana
birakip tasarinin özüne iliskin gerçeklere dönecek olursak; Tasari ile fiilen
devam eden OHAL ve sikiyönetim uygulamalari olaganlastirilmak ve süreklilestirilmek
istenmektedir.
Tasari çok açik
sekilde yükselen toplumsal muhalefete, sendikal örgütlenmelere, hükümet
protestolarina ve Kürt halkinin temel hak ve özgürlükleri için yürüttügü
mücadeleye saldiri amaci gütmektedir. En son Birlesik Metal-Is grevinin
toplanmayan Bakanlar Kurulu karari ile yasaklanmasi da göstermektedir ki, AKP
hükümeti emekçilere, gençlere, kadinlara ve bir bütün olarak toplumsal muhalefete
karsi topyekûn bir saldiri içerisindedir.
Tasari ile hayata
geçirilmek ve “kamu güvenligi” yalaniyla gizlenmek istenen tedbirler açikça
fasizan tedbirlerdir. Tasarinin devletlesen AKP’nin dokunulmazligini saldirgan
bir biçimde pekistirmek disinda hukuksal ya da siyasal bir degeri
bulunmamaktadir.
Tasarinin yasallasmasi
durumunda tüm toplumsal muhalefet darbe dönemlerini bile aratacak bir saldiri
altinda olacaktir.
Çünkü; Kisa süre önce
çikan yasa ile ‘’makul süphe’’ standardina geri dönülmesi de gözetildiginde
basin emekçilerine, avukatlara, sendikacilara, üniversitelilere, kadinlara
yönelik “safak baskinlari” yayginlasacak, toplu tutuklamalar
siradanlastirilacaktir.
Sorusturma sirasinda
‘el koyma’ yetkisi genisletildiginden, gerçek ve tüzel kisi muhaliflerin
malvarliklarina da el konularak çok yönlü fasizan bir baski kurulacaktir.
Dinleme, gizli
sorusturmaci kullanma ve teknik takip yetkileri genisletilecek, sahte ve hukuk
disi kanit yaratma faaliyeti sistematiklestirilecektir.
Avukatlarin sorusturma
dosyasina ulasim hakki, ‘’gizlilik’’ kararlari ile ortadan kaldirilacagindan,
savunma hakki ihlalleri yayginlasacaktir.
Polise 24-48 saatlik
bagimsiz gözalti yetkisi verilmesi yoluyla yargi devre disi birakilacagindan ve
savcilarin polis gözaltilariyla iliskisi kesileceginden kayit disi gözaltilar,
kaçirma, yok etme, infaz, iskence uygulamalarinin önü açilacaktir.
Anayasaya da aykiri
olan, yargi karari olmaksizin idari görevliler tarafindan verilecek “önleme
aramasi”, “durdurma ve kimlik sorma” karari ile her tür keyfiligin önü
açilacak, muhaliflerin her davranisi gözalti için yeterli görülecektir.
“Koruma altina alma”
maddesi ile bireyi özgürlügünden mahrum etme polisin insafina birakilacaktir.
Ayni madde ile OHAL uygulamalarindan asina oldugumuz seyahat özgürlügü keyfi
sekilde kisitlanabilecektir.
Geç olmadan tasarinin
içeriginde var olan vahim sonuçlara yol açacak bir duruma daha dikkat çekmek
istiyoruz.
Tasari ile polisin
silah kullanma yetkisi artirildigindan Berkin Elvan, Abdullah Cömert, Ali
Ismail Korkmaz, dün dogum gününü kutladigimiz Ahmet Atakan ve 12 yasindaki
Nihat Kazanhan cinayetleri gibi yeni polis cinayetleri yasanacaktir. Bu sekilde
cinayet isleyen polislerin cezalandirilmalari bir yana, haklarinda dava bile
açilamayacaktir. Açilmis davalarda yargilanan polislere ise af getirilecektir.
Yogun biber gazi
saldirilarinda bir korunma araci olarak agiz ve burunun çesitli yollarla
kapatilmasi; “yüzün maske ile kapatilmasi” kabul edilerek agir cezayla
cezalandirilacaktir.
Anayasal bir hak olan
toplanti ve gösteri yürüyüsü hakki “kamu güvenligini tehdit” adi altinda
ortadan kaldirilacak, AKP uygulama ve politikalarina muhalefet niteligindeki
toplanti ve gösterilere katilanlarin tümü tutuklanabilecektir.
Valiler,kaymakamlar
sikiyönetim ve OHAL dönemlerinde oldugu gibi yetkilendirilecek, güçler ayriligi
ilkesi ortadan kalkacak, kendilerini yargiç ve savcilar yerine koyup kararlar
alabileceklerdir. Suçun unsurlarini belirleme yetkisi illerde valilere, birden
çok ilde ise Içisleri Bakanina verildiginden AKP’nin herhangi bir uygulamasini
protesto etmek suç kapsamina girebilecektir.
Ortada hiçbir suç ya
da süphe olmasa da herkesin telefonu dinlenebilecek, haberlesme özgürlügü
engellenecek, özel hayatin dokunulmazi tarih olacaktir.
Iktidarin
“vatandaslara büyük hizmet, ifade almak kolaylasacak” diye çarpittigi
tasaridaki bir maddeye daha dikkat çekmek istiyoruz. Iddianin aksine tasari ile
polisin ifade almasi yaygin bir yetkiye dönüstürülerek denetimden uzak ve
avukatsiz ifade alma normallestirilecektir
Öte yandan sosyal
medyaya getirilen sinirlamalar arttirildigindan haber alma ve iletisim agi
özgürlügü daraltilacaktir.
Gözalti süreleri
uzayacak, belli kararlarin denetimi kamuoyunda hükümetin yönlendirmesi altinda
olduguna yönelik yaygin bir kaninin oldugu Agir Ceza Hâkimi tarafindan
yapilacaktir.
Kamu görevlisine
“tehdit” temelli ek korumalar ve cezasizlik alani yaratilacak, AKP’nin
uygulamalarini aklamaya yönelik ismarlama teftis raporlari hazirlayanlar yasal
korumaya alinacaktir.
Bu tasari ile Hükümet
güvenlik güçlerine açikça “sik la sik “demektedir. Çünkü tasari ile
sakatlanmalara, yaralanmalara ve ölümlere yol açan TOMA’lar tarafindan sikilan
basinçli sularin içinde yer alan boya gibi kimyasal madde kullanimina yasal
kilif olusturulmaktadir.
Halen neredeyse her
gün AKP polisinin gaz fisekleriyle, copuyla, silahiyla bir insanimizi
yitirdigimiz bugünleri de geride birakacak yasa tasarisi birçok yönüyle
Anayasaya ve AIHM kararlarina da aykiridir.
Yasa tasarisi; tüm
temel anayasal hak ve özgürlükler mücadelesinin tirpanla biçilmesi amaci
tasimaktadir.
AKP’nin 14 yillik
baskici politikalari artik toplumu bir sosyal patlama noktasina getirmistir.
Ayni politikalarda israr edilirse hiçbir kanunun bu patlamayi durduramayacagi
tarihsel gerçekliklerle sabittir. Dolaysiyla AKP’nin emek ve demokrasi
mücadelesine karsi hukuk tanimaz politikasinin ve otoriter karakterinin
yansimasi olan yasa tasarisi derhal geri çekilmelidir.
TBMM iç hukukuna
da aykiri olarak muhalefet milletvekillerinin
söz hakkini engelleyen ve söz hakkini kullanmak isteyen milletvekillerine
siddet uygulayan AKP iktidari yasa geçtiginde hak arayan yurttaslara neler
yapabilecegini göstermistir.
Hükümete sesleniyoruz,
temel hak ve özgürlükleri askiya alan bu sikiyönetim yasasini derhal geri
çekin. Halklarimizin ve emekçilerin ihtiyaci yeni bir SS yasasi degil baris ve
demokrasinin tesisine yönelik düzenlemelerdir.
Bizler emek ve demokrasi güçleri olarak tasari geri çekilinceye ve anti demokratik uygulamalara son verilinceye kadar ülkenin dört bir yaninda alanlara çikarak mücadelemizi kararlilikla sürdürecegimizi bir kez daha ifade ediyoruz.

GIRESUN KESK SUBELER
PLATFORMU giresunegitimsen@gmail.com