Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 20 ?ubat 2015
Geçerli Tarih: 25 Nisan 2026, 15:17
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=20526
Evet Sayin
Cumhurbaskani, Çok Sükür Sizin Dininizle Hiç Ilgim Yok!
Nihayet yazabilecek
kadar mesafe koydum, Özgecan’in yarattigi travma ile arama. Öfkemizi, acimizi
Özgecan için ise yarar hale getirmeyi becerebilmeliyiz çünkü. Özgecan’i bir
daha getiremeyecegiz, elbette. Ama onu aramizdan alan alçaklari, o alçaklari
yaratan sistemi en ince ayrintisina kadar teshir etmeyi, bütün karanlik
noktalari aydinlatmayi ve cinayetteki yanitlanmamis bütün sorularin yanitlarini
bulmayi, her birimiz birer görev olarak görmeliyiz.
Bu da yetmez;
Özgecan’i aramizdan alan alçaklari yetistiren ‘aile’yi, o “aile baba”larini, o
babalara “aile reisligi” unvani veren zihniyeti, o aile reislerine karisini,
kizini hatta annesini mali gibi görmesini saglayan toplumsal degerleri, o
toplumsal degerlerin kaynaginda yer alan dini kültürü, o dini kültürü bir sopa
gibi kullanarak yasalarin ruhuna geçiren devleti, devleti olusturan bütün
kurumlari ve o kurumlari isgal eden Islamciligi, Islamci argümanlarla erkek
siddetini mesrulastiran iktidari tek tek masaya yatirmaliyiz. Özgecan’in
katilleri tam da bu sistematik siddet aygitinin yetistirdigi en çarpici
örneklerden biridir.
Tek tek saymayacagim;
“Kadinlar tarlanizdir”dan baslayip “Kocasina itaat etmezse hafif sekilde dövülür”e,
neredeyse kadinlarla ilgili bütün hadis ve yorumlarinda kadina, erkege hizmet
etmek disinda baska hiçbir rol vermeyen ve kadin hizmette kusur ederse dayak
atmaktan, öte dünyada cehennem atesinde yanmaya binbir cezayla korkutmaya ve
sindirmeye çalisan din alimlerinin tarif ettigi o dinle bizim ilgimiz olamaz.
Bana bir kadin olarak, bu dünyada da, öte dünyada da cehennemden baska hiçbir
vaatte bulunmayan bir dinin benimle ilgisi olamaz.
Hele ki; cuma namazini
kaçirmayip, agzindan insallah-masallahi düsürmeyen Özgecan’in katili gibi
inanmislar varken, bir cinayeti, bir cinsel saldiriyi kadinin
kiligina-kiyafetine ya da yasam biçimine baglamaya çalisan dini bütün
Müslümanlar varken, tecavüzcüsünün serbest birakilisini aglayarak anlatan
basörtülü genç kadini, her gün en az bir basörtülü kadinin kocasi tarafindan
katledisini, 5 yasindaki küçücük bir bebegin, 10 yasindaki bir erkek çocugunun,
80 yasindaki bir kadinin ugradigi cinsel saldiriyi görmezden gelen o
dindarlarin diniyle benim ilgim olamaz.
Hayat,her gün bir
baska örnekle bütün tezlerini çürütür, bütün hamasi nutuklarini bosa
çikarirken, bütün rakamlar, kadinin en çok kisitlandigi Suudi Arabistan, Iran
gibi ülkelerde idama ragmen taciz ve tecavüzün laik ülkelerden kat be kat fazla
oldugunu ortaya koyarken, bahsedilen medeniyet hangisidir?
Mesela karisini
dogradiktan sonra, kanli ellerini yikayip, kravat takarak karsisina geldigi
hakimlerin, kadina degil kendilerine saygi gösterdigi için hak ettigi cezayi
vermeye kiyamadiklari hemcinslerini en kisa yoldan sokaga birakma gayretleri
mi, sizin medeniyetin hukuku?
Yoksa, “Kadini beden,erkegi
bas” olarak tarif ederek, kadini beyinsiz, sadece ihtiyaçlari gidermek için
yaratilmis bedenden ibaret varliklar olarak gördügü için mi, Hukukçu Hülya
Gülbahar’in çok güzel özetledigi gibi “Türkiye’de kadinlarla ilgili hukuki
mevzuat askiya alinmistir. Onun yerine yargi sürecindeki erkeklerin, devletin
atadigi, bütün bürokratlarin ve yönetimi elinde tutan siyasetçilerin
kafalarinin içinde erkekler arasi gizli bir hukuk yürürlükte. Türkiye’nin resmi
hukuk sistemi degil, kafalardaki gizli hukuk sistemi uygulaniyor.”
Bahsettiginiz o
medeniyetten kastedilen; çocuk istismarini hafifleterek, çocuklarin bedenine,
ruhuna saldiranlari bile iki aylik cezalarla kurtaran yasayi çikarirken, hiç
utanç duymadan onay veren vekillerin her gün bir baska biçimiyle medyaya
yansiyan siddet diliyle insa etmeye çalistiginiz o “Yeni Türkiye” mi? Yoksa,
AKP iktidarina kadar en önemli delil olarak mahkemelerce kabul edilen, tecavüze
ugrayan magdurun yasadigi travmayi ispatlayan psikolojik rapor zorunlulugunu
kaldirarak, tecavüzcüleri kurtaracak binbir yoldan birinin daha uygulamaya
konmasi mi?
Evet, kadina yönelik
siddet kaynagini bu erkek egemen sistemden aliyor ve AKP’den önce de vardi. Ama
yüzde 1400 artmasinin nedeni, bu erkek-egemen sistemi Islamcilikla yogurup,
koyulastirarak, kadinin fitratinda erkege itaat oldugunu savunan dinci
siyasettir.
Ne yazik ki; bu
siyasetin tasiyicilari ve hatta bezirganligini yapan kadinlar ise, uzun vadede
kendi varolus kosullarini bile riske atan, konforlari ugruna iktidar diline
sahip çikan, erkeklerle esit olmadiklarini, hatta baslarini iktidara kiralamis
birer bedenden ibaret olduklarini kabul etmekte sakinca görmeyen, mutasyona
ugramis birer araç görünümündedir. Insana en fazla koyan da, kadinlarin
kadinlara ihaneti oluyor.
Hiç olmazsa Özgecan’in
katledilmesine karsi, o inandiginiz din adina küçücük bir merhamet
gösterseydiniz, sizin de bir vicdaniniz, bir kalbiniz oldugunu görebilseydik. O
üstün medeniyetinizin, degerlerinizin, inancinizin geregini yerine
getirseydiniz. Getiremiyorsaniz hiç olmazsa birkaç gün sabredip “çenenizi
kapasaydiniz”! Biz sizden “fatiha” bile beklemiyoruz, susun yeter.
Biz “fatiha” okumak
yerine, kadinlari tesettüre sokarak , “iffetli-iffetsiz” diye ayirmaniza,
çalisan kadinlari fuhus yapmakla esdeger gören karanliginizla, “kadin-erkek
esit degildir” diyerek erkekleri kadinlarin üstüne salan zihniyetinizle, kisaca
o ortaçagdan devraldiginiz ‘medeniyet’inizle mücadele edecegiz.
Hiç kolay degil ama,baska
Özgecanlari kurtarmanin baska yolu da yok.
Inci Hekimoglu