Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Kuğuoğlu,Fındık bahçelerimizde görülen mantar hastalığının nedenleri,nasıl mücadele edileceğinin araştırılmasını istedi
Kategori: Yöreden
Eklenme Tarihi: 20 ?ubat 2015
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:07
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=20523
Kuguoglu,Findikta
mantar hastaliginin arastirilmasini istedi
Giresun Il Genel
Meclisinin Görele temsilcisi Hüseyin Kuguoglu,meclise önerge verdi.
Il Genel Meclisi Üyesi
Hüseyin Kuguoglu ve arkadaslari tarafindan müsterek imzali Il Genel Meclisi
Baskanligina verilen önergede,
“Findik bahçelerimizde
görülen mantar hastaliginin nedenleri,nasil mücadele edilecegi ve bahçeye
verdigi zararlar hakkinda çiftçilerimizin bilgilendirilmesi için konunun
detayli olarak arastirilmasi ile ilgili Tarim Orman Komisyonunca hazirlanan
raporun görüsülmesi”
FINDIK HASTALIKLARI
1- FINDIK BAKTERIYEL
YANIKLIK HASTALIGI
[Xanthomonas
arboricola pv. corylina) (Miller et al) Vauterin et al]
Hastalik etmeni
tomurcuklarda ölüme, yapraklarda ve zuruflarda lekelere, sürgün, dal ve gövdede
kanserlere sebep olmaktadir.
Hastaliga yakalanan tomurcuklarin bir kismi kuruyarak ölür, bir kismindan da hastalikla bulasik sürgünler gelisir. Yaprak lekeleri düzensiz sekilli veya yuvarlak (genellikle 3 mm’den küçük) görülür ki bunlar önce sarimsi yesil iken daha sonra kirmizimsi kahveye döner. Lekelerin etrafi sarimsi yesil bir zon ile çevrilidir. Zuruflardaki lekeler yapraklardakine benzer sekil ve büyüklükte koyu kahverengi olarak görülür. Baslangiçta yüzeysel olan bu lekeler zamanla çukurlasir ve sertlesir. Meyvelerdeki lekeler ise yüzeysel, yuvarlaga yakin ve koyu kahverengidir (Sekil 1). Hastalanmis dallar disaridan kurumus gibi görülürler, yapraklar kivrilarak kururlar ancak dökülmeden kalirlar. Bu sekilde hastalanmis dallarin ince kabuk tabakasi kesilip kaldirildiginda iç kisimdaki dokularda kirmizi-kahverengi renk degisimi gözlenir. Ayrica sürgün ve dallarda uzunlamasina (10-25 cm) kanserler olusur. Enfekte olan 1-2 yasli sürgünler ve genç agaçlar ölürler.

Sekil 1. Findik
Bakteriyel Yaniklik hastaliginin zuruf ve meyve kabugu üzerindeki belirtileri
Hastalik bitkiye
yaprak,zuruf ve meyvedeki dogal açikliklardan ve yaralardan giris yapar ve
yagmur, rüzgar ve budama aletleri ile diger bitkilere tasinir.
Mücadelesi
Hastalikla mücadelede
kültürel önlemlere dikkat edilmelidir. Taban suyu yüksek arazilere bahçe tesis
edilmemeli, bitki besin maddelerince zengin, normal derinlikte olan araziler
tercih edilmeli, saglikli fidanlar kullanilmali, bilinçli bir gübreleme ve
toprak isleme yapilmalidir. Hastalikli sürgün ve dallarin kesilip yakilmasi,
budama sirasinda bir agaçtan digerine geçerken budama aletlerinin lizol eriyigi
veya % 10’luk çamasir suyuna batirilmasi bulasmalarin önlenmesi açisindan
önemlidir.
Kültürel önlemlerin
yani sira koruyucu olarak üç ayri dönemde % 1’lik Bordo Bulamaci (1 kg Bakir
sülfat, %98 + 500 gr Sönmemis kireç / 100 lt su) ile bahçeler ilaçlanabilir.
Birinci ilaçlama hasattan sonra Agustos sonu, Eylül basi; ikinci ilaçlama
sonbahar sonunda yapraklarin ¾’ü döküldügü bir dönemde ; üçüncü ilaçlama ise
ilkbaharda yaprak tomurcuklari patlamaya basladigi bir dönemde yapilir.
Ilaçlamalar rüzgarsiz havalarda ve agacin her tarafina ilaç gelecek sekilde
yapilmalidir.
2- FINDIKTA
KÜLLEME HASTALIGI
[Phyllactinia
guttata(Wallr.: Fr.) Lev.]
Findik yapraklarinin
genellikle alt yüzeyinde gelisme sezonunun ortasindan sonuna dogru olan dönemde
fungusun beyaz renkli kolonileri görülür. Baslangiçta küçük (3-6 mm) ve tozlu
beyaz olan koloniler sonuçta yapragin tamamini sarar. Yaprak yesil rengini ve
parlakligini kaybederek matlasir. Beyaz kolonilerin içinde hastalik etmeninin
gözle görülebilen küçük, yuvarlak, kahverengi, parlak kirmizi ve siyah renkte
kleistotesiyumlari olusur (Sekil 2). Daha sonra yapraklar giderek
kahverengilesmeye, gevreklesmeye ve kivrilmaya baslar. Bu sekilde hastaliga
yakalanan yapraklar vaktinden önce dökülürler.
Hastalik etmeni kisi
yere dökülen hastalikli yapraklarda kleistotesiyum halinde geçirir. Ilkbaharda
kleistotesiyumlardan çikan askosporlar normal büyüklügünü almis findik
yapraklarini enfekte ederek hastaligi baslatirlar.
Hastalik dogrudan ürüne zarar vermedigi için önemli bir ekonomik kayba sebep olmaz. Ancak yapraklarin vaktinden önce dökülmesine neden olarak, findik veriminden çok kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ayrica hastalikli yapraklar, fizyolojik faaliyetlerini sagliklilar kadar sürdüremeyecekleri için, o yilin sürgünlerinin piskinlesmesini engelleyebilir. Bu durumun uzun yillar devam etmesi durumunda,agaçlarda gelisme geriligi görülebilir.

Sekil 2.Findik
yapraklarinda külleme hastaligi belirtileri
Mücadelesi
Enfeksiyon
kaynaklarinin azaltilmasi için dökülen yapraklar yok edilmelidir.
Budama iyi bir hava
sirkülasyonu ve güneslenme saglayacak sekilde yapilmalidir.
3- FINDIK DAL KANSERI
(Nectria galligena
Bres.)
Findiklarda dal kanseri 250 m ve daha yüksek kesimlerde görülmekte, yükseklik arttikça don zararina bagli olarak hastalik siddeti de artmaktadir. Hastalik findiklarin gövde ve dallarinda ve bunlardan çikan yan dal veya dalciklarin dip çevresinde olusmaktadir. Bazi ocaklarda gövdelerin dip kisimlarinda sürtünmeden dolayi olusan yara yerlerinde de görülmektedir. Findikta daha çok açik kanser seklinde olan yaralar gövde ve dallarin kabuklarinda iç içe halkalar seklinde ve merkezi çukurlasmis sekildedir. Bu yaralar bazen 20 cm’ye kadar ulasabilmektedir (Sekil 3). Yaralar genellikle dalin bir tarafinda olmakta, bu dallar bir süre canliliklarini sürdürebilmektedirler.

Sekil 3. Findik dal
kanseri hastaliginin dallardaki belirtileri
Hastalik etmeninin
yasli kanserlerin kenarlarinda, ölü kabuklarin altinda, çatlaklar içinde bazen
daginik bazen de kümeler halinde olan küçük, parlak, kirmizi renkteki
periteslerinden bosalan askosporlari ile yeni enfeksiyonlar baslar (Sekil 4).
Bunun için mutlaka yüksek orantili nem veya yagmura ihtiyaç vardir. Bu kosullar ilkbahar ve sonbaharda
olustugundan hastaligin bulasmasi bu aylara rastlar. Don olayindan sonra
ilkbaharda ve hasattan sonra sonbaharda
bitkide olusan yaralardan giris yapan etmen 2 -3 yil sonra tipik kanser
yaralarina neden olur. Hastalik nedeniyle ocaklardaki agaç sayisi azalmakta,
bazi ocaklar ise tamamen yok olmaktadir.
Mücadelesi
Bahçelerde inokulum
kaynagi olan bulasik dallar budanmali ve budama artiklari bahçeden
uzaklastirilarak yakilmalidir.
Yüksek kesimlerde dona
karsi nispeten dayanikli çesitler yetistirilmelidir. Hastaliga duyarli oldugu
bilinen çesitlerin (Fosa ve Mincane gibi) dikiminden kaçinilmalidir.
Etkili bir kimyasal mücadelesi olmamakla birlikte, erken ilkbaharda ve hasattan sonra sonbaharda budamanin arkasindan %1’lik bordo bulamaci ile yapilacak ilaçlamalar, yara yerlerinden etmenin girisini engellemesi yönünden yararli olabilir.

Sekil 4. Dal Kanseri
hastalik etmeninin peritesleri
4- ARMILLARIA KÖK
ÇÜRÜKLÜGÜ
[Armillaria mellea
(Vall.) Quel.]
Hastalik etmeni
sapkali bir mantar olup, sapkalarini sonbaharin ilk yagislarindan sonra
olusturur. Hasta agaçlarin kök bogazinda olusan sarimsi kahverengi olan ve dibe
dogru siyahlasan sapkalar 5–15 cm. çapindadir. Bu sapkalar miselyumlardan
olusan rizomorflarin ucundan meydana gelir. Rizomorflar kalin, silindir
seklinde, önceleri beyaz, sonra koyulasan miselyum uzantilaridir. Mantar hem
toprakta hem de odun dokusunda yasar. Ölü agaçlarda ve toprakta kalan kök
parçalarinda uzun süre canliligini devam ettirir. Rutubetli yerlerde iyi
gelisme imkâni bulur.
Meyve ve orman
agaçlarinin köklerinde çürüklük yapmak sureti ile agaçlarin ölümlerine sebep
olur. Hastaliga yakalanan agaçlar ilk
yil çok az sürgün verirler. Ikinci yil yapraklar sararir, dökülür. Üçüncü yil
dal ve dalciklar ölmeye ve kurumaya baslar. Dördüncü yil agaçlar tamamen
kururlar (Sekil 5). Bazen siddetli enfeksiyonlarda 1-2 yil içinde de agaçlarin
kurudugu görülür. Bunlarin kökleri incelenirse, ikinci köklerden baslayarak,
kök bogazina kadar kabukla odun arasinda beyaz bir misel tabakasinin varligi
dikkati çeker. Hastaligin baslangicinda odun tabakasi açik kahverengi, daha
sonra sarimtirak veya beyaz süngerimsi bir doku halini alir.
Hastalik agaçlarin yasamlarinin kisalmasina, agacin verim yasinda ölümüne neden oldugu için ekonomik açidan önemlidir. Ormandan açilan veya orman alanlarina yakin bahçelerde daha fazla görülmektedir.

Sekil 5.Findikta
Armillaria kök çürüklügü belirtisi (a) ve fungusun sapkali mantarlari (b).
Mücadelesi
Kültürel önlemlere
dikkat edilmelidir:
· Agaçlar saglam ve
saglikli yetistirilmelidir. Köklerin yaralanmamasina dikkat edilmelidir.
· Agaçlar derin
dikilmemeli.
· Sonbaharin ilk
yagmurlarindan sonra olusan fungusun sapkalari ve olustuklari yerdeki kök
parçalari imha edilmelidir.
· Kuruyan agaçlar
bahçeden kökleri ile birlikte sökülerek imha edilmeli ve yerlerinde kireç söndürülmelidir.
· Hastalik bahçenin
belli kesimlerinde ise rizomorflarin saglam agaçlara ulasmamasi için hasta
olanlar 60 cm derinlik ve 30 cm genislikteki hendekler ile izole edilmelidir.
· Çevre bahçelerde
hastaligin bulundugu durumlarda sel sularinin getirecegi hastalikli parçalarin
girisini önlemek için bahçenin çevresine 60-70 cm derinlikte hendekler açilmalidir.
Hastalikla kimyasal
mücadele için; hastalik yeni baslamis ise hasta kökler kesilip, hasta kisimlar
kazindiktan sonra bu yerler 750 g ardiç katrani+250 g göztasi karisimi ile
kapatilmalidir.
Hastaligin görüldügü
bahçelerdeki saglam agaçlari korumak için, sonbaharda veya ilkbahar basinda
agaçlarin iz düsümleri % 2’lik göztasi ile m2’ye 10 litre ilaçli su gelecek
sekilde ilaçlanmalidir.
5- ROSELLINIA KÖK
ÇÜRÜKLÜGÜ
(Rosellinia necatrix
Prill )
Hastalik etmeni
fungusun hifleri bölmeli olup, bölüm yerlerinin armut seklinde siskin olmasi
tipik özelligidir. Misel örtüsü üzerinde zamanla sklerotlar olusur. Etmenin
yayilma organi olan miselleri toprakta yillarca canliligini korur, özellikle
hastalikli agaçlarin bulundugu bahçelerde uzun yillar hayatini sürdürerek yeni
bulasmalara sebep olur. Hastalik etmeni hastalikli köklerin yakininda bulunan
genç kökler ve kök uçlarini bulastirir. Kök içinde gelisen hastalik etmeni
kabuk kismina yayilir. Oduna geçemez, odun ile kabuk arasinda gelisir, kabugun
kambium tabakasini zarara ugratir. Sulama suyu, sel ve yagmur sulari,
hastalikli kök parçalari kök çürüklügünün agaçtan agaca bulasmasini saglayan
sebeplerdir.
Kök çürüklügüne
yakalanan agaçlarda dikkati çeken ilk belirti yaprak sararmalaridir. Bu belirti
ocagin bir tarafinda veya tamaminda görülebilir. Sararma ve solgunlukla beraber
yapraklarda küçülmeler olur. Yapraklar giderek dökülür ve ocaklarda normalden
çok az yaprak kalir. Ayrica bulasik ocaklarda, agaçlarda gelismede durgunluk ve
dallarda uçtan geriye dogru ölüm durumu ortaya çikar. Hasta agaçlarin meyve
verimi ve kalitesi de düser. Böyle agaçlarin meyveleri irilesmeden ve
olgunlasmadan dökülür.
Bulasik agaçlarin kökleri açilacak olursa, ince köklerin esmerlesip çürüdügü görülür. Kalin kökler ve kök bogazinda da, önceleri beyaz olup sonradan koyulasarak gri ve siyaha dönen bir misel tabakasi dikkati çeker (Sekil 6). Kökün kabuk kismi kaldirilinca, kabuk altinda ag gibi beyaz misel örtüsü görülür.

Sekil 6. Rosellinia
necatrix’in miselyumu
Mücadelesi
Kültürel önlemler
olarak:
· Agir ve su tutan topraklarda
bahçe kurulmamalidir.
· Toprakta fazla su
birikmesine engel olmak için bahçenin etrafina drenaj kanallari açilmalidir.
Bahçeler sel sularindan korunmalidir.
· Sulama suyu ve
gübre, agaçlarin kök bogazina degil teknigine uygun sekilde taç izdüsümüne
verilmelidir.
· Bulasik bahçelerde,
ilkbaharda agaçlarin kök bogazlari ana köklere kadar açilarak, yaz aylarinda günes ve hava almalari
saglanmalidir.
· Kökleri tamamen
çürüyen agaçlar, toprakta hiç kök parçasi kalmayacak sekilde sökülmeli ve
yakilmalidir. Agaçlarin söküldügü kisimlara en az 2 yil hiçbir meyve fidani
dikilmemelidir.
· Hastaligin yeni
bulastigi agaçlarda ise, çürüyen kökler saglam kisma kadar temizlenmeli,
kesilen köklerin üstüne rastlayan dallar da köklerle dengeyi saglayacak sekilde
budanmalidir.
· Kök çürüklügünün
saglam agaçlara bulasmasini önlemek amaciyla, bahçede hastaligin bulasik oldugu
kismin etrafina 1 m derinliginde hendek açilmali, hendek topragi bulasik tarafa
atilmalidir.
Hastaligin
belirlendigi her dönemde kimyasal mücadele yapilacagi gibi, ilkbaharda kültürel
önlemler ile birlikte yapilmasi daha uygundur.
Hastaligin yeni
görüldügü bahçelerde kimyasal mücadeleye geçebilmek için ilkbaharda agaçlarin
dipleri açilarak kök ve kök bogazlari incelenmelidir. Hastalik yeni baslamis
ise hasta kökler kesilip, hasta kisimlar kazindiktan sonra bu yerler 750 g
ardiç katrani+250 g göztasi karisimi ile kapatilmalidir.
Hastaligin görüldügü
bahçedeki saglam agaçlari korumak için, sonbaharda veya ilkbahar basinda
agaçlarin iz düsümleri % 2’lik göztasi ile m2’ye 10 litre ilaçli su gelecek
sekilde ilaçlanmalidir.
Kökleri tamamen
kurumus agaçlar, toprakta hiç kök parçasi kalmayacak sekilde sökülmeli, hasta
kisimlar kendi çukurlarinda yakilmalidir. Açilan çukurlara 3 kg/m3 olacak
sekilde kireç söndürülmeli ve kapatilmalidir.
6- FINDIK MOZAIK
HASTALIGI
(Apple mosaic ilarvirus, ApMV)

Hastaligin olusturdugu yaprak belirtileri çok
degiskendir. Genel sararma, sari halkalar ve çizgiler, sari beneklenme, mese
yapragi deseni ve genis damar bantlasmalari görülür (Sekil 7). Bazen enfekteli
bitkiler belirti göstermeyebilir. Enfekteli genç findik bitkilerinde vejetatif
gelismede hafif bir zayiflik gözlenir. Yine enfekteli findiklarda olusan meyve
sayisinda ve dolayisiyla verimde sagliklilara nazaran büyük bir azalma söz
konusudur ancak meyve büyüklügü ve kalitesinde bir farklilik olusmamaktadir.
Hastaligin yayilmasinda vejetatif üretim materyali
önemli rol oynamaktadir.
Mücadelesi
Kültürel islemler
sirasinda kullanilan her türlü alet ve ekipmanlar agaçtan agaca geçerken %3’lük
sodyum hipoklorid veya %2’lik sodyum hidroksit + %2’lik formalin solüsyonlari
ile dezenfekte edilmelidir.
Her vejetasyon
döneminde üretim materyali alinan ocaklar kontrol edilerek, hastalik belirtisi
gösterenlerden üretim materyali alinmamalidir ve bahçeden çikarilarak yok
edilmelidir.
Virüsün enfeksiyon
kaynagi olabilecek yabanci otlar ve bahçe etrafindaki bulasik üzümsü meyveler
ortadan kaldirilmalidir.
Hazirlayan : Ziraat Yük.Müh.Arzu Sezer

Il Genel Meclisi