Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Türk tütününün sonu geliyor


Açıklama: Tütün Eksperleri Derneği tarafından yayımlanan "Tütün Raporu"nda sektörün son 12 yılda yaşadığı sürece yönelik önemli tespitler var
Kategori: Ekonomi-Çalışma Hayatı
Eklenme Tarihi: 08 ?ubat 2015
Geçerli Tarih: 24 Nisan 2026, 13:04
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=20385


Analiz: Türk tütününün sonu geliyor

Türk tütününün sonu geliyor

Türkiye, yillarca en önemli ihraç kalemlerinden biri olan tütünde 2012 itibariyle bu üstünlügünü kaybederek tütün ticaretinde net ithalatçi ülke pozisyonuna geçti. Yanlis politikalar sonucu tütün üretici sayisi ve üretim miktarindaki hizli düsüs sonucu 2002’den bu yana tütün ithalatindaki artis yüzde 161’e ulasti.

Türkiye’de en son maden facialariyla birlikte gündeme geldi tütün sektörü.

Yok olan tarim arazileri ve yanlis politikalar sonucu para kazanamadigi için tütün ekmekten vazgeçen köylüler maden ocaklarinda hayat mücadelesi veriyordu.

Tütün Eksperleri Dernegi önceki gün yayimladigi ‘Tütün Raporu’ ile son yillarda uygulanan yanlis politikalarin tütün sektörüne nasil yansidigi net bir sekilde ortaya koydu. Aslinda rapor, tarim sektörünün geneline isik tutacak tespitlerde bulunuyor.

4733  Sayili Tütün Yasasi’nin çiktigi 2002 yilindan 2014’e kadarki sürecin kapsamli olarak ele alindigi raporda, Türkiye’de tütün sektörünün 12 yilda yasadigi süreç ve geldigi son nokta ibret verici.

Raporda 2002-2014 yillari arasi sektör açisindan ‘büyük  bir tasfiye  süreci’ olarak nitelendirilirken, 2002’de 405 bin 882 olan tütün üreticisi sayisinin 2014 yili itibariyla yüzde 600 azalarak 65 bine geriledigi hatirlatiliyor. Yine ayni dönemler için Türkiye’de tütün üretiminin yüzde 200 azalarak 159 bin 521 tondan yaklasik 68 bin ton civarina geriledigine dikkat çekiliyor.

Genç neslin tütün tariminin zorlugu ve gelirinin azligi nedeniyle tütüncülükten  uzaklastigi belirtilen raporda tütün sektörü, tarim alaninda örgütlenme açisindan en güçsüz kesim olarak nitelendiriliyor.

Raporda tütün üreticilerinin hane basina ortalama yillik gelirinin 9 bin 146 TL oldugu vurgulaniyor. Son 5 yilin ortalamasi olan söz konusu rakam, aylik olarak hesaplandiginda asgari ücret seviyesinin de altinda kaliyor.

Raporda, Türkiye’de tütün üreticilerinin sistematik olarak üretimden devre disi birakildigi süreç su sekilde ifade ediliyor: “Tekel’in tütün piyasalarindan çekilmesi ve sigara fabrikalarinin satilarak kapatilmasi sonucu piyasaya tümüyle hakim olan çokuluslu sirketler kendi ürettikleri sigaralarin pazar payini artirmak için tamamen yerli tütünden imal edilen sigaralari piyasaya yeterince sunmamalari sonucu Ege, Akdeniz ve Karadeniz Bölgeleri’nde yetisen menselere duyulan ihtiyaç azalmis, Dogu ve Güneydogu Bölgeleri’nde yetistirilen menselere ise yaprak tütün firmalarinin ilgisi kalmamistir.”

Türkiye’deki tarim alanlarini 30 üretim havzasina bölen ‘Türkiye Tarim Havzalari Üretim ve Destekleme Modeli’nde, bu havzalarin 23’ünde tütün üretildigi halde  anilan üretim ve destekleme modelinde tütüne yer verilmedigine dikkat çekilen raporda, hâlihazirda tütün üreticilerine mazot ve gübre destekleri ile toprak  analizi destegi disinda bir destek verilmediginin alti çiziliyor.

2010’dan bu yana çokuluslu sigara sirketleri ve yaprak tütün firmalarinin Ege Tütün Ihracatçi Birligi yönetim kurullarinda temsil edilerek ‘Tütün Alim¬ Satim Sözlesmesi’nin hazirlanmasinda söz sahibi oldugu savunulan raporda, örgütsüz tütün üreticilerinin söz konusu sözlesmelerin hazirlanmasina müdahil olamadigi, çokuluslu sigara sirketlerinin kontrolündeki tedarikçi sirketlerin dikte ettirdigi sartlari ve fiyati kabullenmek zorunda kaldigi belirtiliyor.

Raporda,bu konu ile ilgili dikkat çeken su örnege yer veriliyor:

“2012 ürünü tütünlerin  ülke genelinde ortalama alim fiyati 11,59 TL/kg iken, 2013 ürünü tütünlerin ortalama alim fiyati 10,98 TL/kg olarak gerçeklesti. Böylece 1923 – 2002 yillari arasindaki  üreticilerin istedigi firmaya tütün satabildigi serbest piyasa ortami yok edilerek kâr maksimizasyonuna dayali oligopol piyasa sartlari olustu.”

Raporda ayrica Türkiye’nin tütün ithalati ve ihracatina yönelik son rakamlar da dikkat çekici.

Türkiye, 2014 yilinda yaklasik 70 bin ton tütünü 525 milyon dolar karsiliginda ihraç  etti. 2002 yilindan itibaren Türkiye’de üretilmeye baslanan Amerikan blend sigaralar için 55 bin 800 ton ile baslayan tütün ithalatinda ise 2014 yilinda rekor kirilarak  yaklasik 90 bin tona ulasip 550 milyon dolar ödendi. Kisacasi 2002’den bu yana tütün ithalatindaki artis yüzde 161’e ulasti.

Türkiye, yillarca en önemli ihraç kalemlerinden biri olan tütünde 2012 itibariyle bu üstünlügünü kaybederek tütün ticaretinde net ithalatçi ülke pozisyonuna  geçti.

Raporda yer alan su tespitler dikkat çekici: “Tekel’in 2008 yilinda özellestirilmesi ve  Tütün Fonu’nun kademeli olarak azaltilmasi sonucunda Türkiye sigara pazarini  ele geçiren çokuluslu sigara sirketleri, sigara harmanlarinda giderek artan miktar  ve oranlarda ithal tütün çesitlerini kullanarak maliyetlerini düsürmüsler, yükseltilen vergilere ragmen karliliklarini artirmislardir. Ülke tütüncülügümüz ise bu durumdan  üretim ve çiftçi sayisinin azalmasi seklinde tepki vermistir. Ülke topraklarinda  yetisen yerli tütünlerin sigaralarda kullanimi 2003’te %42,07 iken bu oran 2008’de TEKEL’in sigara biriminin özellestirilmesinden sonra hizla azalarak  2014 yili itibariyla %15’e düsmüstür.”

Tütün sektörüne yönelik önemli noktalara dikkat çekilen raporda üretimin yani sira sigara tüketimi ve kaçakçiliga yönelik çok çarpici rakam ve tespitler var.

Raporda mevcut tablo ortaya konurken, sorunlarin asilmasi noktasinda da çözüm önerileri yer aliyor.

Türk tütününün sonu geliyor

Türkiye’de tütün ürünleri imalatinin %88’inin yabancilarin kontrolüne geçtigi sektörde son 15 yilda uygulanan politikalar ile tütün üretimi büyük düsüs yasarken, sigara tüketimi artarak yillik 100 milyar adete çikti. Hazinenin sigara kaçakçiligindan kaybi ise yillik 7,5 milyar TL’yi buluyor.

Tütün Eksperleri Dernegi tarafindan yayimlanan ‘Tütün Raporu’nda sektörün son 12 yilda yasadigi sürece yönelik önemli tespitler var.

Bu konuda raporun detaylarina devam edecegiz ancak analizin ilk kismina asagida paylastigimiz linkten ulasabilirsiniz.

TÜIK’in “Yabanci Kontrollü Girisim Istatistikleri-2012” verilerine deginilen tütün raporunda, Türkiye’de tütün ürünleri imalatinin %87,9’unun yabancilarin kontrolüne geçtigine dikkat çekiliyor. Bir baska ifadeyle, Türkiye’de yabanci kontrolünün en yüksek oldugu imalat sektörü tütün ürünleri sanayi olmus durumda.

Raporda sigara tüketimine yönelik veriler ve izlenen sirket politikalarina deginiliyor.

Son 15 yilda ilk defa 2008-2011 yillari arasinda %15’lik bir düsüs gösteren sigara tüketimi 100 milyar adedin altinda inerken

2012 yilinda 8 milyar adetlik artisla tekrar 100 milyar sinirina dayandi. Bu artisin sebeplerinden birisi olarak sigara sirketlerinin uyguladiklari saldirgan reklam ve satis politikalari ile tüketicilerin kirilmasi zor gözüken kati sigara talebi gösterilirken, dünyada ve Türkiye’de yakin gelecekte tütün mamullerinin kullaniminda ciddi bir düsüs beklenmiyor.

- Sigara kaçakçiliginin yillik faturasi 7.5 milyar TL

Bu noktada sigaraya yönelik vergi politikasi ve sigara kaçakçiligina dikkat çekiliyor.

Tütün mamullerinde alinan vergilerin, yillardir maliye bütçesinin en kolay denklestirme kalemlerinden biri olarak görüldügü belirtilen raporda 2015 yili itibari ile sigara üzerindeki vergi yükünün %84 oldugu hatirlatilirken su tespitte

bulunuluyor: “Bu vergi yüküyle birlikte artan sigara fiyatlari ile ülkemizde özellikle genç neslin erken yasta sigaraya baslamasinin ve orta ve düsük gelir gurubundaki sigara tüketicilerinin sigarayi birakmalari hedeflenmistir. Ancak yüksek fiyat ve yüksek vergi bir taraftan da sigara kaçakçiligini körüklemistir. Hazinenin sigara kaçakçiligindan kaybinin yillik yaklasik 7,5 milyar TL dolayinda oldugu tahmin edilmektedir.”

Tütün Eksperleri Dernegi, 2002-2014 yillari arasinda yasanan sikintili sürecin sürdürülebilir olmadigini ve bu yüzden

4733 sayili yasanin yeniden revize edilmesi gerektigini savunuyor.

Raporun sonuç bölümünde tütüncülükte yasanan sorunlarin asilabilmesi için su önerilere yer veriliyor:

* 1177 ve 4733 sayili yasalarda da ifade edilen ancak bir türlü hayata geçirilemeyen “Açik Artirma Ofisleri”nin kurulmasi saglanmalidir.

* Açik Artirma Ofisleri’nde gerek ofise getirilen tütünlerin açilis fiyatlarinin belirlenmesinde gerekse alicisi çikmayan tütünlerin degerlendirilecegi ve gerektiginde piyasayi regüle edebilecek organizasyonun kurulmasinin için yasal düzenlemeler yapilmalidir.

* 4733 sayili yasanin 6’nci maddesindeki hükümlerin, yerli sanayicinin yerli tütünden sigara üretimine olanak saglayacak sekilde yeniden düzenlenmelidir.

* Yurtiçinde satisi yapilan sigaralardan paket basina alinacak bir oransal rakami veya devletin uygun gördügü kaynaktan tütün üreticisine destekleme olarak aktarilmasi saglanmalidir.

* ‘Türkiye Tarim Havzalari Üretim ve Destekleme Modeli’nde tütüne yer verilmeli, ‘Kirsal Kalkinma Yatirimlarinin Desteklenmesi Programi Kapsaminda Tarima Dayali Yatirimlarin Desteklenmesi Hakkinda Teblig’den tütün üreticileri de faydalanmalidir.

* Sarmalik kiyilmis tütündeki vergi orani düsürülmeli, satisi ve pazarlamasi yasal düzenlemeye kavusturulmalidir.

* Yaklasik %20  oldugu tahmin edilen sigara kaçakçiligi ile mücadele, etkin hale getirilmelidir.

* Tütün fonu, Türk tütününü koruyacak sekilde yeniden düzenlenmelidir.

Raporun sonunda, çogunlukla çokuluslu sirketlerin kontrolünde olan tütün piyasasinin, sorunlarini ve çözüm önerilerini degerlendirmek üzere bir komisyon kurulmasi önerisi de var. Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakanligi, TAPDK, Maliye Bakanligi, Gümrük ve Ticaret Bakanligi ile Ziraat Mühendisleri Odasi, çiftçi örgüt temsilcileri, Tütün Eksperleri Dernegi, Akademisyenler ve STK’lardan olusacak bir komisyonun toplanmasi ve komisyonca kararlastirilan çözüm önerilerinin bir eylem planina dönüstürülerek hayata geçirilmesi talep ediliyor.

Irfan Donat

Bloomberg HT Editörü idonat@bloomberght.com


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster