Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Kocaeli bölge MİT müdürü Uzun,zevk olsun diye,iki de bir elemanlarına beni aldırıp, gözümü bağlatarak İzmit,Yenidoğan'da bulunan bürosuna getirtirdi ve bana nasihatlarda bulunurdu
Kategori: Görele
Eklenme Tarihi: 06 ?ubat 2015
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 21:28
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=20352
MIT’çi Sabri Uzun ile zoraki sohbetler
Eynesil’li hemserimiz Sabri Uzun 1990’li yillarda Kocaeli
MIT Bölge Müdürlügü görevini sürdürüyordu.
Bu meshur Sabri Uzun,12 eylül darbe dönemi sonrasinda,Kocaeli bölge
MIT müdürüydü,zevk olsun diye,iki de bir elemanlarina beni aldirip, gözümü
baglatarak Izmit,Yenidogan’da bulunan bürosuna getirtirdi ve bana nasihatlarda
bulunurdu,
"Birak bu isleri,seni alsam yakinlarimdan tepki
alacagim,bu nedenle seni almiyorum,eline bira sisesini alip,Gölcük sahilinde içerek
dolas"derdi.
Böylece insanlarin gözünde “Sözüne itibar edilmeyen birisi”
olacaktim ve önemsizlesecektim!
Bende ona cevaben,
"Bu isleri asil sen birak,sen bir köylü
çocugusun,sermayeye hizmet etmek sana yakismiyor"derdim.
Saatlerce süren karsilikli sohbetlerimiz esnasinda,ülkemiz
ve dünyadaki gelismeleri tartisirdik.
Körfez savasi henüz patlak vermemisti.
Bir sürü imkanlara sahip olan MIT Bölge Müdürü Uzun; “ABD’nin
körfeze çikartma yapacagina ihtimal vermiyorum”diyordu.
Hiçbir imkani olmayan ancak gelismeleri duyarlilikla takip
eden birisi olarak bu düsünceye katilmadigimi belirttim ve “Emperyalistler bu
sefer daha güçlü bir sekilde bölgeye gelecekler ve yerlesecekler”dedim.
MIT ve polis örgütü içinde sol tantansli kisilerin
barindirilmadigini ve derhal tasfiye edildigini belirten Uzun,
“Babam Eynesil’de CHP sandik görevlisi yapilmisti,hemen izin
alarak Eynesil’e gittim ve babami CHP sandik görevinden sildirdim,aksi durumda
MIT içinde isim çok zora girerdi”dedi.
Uzun,“Kocaeli MIT Bölge Müdürü oldugum halde kritik
operasyonlardan benim dahi haberim olmaz. Operasyonlara MIT merkezinde karar
verilir ve ekip yola çikar. MIT Bölge Müdürü olarak benim dahi,operasyondan
yarim saat önce haberim olur”dedi.
Yapilan operasyonlara da deginen Uzun,ürtkütücü bir beyanla;
“Bundan böyle MIT operasyon taktikleri degisiyor.Artik,süphelileri teslim alarak adalet önüne çikarmaktan vazgeçiliyor.”Çatisma çikti,öldü”denilerek,imha edilecekler”demisti.
Saatlerce süren bu zoraki sohbetlerden sonra gözlerim tekrar baglanarak geriye götürülürdüm ve Gölcük'e birakilirdim.
Sabri Uzun Kimdir?

Giresun,Eynesil dogumlu.
Sabri Uzun,emniyet istihbarat dairesinde görev yapmis önemli
bir isimdir.
Sabri Uzun,1978 yilindan 2013 yilinda kadar emniyette görev
almistir.
Eski Emniyet Istihbarat Daire Baskani Sabri Uzun yazmis
oldugu ”IN-Baykal Kaseti Dink Cinayeti ve Diger Komplolar’’ kitabinda birçok
gizli kalmis konulara deginmesi ile bir anda Türkiye’nin gündemine oturdu.
”IN-Baykal Kaseti Dink Cinayeti ve Diger Komplolar’’ adli
kitabi ile Eski Emniyet Istihbarat Daire Baskani Sabri Uzun birçok gizli ve
bilinmeyen konulara degindi.”IN-Baykal Kaseti Dink Cinayeti ve Diger
Komplolar’’ adli kitabinda 28 yil boyunca tanik oldugu olaylari anlattigini
söyleyen Sabri Uzun, kitabindan çok önemli konulara yer verdi.
Sabri Uzun’un ‘’IN-Baykal Kaseti Dink Cinayeti ve Diger
Komplolar’’ adli kitabinda yer alan konu baslilari ise; Ergenekon, Balyoz,
Odatv davalari, Basin mensubu Cemaat sakirtleri kimlerdir? Deniz Baykal’a
komployu kimler kurdu? Gizli kayit yapilan evleri, Hrant Dink cinayeti, MHP
yöneticilerinin seks görüntüleri, Recep Tayyip Erdogan’a suikast yalanlari.
Sabri Uzun Kitaplari: IN-Baykal Kaseti Dink Cinayeti ve
Diger Komplolar
SAGLAR; “UZUN YOLSUZLUKLARI,HIRSIZLIKLARI KAPAMA DERDINDE

Fikri Saglar: Sabri Uzun yolsuzluklari,hirsizliklari kapama gayretinde
Eski Kültür Bakani ve CHP Parti Meclis Üyesi Fikri Saglar,
eski emniyetçi Sabri Uzun'un kitabinin 4 bakanin ve ogullarinin yapmis
olduklari yolsuzluklari, hirsizliklari kapama gayreti oldugunu belirterek,
"Bunu bilerek yapiyor ya da bilmeden yapiyorsa bugünkü insanlarin
yolsuzlugu, hirsizligi saklamaya çalisanlarin degirmenine su tasiyor. Önemli
olan devletin içerisinde kimin bu bilgileri verdigi degildir, önemli olan
hirsizligin, yolsuzlugun üzerine gidilmesidir." dedi.
Cihan muhabirinin sorularini cevaplayan Fikri Saglar, eski
Emniyet Istihbarat Daire Baskani Sabri Uzun'un kitabinin zamanlamasinin manidar
olduguna dikkat çekti. Uzun'un, Türkiye'nin son 25 yilinda ortaya çikan her
olayin arkasinda Hizmet Hareketi'nin oldugunu söylemesinin büyük bir haksizlik,
yalan ve kafa karisikligi oldugunu dile getiren Saglar, ses kayitlarinin kim
tarafindan gönderildigini, 'Susurluk' kitabi ile Mesut Yilmaz'in Yüce Divan'da
yargilamasi sirasinda sahit olarak anlattigini hatirlatti.
Hükümetin düsmesinin kendisi için vicdani önemli bir görev
oldugunu anlatan Saglar, söyle devam etti: "Sabri Uzun, bu kitabi niye
yazdi ve bu kasetin elde edilisiyle ilgili niye paralel lafini kullaniyor.
Bence sunun için söylüyor: O günle bugünü karistirarak, bugün 4 bakanin ve
ogullarinin yapmis olduklari yolsuzluklari, hirsizliklari kapama gayretinde.
Bunu bilerek yapiyor ya da bilmeden yapiyorsa bugünkü insanlarin yolsuzlugu,
hirsizligi saklamaya çalisanlarin degirmenine su tasiyor. Önemli olan devletin içerisinde
kimin bu bilgileri verdigi degildir, önemli olan hirsizligin, yolsuzlugun
üzerine gidilmesidir. Yöntem kargasasiyla aslinda bu pisligin üzeri örtülmeye
çalisiliyor. Sabri Uzun da bilerek veya bilmeyerek bu isin içerisinde. Bu
kitapla da bu gündeme geliyor."
"FAILI MEÇHUL CINAYETLERIN ARKASINDA DERIN DEVLET
VAR"
"Sabru Uzun da niçin görevini yerine getirmedi diye
ciddi bir sekilde savunmasi lazim." diyen Saglar, o dönem yolsuzluklar
sebebiyle hükümetin düstügünü, bugün ise komisyon ve yargida aklandiklarina
dikkat çekti. Saglar, Uzun'un kitabinin, asrin yolsuzlugunun üzerini örtmek
için bir örtü olarak getirildigini belirtti.
Cumhurbaskani Erdogan'in, faili meçhul cinayetlerle ilgili
yaptigi açiklamalarinin hatirlatilmasi üzerine ise Saglar, faili meçhul
cinayetlerin arkasinda derin devlet ve derin yapilarin oldugunu vurguladi.
"Erdogan, cemaatin faili meçhul cinayetlerin arkasinda oldugunu
söylüyorsa; bir, bunlari biliyor, yapilirken niye engel olmadi? Iki; en
önemlisi o zaman ortaktir." diyen Saglar, Erdogan'a düsenin faili
meçhulleri hemen açiklayip faillerini bulmak oldugunu söyledi. Saglar,
belgeleri bilip yargiya intikal ettirmemesinin ise göz yumma oldugunu kaydetti.
"DERIN DEVLET YENI BIR YÖNTEM UYGULUYOR"
Uludere ve Hrant Dink cinayetlerinin, "Failleri bilinen
genç insanlar" oldugunu ifade eden Saglar, "AKP döneminde uygulanan
politika, bu tip infial uyandiran olaylar ve ayni zamanda Türkiye'de yasayan
yurttaslari dizayn edebilme dogrultusunda yapilan faaliyetlerde, bir yöntem
degisikligi var. Daha önce failler hiç bulunmuyordu. Simdi failler
yakalaniyorlar ama hepsi çocuk yasta olduklari ve bir baskasi tarafindan
yöneltildikleri ve içerisinde kamu görevlileri, arkalarinda kamu görevlilerinin
oldugu bir yöntem uygulaniyor, derin devletin oldugu bir yöntem uygulaniyor.
Failler bulununca olaylar unutuluyor. Ama Hrant Dink olayinda her ne kadar
tetikçisi ya da Rahip Andrea Santoro olayinda tetikçisi bilinmesine ragmen
arkasindaki derin güç ortaya çikarilmamistir, Zirve olayinda oldugu gibi. Eger
Recep Tayyip Erdogan, cumhurbaskani olarak bu iddiada bulunuyorsa bunu
açiklamasi gerekiyor. Kimlerse ve hangi gerekçeyle bunlari yapmislarsa kamuoyu
bunu bilmeli." diye konustu.
"TEK ADAM REJIMI,TEOKRATIK MONARSI OLUSTU"
Yasama, yürütme, yargi gibi erklerin ayriminin ortadan
kalktigini ve birlestirildigini dile getiren Saglar, bugün görülmeyen ve
Anayasa'ya da uymayan bir tek adam rejimi oldugunu söyledi. 'Teokratik Monarsi'
olustugu düsüncesinde oldugunu belirten Saglar, "En son kaçak saraydaki 16
devletin asker kiyafetinin salonda teshir edilmesi de bu teokratik monarsinin
bir sembolü olarak degerlendirilmeli. Dolayisiyla bugün demokrasiden
uzaklastiginiz, hukuk devleti olmaktan çiktiginiz zaman burada yolsuzluklar, hirsizliklar
vardir. Burada insanin ölmesi, sokak ortasinda çatismasi, bu ülkenin bir
tarafinda devletin otoritesinin ortadan kalkmasi, diger tarafta müthis bir
baskinin olmasi, is adaminin bundan korkmasi, vergi denetimi korkusuyla
insanlarin hareket etme kabiliyetlerinin kisitlanmasi söz konusu olacaktir.
Türkiye giderek de daha tehlikeli bir noktaya gidiyor. Paris'teki olaylari hiç
yabana atmamak gerekiyor. Bizim güneyimizde, Ortadogu'da ISID'in, El Nusra'nin
ve benzeri El Kaide, Taliban örgütlenmelerinin ki bunlar gözü kara insanin
kafasini kesebilecek noktada vahsi bir anlayista olan yapilarin Paris'e
gitmislerse Türkiye'ye haydi haydi gelirler. Eger Türkiye'de demokrasiyi tam
olarak bütün kurum ve kurallariyla olusturamazsaniz, hukuk devletini olusturamazsaniz
ve suçluyu, suçu hemen adil bir sekilde, tarafsiz ve bagimsiz yargi ile
cezalandiramazsaniz, yarginin önüne çikaramazsaniz, toplum, yarginin tarafsiz
ve bagimsiz olmadigi anlayisini içinde yerlestirirse; o zaman orada büyük bir
kaos olur, büyük tehlike olur. Türkiye'nin gelecegi de bu noktadadir. Bunu
asmanin yolu, yurttaslarimizin bugünkü iktidarin kendisini kandirdigini,
hirsizliklari ve yolsuzluklari kapamak için her türlü algiyi yönlendirdigini ve
kendisine karsi çikanlara da yaftaladigini, dün vesayetçi, Ergenekoncu,
komünist dedigini, bugün de paralelci diyerek yaftalamaya devam ettigini; oysa
yurtsever, dürüst, namuslu, hukuka uyan, yasalara sahip çikan, seffafliktan
yana olan insanlarin, yaftalanmadan, bildikleri belgeler ve bilgilerle birlikte
ortaya çikararak yapilan hirsizliklarin üzerine gidilmesi dogrultusunda
harekete geçmek, her inananin da bir görevi oldugunu açikça bilmelidir ve ona
göre davranmalidir." seklinde konustu.
EMRULLAH BAYRAK - ANKARA 18 Ocak 2015, Pazar

Haber : Ali Dursun www.gorelesol.com