Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Zehirli okyanus balığı Mersin Körfezi'nde
Kategori: Haber
Eklenme Tarihi: 13 Ocak 2015
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 01:24
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=20235
Satilsaydi felaket olurdu
Zehirli okyanus baligi Mersin Körfezi'nde
Mersin Körfezi'nde balikçilar,aglarina takilan danha önce
hiç görmedigi baligi Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'ne teslim etti.
Yapilan arastirmada baligin zehirli toksinler tasiyan,
okyanuslarin 800 metre derinlige kadar yasayabilen, 'yag baligi' olarak da
bilinen 'Ruvettus Pretiosus' oldugu belirlendi.
Balikçilar, Mersin'in Gülnar Ilçesi'nin Büyükeceli Mahallesi
açiklarinda 110 metre derinlige dip trolü atti. Daha sonra trolü çekip Silifke
Ilçesi'ne bagli Tasucu Mahallesi'ne götüren balikçilar, aglardan baliklari
alirken, farkli bir cinse rastladi. Balikhane sahipleri, daha önce hiç
görmedikleri baligi Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'ne ulastirdi.
BALIKÇILARIN DUYARLILIGI ÇOK ÖNEMLI
Yapilan incelemede, 48 santimetre boyunda ve 1 kilo 200 gram
agirliginda olan baligin, okyanuslarda 800 metre derinlige kadar yasayabilen
yag baligi oldugu belirlendi. Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve Isleme
Teknolojisi Bölümü ögretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Deniz Ayas, latincesi 'Ruvettus
pretiosus' olan yag baliginin, kemikli baliklarin 'Gempylidae' familyasina ait
olan bir tür oldugunu söyledi. Mersin Körfezi'nde ilk defa görülen yag baligina
Atlantic, Pasifik, Hint okyanuslari ve Akdeniz'de rastlanabildigini belirten
Ayas, sunlari söyledi:
"Baliklar, kabuklular ve kalamar türleri ile beslenen
etçil bir türdür. Derisi pürüzlü ve kemiksi çikintilar ile kaplidir. Karin ve
gögüs yüzgeç isinlari siyahtir. Vücut rengi kahverengi ile koyu kahverengi
arasinda degisim gösterir. 300 santimetre boya ulasabilir. Bilindigi gibi
Akdeniz'de zehirli balon baliklari (Lagocephalus sceleratus) bulunmaktadir.
Balon baliklarini yiyen insanlarda hayati risk olusmaktadir. Balikhaneler de
tanimadiklari baliklari halka satmadan önce zehirli olup olmadigini ögrenmeye
çalisiyorlar. Bu konuda bize ulasiyorlar. Daha önce birçok tür için balikçilara
ve balikhanelere yardimci olduk. Balikçilarin bu duyarliliklari önemlidir"
dedi.
YAGI SINDIRILEMIYOR
Bu cinsin tüketilmesinin saglik açisindan sakincali oldugunu
belirten Ayas, söyle devam etti:
"Söz konusu yag baligi da 'Gemfilotoksin' içeriyor.
Gemfilotoksin aslinda sindirilemeyen bir yagdir. 34 karbon uzunlugunda bir yag
asidi esteridir. Bu toksine maruz kalan kisilerde yogun ishal etkisi ortaya
çikar. Ortaya çikan hastalik 'Gemfilid balik zehirlenmesi' ya da
'Gemfilotoksizim' ismi ile adlandirilmistir. Semptomlar turuncu-yesil renkli
yogun ishal, sivi kaybi, karin bölgesinde kramplar, bas agrisi, mide bulantisi
ve kusma olarak ortaya çikar. Balik tüketildikten ortalama 2,5 saat içerisinde
ilk belirtiler ortaya çikmaya baslar ve 2 gün sürer. Hastaligin siddeti yenilen
balik miktari ile iliskili olarak artar. ABD Gida ve Ilaç Dairesi (USFDA) bu
baligin taze ve islenmis ürünlerin satisinin yasaklanmasini istemistir. Ancak
balikçilar ve balikhanelerin tümü ayni bilinç ve duyarlilikta degil. 'Denizden
babam çiksa yerim' anlayisi hâkim. Çok sayida bireyin yakalandigi ve
tüketildigini düsünüyorum. Semptomlar birçok besin zehirlenmesi tablosuna
benzediginden hastanelerde 'Gemfilotoksin zehirlenmesi' olarak kayda
geçmedigini düsünüyorum."
Akdeniz'in yerli türlerinin disinda Cebelitarik Bogazi ile Süveys Kanali'ndan giren yeni türleri de barindirdigini kaydeden Deniz Ayas, özellikle Süveys kanalindan girenlerin tropik deniz türleri ve bu baliklardan en bilineninin de balon baliklari oldugunu söyledi. Bu türlerin ölümcül tetradotoksin zehri içerdigini belirten Ayas, Gida Tarim ve Ormancilik Bakanligi tarafindan balon baliklarinin avlanmasinin ve satilmasinin yasaklandigini söyledi. Akdeniz'e yeni tür girisleri dinamik bir sekilde devam ettigini ifade eden Ayas, "Baska toksin içeren türlerde girebilecektir. Bu konuda ilgili bakanligin yeni türler ve insan tüketimine uygunlugu konularinda var olan hassasiyetinin devami önemlidir. Mersin Üniversitesi'nde de denizel toksinler ile ilgili projeler ve yüksek lisans çalismalari sürdürülmektedir" diye konustu.

DHA