Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Nu mutlu Türküm diyene!


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 05 Ocak 2015
Geçerli Tarih: 03 Mayys 2026, 16:33
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=20137


NE MUTLU TÜRK’ÜM DIYENE!
Avrupa Konseyi Insan Haklari Komiseri Thomas Hammarberg, Türkiye’deki “azinliklar” la ilgili yayimladigi raporunda ilginç önerilerde bulunuyor. Türkiye’nin kurulus anlayisina ve Cumhuriyet’in dayanaklarina yönelik birtakim saptamalar yapiyor AB Komiseri.

Bugünlerde gerek AB sözcülerinin gerekse ülkemizdeki isbirlikçi güruhun en çok vurguladigi ve irkçilik olarak gördügü sey, “Ne mutlu Türk’üm diyene!” özdeyisidir. Bu özdeyisin, azinliklari yok saydigi söyleniyor. “Türk” sözcügü, bir etnik kimligin degil, bir ulusun adidir. Bu ulus, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran halktir. Bu halkin, etnik kökenleri farkli kisilerden olusmasi ulus olma gerçegini degistirmez. Bizi elestiren AB’nin özellikle büyük ülkelerine baktigimizda, hepsinde uluslasma sürecinde Türkiye’ye benzerlikleri dikkat çeker. Fransa, Ingiltere, Almanya, Ispanya ve Italya tek bir etnik kökenden gelen insanlardan mi olusmuslardir? Bu sorunun yaniti hayirdir. Farkli kültürlerden, farkli etnik kökenlerden gelen topluluklar uluslasma süreci içinde ortak bir kültürel/ulusal birlik olusturarak bu ülkeler kurulmustur. Hiç kimse kalkip da Fransa’yi olusturan farkli etnik kökenlilere “azinlik” haklari taninmasini dile getiremez. Çünkü Fransa yurttasi olan herkes Fransiz’dir. Bu örnek diger Avrupa ülkeleri için de geçerlidir.

Avrupa’nin büyükleri ulusal bütünlüklerini korurken küçük ülkelerin etnik çatismalarla ayrismasi, bölünmesi ilginçtir. Kisacasi, emperyalist anlayis “Böl, parçala, yönet!” tezini kendi anakarasinda da acimasizca uyguluyor.

“Ne mutlu Türk’üm diyene!” özdeyisine karsi çikanlar, bu sözün nerede, niçin söylendigini hiç düsündüler mi? O zaman bu sorunun yanitini biz verelim. Osmanli yönetimi; Araplari kavm-i necip, Arnavutlari ve Ermenileri kavm-i sadika, Türkleri de etrak-i bi-idrak olarak nitelerdi. Cumhuriyet devrimi, Osmanlinin köhnemis çagdisi anlayisina karsi gerçeklestirilmistir. Atatürk, bu özdeyisi 1933’te Cumhuriyet’in onuncu yilinda söyleyerek Türk Ulusu'nun etrak-i bi-idrakten özgür yurttasliga geçtigini ilan etmektedir. Bu, emperyalizme karsi bagimsizligini kazanmis bir ulusun özgürlügünün, çagdaslasma ülküsünün bir haykirisidir. Bu özdeyis, söylenenlerin aksine irkçiligi degil, ulusal bütünlügü temsil eder.

Bir de ilkögretim okullarinda okunan “Andimiz” var. “Türk’üm, dogruyum, çaliskanim…” diye baslayip süren andin, çocuklara ayrimcilik, irkçilik asiladigi savidir. Andin genel içerigine bakildiginda çocuklara insanlik erdemlerinin küçük yasta benimsetilme amaci güdüldügü görülür. Benzer antlar birçok ülkede, birçok kurumda vardir. Amaç, yurttaslarin ya da kurum çalisanlarinin ülkü birligini saglamaktir. Bunun da toplumsal ve bireysel açidan bir sakincasi yoktur.

Peki, sorun nerededir? Sorun “Türk” sözcügünün kullanimindadir. Birileri “Türk” sözcügünden son derece rahatsiz oluyor. Çünkü “Türk” sözcügünün, ulusal bütünlügün ve bagimsizligin bir ifadesi oldugunu kabul etmek istemiyorlar. Nedeni de çok açik: Yasadigimiz cografyada güçlü, çagdas, bagimsiz, ulusal bütünlügünü saglamlastirmis bir Türkiye, tüm emperyalist oyunlari bozar. Ayrica laik ve demokratik Türkiye modeli, Islam ülkelerinde bir uyanisin, gerilige baskaldirisin da simgesi olur. Bu da sömürü düzeninden yana olanlarin isine gelmez.

Thomas Hammerberg’in raporundaki en tehlikeli nokta ise azinliklarin yeniden tanimlanmasidir. Birileri, ona Alevilerin Türkmen oldugunu, raporunda azinlik olarak belirttigi birtakim yurttaslarimizin Türk olmaktan gocunmadiklarini anlatmalidir. AB komiserinin Lozan’daki azinlik taniminin genisletilmesi gerektigini söylemesi ilginçtir. Hazret, çok açik bir biçimde Lozan’in degistirilmesini istiyor. Lozan’in bir maddesi degistirildiginde tüm maddeleri tartismaya açarsiniz. Bu, ne demektir? Bu, Türkiye’nin varliginin tartisilmasidir.

AB ve ABD, planli bir biçimde emperyalist amaçlarini gerçeklestirmek için çalisiyorlar. Bölücü, irticaci ve liberal isbirlikçiler de efendileriyle isbirligi yaparak Türk Ulusu'na karsi büyük bir savas vermektedirler. Ulusumuz, bu hain saldiriya karsi birlik olmalidir. Günesin, dogudan dogdugunu ve yükselerek tüm dünyayi aydinlattigini herkese göstermelidir.

Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster