Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Giresun dumanaltı olmuş!


Açıklama: Kömür bizi nasıl hastalandırıyor?
Kategori: Yöreden
Eklenme Tarihi: 26 Aralyk 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:48
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=20044


GIRESUN DUMANALTI OLMUS

Giresun valisi bunlari görmüyor mu?

Giresun’un toplum sagligi ciddi anlamda riske girmis durumdadir.

SYDV Vakfi eliyle dagitilan kömürlerin yakilmasi sonucu cennet gibi Giresun’umuz dumanalti olmus.

Giresun Valiliginin bu duruma bir an önce önlem almasini istiyoruz ve bekliyoruz.

Foto : Ilyas Koser

Haber : Ali Dursun www.gorelesol.com

Kömür bizi nasil hastalandiriyor?

Avrupa Birligi üyesi 27 ülkenin,kömür kullanimindan kaynakli hastaliklarin tedavisi için 2009 yilinda yaptiklari harcamalarin toplam tutari 42.811 milyon avro.AB içinde ilk sirada üç sirada yer alan ülkeler; Romanya (8.219),Almanya (6.409) ve Bulgaristan (6,385) avro. Türkiye’nin kömüre bagli hastalik faturasinin karsiligi ise 6.689 avro. Türkiye’nin  kurulu enerji gücü 57 bin megavat, 2023 hedefleri kapsaminda bu gücün 100 bin megavata çikarilmasi planlanmakta.

Mevcut kurulu güç içinde kömürün orani 8.140 megavat ve yine 2023 hedefleri dogrultusunda kömürle elde edilecek elektrik miktarinin 30 bin megavata çikarilmasi hedeflenmekte. Bu hedefe ulasmak için de çok sayida kömürlü termik santralin yapimina izin verilmekte. Tüm canlilar açisindan ölümcül bir anlami bulunan bu enerji için daha geç olmadan “hala isletilmekte olan kömürlü termik santrallerde çalisanlara yeni is garantisi saglayarak kapatin. Yenilerini açmayin ve kömürü toprakta birakin” diyoruz.

Health and Environment Alliance (HEAL),7 Mart 2013 tarihinde “Ödenmemis saglik faturasi: Kömür tesisleri bizi nasil hastalandiriyor” baslikli bir rapor yayinladi. “Kömürü toprakta birak” kampanyamiz kapsaminda bu raporun özetini Akgün Ilhan çevirdi.

ÖDENMEMIS SAGLIK FATURASI: KÖMÜR TESISLERI BIZI NASIL HASTALANDIRIYOR

Avrupa’da on yillardir düsüste olan kömür kullanimi tekrar yükselise geçti. Kitada hala önemli bir enerji kaynagi olan kömür, elektrik üretiminin dörtte birine tekabül ediyor. Yaklasik 50 yeni kömür santrali de yapim asamasinda. Ancak karar vericilerin çogu zaman farkinda olmadigi sey kömüre bagimli olmakta israr etmenin agir bir bedeli oldugu. O da ödenmemis saglik faturasi. Aslinda bu faturayi ödemek bireylere, ulusal saglik bütçelerine ve verimlilikte azalmalar dolayisiyla ekonomiye düsüyor. 

Kömür bizi nasil hastalandiriyor? Kömür santralleri Avrupa’nin hava kirliligine önemli katkida bulunuyor. Avrupali solunum hastaliklari uzmanlari kömürü “görünmez katil” ve günümüzde toplum sagligini tehdit eden en önemli sorunlardan birinin kaynagi olarak tanimliyor. Hava kirliligine maruz kalma ile solunum yolu ve kalp hastaliginin da içinde oldugu pek çok hastalik arasinda dogrudan bir iliski var. HEAL tarafindan hazirlanan bu raporun amaçlari söyle:

• Hava kirliliginin saglik üzerindeki etkileri ve kömür santrallerinin buna katkisiyla ilgili  bilimsel verileri genel bir çerçevede sunmak;

• Avrupa’daki kömür santrallerinden gelen hava kirliligine bagli saglik giderlerinin simdiye kadarki ilk ve tek ekonomik degerlendirmesini yapmak;

• Önemli saglik uzmanlarinin ve politika belirleyicilerin kömürle ilgili endiselerine yönelik beyanlarini sunmak;

• Politika belirleyicilere ve saglik sektörü çalisanlarina ödenmemis saglik faturasinin nasil belirlenecegine dair önerilerde bulunmak.

Temel bulgular

Avrupa’da kömür santrallerinden gelen salimlar çevre kirliligine bagli hastaliklara manidar bir katkida bulunuyor. Bu raporda yayinlanan güncel veriler göstermektedir ki kömür kullaniminin Avrupa’ya maliyeti 18.200’den fazla erken doguma bagli ölüm, 8.500 civarinda kronik bronsit vakasi ve her yil 4 milyonun üzerinde kayip is günüdür. Kömürün saglik üzerindeki etkilerinin ekonomik maliyetinin yillik 42,8 milyar avroya yaklastigi tahmin ediliyor. Hirvatistan, Sirbistan ve Türkiye’deki kömür santrallerinden gelen salimlar da bunlara eklendiginde ölümle ilgili veriler artarken (23.300 erken doguma bagli ölümün de içinde bulundugu 250.600 ölüm), yillik toplam maliyet 54,7 milyar avroya çikiyor.

Bu giderler genellikle Avrupa’da iki önemli kronik hastalik grubu olan solunum ve kalp hastaliklariyla iliskili. Iki hastalik grubu birlikte ele alindiginda Polonya, Romanya ve Almanya’daki kömür santralleri toplam saglik etkilerinin yarisindan fazlasindan sorumlu. Önemli etkilerin ayrica Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Yunanistan, Sirbistan, Türkiye ve Birlesmis Krallik’taki kömür kullanimina bagli oldugu biliniyor.

Açik hava kirliligi: Saglik için büyük risk

Hava kirliliginin saglik üzerindeki çesitli etkilerini hem erken dogum, hem de kronik hastalik bazinda inceleyen pek çok bilimsel çalisma mevcut. Her ne kadar Avrupa’daki açik hava kalitesi yillar içinde iyilesmisse de, hava kirliligi hala saglik üzerinde büyük bir tehdit olmaya devam ediyor.

Avrupa Çevre Ajansi (EEA) tahminlerine göre Avrupa’da kentli nüfusun %80-90’u Dünya Saglik Örgütü’nün (WHO) önerdigi seviyelerin üzerinde parçacikli madde ve ozon seviyelerine maruz kaliyor.  Her ne kadar kömür santralleri toplam açik hava kirliliginin küçük bir kismini olustursa da, endüstriyel hava kirliliginin en önemli kaynagidir. Büyük ölçekli bir kömür santrali her yil binlerce ton zehirli hava kirleticisi salmakta ve yaklasik olarak da 40 sene çalismaktadir. Yeni kömür santralleri açmak, zehirli salimlarin ve bunlarin saglik üzerindeki etkilerinin yillarca devam etmesi anlamina gelir. Bu ayrica diger sektörlerde gerçeklestirilen hava kirleticilerdeki kisa vadeli azaltimlarin da etkisini sifirlamaktir. 

Insan sagligi üzerindeki çifte yük: Hava kirliligi ve iklim degisikligi

Kömür kullanimi, iklim degisikligine muazzam bir katki saglamaktadir ve Dünya Saglik Örgütü Genel Müdürlügü’nce 21. yüzyilin halk sagligi sorunlarinin en önemli kaynaklarindan biri olarak kabul edilmektedir. AB içinde bulunan karbon içerigi en yüksek enerji kaynagi kömürdür. Öyle ki kömürden kaynaklanan sera gazi salimlarinin toplam içindeki katkisi %20’ye denk düsmektedir. Avrupa çoktandir iklim degisikliginin saglik üzerindeki olumsuz etkilerini yasiyor. Gelecege dair bilimsel modeller önümüzdeki yillarda hastaliklar ve ölümlerdeki alarm verici yükselisleri haber veriyor. Elektrik ve isinmada kömür kullanimin asamali olarak azaltilmasi iklim degisikliginin saglik üzerindeki uzun vadeli etkilerini önlemek için önkosul olsa da, bu hava kirliligini azaltacagi için toplum sagligini kisa vadede de koruyacaktir.    

Saglikla ilgili büyük endiseler

Özellikle ulasimda, endüstride, isinma ve tarimda kullanilan kömür Avrupa’da zaten kötü durumda olan açik hava kalitesini düsürüyor. Kömür santralleri büyük miktarda parçacikli madde, sülfürdioksit ve ozonun olusumuna dolayli olarak etki eden nitrojenoksit saliminda bulunuyor.  Bunlardan saglik açisindan en endise verici olanlari parçacikli madde (PM2.5) ve ozondur. Kirleticiler uzun mesafeleri kat edip sinirlari asabildigi için tüm Avrupa nüfusu açik havaya tesir eden kömür kirliliginden etkilenmektedir.

Bu kirleticilere uzun süreli maruz kalmanin akcigerler ve kalbi nasil etkiledigini gösteren önemli bulgular mevcuttur. Bunlardan bazilari bronsit, anfizem ve akciger kanseri gibi kronik solunum hastaliklari ve miyokardiyal enfarktüsü (kalp krizi), konjestif kalp yetmezligi ve kardiyak aritmileri gibi kardiyovasküler hastaliklardir. Akut etkiler gögüs sikismasi, öksürme ve siddetli astim krizleri gibi solunumla ilgili semptomlari da içerir. Hassasiyeti olan çocuklar, yasli insan ve hastalar bu tip etkilere daha açiktir. Son çalismalar annenin hamilelik sirasinda hava kirliligine maruz kalmasi sonucu bebegin normalden düsük kiloda dogmasi veya erken dogum gibi istenmeyen durumlarin olabilecegini göstermektedir.

Kömür santrallerinden çikan duman içinde civa gibi agir metaller, ve diyoksin ve polisiklik aromatik kimyasallar (PAH) gibi kalici organik kirleticiler de bulunmaktadir.  Bunlar ya solunum yoluyla ya da dolayli olarak besin ve su yoluyla alinir. Bu santrallerden gelen civa yogun miktarda alindiginda hem çocugun bilissel gelisimi olumsuz etkilenebilir, hem de fetüsün hayati organlarinda geri dönüsü olmayan zararlar meydana gelebilir. Kömür santralleri Avrupa’da en önemli civa kaynaklaridir ve Avrupa Birligi, yeni bir Birlesmis Milletler antlasmasi çerçevesinde bu salimlari azaltmanin teknik yollarini belirlemektedir.

Bir nefeslik temiz hava: Ne yapilmali

Saglik açisindan yeni kömür santralleri kurmak kronik hastaliklarla savasma çabalarini baltalayacak, halk sagliginin maliyetini önemli biçimde artiracak ve zehirli gaz salimlarini sürdürecektir. Kömürün halk sagligi üzerindeki maliyeti meselesi Avrupa’nin enerji kombinasyonunun gelecegine dair müzakerelerde yer almamaktadir. Oysaki bu maliyetlerin gelecege dair tüm enerji yatirimi tartismalarinda dikkate alinmasi gerekir. Yurtiçi kömür kaynaklarini temiz enerji kaynagi olarak savunan görüslerin tekrar gözden geçirilmesi gerekir.

Iklim degisikligi ve hava kirliligine bagli saglik riskleriyle mücadelenin aciliyeti düsünüldügünde, enerji, üretiminde kömür kullaniminin asamali olarak azaltilmasi ve ilk adim olarak yeni açilacak kömür santrallerinin engellenmesi saglik anlaminda bir zorunluluktur. Pek çok AB ülkesi hava kalitesi standartlarini tutturmaya çabalarken, bir yandan da hava kirliligini artiracak yeni kömür santralleri açmayi planliyor. Bunun yerine, yenilenebilir enerjiler ve enerji tasarrufuna yönelik yatirimlara öncelik verilmesi gerekiyor. Bu tip yatirimlarin hem uzun, hem de kisa vadede saglik üzerinde olumlu etkileri olacaktir.

Tip sektörü çalisanlari ve halk sagligi uzmanlari kömür kullaniminin asamali olarak azaltilmasini nasil savunmali?

Saglik uzmanlari hava kirliligi ve kömürün saglik üzerindeki etkileriyle ilgili artan endiselerini dile getiriyor ve iklim degisikliginin halk sagligi üzerindeki muazzam etkilerinin altini çiziyor. Ekim 2011’de saglik örgütleri, önde gelen tibbi arastirma enstitüleri ve halk sagligi kuruluslarinin içinde bulundugu 500’den fazla saglik sektörü ve güvenlik aktörleri, hükümetleri Karbon Tutma ve Depolama (CSS) teknolojisi kullanmayan yeni kömür santrallerinin yasaklamasi ve önceden kurulmus olanlarin faaliyetlerinin asamali olarak azaltilmasi için göreve çagirdi. Buna da saglik üzerinde en zararli etkiye sahip olan linyit santralleriyle baslanmasi gerektigi belirtildi. 

Halk sagligi uzmanlari ve tip sektörü çalisanlari, kömür kullaniminin asamali olarak azaltilmasinin gerçeklestirilmesinde, özellikle ulusal ve yerel ölçekte, can alici bir rol oynayabilir. Bunlar hava kalitesi ve iklim degisikligi tartismalarinda kömürün rolünün altini çizmek için bu rapordaki verileri kullanabilirler.  

Gelecekteki enerji kararlarinin verilmesinde bu “ödenmemis fatura”nin dikkate alinmasini saglamada halk sagligi uzmanlarinin belirleyici bir rolü olacak.

Simdi de birkaç veriye bakalim. Ülkelerin 2009 yilinda kömür kullanimina bagli saglik giderlerine bakildiginda 27 ülkeden olusan Avrupa Birligi’nin toplam gideri 42.811 milyon avro olarak görülüyor. Ülkeler bazinda ise Polonya 8.219, Romanya 6.409, Almanya 6.385, Bulgaristan 4.629, Yunanistan 4.089, Birlesmis Krallik 3.682, Çek Cumhuriyeti 2.842, Fransa 1.879, Slovakya 925, Italya 857, Ispanya 827, Estonya 445, Hollanda 386, Macaristan 268, Slovenya 228, Irlanda 201, Finlandiya 169, Belçika 134, Portekiz 90, Avusturya 74, Danimarka 63, Isveç 7 ve Letonya 3 milyon avroluk bütçeyi kömür kaynakli saglik harcamalari için harciyor. AB disi ülkeler arasinda ise Türkiye 6.689, Sirbistan 4.987 ve Hirvatistan 243 milyon avroyu kömüre bagli hastaliklarin faturasi olarak harciyor. AB ülkeleriyle bu üç ülkenin toplam bütçesi ise 54.730 milyon avroyu buluyor.

küreseleylem.org


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster