Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu,(HES) Türkiye'nin elektriğinin sigortası olduğunu belirtti
Kategori: Çevre
Eklenme Tarihi: 24 Aralyk 2014
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 19:45
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=20027
Eroglu; HES'ler Türkiye'nin sigortasi
Orman ve Su Isleri Bakani Veysel Eroglu, hidroelektrik
santrallerinin (HES) Türkiye'nin elektriginin sigortasi oldugunu belirterek,
''Nice sivil toplum kuruluslarinin maksatlari var Türkiye'de, disaridan
yönlendiriliyor'' dedi.
Bakan Eroglu,Devlet Su Isleri (DSI) Bursa Bölge
Müdürlügü'nde 2003-2011 yillari arasinda Bursa, Bilecik ve Yalova illerine
yapilan yatirimlara iliskin basin toplantisi düzenledi.
Bir soru üzerine Mikro HES'lerle ilgili kanunun çiktigini,
ancak bu konuda çalisma yapilmasi gerektigini belirten Eroglu, hidroelektrik
santralleriyle ilgili 2003 yilinda muazzam bir inkilap niteliginde su kullanma
anlasmasi yönetmeligi çikardiklarini belirtti.
Eroglu, Devlet Su Isleri (DSI) olarak büyük hidroelektrik
santrallerini özel sektörle birlikte yaptiklarini ifade ederek, sunlari
kaydetti:
''Yaklasik bin 600 müracaat var. Bunlarin da toplam kurulum
gücü 30 bin megawatt. Bunlar tamamlandigi zaman 110 milyar kilowat/saat
elektrik üretecekler. Asagi yukari da yaptigimiz hesaplara göre dogal gazdan
cari açigin azaltilmasinda çok önemli katki. 15 milyar dolar gibi bir dogal gaz
alimini azaltacak. Bu çok faydali, destekliyoruz. Bazi sivil toplum kuruluslari
karsi çikiyorlar ama bunlarin defalarca yersiz oldugunu söyledim. Ortaya
attiklari iddialar yanlis. 'HES'ten çikan su zehirlidir. Sizin arazileriniz üzerinden
çay bahçelerinizi tamamen kurutur' diyor, yanlis, veyahut, 'Nehir burada
kurutulacak, HES'ler su yutmuyor.' Suyu tekrar geri veriyor. Vatandaslari
bilhassa Dogu Karadeniz'de yanlis yönlendiriliyor. 'Buradan firma suyu aldi.
Siz suyu parayla alacaksiniz.' Öyle bir sey yok. Su devletin. 1 gram suyu
kullanmasi, satmasi mümkün degil. Böyle bir kurum yok. HES'ler Türkiye'nin
elektriginin sigortasidir.''
Eroglu, Türkiye'nin enerjide disa bagimli oldugunu,
enerjisinin yüzde 73'ünü ithal ettigini belirterek, ''Petrol, dogalgaz,
kaliteli kömürü ithal ediyoruz. Dolayisiyla bunda en azindan disa bagimliligi
azaltmak, tamamen azaltmak mümkün degil. Arz güvenligi, enerji çesitliligi,
temiz enerji açisindan HES'ler Türkiye için olmazsa olmaz sarttir'' diye
konustu.
Türkiye'nin cografi konumu itibariyle yari kurak iklim
bölgesinde olduguna dikkati çeken Eroglu, bahar ve kis aylarinda yagan
yagmurlarin muhafaza edilmesi için baraj yapiminin çok önemli oldugunu
belirtti.
''Ezbere konusmasinlar''
Eroglu, HES'leri, ''Türkiye sürekli disa bagimli olsun, cari
açigi artsin'' diye düsünen, enerjiden pay alan sirketlerin ve ülkelerin
istemedigini ifade ederek, söyle devam etti:
''Nice sivil toplum kuruluslarinin maksatlari var
Türkiye'de, disaridan yönlendiriliyor. Dolayisiyla bunlar dogru degil.
Içlerinde samimi olanlar, 'çevre harap oluyor' diyenler var. Ama çevrenin harap
oldugu falan yok. Yol insaatini saniyor ki bizim insaatimiz. Halbuki HES
dediginiz koca havzada nokta kadar alan. Santral var, çogu da yer altina
gömülüyor. Çinarcik'taki hesin bir zarari var mi? Orada enerji üretiyoruz.
Üstelik onlar yapmasaydi tüneli biz yapacaktik, tünelden çikan suyu Bursa'ya yönlendirecektik.
Özel sektör yapti, kisa sürede yapti elektrik üretiyor. Bize bunu 1 lira
bedelle devredecek, bundan daha güzel bir sey olabilir mi? HES'ler, barajlar,
göletler süs için yapilmiyor, mecburiyetten yapiliyor. Ayrica Dogu Karadeniz'de
itiraz ediyor. Dogu Karadeniz'de taskinlar var. Peki bizi HES yapmasak zaten
Taspinar'i korumak için setler yapacagiz. Bizim yapacagimiz seyi bedava
yapiyor, suyu kontrol ediyor. Biz HES'lerden önceki ve sonraki durumunu tespit
ettik. Ezbere konusmasinlar. En çok itiraz edilen yer Trabzon'daki Solakli
Vadisi'ydi. Kiyamet koptu ama biz gizlice bütün vadinin fotograflarini
çektirdik. Elimde, arsivde. Vadide muhtesem bir düzenleme yapiyoruz. Su anda
diger illerden görenler 'biz de isteriz' demeye basladilar. 'HES yapin ama bu
vadiyi böyle yapin' diye.''
Yatirimlar
Eroglu, Orman ve Su isleri Bakanligi'nin bütçesinin yaklasik
12 milyar lira oldugunu kaydederek, 2003 yilindan bu yana bin 128 tesisi
milletin hizmetine sunduklarini, bunlarin 206 tanesinin 30 metreden yüksek
baraj oldugunu belirtti.
Daha önceleri göletleri Köy Hizmetleri'nin yaptigini, daha
sonra Il Özel Idaresi'nin gölet yapimina basladigini anlatan Eroglu,
''Göletleri de üzerimize aliyoruz. 24 bin 179 sulama, 49 sehir içme suyu
projesini tamamladik. 643 dere islah edildi. Artik basbakanimiz bu baraj, gölet
ve diger hizmetlerin açilisina tek tek gitmiyor, topluca açiyor. Basbakanimiz
kriter koydu; '10 milyon liranin altindaki yatirimlarin açilisina gelmem' diye.
Eskiden küçük bir göletin açilisina bile 'Bakanlar Kurulu' giderdi. Ben
hatirliyorum bir kulübenin açilisina bakan gitmisti'' diye konustu.
Eroglu, bin 128 tesisle tam 11 milyon dekar araziyi modern
sulamayla suya kavusturduklarini, 34 milyon vatandasa Avrupa Birligi (AB)
standartlarinda içme suyu temin ettiklerini, ayrica 2 milyon 250 bin dekar
araziyi de taskinlardan koruduklarini kaydetti.
''7 kisiden 5'i bizim getirdigimiz suyu kullaniyor'' diyen
Eroglu, önemli yatirimlari arasinda 218 metre yüksekligiyle Avrupa'nin 6.
dünyanin da 20. büyük baraji olan Ermeneke Baraji'ni tamamladiklarini belitti.
Eroglu, söyle devam etti:
''Aydin Çine Adnan Menderes Baraji da tamamladiklarimiz
arasinda. Bu barajin hikayesi çok önemli. Zamanin vilayet encümeni Sultan
Abdulaziz'e, arazilerin su altinda kaldigi bent yapilmasi gerektigi yönünde
ricada bulunmus. Eski basbakanlardan Adnan Menderes de hatiralarinda 'keske
baraj yapilsa da sel geldiginde harap olan tarlalar ve pamuklar kurtulsa' diye
bir vasiyeti var. Basbakanimiz da baraj tamamlandiktan sonra, ''ismi Basvekil
Adnan Menderes Baraji olsun' dedi. Ayrica 'Bin Günde Bin Gölet' seferberligi
baslattik, bu yilin basindan itibaren. Bütün vilayetler nasibini aldi. Tarim
arazileri tamamen kapali sistemle, cazibeli sulamayla kavusacak. Ayrica bu
sayede 200 bin kisi istihdam edilecek. Meteoroloji Genel Müdürlügü'nün son
dönemdeki tahminleri de isabetli. Tahminlerde yüzde 90'i yakaladik. Bu mal ve
can kayiplarinin azalmasina neden oluyor. En ileri teknolojiyi kullaniyoruz.
545 noktada otomatik ölçüm istasyonlari kurduk. 2012 yilinda 189 ilave ile
otomatik ölçüm istasyon sayisi 734'e yükselecek. Ayrica 4 radar vardi, 4 tane
daha kurduk.''
Orman varligi konusunda da ciddi çalismalar yaptiklarina
deginen Eroglu, dünyada azalirken Türkiye'deki orman varligi ve odun servetinin
ciddi oranda arttigini anlatti.
Eroglu,bakanlik bünyesindeki müdürlüklere hedefler
koyduklarina isaret ederek, ''Hedefi olmayan kurumlar basariya imza atamaz.
Büyük hedefi olmayan milletler, tarih sahnesinden silinmeye mahkumdur. Biz her kuruma
hedef koyuyoruz. Hepsinin 3 yillik, 5 yillik 2023 yilina kadar hedefleri var.
Bu o kurum için de karne oluyor'' degerlendirmesinde bulundu.
Bursa'ya özel ilgi
Bursa'nin kendisinde ayri bir önemi oldugunu, üniversite
sonrasi ilk stajini Bursa'da yaptigini kaydeden Eroglu, ''Bursa'ya 32 göl-su
projesi planladik. 'Bin Günde Bin Gölet' projesi kapsamindaki gölet sayisini 81
ile bölersek, 12-12 oluyor, ama Bursa önemli oldugu için ayri 3 ile
çarpiyoruz'' dedi.
Eroglu, 2003-2011 yillari arasinda Bursa'ya 1 milyar 303 milyon 500 bin, Bilecik'e 120 milyon 20 bin, Yalova'ya da 7 milyon 778 bin liralik yatirim yapildigini kaydetti.

sabah