Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama: Karaahmetoğlu,sizleri ve emekçi halkımızı saygıyla selamlıyorum
Kategori: Görele
Eklenme Tarihi: 18 Aralyk 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 09:27
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=19966
Vekil bütçe görüsmesinde konustu
Sayin Baskan, sayin milletvekilleri; iyi günler dileklerimle
sizleri ve emekçi halkimizi saygiyla selamliyorum.
Türkiye Ilaç ve Tibbi Cihaz Kurumu, 2011 yilinda Ilaç ve
Eczacilik Genel Müdürlügü yerine, 663 sayili Kanun Hükmünde Kararname
kapsaminda kurulmustur. Türkiye Ilaç ve Tibbi Cihaz Kurumu, bugün geldigimiz noktada
kendisinden beklendigi sekliyle, saglik, ilaç ve eczacilik alaninin etkin ve
verimli hizmet kosullarina erisimde etkin rol oynayacak bir yapiya
kavusturulamamistir, saglik, ilaç ve eczacilik alanini yeniden sekillendirecek
özerk kurum idealinden ve sorunlara çözüm olmaktan uzak kalarak daha etkisiz ve
yetkisiz bir yapi olarak sistemde yerini almistir, Maliye Bakanligi, Ekonomi ve
Kalkinma Bakanligi gibi bakanliklar araciligiyla yönlendirilen bir alan olmaya
baslamistir. Ilaç ve Tibbi Cihaz Kurumu büyük ölçüde izleyici konumunda kalmis,
ilaçsa tümüyle bir piyasa metasi hâline getirilmistir.
Sayin milletvekilleri, insanligin varolusundan günümüze
kadar üretim biçimlerine, üretim iliskilerine göre farkli toplum biçimleri
yasanmis ve yasanmaktadir. Yasanan her toplum biçimi kendinden önceki toplum
biçimine göre daha ilerici nitelikler tasir. Toplumlarin ekonomik iliskileri
altyapisini; demokrasi, kültür, ahlak, sanat gibi olgular da üstyapisini
olusturur. Altyapi üstyapiyi belirler, üstyapi da altyapiyi etkiler. Içinde
bulundugumuz kosullarin üretim iliskilerinden faydalanip onun demokrasisini
benimseyemezseniz, yurttas olmayi hâlâ kabullenmemisseniz, feodal kültürden
arinmamissaniz, sistemin demokrasisini aldatmaca olarak kullanirsiniz. Bu
sistemin bile demokrati olamayanlar halkimiza ileri demokrasiden söz ediyor.
Eger üretim güçlerinin gelisimi saglanmiyorsa ileri demokrasiden söz etmek
mümkün degildir.
Sayin milletvekilleri, 3 Kasim 2002 seçimleri öncesi
"Yolsuzluklari, yoksullugu, yasaklari yenecegiz." sloganiyla AKP
iktidara geldi. "Yolsuzluklari yenecegiz." dediler, bugün geldigimiz
yerde ne yazik ki yolsuz çiktilar. Yalniz, bir konuda haklarini teslim etmek
istiyorum ki, bu isleri Allah için yaptiklarini biliyoruz.
Uluslararasi Seffaflik Örgütü, 2014 Yolsuzluk Algi
Endeksi'ne göre en büyük düsüsü yasayan ülke oldugumuzu açikladi.
"Yoksullugu yenecegiz." dediler, halkimiz daha da yoksullasti. En
iyimser tablolari hazirlayan TÜIK bile 13 milyon yoksul oldugunu ifade ediyor.
Uluslararasi Ekonomik Isbirligi ve Kalkinma Örgütü, gelir
dagilimindaki esitsizlik açisindan ülkemizi en kötü 21 ülke arasinda 2'nci
sirada gösteriyor. Küresel Kölelik Endeksi'ne göre ülkemizde 185 bin insanimiz
kölelik sartlarinda yasiyor. Bu tabloyla da, ülkemize bir Avrupa birinciligi
daha kazandirdiniz.
Yolsuzluklarla özlesmis, halkini daha yoksullastirmis bir
iktidarin yasaklari kaldirmasi mümkün müdür? Hayir. Aksine, yolsuzluklara karsi
mücadele eden, yoksulluga karsi hak arayan kitleleri susturmak için yasaklari
olagan hâle getirdiniz.
Herkesin telefonunun dinlendigi, Avrupa'da en çok tutuklu
gazetecinin yasadigi, kendi gibi düsünmeyen aydinlarin tutuklandigi bir ülkede,
simdi soruyorum, sizden gerçekten demokrat olur mu? Bu tabloda görüstügümüz bu
bütçede halk olabilir mi?
Asgari ücreti vergi disi birakacagini vadeden, is
adamlarinin kasalari dolsun diye is cinayetlerine duyarsiz kalan, taseronluk
sistemiyle modern kölelik dönemi yasatan iktidarin bütçesinde isçiler olabilir
mi? Iki Trakya büyüklügündeki arazide tarimdan vazgeçilen, 2013 yilinda gida ve
tarim ithalatina 37 milyar lira ödeyen iktidarin bütçesinde çiftçi, üretici
olabilir mi? Siftah yapamayan esnaf ülkesine hizmet edip, emekli olup, ömrünün
son dönemlerini insan onuruyla yasamasi gereken emekli, çaresiz dul, yetim,
özgürlük mücadelesinde katlettiginiz gençler, siddet magduru kadinlar bu
bütçede olabilir mi? Sistemin yapisal sorunlarini sermayenin ardi arkasi
kesilmeyen kazanma hirsinin hayat bulmasi için kendi demokrasisini inkâr ederek
finans kapitalin en gerici, en soven, en emperyal unsurlarinin diktatörlügüyle
çözüm arayan bu iktidarin bütçesinde halk olamaz ve bu iktidardan demokrat
olmasi beklenemez.
Sayin milletvekilleri, ben Giresunluyum, Karadenizliyim,
Temel bizim sembolümüzdür, Karadenizlilerin de öz güveni tamdir, bunun için
Temel fikralarinin çogunu biz üretir, biz anlatiriz. Temel'le zaman zaman
görüsürüm, ülkenin sosyoekonomik durumunu, toplumsal ve siyasal gelismelerini
paylasiriz. Son görüsmemde kendisine bugün bütçe üzerinde konusma yapacagimi
söyledigimde, bana bugün için ülkenin içinde bulundugu nesnel kosullari anlatan
bir dörtlük yazdigini, bunu Mecliste okumami istedi, ben de sizlerle paylasmak
istiyorum. Temel diyor ki: "Aldi duman daglari/ Yagi geliyor yaga/ Yakinda
devrim olur/ Öyle geliyor bana."
Haziran 2015 seçimlerinde sandikta demokratik yollardan bu
devrimi gerçeklestirecegiz, bu düzen böyle gitmeyecek. Özgürlük ve baris
insanlarimizin özlemi olmaktan çikacak. Bu topraklarda dünyaya gelen her insan
din, dil, etnik köken, cinsiyet ayirmaksizin dogdugu günden ölene kadar insan
onuruyla yasayacagi bir düzeni insa edecegiz.
14 Aralik operasyonuyla ilgili de kisa bir seyler söylemek
istiyorum. Sonun yaklastigi korkusuyla bu operasyonlar yapiliyor. Korkular
arttikça baski ve zulüm artacaktir. Usta Nazim Hikmet der ki: "Tavsan
korktugu için kaçmaz kaçtigi için korkar"
Hepinizi saygiyla selamliyorum.
Selahattin KARAAHMETOGLU SELAHATTIN.KARAAHMETOGLU@tbmm.gov.tr