Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle


Yeni Türkiye artık bir 'diktatörlük'tür


Açıklama: Nuri Ödemiş yazdı
Kategori: Güncel
Eklenme Tarihi: 15 Aralyk 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 09:27
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=19932


Yeni Türkiye artik bir 'diktatörlük'tür

Seçimle gelmis bir iktidarin; hukuk, yasallik, yurttaslarin yasalarca güvence alinmis temel haklarina saygi gibi en temel demokratik siyasal kurallari hiçe sayarak; is basindaki siyasal partinin lideri olan kisinin fiilen tek adam olarak yönettigi bir 'diktatörlük'tür söz konusu olan.

Seçildigi makamda, kendini o makama seçilmesini saglayan yasal kurallarla bagli saymadan, ülkeyi fiilen kisisel karar ve tasarruflari ile yönetmeye yönelmis tek adamin diktatörlügü; herhangi bir kurumsal diktatörlükten milyon kez daha tehlikeli bir hal arz etmektedir.

Yurttaslarin temel hukuk kurallari ve yasalarla güvenceye alinmis haklarinin bu türden bir tek adam yönetimi karsisinda hiç bir anlami ve güvencesi yoktur.

Böylesi bir yönetim anlayisi ve diktatörce yöntemlerle yönetilen ülkelerde, kolluk kuvvetleri makul bulduklari bir süpheye sahip olmalari durumunda herkesi gözaltina alabilir, sorgulayabilir ve hak ve özgürlüklerinden mahrum kilabilir.

Bugünkü Türkiye tam da böyle bir görünüm arz etmektedir. Önümüzdeki dönem bu günden de kötü olmaya adaydir.

Bu halin iyilesecegine, iktidarin kendini hukuk ve yasa ile sinirlayan hale geri dönecegine dair hiç bir isaret bulunmamaktadir.

Üstelik bu diktatörce yöntemlerle Türkiye toplumu uzun bir tarihin ürünü olan temel kazanimlarindan yüz geri ettirilmis olarak; siyasal islamin toplum projesi olan dini kurallara göre yönetilen ve davranilan bir toplum haline dönüstürülmeye çalisilmaktadir.

Iktidarin uzun zamandan bu yana firsatini buldugunda gündeme getirdigi ve gerçeklestirdigi toplumsal degisimler ve zorlamalar bir bütün olarak ele alindiginda ortaya Türkiye için iktidarin neyi tahayyül ettigini gösteren bütünsel bir tablo çikmaktadir.

Türkiye de demokrasi ve özgürlükler mücadelesinin tarihsel sahiplenicisi ve sürdürücüsü olan solun tüm kesimlerinin, yapilarinin, gruplarinin ve bireylerinin bu gerçekligi dikkate alan biçimde davranmalari; bunca zamandir yürütülen tarihsel mücadeleye karsi da bir sorumluluktur.

Toplumu dini bir totalitarizmin baski ve zoruna teslim etmeyecek bir birliktelik ve durusu gerçeklestirmek bu sorumlulugun ilk adimi olarak solun önünde durmaktadir.

Farkiliklari geri plana, ortakliklari ve birliktelikleri ön plana alan; tek bir bireyi, grubu ve yapiyi disinda birakmayan; Kürt özgürlük hareketi ile mümkün ve en yakin bir birlikteligi amaçlayan bir yönelim diktatörlük karsisinda seferber edilebilecek mümkün güçlerin tümünü seferber edebilir.

Tarihin ve güncelin solun önüne koydugu görev ve sorumluluk budur. Sorun bu görev ve sorumlulugun hakkinin verilip verilemeyecegi sorunudur.

Bu sorunun çözümü ayni zamanda Türkiye toplumunun geleceginin de belirleyicisi olacaktir.

Haber : Nuri Ödemis


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle