Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Otoritaryanizmden totalitaryanizme; Artık herşey mümkündür!


Açıklama: "Cehalet korkuya,korku kine,kin şiddete yol açar.Denklem budur"
Kategori: Güncel
Eklenme Tarihi: 15 Aralyk 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 06:19
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=19924


OTORITARYANIZMDEN TOTALITARYANIZME: ARTIK HER SEY MÜMKÜNDÜR!

“Cehalet korkuya,korku kine,kin siddete yol açar.Denklem budur” (Michael Moore.)

Beklenen oldu… Birkaç gündür Tweeter âleminde Fuat Avni imzasiyla duyurulan “operasyon” gerçeklesti; 14 Aralik 2014 sabahi, cemaatine yakin oldugu iddia edilen medya organlarinin -‘Zaman’ gazetesi ve ‘Samanyolu’ TV-  yöneticileri, kimi gazeteciler, eski emniyet mensuplari, dizi senarist ve yapimcilari hakkinda hazirlandigi duyurulan “liste”den isimlere iliskin gözaltilar basladi…

‘Sol Haber Portali’nda duyurulduguna göre, “Hâkim Islâm Çiçek’in imzasini tasiyan operasyon kararinda ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin egemenligini ele geçirmek amaciyla baski, yildirma ve tehdit yöntemlerini kullanarak örgütsel yapi olusturarak bu yapilanma altinda iftira, kisiyi hürriyetinden yoksun kilma, belgede sahtecilik’ suçlamalari,” yer almaktaydi.

Bir zamanlar AKP iktidariyla iç içe olan ve hem adalet, hem de emniyet teskilâtlari içerisinde -yine bizzat AKP iktidarinin kosulsuz tesviki ve destegiyle- önemli mevziler kazanmis olan Gülen Cemaati’nin KCK Operasyonlari basta olmak üzere, Devrimci Karargâh, Ergenekon, emniyetin yeniden dirilttigi, “THKP-C” davalari, Nedim Sener ile Ahmet Sik’in tutuklanmasi, basilmamis kitaplarin toplatilmasi… gibi “hukuk katliamlari”nin mimari oldugunu unutmadik, unutulmamali.

Gün geçti,devran döndü…

AKP ile Cemaatin arasi açildi. Dershanelerin kapatilmasi karari, Fethullahçi kadronun dügmesine bastigi 17 Aralik yolsuzluk operasyonu ve AKP’nin karsi hamleye geçerek boyutlarinin dudak uçuklatici oldugu ortaya çikan yolsuzlugu, dört bakan firesiyle savusturmasi vb. vb.

AKP iktidari, 17 Aralik’tan bu yana Gülen cemaatini elde ettigi mevzilerden kazimak için elinden geleni ardina koymuyor. Gülen medyasina yönelik tutuklamalar da bu “temizlik”in bir parçasi.

Buraya kadarini bu ülkede gündemi izleyen herkes biliyor.

Ancak kanimizca, durumun, devrimciler, sosyalistler açisindan “yesinler birbirini” diye geçistirilemeyecek bir yönü var.

Hayir, niyetimiz “demokrasi(cilik) oyunu” oynamak, “bitaraf âkîl” tutumuna girip “hukuk devleti”nden, “basin özgürlügü”nden filan dem vurmak degil. O bahsi çoktan geride biraktigimizin bilincindeyiz.

Elbette biliyoruz ki, iki klik arasindaki çatismadan demokrasi çikmaz. Uzun yillar el ele, kol kola yürüyenler simdilerde birbirlerine düsman olmussa; önce bu yolculuklarinin hesabini vermeliler… Ve nihayet, bunlarin tümü Dario Bätancourt ile Marta Maria “Mafya yasadisi kapitalizm, kapitalizm de yasal mafyadir!”; Antonio Marchel’in, “Mafya devletin bilinçaltidir”; Jean Paul Tardivel’in,  “Günümüzde paraya, iktidar deniyor,” saptamalarinin dogrulanmasidir.

Ancak sunun alti çizilmeli: AKP iktidari, koynunda besledigi “yilan”i bogarken, bir iktidar tarzinin “yol”unu dösüyor: begenmedigi, onaylamadigi, kendisine muhalefet eden medya organlarini keyfî, uyduruk gerekçelerle sindirip, ardindan olasilikla kendi denetimi altina almak.

Bugün ‘Samanyolu’ TV’ye,  ‘Zaman’ gazetesine yapilan harekâtin, yarin AKP’ye biat etmeyen diger yayin organlarina öbür gün muhalefet partilerine, AKP’ye muhalif örgütlere, kisilere yöneltilmeyeceginin hiçbir garantisi yoktur. Daha önce TMSF eliyle yürüttügü “medyayi ele geçirme” operasyonunu bu kez “AKP-polisi” ve “AKP-yargisi” eliyle gerçeklestirmek… Bir adim sonrasinda, her türlü karsi durusu susturmak, bastirmak, sindirmek…

Cemaat medyasina yönelik bu AKP harekâti, ülkenin AKP-Cemaat ortakligiyla hayata geçirilen otoritaryanizmden, AKP ve onun “Tek Adam”ina biat edenlerden baska hiç kimsenin sesini çikartmasina olanak taninmayacak bir “totalitaryanizm”e yöneldiginin bir baska göstergesi. Bir baska deyisle, Recep Tayyip Erdogan’in merkezinde yer aldigi bir “tekcilige” dogru hizla ilerliyor Türkiye.

Özetle, gelismeler “istikrarli istikrarsizlik” durumu olarak tanimlanabilir. Bu bir “kaos ortami”dir; bundan sonra her sey mümkündür!

Haber : Sibel Özbudun - Temel Demirer demirer temel demirertemel@gmail.com


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster