Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: "Cehalet korkuya,korku kine,kin şiddete yol açar.Denklem budur"
Kategori: Güncel
Eklenme Tarihi: 15 Aralyk 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:25
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=19924
OTORITARYANIZMDEN TOTALITARYANIZME: ARTIK HER SEY MÜMKÜNDÜR!
“Cehalet
korkuya,korku kine,kin siddete yol açar.Denklem budur” (Michael Moore.)
Beklenen oldu… Birkaç gündür Tweeter âleminde Fuat Avni
imzasiyla duyurulan “operasyon” gerçeklesti; 14 Aralik 2014 sabahi, cemaatine
yakin oldugu iddia edilen medya organlarinin -‘Zaman’ gazetesi ve ‘Samanyolu’
TV- yöneticileri, kimi gazeteciler, eski
emniyet mensuplari, dizi senarist ve yapimcilari hakkinda hazirlandigi
duyurulan “liste”den isimlere iliskin gözaltilar basladi…
‘Sol Haber Portali’nda duyurulduguna göre, “Hâkim Islâm
Çiçek’in imzasini tasiyan operasyon kararinda ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin
egemenligini ele geçirmek amaciyla baski, yildirma ve tehdit yöntemlerini
kullanarak örgütsel yapi olusturarak bu yapilanma altinda iftira, kisiyi
hürriyetinden yoksun kilma, belgede sahtecilik’ suçlamalari,” yer almaktaydi.
Bir zamanlar AKP iktidariyla iç içe olan ve hem adalet, hem
de emniyet teskilâtlari içerisinde -yine bizzat AKP iktidarinin kosulsuz
tesviki ve destegiyle- önemli mevziler kazanmis olan Gülen Cemaati’nin KCK
Operasyonlari basta olmak üzere, Devrimci Karargâh, Ergenekon, emniyetin
yeniden dirilttigi, “THKP-C” davalari, Nedim Sener ile Ahmet Sik’in
tutuklanmasi, basilmamis kitaplarin toplatilmasi… gibi “hukuk katliamlari”nin
mimari oldugunu unutmadik, unutulmamali.
Gün geçti,devran döndü…
AKP ile Cemaatin arasi açildi. Dershanelerin kapatilmasi
karari, Fethullahçi kadronun dügmesine bastigi 17 Aralik yolsuzluk operasyonu
ve AKP’nin karsi hamleye geçerek boyutlarinin dudak uçuklatici oldugu ortaya
çikan yolsuzlugu, dört bakan firesiyle savusturmasi vb. vb.
AKP iktidari, 17 Aralik’tan bu yana Gülen cemaatini elde
ettigi mevzilerden kazimak için elinden geleni ardina koymuyor. Gülen medyasina
yönelik tutuklamalar da bu “temizlik”in bir parçasi.
Buraya kadarini bu ülkede gündemi izleyen herkes biliyor.
Ancak kanimizca, durumun, devrimciler, sosyalistler
açisindan “yesinler birbirini” diye geçistirilemeyecek bir yönü var.
Hayir, niyetimiz “demokrasi(cilik) oyunu” oynamak, “bitaraf
âkîl” tutumuna girip “hukuk devleti”nden, “basin özgürlügü”nden filan dem
vurmak degil. O bahsi çoktan geride biraktigimizin bilincindeyiz.
Elbette biliyoruz ki, iki klik arasindaki çatismadan
demokrasi çikmaz. Uzun yillar el ele, kol kola yürüyenler simdilerde
birbirlerine düsman olmussa; önce bu yolculuklarinin hesabini vermeliler… Ve
nihayet, bunlarin tümü Dario Bätancourt ile Marta Maria “Mafya yasadisi
kapitalizm, kapitalizm de yasal mafyadir!”; Antonio Marchel’in, “Mafya devletin
bilinçaltidir”; Jean Paul Tardivel’in,
“Günümüzde paraya, iktidar deniyor,” saptamalarinin dogrulanmasidir.
Ancak sunun alti çizilmeli: AKP iktidari, koynunda besledigi
“yilan”i bogarken, bir iktidar tarzinin “yol”unu dösüyor: begenmedigi,
onaylamadigi, kendisine muhalefet eden medya organlarini keyfî, uyduruk
gerekçelerle sindirip, ardindan olasilikla kendi denetimi altina almak.
Bugün ‘Samanyolu’ TV’ye,
‘Zaman’ gazetesine yapilan harekâtin, yarin AKP’ye biat etmeyen diger
yayin organlarina öbür gün muhalefet partilerine, AKP’ye muhalif örgütlere,
kisilere yöneltilmeyeceginin hiçbir garantisi yoktur. Daha önce TMSF eliyle
yürüttügü “medyayi ele geçirme” operasyonunu bu kez “AKP-polisi” ve
“AKP-yargisi” eliyle gerçeklestirmek… Bir adim sonrasinda, her türlü karsi
durusu susturmak, bastirmak, sindirmek…
Cemaat medyasina yönelik bu AKP harekâti, ülkenin AKP-Cemaat
ortakligiyla hayata geçirilen otoritaryanizmden, AKP ve onun “Tek Adam”ina biat
edenlerden baska hiç kimsenin sesini çikartmasina olanak taninmayacak bir
“totalitaryanizm”e yöneldiginin bir baska göstergesi. Bir baska deyisle, Recep
Tayyip Erdogan’in merkezinde yer aldigi bir “tekcilige” dogru hizla ilerliyor
Türkiye.
Özetle, gelismeler “istikrarli istikrarsizlik” durumu olarak tanimlanabilir. Bu bir “kaos ortami”dir; bundan sonra her sey mümkündür!

Haber : Sibel Özbudun - Temel Demirer demirer temel demirertemel@gmail.com