Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 07 Aralyk 2014
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 23:51
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=19849
TÜRK ULUSU TASFIYE MI EDILIYOR? - Mehmet Sazak
Daha önce basinda sözü edilmisti. Bu yil Agustosta yapilan
yüksek askeri surada,Diyarbakir’da bulunan, hani su Türk bayragi indirilen hava
üssünün Eskisehir'e nakledilmesi kararlastirilmis. Kararin amaci,Basbakana
göre, dogudaki gerilimi azaltmak, Genel Kurmaya göre, Nato’nun aldigi bir kararin
uygulanmasindan ibaret.
Ayrica,zaman zaman basinda sözü edilen, jandarmanin Içisleri
Bakanligina baglanmasi,onun ötesinde, lagvedilerek görevinin polise
devredilmesi tasarilari da var.Tasarilar bunlarla da bitmiyor. Egedeki
çikarlarimizi korumak amaciyla kurulan,Ege Ordusu’nun lagvedilmesi de
düsünülüyor.
Jandarma kuvvetleri ve Ege Ordusu Nato’nun disinda kalan
milli gücümüzdür.
Bu ülkenin namuslu insanlari, sapkalarini önlerine koyup
düsünmelidir. Yapilan uygulama, Birinci Dünya Savasi sonunda 30 Ekim 1918 günü
imzaladigimiz Mondros Ateskes anlasmasina benzemektedir. O anlasmada da Türk
Ordusunun terhis edilmesi, jandarma güçlerinin sinirlandirilmasi gibi hükümler
vardi. Türk Milleti bu anlasmaya uymadi. Ordusunu isgalci güçlere karsi
vataninin savunmasinda kullanmayi sürdürdü...
Bu Millet bugün daha büyük bir yenilgiye mi ugradi ki,
Emperyalistlerin talimatiyla,ülkenin en çok savunulmasi gereken bir
bölgesindeki, hava üssünü kaldiriyor?Jandarmasini terhis etmeyi düsünüyor.
Emperyalist güçlerin her zaman saldirisina açik bir bölgedeki Ege Ordumuzu
kaldirmayi düsünüyor.
Bununla da yetinmiyor bizim isbirlikçilerimiz. Örnegin
Kiliçdaroglu: “Vicdan- ret kabul edilmeli!Zorunlu askerlik kaldirilmali,
profesyonel orduya geçilmeli!”diyor.Bilindigi gibi, ülkemiz dünyanin
merkezinde, en önemli, en stratejik bir noktasinda bulunuyor. Bunun için bu
topraklarda, çaglar boyu savaslar hiç eksik olmamis. Bu ulus varligini
sürdürmek, savassiz yasayabilmek için, askeri yönden güçlü olmak zorundadir.
“Vicdan-i ret” yani,“ben askerlik yapmak istemiyorum. Ben insan öldüremem!”
demek, belki Patagonya'dadaki insanlar
için geçerli bir sav olabilir. Bu topraktakiler için degil.
Zorunlu askerligin kaldirilmasina gelince;
Bizde asker ocagi, baska ülkelerdeki ordularin yapisina
benzemez. Asker Ocagi, II. Mahmut’tan beri, bir egitim yuvasidir. Egitim
düzeyleri yetersiz toplumlar için bu önemli bir kazanimdir. Altmisli, yetmisli
yillardaki, “Ali Okullarinin” ülke egitimimize katkisi hiçbir zaman
azimsanamaz. Gerek Osmanli’da, gerekse Cumhuriyet dönemimizde, ordudaki yapilan
egitim çalismalari “Egitmen Kurslarimizin” ilham kaynagi olmustur. Toplumumuz
asker ocagini her zaman yüceltmistir. Asker ocagina: "Peygamber
ocagi!" demistir.
Zorunlu askerligin sagladigi en büyük ve en önemli toplumsal
kazanimlarimizdan biriside; asker ocaginda, asker arkadasligi yoluyla,
ülkemizde yasayan, degisik kimliklerdeki insanlarin birbirlerini tanimalari,
arkadas ve dost olmalaridir. Degisik bölgelerde yasayan insanlarin, degisik
sosyal ve kültürel özelliklerinin karismasi, toplumsal bir harmanin olusmasini
saglar. Hemen hemen her erkegin, en ileri yaslarda bile, askerlik anilarindan
ve asker arkadaslarindan söz etmesi,bu kurumun toplumumuzdaki öneminin
göstergesidir. Ülkemizde yillardir sürmekte olan silahli kalkisma ve degisik
boyutlardaki kiskirtmalara karsin, toplumumuzun olan biteni, sogukkanlilikla
izlemesindeki en büyük etken, insanlarimizin askerocaginda birbirleriyle
kaynasmasinin verdigi sonuçtur diye düsünüyorum.
Dogrusunu söylemek gerekirse, bir savas sonrasinda
cumhuriyeti kurmus bir partinin basinda bulunan bir kisinin, bu söylemlerini
iyi niyetle bagdasir bulmuyorum. Üstelik ayni kisinin, Genel Baskan olur olmaz:
“35.Madde kaldirilsin!” “Yerel yönetimlerin özerkligi konusunda, koydugumuz
çekinceyi kaldiracagiz!”, Silivri’de yurtsever komutanlar yargilanirken
bile,her firsatta: “Darbeciler yargilansin!”,gene her firsatta: “Otuzlu
yillarla yüzlesmeliyiz!” gibi söz ve çikislari, partisinin geçmisi ve devletin
kurumlariyla kavgali bir kisiligi sergilemektedir. Bütün bunlara karsin, nasil
oluyor da böyle bir kisi,böyle bir partiye genel baskan olabiliyor? Benim
oldugu gibi, sanirim birçok kisinin kafasinda takilidir bu çengel.
Hazir sapkayi önümüze koymusken, “Nato’nun istegiyle
üssümüzü kaldiriyoruz!” cümlesinin isiginda,su NATO herzesini, kazanim ve
kayiplarimizla bir gözden geçirmeyi düsünsek diyorum. Görüsüme göre, Nato’nun
ülkemize, birkaç darbeci general yetistirmekten baska hiçbir faydasi(!)
olmamistir. Zararlari ise saymakla bitmez. Mehmetçiklerimizin degisik
cephelerde ucuz asker olarak kullanilmasi, Dogu'daki etnik terörün
kiskirtilmasi, Ulusal kalkinma,genel ve
savunma sanayi ve güvenlik politikalarimizin engellenmesi, ilk akla
gelenlerdir. Bu olusumlar karsisinda, NATO, ABD, AB, hepsinin özeti “SOROZ”severligi, sorgulamali, beynimizden
silmeliyiz diye düsünüyorum... 9 Agustos 2014