Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Türk ulusu tasfiye mi ediliyor?


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 07 Aralyk 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 01:24
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=19849


TÜRK ULUSU TASFIYE MI EDILIYOR? - Mehmet Sazak

Daha önce basinda sözü edilmisti. Bu yil Agustosta yapilan yüksek askeri surada,Diyarbakir’da bulunan, hani su Türk bayragi indirilen hava üssünün Eskisehir'e nakledilmesi kararlastirilmis. Kararin amaci,Basbakana göre, dogudaki gerilimi azaltmak, Genel Kurmaya göre, Nato’nun aldigi bir kararin uygulanmasindan ibaret.

Ayrica,zaman zaman basinda sözü edilen, jandarmanin Içisleri Bakanligina baglanmasi,onun ötesinde, lagvedilerek görevinin polise devredilmesi tasarilari da var.Tasarilar bunlarla da bitmiyor. Egedeki çikarlarimizi korumak amaciyla kurulan,Ege Ordusu’nun lagvedilmesi de düsünülüyor.

Jandarma kuvvetleri ve Ege Ordusu Nato’nun disinda kalan milli gücümüzdür.

Bu ülkenin namuslu insanlari, sapkalarini önlerine koyup düsünmelidir. Yapilan uygulama, Birinci Dünya Savasi sonunda 30 Ekim 1918 günü imzaladigimiz Mondros Ateskes anlasmasina benzemektedir. O anlasmada da Türk Ordusunun terhis edilmesi, jandarma güçlerinin sinirlandirilmasi gibi hükümler vardi. Türk Milleti bu anlasmaya uymadi. Ordusunu isgalci güçlere karsi vataninin savunmasinda kullanmayi sürdürdü...

Bu Millet bugün daha büyük bir yenilgiye mi ugradi ki, Emperyalistlerin talimatiyla,ülkenin en çok savunulmasi gereken bir bölgesindeki, hava üssünü kaldiriyor?Jandarmasini terhis etmeyi düsünüyor. Emperyalist güçlerin her zaman saldirisina açik bir bölgedeki Ege Ordumuzu kaldirmayi düsünüyor.

Bununla da yetinmiyor bizim isbirlikçilerimiz. Örnegin Kiliçdaroglu: “Vicdan- ret kabul edilmeli!Zorunlu askerlik kaldirilmali, profesyonel orduya geçilmeli!”diyor.Bilindigi gibi, ülkemiz dünyanin merkezinde, en önemli, en stratejik bir noktasinda bulunuyor. Bunun için bu topraklarda, çaglar boyu savaslar hiç eksik olmamis. Bu ulus varligini sürdürmek, savassiz yasayabilmek için, askeri yönden güçlü olmak zorundadir. “Vicdan-i ret” yani,“ben askerlik yapmak istemiyorum. Ben insan öldüremem!” demek, belki Patagonya'dadaki  insanlar için geçerli bir sav olabilir. Bu topraktakiler için degil.

Zorunlu askerligin kaldirilmasina gelince;

Bizde asker ocagi, baska ülkelerdeki ordularin yapisina benzemez. Asker Ocagi, II. Mahmut’tan beri, bir egitim yuvasidir. Egitim düzeyleri yetersiz toplumlar için bu önemli bir kazanimdir. Altmisli, yetmisli yillardaki, “Ali Okullarinin” ülke egitimimize katkisi hiçbir zaman azimsanamaz. Gerek Osmanli’da, gerekse Cumhuriyet dönemimizde, ordudaki yapilan egitim çalismalari “Egitmen Kurslarimizin” ilham kaynagi olmustur. Toplumumuz asker ocagini her zaman yüceltmistir. Asker ocagina: "Peygamber ocagi!" demistir.

Zorunlu askerligin sagladigi en büyük ve en önemli toplumsal kazanimlarimizdan biriside; asker ocaginda, asker arkadasligi yoluyla, ülkemizde yasayan, degisik kimliklerdeki insanlarin birbirlerini tanimalari, arkadas ve dost olmalaridir. Degisik bölgelerde yasayan insanlarin, degisik sosyal ve kültürel özelliklerinin karismasi, toplumsal bir harmanin olusmasini saglar. Hemen hemen her erkegin, en ileri yaslarda bile, askerlik anilarindan ve asker arkadaslarindan söz etmesi,bu kurumun toplumumuzdaki öneminin göstergesidir. Ülkemizde yillardir sürmekte olan silahli kalkisma ve degisik boyutlardaki kiskirtmalara karsin, toplumumuzun olan biteni, sogukkanlilikla izlemesindeki en büyük etken, insanlarimizin askerocaginda birbirleriyle kaynasmasinin verdigi sonuçtur diye düsünüyorum.

Dogrusunu söylemek gerekirse, bir savas sonrasinda cumhuriyeti kurmus bir partinin basinda bulunan bir kisinin, bu söylemlerini iyi niyetle bagdasir bulmuyorum. Üstelik ayni kisinin, Genel Baskan olur olmaz: “35.Madde kaldirilsin!” “Yerel yönetimlerin özerkligi konusunda, koydugumuz çekinceyi kaldiracagiz!”, Silivri’de yurtsever komutanlar yargilanirken bile,her firsatta: “Darbeciler yargilansin!”,gene her firsatta: “Otuzlu yillarla yüzlesmeliyiz!” gibi söz ve çikislari, partisinin geçmisi ve devletin kurumlariyla kavgali bir kisiligi sergilemektedir. Bütün bunlara karsin, nasil oluyor da böyle bir kisi,böyle bir partiye genel baskan olabiliyor? Benim oldugu gibi, sanirim birçok kisinin kafasinda takilidir bu çengel.

Hazir sapkayi önümüze koymusken, “Nato’nun istegiyle üssümüzü kaldiriyoruz!” cümlesinin isiginda,su NATO herzesini, kazanim ve kayiplarimizla bir gözden geçirmeyi düsünsek diyorum. Görüsüme göre, Nato’nun ülkemize, birkaç darbeci general yetistirmekten baska hiçbir faydasi(!) olmamistir. Zararlari ise saymakla bitmez. Mehmetçiklerimizin degisik cephelerde ucuz asker olarak kullanilmasi, Dogu'daki etnik terörün kiskirtilmasi, Ulusal kalkinma,genel ve  savunma sanayi ve güvenlik politikalarimizin engellenmesi, ilk akla gelenlerdir. Bu olusumlar karsisinda, NATO, ABD, AB, hepsinin özeti  “SOROZ”severligi, sorgulamali, beynimizden silmeliyiz diye düsünüyorum... 9 Agustos 2014


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster