Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 02 Aralyk 2014
Geçerli Tarih: 03 Mayys 2026, 15:00
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=19812
DIDIM ÜSTÜNE DÜSLER
Ben içinde her yastan çocuklar tasiyan bir sairim. Bir deniz
kentinin betonlara sarilmaktan ve yagmalanmaktan nasil korktugunu hissedebilen
bir sairim üstelik… Dolayisi ile kimse bana “suya dokunmazmis / sabuna
dokunmazmis / pise bak” demedi. Diyemez de...
Yasadigimiz bu kiyi kentinin de benzer korkularini
biliyorum. Bu korkularin önüne geçebilmek için okudum, arastirdim, inceledim,
alaninda uzman insanlarin düsüncelerini aldim. Bunu bir yere aday olmak ve bir
makama gelmek için yapmadim. Bu benim kentli olma, yurttas olma bilincimle
ilgili bir durumdu. Savundugum ve söyledigim seylerin yanina yanlis da olabilir
ihtimalini koyan bir tutum sergiledim. Çünkü ben demokratim. Savundugum
seylerin cahili olmamak için kendime çok emek verdim. Yurt ve dünya sorunlariyla
ilgili yaklasimim da bundan baska bir sey degil.
Buraya gelmeden önce de yasadigim yerlerle ilgili düsler
kurardim. Ülkem için de / dünya için de… öyle ya “ne gelir elimizden insan
olmaktan baska.”Dedim ya ben içinde her yastan çocuklar tasiyan bir sairim / ne
zaman kalbi kirik bir ayna görsem / kül kesilir oyuncaklarim / bir de üsürüm
kentler yagmalandikça / ates aldikça silahlar…” Iste ben buyum!
Yetmezmis gibi bir sürçü lisan daha eyleyip burda kurdugum
düslere bir ek yaptim… Ne olur ayiplamayin beni. Düsbazlik iste! Ileri bir
insanligin laboratuari haline gelebilecegini düsündüm buralarin. Her
düsünceden, her kültürden ve her renkten bir çiçek tarlasina dönüsmüs Didim
sanki dalda elmaydi. Sanki uzansak koparabilirdik. Fakat kollarimizin kisaligini
hesaplayamadim… Aslinda çok yenilmis, çok yanilmis biri oldugum halde bir türlü
huyumu degistiremedim.
Didim’e yerlestigimden beri buradaki hayatin adil,
demokratik ve çagdas degerler üzerine oturmasi için ve buranin bir dünya kenti
olmasi için düsler kurmaya devam ettim. Yönetimlerin katilimci, seffaf ve
insanlarin düsünce enerjilerini ortaya çikarip devreye sokabilecek bir
yaklasimda olmasi için sürekli vurgu yaptim. “Seçtim seni yönet beni”
mantigiyla bulundugu yerde tekdüze hayat sürdüren ve etliye sütlüye karismayan
insanlarin modern köleler oldugundan dem vurdum. Ne kadarsak, ne kadar
insansak, neye layiksak, ne kadar onurluysak, bilincimiz, bilgimiz ne kadarsa
bizden ancak o kadarlik bir hayat ortaya çikar dedim. Düslerimi ve
düsüncelerimi burda ve her yerde çesitli biçimlerde binlerce, on binerce
insanla paylastim. Dogru bir iradenin ortaya konmasi halinde söylediklerimin
burasi için bir düs olmaktan çikacagini anlattim. Ve bu iradeden kastim; halkin
yönetimlerle, yönetimlerin halkla koordineli bir iliskisiydi. Bunda israr
ettim.
Düsündügüm ve düsledigim seyler ne miydi? Iste:
Didim’in bir yani sanata, edebiyata ev sahipligi yapan bir
dünya köyü… Her yani, ekonominin, siyasetin ve yasamin tartisildigi düsünce
platformlari… Ortasinda Öykü Evleri, Siir Bahçeleri… Ve de ne yana dönseniz
yüregine sigmayan çocuklara, kendisini gerçeklestirmek isteyen gençlere ve
yetiskinlere sunulmus yasam alanlari… Düs düse, bas basa vermis gelecege renk
düsüren bir Didim halki. Karar alma süreçlerine katilmis kendi gelecegini yapan
insan topluluklari. Kültürle, sanatla, turizmle çiçeklenmis mavinin hikmetinde
bir yesiller cenneti… Her yastan, her cinsten ve her renkten insanin mutluyum
diyebilecegi Düsler Diyari… Bir düs ülke yani! Ve de her yan vicdanin kaleleri!
Evet dedigim gibi kollarimizin kisaligini hesaplayamadim.
Olsun ama ben yine düsler kurarim, isim bu çünkü. Binip Kaf Dagi’ndan atima /
yarin daha güzel olacaklar satarim / düs fiyatina… Hiç yorulmam. Baktim alici
az, yüreklere dokunurum; mümkünler toplar, vicdanlar biriktiririm.
Ey Didimliler, size kirginim aslinda, ama sevdim de sizi…
Didim’i sevdim… Suyunu, kumunu, havasini… Nasil sevilmez ki… Hem tarih denizi,
hem kültürler müzesi… Bunlari size rüsvet olsun diye söylemem. Söylemiyorum!
Diyecegim o ki gidersem, benden zaten kurtulursunuz, kalirsam bir tek sey
istiyorum sizden:
Öldügümde düslerime
gömün beni.