Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama: Orta Öğretim Genel Müdürü Ercan Türk yazdı
Kategori: Eğitim
Eklenme Tarihi: 01 Aralyk 2014
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 22:08
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=19804
INSAN NE ISE O’DUR
Her isin kendine göre incelikleri,her ustanin ise bir tarzi
vardir. Diger bir deyisle herkes,her isi ayni yöntemle yapamadigi gibi yapilan
is de kisinin maharetini gösterir: "Âyinesi istir kisinin lafa bakilmaz.
Sahsin görünür rütbe-i akli eserinde (Ziya Pasa).
Kisi yaptigi isin niteligine göre püf noktalarini bilmeli,
isinde uzmanlasmali, hatta isini sanat hâline getirebilmelidir. Ayrica, her
bireyin ilgi alanlarinin ve yeteneklerinin birbirinden farkli oldugu
unutulmamalidir. Herkes her isin piri olamayacagi gibi bir kisi ayni anda hem
siyasetçi, hem bürokrat, hem is adami, hem de sivil toplum kuruluslarinda
yönetici gibi davranmaya çalismamali, yaptigi isin özelliklerine uygun hareket
etmelidir.
EN IYISI
Dag tepesinde bir çam olamazsan,
Vadide bir çali ol.
Fakat oradaki en iyi
küçük çali sen olmalisin.
Çali olamazsan bir ot
parçasi ol, bir yola nese ver.
Bir misk çiçegi
olmazsan bir saz ol.
Fakat gölün içindeki
en canli saz sen olmalisin.
Hepimiz kaptan
olamayiz, tayfa olmaya mecburuz.
Dünyada hepimiz için
bir sey var.
Yapilacak büyük
isler, küçük isler var.
Yapacaginiz is,size
en yakin olan istir.
Cadde olamazsan
patika ol.
Günes olamazsan
yildiz ol.
Kazanmak yahut
kaybetmek ölçü ile degildir.
Sen her neysen, onun
en iyisi olmalisin
(Douglas Malloch)
Her insan özeldir ve her insanin kendine has bir dünyasi
vardir. Herkesi oldugu gibi kabul etmek ve anlamaya çalismak lazim. Bu durum
insan olmanin bir geregidir. Insan olmanin çok zor oldugu ve insan olmak için
bir ömrün bile yetmedigi söylenir. Aslinda insan olmak, dolayli olarak
birbirinden farkli yaratilmis bireylerin uyum içinde yasamaya çalismasi olarak
da tanimlanabilir. Ayni cografyada yasayip ayni havayi teneffüs eden hatta ayni
anne babadan dünyaya gelen bireyler bile fitrat olarak birbirine
benzememektedir. Bu durum, bir arada yasamayi zorlastirmakta ve kisilik
çatismalarina neden olmaktadir. Büyükler çocuklari anlamakta zorlaniyor,
çocuklar da büyükleri begenmiyor degil mi? Bilim ve teknoloji çaginda bireysel
farkliliklari da dikkate aldigimizda insan olmanin ve insanca yasamanin zorlugu
tartisilmaz. “Kuslar gibi uçmayi, baliklar gibi yüzmeyi, bilgisayarlarla
düsünmeyi ögrendik; ama unuttugumuz ince bir sanat kaldi, insanca yasamak
(Martin Luther King)…”
Bireysel mutluluk, kisinin kendi gerçegiyle yüzlesmesinden
geçer. Buna kendi gerçeginden haberdar olma veya farkindalik da denir. Kisi,
kendinin ne olup ne olmadigini, neyi, nasil yapacagini bilirse olaylar
karsisinda gerekeni yaparak islerin üstesinden gelir. Böylece yaptigi isin
özelliklerine uygun hareket ederek kendine ve içinde yasadigi topluma katki
saglar ve deger katar. Kendisinin ne yaptigina degil de baskasinin ne
yapmadigina bakanlar ise yalanin, iftiranin ve dedi kodunun insani
düsürebilecegi en asagi seviyeye inerek önce ait oldugu sosyal çevrede sonra da
yasadigi toplumda dislanir ve yalniz kalmaya mahkûm olur. Kul hakki da cabasi.
Yaratilani yaratandan ötürü hos görerek herkesi oldugu gibi kabul etmek gerekir. Bir insan kendini herkese begendirmek zorunda degil. Bu mümkün de olmaz. Her bireyin inanci, düsünce yapisi, hayata ve olaylara bakisi, yasama yükledigi anlam, öncelikleri, beklentileri, hayalleri baska baskadir. Bir kaliba sigar mi bütün âlem? Kimseyi ne yargilayalim, ne hor görelim. Çünkü, insan ne ise o’dur.

Orta Ögretim Genel Müdürü Ercan Türk
Asiye Koca Demir - Vatan Giresun Gazetesi