Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama: Mehmet Efe yazdı
Kategori: Ekonomi-Çalışma Hayatı
Eklenme Tarihi: 19 Kasym 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:47
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=19714
Sinifsiz bir Dünyanin Ameleleri – Mehmet Efe
Içimde nesli tükenmis baliklar denizi,kafam ölen arilarin
ugultusuyla dolu.
Öncülerin bizi uyardigi kabus bu,dinle.
Artik isçi sinifi olmayacak. Orta sinif olmayacak. Köylüler
de çiftçiler de esnaf da kalmayacak.
Sanat veya zanaat sahipleri olmayacak. Ne ustalar olacak ne
de artik çiraklar.
Ögrencilerin de ögretmenlerin de kalmadigi bir kabusa dogru
ilerliyoruz. Yalniz mühendislerin kullandigi parçalar kadar deger ve ehliyeti
olanlarin nefes alabildigi bir kabus.
Kategorik düsman kalmadi bu dünyada. Sadece Batililar
yapmiyor bunu, Emmoglu; Dogulular yapmiyor, Güneyliler yapmiyor.
Dünyayi herkese yetecek sekilde yaratan Allah’in isini
yapmaya soyunmus Çagdas Firavun’un, Çagdas Karunlarin önümüze çattigi oyuna
katilmayi seçen hepimiz insa ediyoruz bunu.
Hergün yaptigimiz seçimlerle bir dünya insa ediyoruz
kendimize, hergün tuglalar ekliyoruz kabusa.
Bankalarda tuttugumuz her kurusla, gelinlerden alip
bankalara attigimiz her çeyrekle, AVMlerde harcadigimiz her bir lirayla, borç
istemekten utandigimiz her arkadasla, hatirini sormadigimiz her komsuyla,
sadece ameleler olarak varolacagimiz bir dünyaya katkida bulunuyoruz.
Sorgulayan seslere her kulak tikadigimizda Allah’in bize
verdigi yegane özelligimizi kullaniyoruz: Seçme özgürlügü ve sorumlulugumuzu.
Ve onu Allah’in söz verdigi selamete kapatmayi seçiyoruz.
Memur olmaktan, gibi yapmaktan baska ve hiç bir seye inanma
kabiliyeti olmayan orta zekalilara attigimiz her alkisla bir seçim yapiyoruz.
Omurgasiz gevezelere ekledigimiz rating rakamlari ve
attirdiklari her slogana ettigimiz aminle bir seçim yapiyoruz.
Adalet maslahata her kurban edildiginde, her sessiz kalmayla
bir seçim yapiyor ve bir adim atiyoruz kabusa dogru.
Müslüman bir ülkeden pasaportla, vizeyle Hacc’a, Umreye
gitmeyi seçenler, Israil adli isgalciden vize alip Mescid-i Aksa önünde
resimler çektirenler bir seçim yapiyor. Ve pasaportla Hacca gitmeyi reddeden
son dirilis sairlerini, taseronlara yaranmak adina gürültüye boganlarimiz bir
seçim yapiyor.
Hiçbir suçu olmayan insanlar hapislerde çürütüldügü her bir
gün her birimiz bir seçim yapiyoruz. Katliamlara sorumsuzluk veren raporlar
yazarken bir seçim. Sadece iskenceye ortak olmayi degil, çocuklarimizin yasayacagi
dünyayi seçiyoruz.
Halkinin verdigi yetkileri Allah’in adiyla firavun düzenin
taseronluguna döndürenlere kahve köselerinde kafa sallamaktan baska bir sey
yapamayan dünya aydinlarinin her günü, kabusa karsi durmadigimiz bir gündür.
Payeler, ulufeler ve bir sonraki Nescafe bardagini garantiye
almak ugruna, zalimlerle is tutanlarin zafer dedigine zafer, düsman dedigine
düsman, lütuf dedigine lütuf dendigi ve buna itiraz edilmedigi her yerinde
dünyanin,her an,kabusa riza yolunda bir adim atiliyor.
Katlanaduran vergiler ve bin katli bankalar, seçme ve
seçilme hakkina inandirilmis orta sinifin hayat damarlarina çöreklenirken,
çocuklarina mirildanabildikleri tek ögreti ‘bu devirde babana bile
güvenmeyeceksin’ oluyor.
Günde 25 saat çalisip çocuklarini besleyemeyen ama haklari
olan isçiler, sistemin seruma bagladigi omurgasiz, ufuksuz ve inançsiz sendika
yöneticilerinin isbirligi ile yeni toplu sözlesme kiyimlarindan geçip, taseron
sirketlerin pazarladigi ucuz isgücü yani ameleler olmaktan baska bir kapi bulamiyor.
Bulamayacak. Kamu kuruluslari da ve artik tüm dünyada kamuyu yöneten sirketler
de bu amelelerin is kazalarindan arta kalanlarini kullanip kullanip çöpe
atacak.
Son kiraathanenin ve turbo egzoslara flama olmak istemeyen
son derginin (*) yerini alan Starbucks’larda oturup Twitter’da nihilist takilan
amaçsiz, kimliksiz, libidosu her dakika tavan yaptirilan ve kurgulanmis
savaslarin taraflarindan biri için iki twitle devrimci damarini uyusturmayi
seçen ergen gençlerin umarsiz bakislari arasinda, kendini vinçlere baglayip
direnmeye çalisan son isçi de geridönüsüm çöplügüne kepçelenecek.
Son Islamci Kürt ile son Sii son savasta birbirlerini
öldürdügünde, beyninden siyen sirnasik
twitter ergenleri de amelelige terfi edilecek. Kredi karti ve maas almaya
razi olmayan son umutlarimizin, penthouse partilerinde planlanan ve son onur
kirintisinin da kisa vadeli kâra kurban edildigi savaslarimizda nâra atacak
kabus.
Biran evvel yegane rizk verici olmak isteyen gida
devlerinden arta kalan son küçük tarim alanlari da, son gül bahçeleri de
bankalarin ve insaat sirketlerinin sehvetle sindirecegi tarimsiz arsalara
dönecek.
Bugün hayal kurabilen bir gencin sözüne yatirim
yapmayanlarin yarin son ipotekleri seçme ve inanma kabiliyetleri olacak.
Cumhuriyetlerinden baska kutsali kalmayanlarin ne cumhuru
kalacak ne hürriyeti. Vatan sevgisi ve soydan baska degeri kalmamislarin ne
vatani kalacak, ne sevgisi, ne de imani. Mülteci kamplarinin yanindan
geçenlerin yanindan geçenleri bile kalmayacak.
Genetik deneylerin kobaylarina dönmüs topraksiz köylülerin
son inekleri de hamburgere döndügünde zafer naralari yükselecek kabusumusuzun.
Sistemin disinda yasamayi bilen son Kürt anne, son Sii dede,
son Amerikali Amish, Yozgat’daki son çiftçi, Peru’lu son tohum direnisçisi, son
Kizilderili, son Hamas inatçisi, son uyumsuz yazar, son bakkal düserken; sadece
iki sey yükselmeye devam edecek: Hiçbir hakki ve güvencesi olmayan amele
güruhlarini pazarlayan taseron firmalarin sayisi ve Finans Kapital’in kâr payi…
Sattiklarimiza karsilik aldiklarimiz, kaybettiklerimizi
satin almaya yetmeyecek ve taseronlar da dünyaya hükümdar olmayacak.
Böyle giderse varilacak dünyada, sadece New York’un ‘Wall Street’inden, Londra’nin ‘The Square Mile’indan ve Israil
Örgütünün Tel-Aviv’inden yöneten mutlu ve global bir azinlik ve onlarin kulu
milyarlarca ameleden baska bir sey olmayacak.
Bu kabus sürecine direnisin akil adamlari olmayacak; yilgin,
müstenkif, suskun, susturulmus olacaklar.
‘Kelimeleri yerinden oynatan’ düzenbazlarin her gün yeniden
ürettigi bir dilden baska dil konusulmayacak. Anadil kalmayacak. Bin çatalli
bir dille konusacak konusan herkes.
Tutarliymis gibi yapmaya bile gerek duymayan, dogruyu da
yalani da çürüten, puç eden bir dilden baska dil kalmayacak.
Aliskanliklari, ilgileri ve beslenme haritalari dahil,
hiçbir insan tekinin sistemin veri tabanlarina keydedilmemis ve manipüle
edilmeyecek bir tek mahrem yani, bir tek gizli duasi bir tek küçük günahi bile
olmayacak.
Bir kimlik numarasindan ibaret olmayan, bankalara borçsuz
kimse ve çipsiz kimlik karti kalmayacak.
Kahrolasi genelevler de bankalarin yanina tasinacak, her
ikisinin CEOlari da taseron firmalarla pazarliklar yapacak.
Memurlasarak vadesini uzatan son insan haklari dernegi de
son direnis örgütünü teslim olmaya ikna ettikten sonra, istihbarat sirketlerinden birine katildigini
ilan edip tabela degistirecek.
Yetimlere pasta, araplara petrol, Afrika’ya prezervatif,
yaslanan amelelere uyusturucu dagitan örgütlerden baska STK kalmayacak.
Ben ben ben ben diyen siirlerden baska siir okunmayacak.
Amelelerin birbirlerini sirtindan biçakladigi gladyatör
yarismalarindan baska show izlenmeyecek, devam etmeyecek.
Escinsel zencilerin seri katil hintlileri kovalayip infaz
ettigi çinli detektiflerin anlatildigi hikayelerden baska öykü yazilamayacak.
Et ve kozmetikten baska kare kalmayacak filimlerde.
Romanlar sizofrenlerin çagrisim zincirinden baska bir bir
seye benzemeyecek o gün.
Çingeneler sarki söylemeyecek.
Hersey sanal her sey fanzin olacak.
Çocuklar olmayacak böyle giderse dünyada, sadece gözleri fersiz
amele adaylari. Drone’lar.
Korkarim Allah da durdurmayacak bu kabusu çünkü bunu sen
seçmis olacaksin, ben seçmis olacagim, biz seçmis olacagiz…
Öncülerin bizi uyardigi kabus geliyor. ‘Fav’lamakla yetinme,
Twitle bu kabusu.
Ya da degistir bir seyi. Küçükse de anlamli seçimlerimiz
olsun. Rezidans insaatlarindan baska seyler insa olsun.
Amme Cüzü okusun Lazin Çerkezin biri; Risale de okusun
Izmir’in güzelleri, yeni tefsirler yazilsin. Benden sonra kiyamet demesin bir
devletli. Allah Rezzaktir de bana be muhterem, ikirciksiz. Pürüzsüz de,
dosdogru de, ve inan.
Bir Ermeni sucuk yapsin, bir Alevi türkü yaksin, bir Yahudi
Salom desin, bir solcu mümin olsun,bir Islamci tövbe etsin. Bir daha. Bir daha.
Müslüman Müslüman’in bekçisi degil mi, kaldir beni, aç
kitabi, bir kazma tut, GDO’suz bir ekmek böl, bir ayçiçegi ek, bir ari konsun.
Uyandir beni Kekémin, uyandir bu kabustan…
(*) Buradaki ‘turbo egzoslara flama olma’nin, 16 yil önce sana sen bir Islamcisin oglum dedigim yazidaki ifadeyle ayni oldugunu, kasten tekrar ettigimi hatirlatmam gerekir mi?

Haber : Mehmet
Efe