Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Sınıfsız bir Dünyanın Ameleleri


Açıklama: Mehmet Efe yazdı
Kategori: Ekonomi-Çalışma Hayatı
Eklenme Tarihi: 19 Kasym 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 06:24
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=19714


Sinifsiz bir Dünyanin Ameleleri – Mehmet Efe

Içimde nesli tükenmis baliklar denizi,kafam ölen arilarin ugultusuyla dolu.

Öncülerin bizi uyardigi kabus bu,dinle.

Artik isçi sinifi olmayacak. Orta sinif olmayacak. Köylüler de çiftçiler de esnaf da kalmayacak.

Sanat veya zanaat sahipleri olmayacak. Ne ustalar olacak ne de artik çiraklar.

Ögrencilerin de ögretmenlerin de kalmadigi bir kabusa dogru ilerliyoruz. Yalniz mühendislerin kullandigi parçalar kadar deger ve ehliyeti olanlarin nefes alabildigi bir kabus.

Kategorik düsman kalmadi bu dünyada. Sadece Batililar yapmiyor bunu, Emmoglu; Dogulular yapmiyor, Güneyliler yapmiyor.

Dünyayi herkese yetecek sekilde yaratan Allah’in isini yapmaya soyunmus Çagdas Firavun’un, Çagdas Karunlarin önümüze çattigi oyuna katilmayi seçen hepimiz insa ediyoruz bunu.

Hergün yaptigimiz seçimlerle bir dünya insa ediyoruz kendimize, hergün tuglalar ekliyoruz kabusa.

Bankalarda tuttugumuz her kurusla, gelinlerden alip bankalara attigimiz her çeyrekle, AVMlerde harcadigimiz her bir lirayla, borç istemekten utandigimiz her arkadasla, hatirini sormadigimiz her komsuyla, sadece ameleler olarak varolacagimiz bir dünyaya katkida bulunuyoruz.

Sorgulayan seslere her kulak tikadigimizda Allah’in bize verdigi yegane özelligimizi kullaniyoruz: Seçme özgürlügü ve sorumlulugumuzu. Ve onu Allah’in söz verdigi selamete kapatmayi seçiyoruz.

Memur olmaktan, gibi yapmaktan baska ve hiç bir seye inanma kabiliyeti olmayan orta zekalilara attigimiz her alkisla bir seçim yapiyoruz.

Omurgasiz gevezelere ekledigimiz rating rakamlari ve attirdiklari her slogana ettigimiz aminle bir seçim yapiyoruz.

Adalet maslahata her kurban edildiginde, her sessiz kalmayla bir seçim yapiyor ve bir adim atiyoruz kabusa dogru.

Müslüman bir ülkeden pasaportla, vizeyle Hacc’a, Umreye gitmeyi seçenler, Israil adli isgalciden vize alip Mescid-i Aksa önünde resimler çektirenler bir seçim yapiyor. Ve pasaportla Hacca gitmeyi reddeden son dirilis sairlerini, taseronlara yaranmak adina gürültüye boganlarimiz bir seçim yapiyor.

Hiçbir suçu olmayan insanlar hapislerde çürütüldügü her bir gün her birimiz bir seçim yapiyoruz. Katliamlara sorumsuzluk veren raporlar yazarken bir seçim. Sadece iskenceye ortak olmayi degil, çocuklarimizin yasayacagi dünyayi seçiyoruz.

Halkinin verdigi yetkileri Allah’in adiyla firavun düzenin taseronluguna döndürenlere kahve köselerinde kafa sallamaktan baska bir sey yapamayan dünya aydinlarinin her günü, kabusa karsi durmadigimiz bir gündür.

Payeler, ulufeler ve bir sonraki Nescafe bardagini garantiye almak ugruna, zalimlerle is tutanlarin zafer dedigine zafer, düsman dedigine düsman, lütuf dedigine lütuf dendigi ve buna itiraz edilmedigi her yerinde dünyanin,her an,kabusa riza yolunda bir adim atiliyor.

Katlanaduran vergiler ve bin katli bankalar, seçme ve seçilme hakkina inandirilmis orta sinifin hayat damarlarina çöreklenirken, çocuklarina mirildanabildikleri tek ögreti ‘bu devirde babana bile güvenmeyeceksin’ oluyor.

Günde 25 saat çalisip çocuklarini besleyemeyen ama haklari olan isçiler, sistemin seruma bagladigi omurgasiz, ufuksuz ve inançsiz sendika yöneticilerinin isbirligi ile yeni toplu sözlesme kiyimlarindan geçip, taseron sirketlerin pazarladigi ucuz isgücü yani ameleler olmaktan baska bir kapi bulamiyor. Bulamayacak. Kamu kuruluslari da ve artik tüm dünyada kamuyu yöneten sirketler de bu amelelerin is kazalarindan arta kalanlarini kullanip kullanip çöpe atacak.

Son kiraathanenin ve turbo egzoslara flama olmak istemeyen son derginin (*) yerini alan Starbucks’larda oturup Twitter’da nihilist takilan amaçsiz, kimliksiz, libidosu her dakika tavan yaptirilan ve kurgulanmis savaslarin taraflarindan biri için iki twitle devrimci damarini uyusturmayi seçen ergen gençlerin umarsiz bakislari arasinda, kendini vinçlere baglayip direnmeye çalisan son isçi de geridönüsüm çöplügüne kepçelenecek.

Son Islamci Kürt ile son Sii son savasta birbirlerini öldürdügünde, beyninden siyen sirnasik  twitter ergenleri de amelelige terfi edilecek. Kredi karti ve maas almaya razi olmayan son umutlarimizin, penthouse partilerinde planlanan ve son onur kirintisinin da kisa vadeli kâra kurban edildigi savaslarimizda nâra atacak kabus.

Biran evvel yegane rizk verici olmak isteyen gida devlerinden arta kalan son küçük tarim alanlari da, son gül bahçeleri de bankalarin ve insaat sirketlerinin sehvetle sindirecegi tarimsiz arsalara dönecek.

Bugün hayal kurabilen bir gencin sözüne yatirim yapmayanlarin yarin son ipotekleri seçme ve inanma kabiliyetleri olacak.

Cumhuriyetlerinden baska kutsali kalmayanlarin ne cumhuru kalacak ne hürriyeti. Vatan sevgisi ve soydan baska degeri kalmamislarin ne vatani kalacak, ne sevgisi, ne de imani. Mülteci kamplarinin yanindan geçenlerin yanindan geçenleri bile kalmayacak.

Genetik deneylerin kobaylarina dönmüs topraksiz köylülerin son inekleri de hamburgere döndügünde zafer naralari yükselecek kabusumusuzun.

Sistemin disinda yasamayi bilen son Kürt anne, son Sii dede, son Amerikali Amish, Yozgat’daki son çiftçi, Peru’lu son tohum direnisçisi, son Kizilderili, son Hamas inatçisi, son uyumsuz yazar, son bakkal düserken; sadece iki sey yükselmeye devam edecek: Hiçbir hakki ve güvencesi olmayan amele güruhlarini pazarlayan taseron firmalarin sayisi ve Finans Kapital’in kâr payi…

Sattiklarimiza karsilik aldiklarimiz, kaybettiklerimizi satin almaya yetmeyecek ve taseronlar da dünyaya hükümdar olmayacak.

Böyle giderse varilacak dünyada, sadece New  York’un ‘Wall Street’inden,  Londra’nin ‘The Square Mile’indan ve Israil Örgütünün Tel-Aviv’inden yöneten mutlu ve global bir azinlik ve onlarin kulu milyarlarca ameleden baska bir sey olmayacak.

Bu kabus sürecine direnisin akil adamlari olmayacak; yilgin, müstenkif, suskun, susturulmus olacaklar.

‘Kelimeleri yerinden oynatan’ düzenbazlarin her gün yeniden ürettigi bir dilden baska dil konusulmayacak. Anadil kalmayacak. Bin çatalli bir dille konusacak konusan herkes.

Tutarliymis gibi yapmaya bile gerek duymayan, dogruyu da yalani da çürüten, puç eden bir dilden baska dil kalmayacak.

Aliskanliklari, ilgileri ve beslenme haritalari dahil, hiçbir insan tekinin sistemin veri tabanlarina keydedilmemis ve manipüle edilmeyecek bir tek mahrem yani, bir tek gizli duasi bir tek küçük günahi bile olmayacak.

Bir kimlik numarasindan ibaret olmayan, bankalara borçsuz kimse ve çipsiz kimlik karti kalmayacak.

Kahrolasi genelevler de bankalarin yanina tasinacak, her ikisinin CEOlari da taseron firmalarla pazarliklar yapacak.

Memurlasarak vadesini uzatan son insan haklari dernegi de son direnis örgütünü teslim olmaya ikna ettikten sonra,  istihbarat sirketlerinden birine katildigini ilan edip tabela degistirecek.

Yetimlere pasta, araplara petrol, Afrika’ya prezervatif, yaslanan amelelere uyusturucu dagitan örgütlerden baska STK kalmayacak.

Ben ben ben ben diyen siirlerden baska siir okunmayacak.

Amelelerin birbirlerini sirtindan biçakladigi gladyatör yarismalarindan baska show izlenmeyecek, devam etmeyecek.

Escinsel zencilerin seri katil hintlileri kovalayip infaz ettigi çinli detektiflerin anlatildigi hikayelerden baska öykü yazilamayacak.

Et ve kozmetikten baska kare kalmayacak filimlerde.

Romanlar sizofrenlerin çagrisim zincirinden baska bir bir seye benzemeyecek o gün.

Çingeneler sarki söylemeyecek.

Hersey sanal her sey fanzin olacak.

Çocuklar olmayacak böyle giderse dünyada, sadece gözleri fersiz amele adaylari. Drone’lar.

Korkarim Allah da durdurmayacak bu kabusu çünkü bunu sen seçmis olacaksin, ben seçmis olacagim, biz seçmis olacagiz…

Öncülerin bizi uyardigi kabus geliyor. ‘Fav’lamakla yetinme, Twitle bu kabusu.

Ya da degistir bir seyi. Küçükse de anlamli seçimlerimiz olsun. Rezidans insaatlarindan baska seyler insa olsun.

Amme Cüzü okusun Lazin Çerkezin biri; Risale de okusun Izmir’in güzelleri, yeni tefsirler yazilsin. Benden sonra kiyamet demesin bir devletli. Allah Rezzaktir de bana be muhterem, ikirciksiz. Pürüzsüz de, dosdogru de, ve inan.

Bir Ermeni sucuk yapsin, bir Alevi türkü yaksin, bir Yahudi Salom desin, bir solcu mümin olsun,bir Islamci tövbe etsin. Bir daha. Bir daha.

Müslüman Müslüman’in bekçisi degil mi, kaldir beni, aç kitabi, bir kazma tut, GDO’suz bir ekmek böl, bir ayçiçegi ek, bir ari konsun.

Uyandir beni Kekémin, uyandir bu kabustan…

(*) Buradaki ‘turbo egzoslara flama olma’nin, 16 yil önce sana sen bir Islamcisin oglum dedigim yazidaki ifadeyle ayni oldugunu, kasten tekrar ettigimi hatirlatmam gerekir mi?

Haber : Mehmet Efe


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster