Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 17 Kasym 2014
Geçerli Tarih: 25 Nisan 2026, 13:30
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=19692
Devrimci Bir Isçi Hareketinin Gerekliligi Üzerine
Is cinayetleri durmaksizin sürüyor. Günde 4 isçinin
öldürüldügü bu ülkede isçiler için çalismak adeta yasam kavgasina dönüsmüs
durumda. Hayat pahaliligi, yoksulluk çogalarak sürüyor. Issizlik öncelikle
gençlerin ve çalisanlar da dahil herkesin kabusu. Savas bir adim ötemizde, yani
basimizda. Suriye, Irak kayniyor. Bizim de, insanim diyen herkesin de yüregini
yakan, gericilerin katliamlarina taniklik ediyoruz. Antidemokratik uygulamalar,
baskilar, esnek ve güvencesiz çalisma kosullari, örgütlenme önündeki engeller,
egitimin gericilesmesi gibi saymakla bitmeyecek sorunlar...
Isçi sinifinin ve toplumun önündeki ayri ayri her sorun ayni
ihtiyaci gündeme getiriyor, dayatiyor: Örgütlenmek, sinif mücadelesini
yükseltmek.
Sermaye, gücünü, bu derece pervasizca saldirma cüretini isçi
sinifinin örgütsüzlügünden aliyor. Isçi sinifinin mücadelesinin yükselmesi,
partisine ve politik isçi hareketine sahip olarak ileri atilmasi, bütün
toplumsal mücadeleleri ileri çekmesi demektir. Sinif mücadelesi Kadinlarin
kurtulus mücadelesinden ulusal mücadelelere, insan haklari mücadelelerinden,
sosyal haklarin, kazanimlarinin korunmasina, özgürlüklerin genisletilmesine
kadar bütün mücadelelerin daha fazla gelistirilmesini saglayacak olandir. Bu
mücadeleler sonucu elde edilen kazanimlari kalicilastiracak gerçek güç, tek
güç, tarihsel olarak kendisiyle birlikte bütün insanligi kurtarmak göreviyle
yükümlü olan isçi sinifidir.
Toplumsal mücadelelere öncülük, önderlik etmek, daha da
önemlisi sosyalizm mücadelesini yürüten, kendisiyle birlikte bütün siniflari
ortadan kaldirarak insanligin kurtulusunu saglayacak olan isçi sinifinin
mücadelesi; iktidari, proletarya diktatörlügünü hedeflemelidir. Bu hedefi
gerçeklestirebilmek için amaci devrim ve sosyalizm olan politik isçi hareketine
sahip olmak gereklidir. Bu açidan devrim ve sosyalizm dogrultusundaki politik
çizgimizin bütünlüklü olarak öne sürülmesi ve sosyalist politikamizin isçi
sinifina yol göstermesi belirleyici önemdedir.
‘Sinifsal öfke ve kin
birikiyor’
Agir saldiri altinda örgütsüz, savunmasiz olan isçi sinifi
ve toplumsal yapi, bütün olumsuz kosullara ragmen farkli alanlarda degisik
direnis biçimlerinden örnekler göstermekte, kendisine dayatilan kötü kosullar
isçileri ve toplumu (isgaller, direnisler, boykotlar, gezi olayi vb.)
kendiliginden eyleme sürüklemektedir. Isçiler yasadiklari is kosullarindan
dolayi görüyorlar ve anliyorlar ki, sermayenin istekleri, yönelimleri ile
hükümetlerin yaptiklari ve yönelimleri aynidir, birdir. Bu anlamiyla da esnek
ve güvencesiz çalisma sadece üretime biçim vermek için seçilmis ekonomik bir
tercih degil, ayni zamanda sermaye ve onun isbirlikçisi hükümet için siyasi bir
tercihtir. Bu tercihin sonucu yilda bin iki yüze yakin isçi ölürken, resmi
rakamlarla otuz bine yaklasan is kazasi, agir ve yogun çalisma kosullari, vahsi
sömürü, ucuz emek uygulamalari ve çalisanlar için cehennem kosullari
dayatilmaktadir. Bu kosullar nedeniyle ki önümüzdeki süreç çogalan, büyüyen
isçi hareketlerine sahne olacaktir. Bugün bir isçi cehennemine dönüsen
madenlerde, insaat sahalarinda, tersanelerde, 249 organize sanayi bölgesinde,
isçi sinifi açisindan stratejik illerde ve isçi havzalarinda vahsi sömürü ve
yok edici çalisma kosullarina karsi önlenemez bir sinifsal öfke ve kin
birikiyor. Bundan sonra sinif tarafindan daha sert ve yaygin eylemlerin
gerçeklestirilmesi yüksek bir olasiliktir.
‘Isçi hareketinin
militanlasmasi’
Son bir yil içerisinde yasananlar bile isçi sinifinin
devrimci, militan bir sokak hareketine olan ihtiyacini ortaya çikarmaktadir.
Isçiler, sermaye karsisinda neredeyse savunmasiz hale getirilmistir. Isçi
cinayetleri hiz kesmeden sürerken, devletin çözüm önerileri göstermelik
kalmakta ve is cinayetlerini engellemek bir yana, artarak devam etmesini
saglamaktadir. Patronlar, Soma ve Torunlar Center örneginde oldugu gibi tamamen
sorusturma disinda tutulmakta, sorumluluk ya ustabasilar ve is güvenlik
uzmanlarina ya da taserona ve yan sirketlere yüklenmektedir. Taseronlasma tüm
hiziyla sürmekte, sadece özel sektörde degil kamuda ve özellikle belediyelerde
de yaygin bir çalisma biçimi haline getirilmektedir Esnek çalisma ve onun
getirdigi güvencesiz, kuralsiz is iliskileri, isçilerin çalisma ve yasam
kosullarini katlanilmaz hele getirmekte, sendikal örgütlenme neredeyse imkansiz
kilinmaktadir. Tüm bu saldirilar karsisinda isçi sinifi kelimenin gerçek
anlamiyla savunmasizdir.
Devletin göz boyayan ve aslinda vahsi saldirinin üstünü
örterek bu saldirilara vicdani kiliflar giydirerek riza yaratmaya yönelen
uygulama ve açiklamalari, örgütsüz ve çaresiz isçileri artik etkilemekten uzak
hale gelmistir. Ne yazik ki, sadece hükümetin degil, sendikalar ve sosyalist
hareketin önemlice bir kisminin soruna yüzeysel yaklasimi da çözüm olmak bir
kenara umut olmaktan bile uzak önermelere ve günü kurtaran çikislara yol
açmakta, bu durum isçileri daha büyük bir yalnizliga itmektedir. Meselenin
açiga çiktigi yerlerden birisi is cinayetleri karsisinda takinilan tavirdir.
Farkli açilardan görünse de hükümet, sendikalar ve sol, büyük oranda benzer davranis
kaliplarini ortaya koymaktadir. Günde 4 isçinin öldürüldügü cografyada ancak
toplu katliamlar oldugunda konusulmakta, onun disindaki ölümler görmezden
gelinmektedir. Ayni sekilde kendisine akademisyen diyen pek çok kisi is
cinayetleri söz konusu oldugunda meseleyi salt isçi güvenligi, bilinci ve
önlemleriyle izah ederek ölümlerin isten atilmalarin örgütsüzlügün ve kötü
kosullarda çalismanin gerçek sebeplerinin üstünü örtmektedir.
“Gerçeklerin yüzeyinde kalmak tehlikelidir.” (Lenin)
Isçi sinifi küresel ölçekte tarihinin en agir saldiri
dalgasiyla yüz yüzedir. Emperyalist kapitalist sistemin birbiriyle örtüsen
krizi, sinifa yönelen saldiri dalgasinin esas sebebidir. Krizin bir ayagini,
kapitalist üretimin 70'lerden beri içinde kivrandigi “kar oranlarinda düsme
egilimi” olarak adlandirilan sorun olusturmaktadir.
Teknolojinin üretime yogun olarak girmesi sabit sermayeye
ayrilan payin giderek artmasi, artan rekabet kosullari karlarda çok büyük
düsüslere yol açmistir. Kapitalizm üretimin yapisal sorunlarinin çözümü için
yapisal degisiklikleri gerekli kilmis, bu degisim fordist üretimin büyük
ölçekli kitlesel, standart üretim tarzindan vazgeçilmesine yol açmistir.
Kapitalizm; çözümü, üretimin, isçinin ve isin parçalanmasi demek olan ve esnek
çalisma olarak da adlandirilan postfordist üretimde bulmustur. Üretimde
yapilacak her yapisal degisiklik kaçinilmaz bir sekilde is iliskilerinde bir
degisiklige yol açacagi için isçilerin hayatini ve çalisma kosullarini da
degistirmistir. Üretimdeki degisikliklerin temel amaci, maliyetlerin
düsürülmesi yani emek gücü fiyatinin düsürülmesidir.
Tam bu sürece denk gelen bir baska gelisme ise, Asya
ekonomilerinde özellikle de Çin’deki hizli büyümedir. Asya ekonomilerindeki
gelismenin itici gücü, düsük emek gücü maliyetidir. Asya ülkelerinde isçiler
neredeyse köle kosullarinda çalismaktadir. Bu nedenle Bati sermayeleri hizla
sanayi üretimlerini Asya’ya dogru kaydirmaya baslamistir. Bu durum bir yaniyla
batida issizlige yol açarken, öte yandan artan rekabet isçi sinifinin
mücadelelerle kazanilmis tüm haklarina topyekûn saldiriya yol açmistir.
Isçilerin ücretlerinin düsürülmesi çesitli yöntemler yoluyla gündeme
getirilmektedir. Reel ücretlerde indirime gitmenin kitlesel tepkilere yol açma
riski, beraberinde ücretleri düsürmek için baska yöntemlerin devreye girmesini
getirmistir. Çalisma süreleri uzatilmis, mesai hakki gasp edilmis, sosyal
haklar ortadan kaldirilmaya baslanmistir. Tüm bunlar ancak örgütsüz bir sinifa
yapilabilecegi için isçilerin örgütlenme hakki da fiilen ortadan kaldirilmaya
baslanmistir.
Geldigimiz noktada isçi hareketi, 200 yillik kazanimlarinin
ortadan kaldirilmasiyla sonuçlanacak kapsamli bir saldiriyla yüz yüze
kalmistir. Sendikalar daralmis, 23 milyon çalisanin oldugu ülkemizde
sendikalarin toplam üye sayisi 700 bine gerilemistir. Kamuda gündeme sokulan
özellestirme politikalari, kamuda örgütlenme kolayciligina sahip olan sendikal
hareketi felç etmistir. Sendika yöneticiligi kazançli bir meslek haline gelmis
ve kastlasmis, bürokratlasmistir. Hem kitlesel hem de örgütsel olarak zayif
düsen ve yönetimleri bürokratlasan sendikalar, bir iki istisna disinda sari
sendikalar haline gelmistir. Sosyalist hareketin sinifla kurdugu baglarin
kopmus olmasi ve sendikalarin içine düstügü durum, isçi sinifini bir bütün
olarak savunmasiz birakmistir. Sinif örgütlenmesinden sendikal örgütlenmeyi
anlayan sosyalist hareket, bu duruma çözüm üretememektedir.
Kadin, Erkek, Genç Isçiler!
Sonuç olarak, agir saldiri altinda savunmasiz kalan tüm
isçiler, bütün bu olumsuz kosullara ragmen farkli alanlarda gündeme gelen
direnis hareketlerinden örnekler çikarmakta, kendisine dayatilan kötü kosullar,
hemseri, akraba, cemaat gibi hegomonik yapilarin parçalanmasina yol açmakta ve
isçileri kendiliginden eyleme sürüklemektedir. Isçiler hem geçmislerinden hem
yasanan mücadele deneyimlerinden örnek alarak fabrika isgalleri, boykotlar ve
toplu yürüyüsler gibi eylem tarzlariyla öne çikmaya baslamistir. Taseron
uygulamasi, is cinayetleri ve hak gasplari yaygin bir öfkenin olusmasina sebep
olmaktadir. Tüm sorunlarin altinda sokakta taseron diye tarif edilen ve onu da
besleyen esnek çalisma iliskileri yatmaktadir. Güvencesizlik beraberinde
sosyal, toplumsal ve psikolojik pek çok gerilimi getirmektedir.
Bu noktada sokakta is cinayeti, taseron ve isten atilma
seklinde kristalize olan mücadele, aslinda kapitalizmin kendisine karsi bir
mücadeledir. Bu mücadeleyi sirtlayacak neredeyse tamamina yakini sendikasiz
isçileri kucaklayacak, tek tek is kollarinda gündeme gelen sorunlari direnis ve
hak alma mücadelelerini, politik bir mücadeleye evirecek bir isçi hareketi ve
onun öz örgütlenmesi ‘Isçi Meclisi’ elzem duruma gelmistir.
Isçi Meclisi, söz konusu devrimci, militan isçi hareketini
olusturmak, sirtlamak ve onun örgütsel yapisi olmak iddiasiyla ortaya
çikmaktadir. Önümüzdeki süreç artan oranda büyüyen isçi hareketlerine gebedir.
Gezi’de cisimlesen halk ayaklanmasi, önümüzdeki süreçte sinifsal kimligini
bularak isçi sinifi mücadelesinde yeniden canlanma imkanlarina sahiptir.
Yeni bir eylem dalgasi dogrudan sinif hareketinden
gelecektir. Isçilerin direnmekten baska hiçbir seçeneginin olmadigi bu
kosullarda, isçi sinifinin mücadelesinin dogrultusunu saptayan, nihai hedefi
gösteren Isçi Meclisinde örgütlenmis ve politiklesmis devrimci bir isçi
hareketi, tek tek mücadelelerin ayni yönde ve hedefte birlestirilmesinin ve
sinif mücadelesinin yükseltilmesinin de güvencesidir. Ayni zamanda, bu
mücadelenin militanlasmasinin da garantisidir.
Eger, örgütlenmeye hazir, direnen, direnmeyi düsünen ve
direnise çikan bütün isçilerin ilgi odagi, adresi olmayi düsünüyorsak ve
toplumsal bir seçenek olmak istiyorsak, sinifin ve toplumun tüm sorunlarina
kendi cephemizden cevabimizi vermek zorundayiz. Her sorunda isçi sinifinin
bagimsiz politik tutumunu ortaya koymak durumundayiz.
Isçi Meclisi: Örgütlenmesi ve Çalisma Tarzi
Çalisma tarzi isçi sinifinin örgütlenmesi için verilen bütün
çabalarin en verimli sekilde gerçeklestirilmesi için kullanilacak yöntem ve
araçlarin belirlenmesidir, yol haritasidir.
Isçi sinifi içerisinde örgütlenme Isçi Meclisinin önüne
koydugu en temel görevdir. Bu görevin hayatin içerisinde ete kemige bürünmesi
için Isçi Meclisinin belirlenmis bir çalisma tarzi olmalidir.
Isçi sinifi mücadelesinin ve dünya komünist hareketinin
kazanimlari degerlendirilerek bugün ihtiyacimiz olan örgütlenme tarzimizi
yaratabiliriz.
En genel anlamiyla isçi meclislerinin örgütlenme semasi
söyle olmalidir: Fabrika ve is yeri meclisleri Ilçe Meclislerini, ilçe
Meclisleri Il Meclislerini, Il Meclisleri de Türkiye (Genel) Isçi Meclisinde
birleserek örgütlenmelidir. Ülkenin her yerinde örgütlenme çalismasi yürüten
Isçi Meclisi üyeleri ayni çalisma hedefleri ve örgütlenme tarziyla hareket
etmelidir. Isçi Meclisi örgütlenme çalismasinda bir bütün olarak sinifa ve
üretim sürecindeki en küçük birimdeki isçilere ulasmayi hedeflemelidir. Bu yönüyle
çalisma içerisinde elbette sinifin geneline propaganda ve ajitasyon çalismasi
yapilmalidir. Ancak örgütlenmenin esasi yine isyerleri ve fabrika meclisleri
üzerine insa edilmelidir.
Isçi Meclisleri içerisinde organli faaliyet esas olmalidir.
Isçi Meclisi tüzügünün belirttigi organlara sahip olan meclisler yine bu
tüzükte belirtilen kurallara göre faaliyet yürütmelidir. Bu organlar isçi
faaliyetinin en demokratik, katilima açik oldugu organlar olmalidir. Isçi
Meclisinde seçilen temsilcilerin gerektiginde onu seçen organ tarafindan geri
çagrilma süreci isletilmelidir. Bütün organlar tüzükte belirlenen süre
araliklariyla düzenli ve disiplinli bir sekilde toplanmalidir. Belli bir
olgunluga ulasan tüm meclisler kendi içlerinde görev bölüsümü ve organlasmaya
gitmelidir. (yürütme, sekreterlik, mali vb.)
Isçi Meclislerinin genel faaliyet ilkesi demokratik
merkeziyetçiliktir. Sorunlar organlarda konusulmali, genel olarak çalismalarda
konsensüs aranmali tartismalar uzlasmadigi noktada oylama yapilmalidir. Ilke
olarak azinlik çogunluga tabiidir. Meclisler içerisinde yürütülecek bütün
kararlar organlar üzerinden alinmalidir. Kararlar asagidan yukariya dogru
alinir, yukaridan asagiya dogru uygulanir.
Isçi Meclislerinin içyapisi biçimsiz bir yigin degil, isbölümü
temelinde görev, yetki ve sorumluluk sinirlari netçe çizilmis biçimde
olusmalidir. Faaliyeti ise kendiliginden ve amatörce degil planlanmis hedefler
dogrultusunda, programli olarak, her gün düzenli gerçeklestirilen,
profesyonelce olmalidir.
Isçi meclislerinin örgüt sinirlari belli olmali, (her ne
kadar isçi kitle örgütü olmayi hedeflesekte kendiligindenciligin önüne geçmek
ve denetim açisindan sinirlari bilmek sarttir.) kendisini yine kendi iradesi
ile genisletmeli, ( herhangi bir yerde isçi meclisinin kurulmasina iradi olarak
karar verilmeli) belirli nesnel ölçütler uygulayarak kendisine yeni üye kabul
etmelidir.( meclislerin sinirlarinin belirlenmesi açisindan, oylamalarin
sahiciligi açisindan, üye ve iliski ayrimi olmali bu baglamda üyelik kriterleri
belirlenmelidir)
Isçi Meclisi faaliyetlerinde disiplinli bir çalisma esas
alinmalidir. Burjuvazi üretim sürecini kati bir disiplinle insa etmektedir.
Isçi Meclisi ise isçi sinifinin üretim sürecindeki disiplinini kendisine örnek
alir ancak bu disiplin kapitalist üretim sürecinde oldugu gibi baskici bir
disiplin degil özgürlestirici bir disiplindir. Isçi sinifinin örgütlenmesinin
bütün asamasinda proleter disiplin esas olmalidir. Tüzük kurallari ve
yaptirimlari tüm Isçi Meclisi bilesenleri için geçerlidir.
Isçi Meclisi örgütlenmesi isçi sinifi kitlesi içerisinde
örgütlenme hedefini gerçeklestirmek için bütün olanak ve imkânlari en dogru
sekilde degerlendirmelidir. Sendikalar isçi sinifinin temelde ekonomik mücadele
örgütüdür ancak içinde bulundugumuz tarihsel dönemde mevcut sendikaciligin
büyük bir kriz içerisinde oldugunu ve bunu bile yerine getiremedigini görmek
gerekmektedir. Isçi sinifinin ekonomik de olsa mücadele örgütü olmaktan
uzaklasmis sendikalar isçi sinifi içerisinde örgütlenme açisindan halen gerekli
ve önemli bir mevzidir. Isçi Meclisi tarafindan bürokratik, uzlasmaci hatta
tasfiyeci sendikal anlayisin açmazlarini görerek bu açmazlara da yanit veren
perspektifle sendikalara müdahale edilmelidir. Isçi Meclisleri üyeleri,
sendikalarda belirlenmis sendikal anlayisa göre faaliyet yürütmeli ve
sendikalari sinif sendikaciligi çizgisine çekmek için mücadele etmelidir.
Isçi Meclisleri sinifin örgütlenmesi faaliyetinde bütün
yazili, görsel ve teknolojik araçlari, olanaklari kullanmalidir. Bu araçlar
Isçi Meclisi'nin genis isçi kitlesine ulasmasi için önemli olanaklardir. Isçi
Meclisi kendi çalismasini ve örgütlenmesini insa edecek bir isçi gazetesini de
çikartabilmeyi önüne hedef olarak koymalidir. Genel olarak Isçi Meclisi
örgütlenmesinin bir isçi gazetesi projesiyle desteklenmesinin ayri bir anlami
ve önemi vardir.
Isçi sinifiyla iliskilenmede tüm araçlar önemlidir ama
örgütlenmede vazgeçilmez olan birebir kurulan iliskidir. Birebir iliskinin
temelinde isyeri ve fabrikada kurulacak olan Isçi Meclisi hedeflenmelidir. Bu
temelde insa edilmis örgütlenme gelecege dönük olarak insa edilecek olan
sinifin iradesinin ve örgütlenmesinin de (partisinin) içinden çikacagi
zemindir.
Isçi sinifinin örgütlenme sürecinde teorik-politik egitimin
ayri bir önemi vardir. Isçi Meclisi en genel anlamiyla üyelerinin,
bilesenlerinin ve isçi sinifinin, sinif bilinci ve komünist siyasetin
ilkelerini kavramasini saglayacak bir egitim faaliyetini önüne görev olarak
koymalidir. Sinif bilincinin yaratilmasi beraberinde isçi sinifinin ileri, öncü
sinif bilinçli isçilerinin de olusmasi demektir. Sosyalist hareketimizle isçi
sinifi hareketinin çakismasinin en önemli bagi olan öncü isçiler Isçi
Meclisi'nin isçi hareketiyle bulusmasinin ve ona yön verebilmesinin de tek
yoludur. Egitim Isçi Meclisleri'nde bir yöntem olarak belirlenmeli ve bu
yöntemle iliskiye geçilen her isçiye egitim verilmelidir.
Isçi meclisleri isçi sinifina dair tüm sorunlara cevap
veren, çözüm üreten ve mücadelenin nasil olmasi gerektigini pratikte yaparak
gösteren bir örgütlenme olmalidir. Sinifin genel sorunlarinin yaninda özel
sorunlarina da (bir fabrikada bir sorun gibi) müdahil olabilmelidir. Isçiler
tüm sorunlarinda Isçi Meclisi'nin bir biçimiyle yanlarinda olacagini ve onlari
sorunlarinda yalniz birakmayacagini pratik olarak görebilmelidir. Isçilere
disaridan seslenen, akil veren, emir veren bir tarzi mahkum edip dilimizi,
sinifsal vurgulari anlasilir bir sekilde öne çikararak olusturmaliyiz.
Isçi Meclisleri arasinda raporlu çalisma esas alinmalidir.
Isçi Meclisi çalismalari sirasinda, çalismanin genel güvenligini tehdit
etmeyecek düzeyde bir rapor alisverisi olmalidir. Bilgilerin merkezilesebilmesi
ve mücadelenin daha etkin ve verimli olabilmesi için de rapor alisverisi
gereklidir. Ayni zamanda çalismalarin denetlenebilir olmasi açisindan da rapor
alisverisi gereklidir.
Isçi Kadin Meclisi
Kadinlarin Kurtulus Mücadelesi Adina
“ Bütün kurtulus
hareketlerinin deneyimlerinden biliyoruz ki, bir devrimin basarisi, kadinlarin
ona hangi ölçüde katildigina baglidir.”
Tarihsel süreçler içerisinde, üretim iliskilerinin degisime
ugramasiyla toplumun yarisini olusturan kadinlarin toplumsal statülerinde ciddi
degisimler yasanmistir. Üretim iliskilerinde yasanan bu degisim sürecinde
kadinlarin üretimdeki rolünün etkisi azalirken erkekler üretim iliskilerinde
daha aktif roller üstlenmislerdir. Sinifli toplumlarin ortaya çikisiyla
birlikte
(kölelik-feodalite-kapitalizm)
kadinlar toplumsal yasamin her alaninda talilesmis, kadinlarin toplumsal
üretimdeki olusmaya baslayan ikincil hali derinleserek günümüze degin sürmüstür. Tarih kapitalizm için çanlarini çaldiginda
kapitalistler erkek egemenligi kendinden önceki sinifli toplumlardan miras
alarak derinlestirmis ve kadin bedeni, kimligi ve emegine yönelik denetim
mekanizmasi olusturarak çok yönlü bir sömürü düzeni kurmustur. Kapitalist düzen
miras aldigi erkek egemen sistemde kadini yok sayarak kadin susmali, kadin
beklemeli, kadin irade koymamali, kabul etmeli, diyerek atil, ikincil bir kadin
karakteri yaratma çabasindadir.
Ayrica kadinin ev içinde harcadigi onun dogal bir parçasi
olmayip aksine toplumsal ve ekonomik bir olgu ve yeniden üretim sürecinin
önemli bir parçasi olan görünmeyen emegi, kamusal alandaki emeginin üretim
piyasasindaki rolü ve isçi kadinlarin üretim süreçlerinde karsilastigi
ikincillestirme durumlari ile ilgili tespitlere dair açiklik getirmek de
gerekmektedir.
Kapitalizmin özel ve kamusal alan ayriminda kadin özel alana
hapsedilmis kamusal alan kullanim özgürlügü de erkeklere birakilmistir.
Kadinlarin evde tüm gün saati belirsiz bir sekilde harcadiklari emekleri adeta
görünmezlik perdesi ardinda saklanmaya çalisilir. Ev-içi emegini harcama
noktasinda kadinlarin kaçinilmaz olarak görevli oldugu düsüncesi, kadin erkek
tüm isçilerin genel emek piyasasinda üç kurusa çalisacak kadar önemsiz bir emek
harcama sürecinde olduklarini iddia etmek gibi bir aymazliktir. Bilmeliyiz ki
kadin emeginin ev içi emek kosullarinda siliklestirilmesi özel mülkiyetin
dogmaya baslamasi kadar eski bir döneme uzanmakta ve bugün halen is piyasasinda
kadinlarin ev-içi emek benzeri islerde daha fazla çalisiyor olmasi da bu
gerçekligi yaratan kosullarin bir yansimasi olarak tezahür etmektedir.
Burada dogalinda gerçeklesen sonuç ise kadinin ev içi emek
üretmek zorunda birakilisi ve ev disindaki islerde çalisma noktasinda
isverenler tarafindan her an vazgeçilebilir emege sahip olusudur.
Ayni zamanda isçi kadinlar patronlar tarafindan ucuz emek
gücü olarak görülmektedir. Kadin emeginin ucuz emek olarak kullanilmasi,
isverenler tarafindan tercih edilirligini arttirmakta bunun yani sira ekonomik
zorluklar ve yoksulluk karsinda kadinlarin kazandigi gelir tali görülmekte,hane
halki gelirlerine katkida bulunmak amaciyla ev içi emek benzeri isleri bir
yasam stratejisi olarak benimsemesi, kadinlarin formel isgücü piyasalarinin
aradigi niteliklere sahip olma imkanlarindan sistemli bir sekilde uzakta
tutulmaya çalisilmasi yani kadinlara karsi uygulanan ayrimcilik, çalismak
zorunda olan kadinlarin, enformel sektör kapsaminda ev eksenli isleri bir
anlamda zorunlu olarak seçtigini ortaya koymaktadir.
Buna paralel olarak esnek isgücü piyasasinin dogrultusunda,
kadinlarin düsük ücretli, güvencesiz ve düzensiz islerde, kötü çalisma
kosullarina sahip olan ev eksenli çalismayi da kapsayacak sekilde enformel
sektör alanlarinda yer almalari tüm yakiciligiyla karsimizdadir. Enformel
sektörde ev eksenli çalisan kadinlarin ücretlerinin, benzer isleri yapan
erkeklere göre düsük oldugunu, daha uzun çalistiklarini ve toplumsal cinsiyete
dayali isbölümü çerçevesinde hem üretim hem de yeniden üretim faaliyetlerinden
kaynakli sorumluluklarin yipratici etkisi altinda bulunduklarini belirtmek de
tespitlerimiz noktasinda bir gerekliliktir.
Kadinlar yine ekonomik kriz ve savas gibi durumlarda yedek
isgücü olarak kabul görüldüklerinden ucuz isgücü olarak çalisma yasamina dahil
edilebilmislerdir. Sistem ekonomik krizi atlattiginda ya da savas süreçleri
sonlandiginda yapilan ilk hamle kadinlari evlerine geri gönderme girisimi
olmustur. Ancak belli dönemlerde kadin direnisleriyle karsilasan sistemin bunu
basaramadigi gerçekligi bugün gelinen noktadaki kismi kazanimlari yaratmistir.
Kapitalizm kadinlari sadece emekleri oraninda sömürmekle
yetinmemistir beden ve kimlik politikalariyla da sömürü çarki döndürülmeye
çalisilmistir. Kadina yönelik kadin emegi, bedeni ve kimligi üzerinden
olusturulan tüm sömürü biçimleri birbirini beslemis kapitalist sistemin kar
odakli olusumuna hizmet eder biçimde hayatlarimizi belirleyebilmistir. Öte
yanda kadin kimligine ve bedenine yapilan her türlü erkek egemen saldiri
tacize, psikolojik ve cinsel siddete karsi kadin isçiler savunmasiz birakilmis
yasanan saldirilarin sorumlusu erkek egemen sitem ögretisi düsünüs biçimleriyle
yine kadinlar olarak gösterilmeye çalisilmistir. Kadinlar çalistiklari is
yerlerinde emek sömürüsüne paralel olarak erk-erkek egemen saldirilara maruz
kalmaktadir ve eklemek gerekir ki kadin mücadele perspektifimiz bu alanlardaki
tüm algilara ve yaptirimlara karsi da direnisle biçimlenmelidir.
Kadinlarin isyerlerinde yasadigi bir baska saldiri da
mobingdir. Yönetici kadrolarin alt kadrolara uyguladigi her türlü fiziksel,
psikolojik baski olarak tanimlanmakla beraber kadinlarin çalisma yasaminda
idari ve yönetici kadrolarda istihdam edilme oranlarinin düsüklügü göz önüne alindiginda
ve bu durum toplumsal cinsiyet rolleri ve esitsizligiyle yan yana
getirildiginde kadinlar çok daha fazla mobing uygulamasiyla karsilasmaktadir.
Yasadigimiz topraklarda isçi sinifinin sendikalarda
örgütlenme orani çok düsüktür. Adeta belli kastlarla yönetilebilen bürokratik
bir isleyisi olan sendikalar kadin isçilerin taleplerini gündeme getirme
noktasinda da yetersiz kalmaktadir. Bir
de kadin isçilerin çalistiklari sektörler genelde kayit disi alanlarda faaliyet
gösteren tarim, tekstil, gida, hizmet vb. sektörler oldugu için kolay
sirkülâsyona ugratilabilir bu sektörlerde zaten genel olarak sinirli bir isçi
kitlesi arasinda örgütlü olan sendikalar kadin isçilere yeterli düzeyde
ulasamamistir. Bu durum sendika ve kadin
isçiler arasindaki temassizliga sebep olmustur. Sendikalarin kendi iç
isleyisindeki erk, erkek egemen tarz yönetim organlarinda çok sinirli sayida
kadin çalisan olmasi durumu da sendikalarin mahkum edilmesi gereken bir baska
iç dinamigidir.
Tüm tespitlerin isiginda mücadele her alandadir. Kadini
ikincillestiren, siliklestiren yaklasimlari, yaptirimlari, bakis açilarini
ortadan kaldirmak yine kadinin kendi eliyle yürütecegi bir mücadele sonucunda
olacaktir. Kapitalizm sonrasinda dahi devam edecek olan kadin kurtulus mücadelesi
yasamsal bir ihtiyaçtir ve kadinlar bu mücadelede varliklarini ancak kendi
iradeleriyle, israrlariyla biçimlendirecek toplumsal alanda sahip olmalari
gereken yeri kendi elleriyle alacaktir.
Sistemin kendi üretim süreçlerinde ihtiyaç duydugu üzere
biçimlendirdigi kadin kimligine yönelik her türlü dayatmaya karsi kadinlarin
kendi mücadele araçlarini yaratmasi elzem bir ihtiyaçtir. Isçi Kadin Meclisi kadina dayatilan esitsiz
yasamin karsisinda durabilmemizi saglayacak bir örgütlenme aracidir. Isçi Kadin
Meclisi olarak militan bir mücadele perspektifiyle tüm hayat ilmek ilmek
örülecektir.
Sonuç olarak Isçi Meclisi bilesenleri sinifin yarisini
olusturan isçi kadinlar arasinda örgütlenmeyi birincil görevi olarak
görmektedir. Isçi sinifi içerisinde ve tüm toplumsal mücadelelerde kadinlarin
örgütlenmesini mücadelenin olmazsa olmazi olarak görür. Kadinlarin
örgütlenmesine dair tüm olanaklarini seferber eder. Kadinlarin örgütlenmedigi,
öznesi olmadigi hiçbir mücadele alaninin nihai hedefine ulasamayacagini bilince
çikartir.
Isçi meclisi bileseni kadinlar:
*Kadin kimliginin, emeginin ve bedeninin sömürüsüne karsi
aktif ve militan bir mücadele hatti olusturur. Sistemin kadina yönelik
dayattigi her türlü sömürü iliskisini red eder ve militan mücadele hattiyla
sistemi teshir eder.
*Kadinin ucuz emek gücü olarak güvencesiz, örgütsüz olarak
çalistirilmasini kabul edilemez olarak görür ve bu perspektifle tüm mücadele
alanlarinda varlik gösterir
*Güvencesiz kölece çalisma anlamina gelen taseron sistemine
karsi mücadeleyi birincil görev olarak görür.
*Sistem tarafindan yok sayilan, görünmez kilinan kadin
emeginin görünürlügü için tüm mücadele kanallarini mesru görür.
*Kadina dayatilan toplumsal cinsiyet rollerini ve çalisma
yasaminda toplumsal cinsiyet rollerine göre planlanmis is bölümünü red eder.
*Toplumsal yasamin her alaninda, özelde ise çalisma
yasaminda cinsiyet kimligi, cinsel yönelimlere yönelik ayrimciligi red eder.
Nefret suçlarina karsi amansiz ve “amasiz” mücadele verir.
*Pozitif ayrimciligi” ve “kota” uygulamasini kadina, yönelik
her türlü ayrimciliga karsi sigorta olarak görür ve pozitif ayrimciligi ve
kadin kotasini isçi meclisinin tüm birimlerinde tavizsiz uygular.
*Isçi meclisi basta olmak üzere tüm toplumsal mücadele
araçlarinda( parti, dernek, sendika vb.) kadin varliginin irade ve karar
mekanizmalarinda olmasini kosulsuz destekler
*Kadinlara sistem tarafindan dayatilan çifte sömürüyü teshir
eder, kadini kölelestiren toplumsal üretimin degil yeniden üretimin parçasi
yapan edilgenlestiren ev içi hizmet dayatmasini red eder kadini kölelestiren ev
içi islerinin toplumsallasmasi ve esit paylasimi için mücadele eder.
*Isçi meclisi bileseni kadinlar verdikleri mücadelede tüm
kadinlari mücadele yoldasi olarak görür ve tüm kadinlarla dayanisma içinde
mücadeleyi ortaklastirir.
* Kadina yönelik her türlü erk-erkek egemen saldirilara
karsi (taciz, psikolojik, fiziksel ve cinsel siddet) amansiz ve “amasiz”
mücadele eder, kadina yönelik taciz, psikolojik, fiziksel ve cinsel siddet
durumlarinda kadinin beyanini “amasiz” olarak esas kabul eder.
*Kadin cinayetlerinin münferit degil politik oldugunun
kabulüyle kadin cinayetlerine karsi mücadeleyi tavizsiz sürdürür.
*Yasanan is cinayetlerinin sermayenin kar hirsindan
kaynaklandiginin bilinciyle is cinayetlerine karsi verilecek her türlü mücadele
yöntemini mesru görür.
Iç isleyiste Özerk Olan Isçi Kadin Meclisi Örgütlenme ve
Çalisma Tarzi
Kadinlarin, kadin olmaktan kaynaklanan ortak ezilmisligi,
tüm kadinlari kadin ezilmisligine karsi, sadece kadinlardan olusan bir
mücadelenin ve kadin hareketinin dogal bileseni haline getirir.
Isçi Kadin Meclisleri kadin örgütlülügünü yaratirken, Il
Isçi Kadin Meclisi, Ilçe Isçi Kadin Meclisi ve Merkezi Kadin Meclisi biçiminde
birimlerini kurar ve bu birimlerde görev alan gönüllü kadinlardan olusturulur.
Kadin üyeler öncelikle isyerlerinde kadin komiteleri olusturur. Bu komiteler
Ilçe Isçi Kadin Meclislerini olusturur. Ilçe Isçi Kadin Meclisleri gönüllü
kadinlar üzerinden Il Isçi Kadin Meclislerini olusturur. Il Isçi Kadin
Meclisleri yine gönüllülük temelinde olusturulan en az bes kisilik Merkezi Isçi
Kadin Meclisi'ne baglidir.
Olusturulan birimler meclis içinde kadin dayanismasinin
hayat bulmasi, kadinlarin politikada özne haline gelmesi, pozitif ayrimcilik
çerçevesinde kota gibi önlemlerin gelistirilmesi ve meclisin tüm
politikalarinin cinsiyetçilikten arindirilmasi için çalisir.
Isçi Meclisi içindeki kadin birimleri asagidan yukariya
örgütlenir. Bu birimler meclis içinde hiçbir yönetim organinin (ilçe, il,
merkezi) atamasi ve görevlendirmesi ile olusturulamaz ve çalismaz. Ancak, ilk
kadin meclisleri (çagrici koordinasyonlar yoksa) ilgili organlardaki yönetici
kadinlarin çagrisiyla toplanir.
ISÇI MECLISI TÜZÜGÜ
Madde: 1
Isçi Meclisi’nin Temel Ilkeleri
Isçi sinifinin ve tüm insanligin gerçek kurtulusu ve özgür
bir toplumun yaratilmasi ancak isçi sinifinin kendi mücadelesinin sonucu
olabilir.
Dünyada, insanin insana köleliginin, savas, sömürü,
yoksulluk, çevresel yikim ve toplumsal çürümenin temelinde, üretim araçlarini
kullanarak hayati yaratan ve buna karsin üretim araçlarinin sahibi olan
sermayeye bagimlilik iliskisi içinde olan isçilerin durumu yatar.
Isçilerin en temel hedefi üretim araçlari üzerindeki özel
mülkiyet olgusuna son vermek; bunun için de kendi ekonomik, demokratik,
sendikal ve sosyal çikarlari için ülkemizdeki ve dünyadaki diger tüm isçi ve
emekçilerle bir araya gelmek ve mücadele etmektir.
Isçi Meclisi, kendisini enternasyonal sinif mücadelesinin
bir bileseni ve parçasi sayar. Isçiler için yeryüzü bir bütündür, bölünemez
ilkesine inanir. Bu nedenle sinif mücadelesinin yürütüldügü uluslararasi sinif
örgütleri ile dayanisma içerisinde olur.
Isçi Meclisi, kadin mücadelesinin devrime giden yolda en
önemli yapi taslarindan biri oldugunu tespit eder, meclisin kadinlarin kadin
olmaktan kaynakli yasadiklari özgün sorunlarina karsi kurdugu özerk
organlariyla var olabilecegini belirtir ve her türlü cinsiyetçi yaklasima karsi
oldugunu ilan eder.
Madde: 2
Isçi Meclisi’nin Amaci
Isçi Meclisleri tüm isçilerin fiili ve mesru demokratik
kitle örgütüdür.
Isçi Meclisi; din, dil, ülke, bölge, milliyet, iskolu,
meslek, cinsiyet ve cinsel yönelim ayrimi yapmaksizin tüm isçilerin birligi ve
haklari için mücadele eder.
Isçi Meclisi; üretim süreci yapisindaki parçalanma
olgusundan hareketle sendikal örgütlülügün oldugu ve olmadigi tüm sektörlerdeki
isçileri bünyesinde örgütlenmeye çagirir.
Isçi Meclisi, issizlige ve bu nedenle mutlak yoksulluk ve
umutsuzluga mahkum edilmis yedek isçi ordusunu-issiz isçileri is ve çalisma
hakki, insanca bir yasam için Isçi Meclislerinde örgütlenmeye mücadeleye
çagirir.
Isçi Meclisi; özel alan sinirlarinda yasam dayatilan, ev içi
emegi görmezden gelinmeye çalisilan, özellikle parça basi isler, ev isleri ve
hizmet sektöründe yasal haklari gasp edilmeye çalisilan; is güvenligi ve
güvencesi olmadan çalistirilma dayatilan, erkek egemen sistemin sömürü
mekanizmalarinda varligi ikincillestirilmeye çalisilan tüm kadinlari birlikte
kurtulus için örgütlenmeye ve mücadeleye çagirir.
Isçi Meclisi, liselerde, yüksek okul ve üniversitelerde staj
adi altinda ücretsiz ve kölece çalisma kosullarina mahkum edilen, egitimini
sürdürebilmek için tam gün veya yarim zamanli ve düsük ücretlerle, hiçbir
sosyal hak taninmadan çalismak zorunda birakilan tüm ögrenci isçileri;
diplomali issizleri ve emek gücü sömürüsünü en agir sekilde yasayan genç
isçileri esit ve özgür bir gelecek için örgütlenmeye çagirir.
Isçi Meclisi, irkçiliga, milliyetçilige, fasizme; cinsel,
ulusal ve sinifsal her türlü ayrimciliga karsi isçi sinifinin uluslararasi
birliginin ve özgürlügünün saglanmasi için mücadele eder. Isçi Meclisi, bu
nedenle kendisini uluslararasi sinif mücadelesinin bir bileseni kabul eder,
ayni ilke ve amaçlara sahip enternasyonal örgütlerin üyesi olur.
Isçi Meclisi, isbirlikçi, bürokratik, isçiye ve mücadeleye
yabancilasmis, sari sendikaciligin,
mafya sendikaciliginin, sirket tipi sendikaciligin tasfiye edilmesi,
sendikalarin demokratiklestirilmesi ve gerçek anlamda isçilerin kendi öz
örgütleri olmasi için mücadele eder.
Isçi Meclisi, burjuva yasalarinin setlerle sarmaladigi bir
alanda sikisip kalinarak devrimci bir sinif hareketinin yaratilmasinin mümkün
olmadigini tespit eder. Isçi Meclisi; iskolu esasi, örgütlenme baraji, yasal
grev prosedürü vb. engeller karsisinda eli kolu bagli kalmaya mahkûm bir
kurumsalligi reddeden, yatay ve mücadeleci bir isçi hareketi insa etme perspektifiyle
çalismalarini yürütür.
Isçi Meclisi amaçlari dogrultusunda, toplanti, panel,
seminer, eylem ve etkinlikler düzenler; basili ve görsel çalismalar, raporlar
hazirlar.
Isçilerin tüm hak alma mücadelesinde onlara destek verir, bu
mücadeleleri örgütler. Isçilerin yasadigi sorunlarla ilgili hukuksal süreçleri
takip eder ve destek verir. Özellikle is cinayetleri sonucu katledilen
isçilerin ailelerine destek verir, is kazasi ve is cinayetleri davalarinin
takipçisi olur.
Isçi Meclisi, yukaridaki amaç ve ilkeler dogrultusunda
ücretli kölelik düzenine karsi üretenlerin söz sahibi oldugu bir ülke ve dünya
için tüm isçileri Isçi Meclisleri'nde örgütlenmeye çagirir.
Madde: 3
Isçi Meclisi’nin Üyelik, Yapisi, Isleyisi
3.1
Fabrika veya isyerinde Isçi Meclisi en az üç isçinin
katilimi ile kurulur. Isçi Meclisi üyelerinden birini meclis sekreteri olarak
seçer. Olaganüstü durum veya zorunluluk olmadigi takdirde her sekreter üçer
aylik dönemler halinde görev yapar ve sekreterlik dönüsümlü olarak üstlenilir.
3.2
Isçi meclisi üyesi, isçi meclisinin ilkelerini, amaçlarini
benimseyen, düzenli aidat veren, meclis organlarindan birisinde kurallarin
öngördügü biçimde faaliyet sürdüren kisidir. Bu niteliklere sahip her isçi bir
üyenin önermesi, önerilen meclisin yürütmesinin 2/3’ünün onayi ile üye olarak
kabul edilir. Üst meclis üyelige üç ay içinde itiraz edebilir.
Üyenin gerekli görülen hallerde görevleri, kendisine bu
statüyü veren meclis tarafindan alinir, diger haklari saklidir. Üyelikten
çikarma yetkisi o meclisin kongresinindir. Her Isçi Meclisi üyesinin
sorumlulugu, alinan kararlara uymak, üstüne düsen görevleri yerine getirmek ve
her türlü kosullarda Isçi Meclisi'ni savunmak ve çikarlarini korumaktir.
3.3
Fabrika ve isyeri meclisleri, Isçi Meclisi'nin temel
örgütlenmesidir. Fabrika meclisi, fabrikanin yönetici organidir; üye almaya,
gerekli organlari kurmaya yetkilidir. Fabrikada ve gerekli durumlarda çevre
fabrikalarda ve semtte Isçi Meclisi'nin faaliyetlerini sürdürür. Fabrika ve
isyeri isçi Meclisi toplantilari faaliyetçi tüm isçilerin katilimiyla toplanir.
Toplantilar en az iki haftada bir yapilmalidir. Fabrika meclisi genel
toplantisi yilda bir yapilir ve fabrika meclisi yürütmesini, ilçe isçi meclisi
delege(sini)lerini seçer.
3.4
Ilçe Isçi Meclisi, o ilçe alanindaki tüm fabrika ve isyeri
isçi meclislerinden olusur. Ilçe meclisleri bölgelerindeki örgütsel faaliyeti
sürdürürler; gerekli organlari, fabrika meclislerini ve uzmanlik gruplarini
kurarlar; üye kabul ederler.
Ilçe Isçi Meclisi kongresi, yerel meclisin en yüksek
organidir. Fabrika ve isyeri meclisleri delegelerinden, uzmanlik organlari
üyelerinden olusur; Delege oranini ilçe meclisi yürütmesi saptar.
Ilçe Isçi Meclisi kongresi yilda bir toplanir ve Ilçe Isçi
Meclisi yürütme üyelerini, Il Isçi Meclisi konferans, kongre delegelerini
seçer.
3.5
Il Isçi Meclisi, Ilçe Isçi Meclisi delegelerinden olusur ve
o ildeki tüm pratik faaliyetlerin koordinasyonundan ve yönlendirilmesinden sorumludur.
Il isçi Meclisi faaliyetinin oldugu tüm illerde, en az ayda bir olmak üzere
düzenli toplanir.
Il isçi meclisi kendi içinde gerekli organlari ve uzmanlik
gruplarini kurar, faaliyetlerini yönlendirir. Il Isçi Meclisleri'nde disiplin
organlari seçilir. Bu organlar tüzüge, amaç ve ilkelere, devrimci etige dikkat
ederek kendisine gelen sorunlari sonuca baglar. Tüzüge, amaç ve ilkelere,
devrimci etige sigmayan davranislara, tutumlara, eylemlere, Isçi Meclisi'nden
çikarilmak, uzaklastirilmak, uyarilmak gibi yaptirimlar uygulanir. Il Isçi
Meclisleri kongrelerini yilda bir toplar, genel isçi meclisi delegelerini
saptar.
3.6
Genel Isçi Meclisi Il Isçi Meclisi delegelerinden olusur ve
tüm ülkedeki isçi meclislerinin faaliyetlerinden, koordinasyonundan ve yönlendirilmesinden
sorumludur.
Isçi Meclisi'nin politikasinin olusturulmasindan,
gelistirilmesinden ve uygulanmasindan sorumludur.
Faaliyetlerini yürütmek için gerekli isbölümünü yapar,
yürütme seçer.
Aidat oranlarini saptar, meclis muhasebesini tutar.
Konferans ve kongre toplanmasina karar verir ve
örgütlenmesini yapar.
Meclisler arasi veya meclis içi uzlasmazliklari çözümler.
Yazi kurulunu olusturur, yayin politikasi çerçevesinde isçi
meclisinin ihtiyaci tüm yayinlarin çikartilmasini saglar.
Genel Isçi Meclisi genel kongreyi yilda bir toplar. ( kongre
farkli bir karar almadigi sürece)
3.7
Genel Isçi Meclisi yürütmesinin olusturdugu Yazi Kurulu,
belirlenen amaç ve faaliyetler dogrultusunda düzenli yayin ve medya faaliyeti
yürütür. Genel veya yerel, gazete, dergi, brosür ve bildiriler çikarir; görsel
film, belgesel vb. çalismalar hazirlar. Isçi Meclisi, amaç ve ilkeleri
dogrultusunda isçi sinifinin bilinçlendirilmesi ve örgütlenmesi faaliyeti
çerçevesinde düzenli bildiri ve brosürler çikarir, ülkede, bölgede ve
enternasyonal alanlardaki sinif mücadelesi ve hareketleri ile ilgili basin
metinleri yayinlar.
3.8
Tüm isçi meclisleri, üst isçi meclisine faaliyetleri ve üye
yapilari konusunda düzenli bilgi vermekle yükümlüdürler. Karsilikli rapor
alisverisi isçi meclisinin örgütsel isleyisinin temelidir.
3.9
Bütün Isçi Meclisi organlarinda üyelerin seçimi için,
kadinlarin aday olmalari halinde kadin adaylara organ tam sayisinin en az % 50
oraninda lehte ayrimcilik uygulanir.
3.10
Kararlar tartisilarak eger fakli görüsler varsa oylanarak
alinir. Ilke olarak azinlik çogunluga tabiidir.
3.11
Bütün üyeler ve meclisler, görüslerinin yazili olarak, genel
isçi meclisi yürütmesi araciligi ile tüm meclislere iletilmesi hakkina
sahiptir.
3.12
Bütün üyeler ve meclisler, üst meclislere, konferans ve
kongreye basvurma hakkina sahiptirler.
3.13
Isçi Meclisi sekreterlerinin görevleri; Isçi Meclisi’nin
amaç ve ilkelerinin yasama geçirilmesi ve görevlerinin yerine getirilmesi için
gerekli tüm verileri derlemek, yazismalari yapmak, meclis toplantilarini
düzenlemek ve toplanti çagrilarini yapmak, bir üst Isçi Meclisi olusumu ve
Genel Isçi Meclisi ile yerel faaliyetler arasindaki esgüdümü saglamak Isçi
Meclisi sekreterlerinin temel görevidir.
3.14
Konferans, Merkez Yürütme’nin 2/3 oyu ile veya üyelerin veya
kongrelerini yapmis yerel meclislerin 1/3’ünün istegi ile toplanir. Merkez
Yürütme, yazi kurulu, merkezi uzmanlik organlari ve kongrelerini yapmis il isçi
meclisi delegelerinden olusur. Diger üyeler yalnizca söz hakkina sahip olarak
isterlerse konferansa katilabilirler. Konferans, gerekli gördügü takdirde,
tavsiye kararlari ve merkez organlari seçme karari alabilir.
3.15
Genel Kongre, isçi meclislerinin en yetkili organidir. En
geç iki yilda bir toplanir. Merkez yürütmenin 2/3 oyu ile veya üyelerin veya
kongrelerini yapmis yerel meclislerin 1/3’ünün istegi ile toplanir.
Kongre, Merkez Yürütme, yazi kurulu, merkezi uzmanlik
gruplari ve kongrelerini yapmis yerel meclis delegelerinden olusur. Delege
oranlari Merkez Yürütme tarafindan saptanir.
3.16
Kongrelerini yapmis yerel meclisler, konferans ya da kongre
talebinde bulunduklari takdirde Merkez Yürütme talepte bulunan yerel meclisin
bir örgütlenme bürosu kurmasina ve diger yerel meclislerle iliski kurmasina
olanak saglar. Örgütlenme bürosu, üyelerin veya kongrelerini yapmis yerel
meclislerin 1/3’ünün destegini sagladigi takdirde en geç üç ay içinde kongre
toplanir. Merkez Yürütme bu görevi yerine getirmezse örgütlenme bürosu kongreyi
toplar.
Isçi Meclisi - Taha Aslan aslan.taha@gmail.com