Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama: Türkiye'de işçi sağlığı ve iş güvenliği çöktü, taşeronlaşma ve güvencesiz çalışma can kayıplarını içeren ölümcül kazaları beraberinde getirdi
Kategori: Eğitim
Eklenme Tarihi: 01 Kasym 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:01
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=19552
ACIMASIZ SÖMÜRÜNÜN BEDELI
Türkiye’de isçi sagligi ve is güvenligi çöktü, taseronlasma
ve güvencesiz çalisma can kayiplarini içeren ölümcül kazalari beraberinde
getirdi.
Sermayenin kar etme hirsinin bedelini isçiler kaniyla
ödemektedir. Bu duruma AKP iktidari sessiz kalarak onay vermektedir. AKP iktidara
geldiginde, 2002 yilinda 387 bin civarinda olan kayitli taseron isçi sayisi,
bugün 2 milyonu çoktan asmistir. Öte yandan Türkiye is kazalarinda Avrupa’da 1.
dünyada 3. siradadir. AKP’nin iktidara geldigi 2002 yilindan 2013 yilsonuna
kadar 800 bin is kazasi olmustur. Bu kazalarda tam 13 bin 442 isçi yasamini
yitirmistir. AKP’nin iktidara geldigi 2002 yilinda 872 isçi yasamini yitirirken
bu rakam 2013 yilinda 1235’e çikmistir. Isçilerimizi böylesine zor sartlar
altinda yasatan düzeni, bu düzenin yöneticilerini ve destekçilerini
lanetliyoruz
Soma'da resmi sayiyla 301 madencimizin katledilmesinin
üzerinden henüz bes buçuk ay geçmisken, bu defa Ermenek'te 18 madencinin
yasamlarinin katledilmesiyle karsi karsiyayiz. Yerin 375 metre altindan yasam
çikartan isçilerin yasadiklari, kapitalist sömürünün ve isçi sinifi üzerindeki
yagmanin yeni bir örnegini veriyor. Bu düzenin, kapitalist sömürü
iliskilerinin, emek ve isçi sinifi üzerindeki bu sömürü mekanizmasinin böylesi
bir sonuç dogurmasi ve benzeri olaylarin sik sik yasanmasi asla bir tesadüf
olamaz. Burada asil anlasilmasi gereken, düzeni böylesine acimasiz kanunlarla
isleten iktidarin devamliligini nasil sagladigidir?
Kuskusuz siyasal iktidar, bu acimasiz sömürü düzenini
besleyebilmek için kendisine kalkan olusturdugu baska sömürü alanlari
olusturmaktadir: Bir taraftan piyasanin acimasiz kosullari derinlestikçe öteki
taraftan din sömürüsü de derinlesmektedir. Bir baska deyisle din sömürüsü sinif
sömürüsünü kamufle etmektedir. Özetle, özellestirme ve sömürü arttikça dinsel
sömürü de artmaktadir.
Kamu emekçileri ve egitim sistemi üzerinde yaratilan sömürü
sürecinin de böylesi bir denklem üzerinden beslendigine kusku yok. Yasadigimiz
bütün tartismalarin altinda bu sömürü iliskisi yatmaktadir: Ücretli kesimin
sömürülmesini, daha rahat nasil gerçeklestireceklerine dönük politik manevralar
her geçen gün medyatik bir illüzyonla siringa edilmektedir.
Kapitalizm, kendisini yasatabilmenin üç temel kosulunu
olusturmakta ve devamliligini saglamaya çalismaktadir. Bunlardan ilki
"issiz yiginlar" olusturulmasi ve çalisan ücretli kesimlerin
yedeklenmesidir. Issizler, emekçiler üzerinde bir tehdit olarak
kullanilmaktadir. Emekçilere, "çalisma kosullarini ve ücretlerini
begenmiyorlarsa" yerlerine daha düsük ücretlerle çalisacak "issizlerin"
oldugu söylenmektedir. Ikincisi, isçi sinifinin esnek ve güvencesiz
çalistirilmasidir. Sendikali olmayi zorlastirmak bunun en önemli yollarindan
biridir. Diger yolu da var olan sendikalari hükümet-devlet destekli bir
güdümleme altina alma çabasidir. Yazik ki ülkemizde hükümet destekli sendikalar
AKP iktidarinda palazlanmis ve ücretli kesimin büyük bölümüne hükmeder duruma
gelmistir. Öte taraftan kendisine solculuk yakistiran diger bir kesim ise
politik bir sapmanin içine gömülmüs görünmektedir. Kapitalizmin üçüncü hamlesi
de, isçi sinifi arasinda bölünmeler yaratmak ve ücretli emegi
basamaklandirmaktir. Kimi zaman bu basamaklandirma ücretler arasinda
orantisizlik yaratarak gerçeklesmekte kimi zaman da bir takim sifatlar
verilmesi yoluyla yaratilmaktadir. Isçi sinifinin arasindaki bu basamaklandirma
onlarin türdesligini bozan yapay bir algi olusturmakta ve birlikte hareket
edebilmelerini engelleyen bir anlayisi yerlestirmektedir. Oysa ücretli emegin
hepsi bir bütündür. Isçi sinifi, üretim araçlarinin mülkiyet hakkinin disinda
kalan kesimdir ve çikarlari ortaktir. Simdi Egitim-Is'in, böylesi bir
çözümlemeyi ve eylem birlikteligini bikmadan usanmadan anlatmak gibi bir görevi
oldugunu da tekrar hatirlatmak istiyoruz.
Türkiye, isçi sinifi üzerindeki sömürünün her gün daha fazla derinlestigi günleri tekrar tekrar yasiyor. Emekçiler üzerindeki baskilar artiyor. Isçilerimizi böylesine zor sartlar altinda yasatan düzeni, bu düzenin yöneticilerini ve destekçilerini lanetliyoruz. "Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir!" diyen büyük Önderin baslangiçta koydugu esit, özgür ve bagimsiz bir vatan gereksinmesinin bu gün her zamankinden daha fazla hissedildigini artik daha iyi kavriyoruz. Bagimsiz ve sömürüsüz bir ülkeyi el birligiyle kuracagiz. Isçi sinifinin üzerindeki sömürünün kalktigi, insanin insanca yasadigi, ezenin ve ezilenin olmadigi bir dünyaya duydugumuz özlemin ve bu dünyayi kurmak için yasadigimiz inancin bugün her zamankinden fazla oldugunu kamuoyuna ilan ediyoruz!

Tamer ÖZLÜ
Egitim-Is Trabzon Yönetim Kurulu Adina Sube Baskani
- egitimistrabzon@gmail.com