Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Enternasyonalist devrimci olmak


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 30 Ekim 2014
Geçerli Tarih: 24 Nisan 2026, 16:36
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=19536


Enternasyonalist devrimci olmak  

9 Ekim Ernesto Che Guevara’nin katledilisinin 48.yildönümüydü. 9 Ekim 1967’de Bolivya’da yarali yakalandiktan sonra kursuna dizilerek öldürülen Che, öldürülmeden önce “Kübali misin yoksa Arjantili mi?” sorusuna “Ben Kübali, Arjantinli, Bolivyali, Perulu, Silili, Ekvadorluyum” demisti. Che’ye göre devrim bir ülkeyle, bir cografyayla sinirlanamazdi. Devrim ve devrim yapmak için yola çikmis bir devrimci cografi sinirlar tanimamaliydi. Her devrimci enternasyonalist olmak zorundaydi. Che’nin bu devrimci anlayisi ve pratik tavri, tüm dünyada oldugu gibi Ortadogu’nun Filistinli, Kürdistanli, Türkiyeli, Ermenistanli, Iranli, Yemenli, Suriyeli, Lübnanli vb. tüm muzlum halklarini ve devrimcilerini etkiledi.

1971 Direnisi önderlerinin hepsi enternasyonalist devrimcilerdi. Bunu anti-emperyalist, anti-fasist ve anti-sömürgeci eylemleri ve Filistin özgürlük mücadelesine karsi gösterdikleri dayanismaci tutumlariyla göstermislerdi. Birçok Dev-Genç’linin Filistin’e gitmesi, THKO önderlerinin Filistin’de egitim görüp Türkiye’de gerilla savasi baslatmasi, THKP-C’nin Israil Konsolosu Efrahim Elrom’u kaçirip cezalandirmasi vb. eylemler Che’den etkilenerek izinden giden Denizlerin, Mahirlerin, Ibrahimlerin enternasyonalist tutumlarini yansitiyordu. Sonraki dönemde PKK militanlarinin Filistin’de savasmalari ve ardindan Kuzey Kürdistan’da Kürt isyanini baslatmalari, Mazlumlarin, Kemallerin, Hakilerin ve Kobanê ’de partizan savasina katilan Serkanlarin, Nejatlarin tutumlari hep bu anlayisin sonucuydu.

1968 ve ardindan gelen 1978 kusagi olarak tanimladigimiz iki devrimci kusagin emperyalizme,  sömürgecilige ve fasizme karsi enternasyonalist tutumlarini ve bölge haklarinin birlikte mücadelelerinin gerekliligine olan enternasyonalist anlayis sonraki dönemde esas olarak PKK tarafindan sahiplenilerek devam ettirildi. 12 Eylül 1980 askeri darbe kosullarinda Filistin Kurutulus Örgütü (FKÖ) kamplarina enternasyonalist bir anlayisla kabul edilen Türkiyeli ve Kürdistanli birçok örgüt bu imkani, kadrolarini korumak veya Avrupa’ya geçis yolu olarak kullanirken sadece PKK kadrolarini Filistinlilerle birlikte savasa soktu. Böylelikle hem enternasyonalist dayanismanin güzel bir örnegini gösterdi ve hem de 1984’de Kuzey Kürdistan’da baslatacagi isyanin kadrolarini bu savasta egitti. Bu süreçte Che’nin “Öncü Savasi” ve “Foko” anlayisini hayata geçirmeye çalisan THKO ve THKP-C’nin agir bir yenilgiye ugramasinin ve bu iki hareketin mücadele anlayisinin yandaslari tarafindan kesintiye ugratilmasinin ardindan PKK, Che’nin, THKO ve THKP-C’nin mücadele gelenegini sömürge kosullarindaki Kürdistan’da hayata geçirerek Kürt özgürlük mücadelesini bugünlere getirdi.

PKK kurulusundan itibaren enternasyonalist bir tutum sergiliyordu. Kurucu önderleri arasinda Kürt ve Kürdistanli olmayan enternasyonalist devrimcilerin olmasi, hareketin kendisini Kürdistan’in bir parçasiyla ve bölgenin diger mazlum haklarinin mücadelesiyle soyutlamamasi bunun bir göstergesiydi. Bu bilinçle Kürdistan’in diger parçalarinda da örgütlenmeyi basarirken, ayni zamanda bölgedeki mazlum halklarin saygisini kazanmisti. O günleri hatirlayanlar bilir. Ankara’da AYÖD tartismalarinda anti-emperyalist ve anti-fasist tartismalar yapilirken, o zamanlar Apocular olarak adlandirilin bu grup Kürdistan’da anti-sömürgeci ve anti-emperyalist silahli mücadeleden söz ediyordu. Nitekim Kürdistan’da anti-sömürgeci mücadelenin yükselmesi için bir kivilcimin gerekli olduguna inanan bu grup, Ankara’yi terk ederek Kürdistan’a gitmis ve silahli propagandayi baslatmisti.

Türkiye ve Kürdistan devriminin geldigi asamadan onur ve kivanç duyuyorsak, mücadeleyi agir bedeller ödeyerek bugünlere getiren devrimcilere borçlu oldugumuzu unutmamaliyiz. Hayatini devrime adamis Türkiyeli ve HDP’li bir devrimci Marksist olarak daha lise ögrenciligi döneminde tanidigimda onda kendi gençligimi görerek dost oldugum Nejat Agirnasli’yi anarken,  onun Kobani’ye giderken dostlarina biraktigi mektuptaki su sözlerini unutmak ve unutturmak istemiyorum. “Bir sosyalist olarak Türkiye’nin batisinda siradan emekçi insanlarin hayatini büyüleyecek, siradan kahramanlar çikaracak büyük bir çikisin tohumlarini, hakikat arayisçiliginin öncü ve artçi örgütünü yaratmaniz dilegiyle”. Enternasyonalist devrimci Nejat’in bu dilegi, HDK ve HDP’li sosyalistler olarak hepimizin devrimci görevi olmalidir.

Saban Iba  sabaniba@gmail.com


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster