Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Görele Devlet Hastanesi eski başhekimi tarafından mobbinge uğradıkları iddiası ile açılan davanın bugün görülen duruşmasındaki mahkeme kararında başhekime beraat verildi
Kategori: Görele
Eklenme Tarihi: 24 Ekim 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 01:28
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=19515
Mobbing davasi beraatle sonuçlandi
Görele Devlet Hastanesi eski bashekimi tarafindan mobbinge
ugradiklari iddiasi ile açilan davanin bugün görülen durusmasindaki mahkeme
kararinda bashekime beraat verildi.
Davaci personel yerel mahkeme kararini yüksek yargiya
tasimaya hazirlaniyor.
Dönemin bashekimi H.I.U. tarafindan mobbing’e ugramis olan bashekim yardimcisi Dr.Muhittin Emanetoglu mahkeme karari karsisinda duygularini söyle ifade etti;

“Görele Devlet Hastanesi eski Bashekimine açtigimiz davanin
üzerinden yaklasik 2,5 yil geçti ve nihayet bugün sonuçlandi.
Cumhuriyet Savcisi dört sayfalik mütalaasinda Bashekimin
görevi kötüye kullanmaktan ve çalisma hürriyetini engellemekten (mobbing)
dolayi ayri ayri cezalandirilmasini talep etti.
Çok kisa bir söz almalardan sonra karar verildi...
"Beraatine karar verdim. Dava bitmistir."
Davanin sonucunda verilen kararin kisaligi dosyaya verilen
degerle ayni orandaydi sanirim...
Aslinda davanin sonucu yüreklerde istenen gibi degil ama
beklendigi gibiydi...
Eee simdi ne mi olacak???
Biz kazansaydik onlar Yargitay'a temyize gideceklerdi simdi
biz gidecegiz...Yargitay'da ne olur bilinmez ama bildigim tek sey var...O da;
nereye kadar giderse oraya kadar gidecegimizdir...
Yargitay var,olmazsa Anayasa Mahkemesi var o da olmazsa
Avrupa Insan Haklari Mahkemesi var...Yani bizim açimizdan bir sikinti yok.
Sanik sandalyesinde oturanlar biz degiliz,onlar düsünsünler.
Sevgili dostlarim sakin üzülmeyin.Hayirda ser,serde hayir
gizlidir...Adalet er yada geç, öyle veya böyle tecelli eder. Herseyden
kaçabilirsiniz ama Allah'in adaletinden kaçamazsiniz...
Hepinizi çok seviyorum... Durmak yok yola devamm”dedi.

GÖRELE DEVLET HASTANESINDE MOBBING IDDIASI...HABERI
GÖRELE DEVLET HASTANESI ÇALKALANIYOR,ÇALISANLAR HUZURSUZ...
http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberID=9216
MOBBING ADLI SUÇTUR

Mobbing idarî degil adlî bir suçtur.
Mobbing, Türkiye’ de çok bilinen bir kavram olmamakla
birlikte 1980’ li yillardan sonra Alman asilli Isveçli bilim adami Dr. Heinz
Leymann tarafindan ortaya atildi. ’’Is dünyasinda psikolojik baski’’ anlamina
gelir. Bu sözcügün Türkçesi ise ’’bezdiri’’dir, yani bezdirme…
Mobbing bir kavram ve sorun olarak taninmaya basladikça
dikkatleri üzerine çekmis, is hayatindaki sorunlar arttikça daha anlasilir
olmaya baslamistir. Mobbing, sadece kamu görevlilerini degil tüm çalisanlari
ilgilendiriyor. Is yerinde psikolojik tacize maruz kalan çalisandan verim
beklenemez. Performansi amirlerin kisisel ihtiraslarina kurban edilmis çalisan,
hem ailesi hem de toplum açisindan bir kayiptir.
177 maddeden olusan 1982 Anayasasi’ nin daha 10. maddesinde
herkesin kanun önünde esit oldugu vurgulanmistir. Ayni sekilde Is Kanunu’ nun
5. maddesinde ’’Is iliskisinde dil, irk, cinsiyet, siyasal düsünce, felsefî
inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayali ayrim yapilamaz. Isveren,
isçilere farkli islem yapamaz.’’ denilmekle birlikte mezkûr kanunda mobbingle
ilgili birçok madde bulunmaktadir.
Devlet memurlarinin tabi oldugu 657 sayili kanunun 10.
maddesinde ’’Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve esitlik içinde
davranir.” denilmektedir. Aksi bir durumda
657 sayili DMK’ nin 21. maddesinde ’’Devlet memurlari kurumlariyla
ilgili resmî ve sahsî islerinden dolayi müracaat, amirleri veya kurumlari
tarafindan kendilerine uygulanan idarî eylem ve islemlerden dolayi sikâyet ve
dava açma hakkina sahiptirler.” yer almaktadir.
Görüldügü üzre mobbing idarî degil adlî bir suçtur. Türk
Ceza Kanunu’ nun 105. maddesinde ’’Bir kimseyi cinsel amaçli olarak taciz eden
kisi hakkinda magdurun sikâyeti üzerine, üç aydan iki yila kadar hapis cezasina
veya adlî para cezasina hükmolunur. Bu fiiller; hiyerarsi, hizmet veya
egitim/ögretim iliskisinden kaynaklanan nüfûz kötüye kullanilmak suretiyle ya
da ayni isyerinde çalismanin sagladigi kolayliktan yararlanilarak islendigi
takdirde, yukaridaki fikraya göre verilecek ceza yari oraninda artirilir. Bu
fiil nedeniyle magdur; isi birakmak, okuldan veya ailesinden ayrilmak zorunda
kalmis ise verilecek ceza bir yildan az olamaz.’’ Ayni kanunun 109. maddesinde
’’Bir kimseyi hukuka aykiri olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak
hürriyetinden yoksun birakan kisiye, bir yildan bes yila kadar hapis cezasi
verilir. Kisi; fiili islemek için veya isledigi sirada cebir, tehdit veya hile
kullanirsa iki yildan yedi yila kadar hapis cezasina hükmolunur. Bu suçun
kisinin yerine getirdigi kamu görevi nedeniyle kamu görevinin sagladigi nüfûz
kötüye kullanilmak suretiyle islenmesi halinde yukaridaki fikralara göre
verilecek ceza bir kat artirilir.’’ denilir ki mobbing de bu kategoride
degerlendirilmektedir. Bu sebeple üzerinde dikkatle durulmasi gereken önemli bir
konu olarak karsimiza çikmaktadir.
Türk Ceza Kanunu’ nda mobbingle ilgili agir maddeler
bulunmaktadir. Iste bunlardan biri de 122. maddedir: ’’Kisiler arasinda dil,
irk, renk, cinsiyet, özürlülük, siyasî düsünce, felsefî inanç, din, mezhep ve
benzeri sebeplerle ayirim kimse hakkinda alti aydan bir yila kadar hapis veya
adlî para cezasi verilir.’’ 94. maddede ’’ Bir kisiye karsi insan onuruyla
bagdasmayan ve bedensel/ruhsal yönden aci çekmesine, algilama/irade yeteneginin
etkilenmesine, asagilanmasina yol açacak davranislari gerçeklestiren kamu
görevlisi hakkinda 3 yildan 12 yila kadar hapis cezasina hükmolunur.’’
denilmektedir.
Mobbinge maruz kalmis kisiyi korumak ise anayasamiza göre
yine devlete düsmektedir. Anayasanin 5. maddesinde ’’ Kisilerin, toplumun
refah, huzur ve mutlulugunu saglamak; kisinin temel hak ve hürriyetlerini,
sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bagdasmayacak surette sinirlayan
siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldirmaya, insanin maddî ve manevî
varliginin gelismesi için gerekli sartlari hazirlamaya çalismaktir.’’ devletin
temel görevi olarak gösterilmistir. Bireysel çözüm arayisinda olanlar ise
Çalisma ve Sosyal Güvenlik Iletisim Merkezi ALO 170’ i arayarak psikologlardan
yardim almaktadirlar. Ancak yukarida sayamadigim yaklasik 50 kanun maddesiyle
birlikte Kabahatler Kanunu’ nda, Türkiye’ nin taraf oldugu birçok uluslararasi
antlasmada ve basbakanligin Isyerlerinde Psikolojik Tacizin Önlenmesi
genelgesine ragmen okullarda ve is yerlerinde mobbing artik, üzülerek söylüyorum
ki, is dünyasinin bir gerçegi haline gelmistir. Mobbingi sineye çeken çok
arkadasimiz oldugu gibi mobbingle mücadele eden de çok çalisan vardir. Örnegin
2010’ da Ankara 19. Is Mahkemesi çalistigi kuruma top sakalla gittigi için
mobbinge maruz kalan magdurun sikâyetini hakli bulmus ve kurumun magdura
tazminat ödemesine hükmetmistir. Ayni sekilde Bursa’ da bir PTT müdürü
Memur-Sen’ e bagli Birlik Haber-Sen’ e üye çalisanini korudugu ve ayni kurumda
görev yapan Türk Haber-Sen ve Haber-Sen’ e üye personele ayrimcilik uyguladigi
gerekçesiyle açilan davada Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesi suçlu müdüre 10 ay
hapis cezasi vermistir.
Degerli Kamuoyu,
Mobbing sadece kisiye uygulanmaz; tüm çalisanlara ve
dolayisiyla hizmet alan tüm millete uygulanir. Mobbinge maruz kalarak
psikolojik sikintilar çeken özel ya da kamu sektörü çalisanlari ülkemize
verimli olamaz. Bu yüzden mobbing aslinda hepimize uygulanan adi bir suçtur.
Mobbingin olmadigi, tam çalisma barisinin saglandigi kurumlar; Türkiye’ nin
aydinlik yüzüdür. Sözlerime ’’Mahkeme kadiya mülk degildir!’’ diyerek son
verirken tekrardan kamuoyunu Türk Egitim-Sen Esenler Ilçe Baskani olarak
saygiyla selamliyorum.
Yücel ÖNDER - Türk Egitim-Sen Esenler Ilçe Baskani
Heinz Leyman’in Hediyesi: Mobbing

Nedir bu mobbing? Bu aralar gittikçe sik duyar olduk.
Mobbing, is yasaminda düzenli, tekrar eden ve kasitli olan, çalisanin onurunu
zedeleyici bir psikolojik terör davranisi olarak tanimlaniyor. Özellikle kötü
yönetilen kurumlarda, monotonluk, stres, adaletsiz is dagilimlari ve takim
çalismasinin zorluklari gibi faktörler mobbing firsatçilarina yardimci oluyor.
Buna sürekli nasihat eden ancak kendisi tam tersini yapan yöneticileri de
eklersek durumun vahameti daha da çok ortaya çikiyor.
Mobbing ifadesini ilk kez 1963 yilinda Konrad Lorenz isimli
Avusturyali davranis bilimci kullaniyor. Lorenz bu kavrami arastirmalarinda
hayvanlarin savunma mekanizmalari üzerine çalisirken kullaniyor. Kavramlarin
insanlari içine alacak sekilde kullanimi 1969 yilinda Isveçli bilim adami Peter Paul Heinemann tarafindan oluyor.
Mobbing’in bugünkü anlamda is yasamini kapsayacak sekilde kullanimini ise Almanya’dan göç eden Isveçli
Bilim adami Heinz Leymann önümüze
sunuyor. Heinz Leyman ilk arastirmalarini 1970 yillarin sonlarinda gerçeklestiriyor.
Leyman, Mobbing’i, is yasaminda düzenli, tekrar eden ve
kasitli olan, çalisanin onurunu zedeleyici bir psikolojik terör davranisi
olarak tanimliyor.
Günümüzde çalisan boyutu asilmis durumda mobbing ile herkes
karsilasabilir durumda. Mobbing artik sadece is yasaminda degil, okullarda
sokakta hatta artik insanin oldugu her yerde denebilir. Sistematik olarak
gerçeklesen ve sadece kisiden kisiye degil, topluluklar tarafindan kisilere yönelik
bir saldiri da olabiliyor.
Yurtdisinda yapilan arastirmalarda mobbing uygulamalarinin
is yasaminda %50’nin üzerinde patronlar tarafindan ya da üst düzey yöneticiler
tarafindan gerçeklestirildigini gösteriyor. Buna karsin, alt düzeyde çalisandan
yöneticilere yapilan mobbing orani ise %2 civarinda. Bu insana hemen yetkilerin
yetkilerini insanlarin onurlarini zedeleyici bir biçimde kullanmalarini
düsündürüyor.
Yapilan mobbing arastirmalari, sebepleri incelerken bir
taraftan yapisal faktörlere bakarken diger taraftan da Mobbing’e ugrayan
kisinin kisisel özellikleri üzerinde yogunlasiyor. Birçok arastirmaci mobbing
kurbanlarini çekingen ve itaatkar yapida insanlar olarak tanimliyor. Fakat
sürecin karmasik bir psikoljik süreç olmasi, sebebin sadece kisilik özellikleri
degil Mobbing’e maruz kalinan olayla da ilintili oldugunu gösteriyor. Hatta
Heinz Leymann herkesin mobbing yapabilecek potansiyelinin oldugunu savunuyor.
Özellikle kötü yönetilen kurumlarda, monotonluk, stres,
adaletsiz is dagilimlari ve takim çalismasinin zorluklari gibi faktörler
mobbing firsatçilarina yardimci oluyor. Buna sürekli nasihat eden ancak kendisi
tam tersini yapan yöneticileri de eklersek durumun vahameti daha da çok ortaya
çikiyor.
Mobbing ile ilgili okumalar yaparken fark ettigim temel durum su oldu: Temelinde ötekilestirme mevcut ve bu durum günümüzün hastaligi. Kendimizce dogrularimiz var. Kurumlar tarafindan, bizim gibi düsünmeyen faaliyette bulunmayan herkes, farkinda olmadan öteki konumunda. Ayrimcilik evet, burada her alanda ayrimciliktan bahsediyoruz. Senin gibi düsünmeyeni engeli bir sekilde ortadan kaldirma eylemi… “Çogunluk haklidir” yanilgisindan kurtulamadigimiz sürece mobbing her zaman toplumda var olacak. Önerim su: Eger Mobbing’ten kurtulmak istiyorsak her alanda adaletten yana olmaliyiz.

Haber : Ali Dursun www.gorelesol.com