Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Suyuna,Toprağına,Havasına,Tarihine,Kültürüne Sahip Çıkanlar 9 Kasım'da Trabzon'da Buluşacak
Kategori: Çevre
Eklenme Tarihi: 21 Ekim 2014
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 21:56
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=19492
Dereler,Yasami
Savunmak Için Trabzon’a Akiyor!
Derelerini,
Yaylalarini, Ormanlarini, Vadilerini, Dogal Yasam Alanlarini Sattirmayip;
Suyuna, Topragina, Havasina, Tarihine, Kültürüne Sahip Çikanlar 9 Kasim’da
Trabzon’da Bulusacak…
DEKAP’in ‘Karadeniz
Kararmasin, Gelecegimiz Solmasin’ Sloganiyla Yaptigi Çagrida, Yasami Katleden
Projelere Karsi Tek Mücadele Yolunun Omuz Omuza Vermek Oldugu Vurgulandi…
Derelerin Kardesligi
Platformu (DEKAP), ülke genelinde yasanan gelismeler nedeniyle, daha önce 26
Ekim’de yapilacagini duyurdugu Trabzon mitingini, 9 Kasim’a erteledi.
DEKAP’tan yapilan açiklamada, yurt genelinde dogal yasam
alanlarinda yapimi planlanan basta HES projeleri olmak üzere, maden aramalari,
nükleer ve termik santraller, çimento tesisleri ve tasocaklarina karsi mücadele
eden yasam savunucularinin bu kez Trabzon’da bulusacagi kaydedildi.
Daha önce, AKP Hükümetinin ‘yikim’ olarak degerlendirilen
çevreyle ilgili yasal degisikliklerine tepki vermek için ülke genelindeki yasam
savunucularina çagri yaparak Ankara’da toplayan DEKAP, bu kez ayni çagriyi
Trabzon’da toplanmak için yapti.
DEKAP Yürütme Kurulu’nun aldigi karar dogrultusunda,
özellikle Dogu Karadeniz Bölgesindeki bütün dogal yasam alanlari üzerinde
sürdürülen, maden arama ve çikarma çalismalari, termik ve nükleer santraller,
hidroelektrik santral (HES) projeleri ile çimento ve tasocagi tesislerine
karsi, 9 Kasim’da Trabzon’da miting düzenlenecek. Daha önce mitingin 26 Ekim’de
yapilacagi duyurulmus, yurt genelinde yasanan gelismeler nedeniyle mitingin 9
Kasim’a ertelendigi bildirilmisti.
Karadeniz Kararmasin, Gelecegimiz Solmasin!
DEKAP’in bölgedeki bütün bilesenleri, ortak mücadele ettigi
platformlar ve bütün vadiler ile dogal yasam alanlarinda, ‘dogal yasam alanlari
için’ mücadele eden yasam savunucularinin davet edilerek çagrilacagi mitingin
ana temasi, ‘Karadeniz Kararmasin, gelecegimiz solmasin’ olarak belirlendi.
DEKAP Sözcüsü Ömer San’in açiklamasina göre, mitingin çagri
metinleri, imzacilar ile katilimci listelerinin olusturuldu ve çesitli dillere
çevirerek, dünya genelindeki yasam savunuculari da Trabzon’a davet edilmeye
baslandi.
DEKAP’in 9 Kasim’daki Trabzon mitingi için kimseye özel
davetiye çikarilmayacagini kaydeden Sözcü San, ülke genelindeki bütün duyarli
sanatçi, sporcu ve bilim insanlarinin da mitingine çagrilarak, yasama duyarli
herkesin Trabzon’da beklediklerini ifade etti.
San, Trabzon mitinginin ayni zamanda dogal yasam
alanlarini, Bakanlar Kurulu’nun ‘savas
hukuku’ uygulamasiyla ‘cebri
kamulastirma’ kararlari alarak, yerli ve uluslararasi sermeye sirketlerine
peskes çeken; köylülerin ve o bölgelerde
yasayan yurttaslarin yurtsuzlastirilmasina neden olan hükümete ayni zamanda bir
uyari niteliginde oldugunu da sözlerine ekledi.
DEKAP’in Çagrisi
DEKAP’tan çesitli dillere çevrilerek yapilan açiklamada
söyle denildi: “Derelerimiz, Yaylalarimiz, Ormanlarimiz Satilik Degil!.. Yasami
Savunuyoruz, 9 Kasim’da Trabzon’da Bulusuyoruz… Karadeniz Kararmasin,
Gelecegimiz Solmasin…
Yasam alanlarimiz, ülkemizin dört bir yaninda açgözlü
sermaye sahipleri ve çok uluslu sirketlerin yagmasiyla karsi karsiya. Paranin
gücüne iman edenler, dogamiza ve yasam alanlarimiza el koymak istiyor.
Yüzyillardir üreterek var ettigimiz, yasadigimiz
vadilerimizin, köylerimizin, yaylalarimizin yolunu bilmeyenler; yasadigimiz
sikintilara, sorunlarimiza kulaklarini tikayip görmezden gelenler bugün, siyasi
iktidarin hukuksuz yasa ve yönetmeliklerinden cesaret alarak yasam alanlarimiza
üsüstüler.
Derelerimizi, ormanlarimizi, yaylalarimizi istila edip,
bizleri yersiz-yurtsuz birakmak, yasadigimiz yerlerden göçe zorlamak için
geliyorlar.
Siyasi iktidarin rant kapisi olarak görerek sermaye
sahiplerine sundugu hayatimizin; derelerimizde, ormanlarimizda, yaylalarimizda
yasayan binlerce canli türünün hiçbir önemi yok. Sadece ve sadece parayi ve
kasalarini doldurmanin hayalini kuruyorlar. Yalanla, hileyle bizleri kandirmaya
çalisiyorlar.
Bu büyük yagma harekâtina karsi, ‘Derelerimiz, ormanlarimiz,
yaylalarimiz satilik degil’ diyoruz… Dogamizi ve yasami savunuyoruz.
‘Enerji ihtiyaci’ bahanesiyle, hidroelektrik santral (HES)
projeleriyle derelerimizi kurutup, tünellere hapsediyorlar. Yaylalarimiz,
köylerimiz ve vadilerimizde is makineleriyle açikça katliam yapip, binlerce
canlinin dogal yasam alanini yok ediyorlar.
Oysa biz HES’lerin, sularimiz ve derelerimizi, dogal yasam
alanlarimizi sermaye sahiplerine peskes çekme projesi oldugunu biliyoruz. Bu
yüzden, ‘Satilik Suyumuz Yok’ diyoruz. HES’leri istemiyoruz!
‘2B Projesi’ ile orman vasfini yitirmis arazilerin
satisiyla, tarim alanlarimiz elimizden alinip, ormanlarimiz imara açilirken;
simdi de Karadeniz Bölgesindeki yaylalarimizi boydan boya geçecek olan ‘Yesil
Yol Projesi’ ile el degmemis ve koruma önceligi olan dogal yasam alanlarimiz da
yok edilerek, yaylalarimiz imara açilmak isteniyor. Bu nedenledir ki, Yesil Yol
ile yaylalarimiz betonlasmaya teslim edilecek, tarihten bugüne miras kalan
dogal güzelliklerimiz yok olacak. Yolun basinda bekliyor, yol vermiyoruz… Yesil
Yol’u istemiyoruz!
Termik ve nükleer santrallerle, siyanürlü maden arama
çalismalariyla hayatlarimiz tehlikeye atiliyor, saglikli yasam hakkimiz elimizden
aliniyor, dogada onarilamayacak yaralar açiliyor. Termiksiz, nükleersiz,
siyanürsüz bir yasam istiyoruz!
Her dere basinda bir tas ocagi, yasam alanlarimizda beton
santralleri, çöp tesisleri kurmak istiyorlar.
Zehir solumak istemiyoruz!
Yillardir yasam alanlarimizi talan etmek isteyenlere karsi
mücadele ediyoruz. Kimimiz HES belasina, kimimiz nükleere, kimimiz tas
ocaklarina, kimimiz siyanüre karsi dogayi ve yasami savunuyoruz.
Hepimiz ayni yagma politikasinin farkli sonuçlariyla karsi
karsiyayiz. Bu yagma, ülkemizde ve özellikle de bölgemizde, dogal yasam
alanlarimizi sermaye sahiplerine peskes çekerek, biz canlilari yurtsuz birakma
politikasidir.
Artik yasalar bile bu talani kolaylastiracak sekilde
çikariliyor. Mahkeme kararlari görmezden gelinip, hukukun arkasindan dolanarak
hileler yapiliyor. Bize ise, yasam alanlarimizi ve dogamizi savunmak için tek
yol kaliyor; omuz omuza verip kendi gücümüze güvenmek!
Iste bu yüzden bu yagma harekâtina karsi duran, vadisini,
deresini, köyünü, ormanini, yaylasini savunan herkesi omuz omuza vermeye, hep
birlikte yasami savunmaya çagiriyoruz! Gelin canlar-canlilar bir olalim, omuz
omuza duralim, dogayi ve yasami savunmak için 9 Kasim’da Trabzon’ da
bulusalim!..”
“Karadeniz Kararmasin, Gelecegimiz Solmasin…”
Yasamin Yagmalanmasina Karsi 9 Kasim Pazar Günü
Saat:12.00’da Trabzon’dayiz!
Yasam alanlarimiz, ülkemizin dört bir yaninda açgözlü
sermaye sahipleri ve çok uluslu sirketlerin yagmasiyla karsi karsiya. Paranin
gücüne iman edenler, dogamiza ve yasam alanlarimiza el koymak istiyor.
Yüzyillardir üreterek var ettigimiz, yasadigimiz
vadilerimizin, köylerimizin, yaylalarimizin yolunu bilmeyenler; yasadigimiz
sikintilara, sorunlarimiza kulaklarini tikayip görmezden gelenler bugün, siyasi
iktidarin hukuksuz yasa ve yönetmeliklerinden cesaret alarak yasam alanlarimiza
üsüstüler.
Derelerimizi, ormanlarimizi, yaylalarimizi istila edip,
bizleri yersiz-yurtsuz birakmak, yasadigimiz yerlerden göçe zorlamak için
geliyorlar.
Siyasi iktidarin rant kapisi olarak görerek sermaye
sahiplerine sundugu hayatimizin; derelerimizde, ormanlarimizda, yaylalarimizda
yasayan binlerce canli türünün hiçbir önemi yok. Sadece ve sadece parayi ve
kasalarini doldurmanin hayalini kuruyorlar. Yalanla, hileyle bizleri kandirmaya
çalisiyorlar.
Bu büyük yagma harekâtina karsi, ‘Derelerimiz, ormanlarimiz,
yaylalarimiz satilik degil’ diyoruz… Dogamizi ve yasami savunuyoruz.
‘Enerji ihtiyaci’ bahanesiyle, hidroelektrik santral (HES)
projeleriyle derelerimizi kurutup, tünellere hapsediyorlar. Yaylalarimiz,
köylerimiz ve vadilerimizde is makineleriyle açikça katliam yapip, binlerce
canlinin dogal yasam alanini yok ediyorlar.
Oysa biz HES’lerin, sularimiz ve derelerimizi, dogal yasam
alanlarimizi sermaye sahiplerine peskes çekme projesi oldugunu biliyoruz. Bu
yüzden, ‘Satilik Suyumuz Yok’ diyoruz. HES’leri istemiyoruz!
‘2B Projesi’ ile
orman vasfini yitirmis arazilerin satisiyla, tarim alanlarimiz elimizden
alinip, ormanlarimiz imara açilirken; simdi de Karadeniz Bölgesindeki
yaylalarimizi boydan boya geçecek olan ‘Yesil Yol Projesi’ ile el degmemis ve
koruma önceligi olan dogal yasam alanlarimiz da yok edilerek, yaylalarimiz
imara açilmak isteniyor. Bu nedenledir ki, Yesil Yol ile yaylalarimiz betonlasmaya
teslim edilecek, tarihten bugüne miras kalan dogal güzelliklerimiz yok olacak.
Yolun basinda bekliyor, yol vermiyoruz… Yesil Yol’u
istemiyoruz!
Termik ve nükleer santrallerle, siyanürlü maden arama
çalismalariyla hayatlarimiz tehlikeye atiliyor, saglikli yasam hakkimiz
elimizden aliniyor, dogada onarilamayacak yaralar açiliyor.
Termiksiz, nükleersiz, siyanürsüz bir yasam istiyoruz!
Her dere basinda bir tas ocagi, yasam alanlarimizda beton
santralleri, çöp tesisleri kurmak istiyorlar.
Zehir solumak istemiyoruz!
Yillardir yasam alanlarimizi talan etmek isteyenlere karsi
mücadele ediyoruz. Kimimiz HES belasina, kimimiz nükleere, kimimiz tas
ocaklarina, kimimiz siyanüre karsi dogayi ve yasami savunuyoruz.
Hepimiz ayni yagma politikasinin farkli sonuçlariyla karsi
karsiyayiz. Bu yagma, ülkemizde ve özellikle de bölgemizde, dogal yasam
alanlarimizi sermaye sahiplerine peskes çekerek, biz canlilari yurtsuz birakma
politikasidir.
Artik yasalar bile bu talani kolaylastiracak sekilde
çikariliyor. Mahkeme kararlari görmezden gelinip, hukukun arkasindan dolanarak
hileler yapiliyor.
Bize ise, yasam alanlarimizi ve dogamizi savunmak için tek
yol kaliyor; omuz omuza verip kendi gücümüze güvenmek!
Iste bu yüzden bu yagma harekâtina karsi duran, vadisini,
deresini, köyünü, ormanini, yaylasini savunan herkesi omuz omuza vermeye, hep
birlikte yasami savunmaya çagiriyoruz!
Gelin canlar-canlilar bir olalim, omuz omuza duralim, dogayi ve yasami savunmak için 9 Kasim Pazar günü Saat:12.00’da Trabzon’ da bulusalim!

DERELERIN KARDESLIGI PLATFORMU