Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Eğitim-İş Trabzon basın açıklaması
Kategori: Eğitim
Eklenme Tarihi: 11 Ekim 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 11:05
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=19376
AKP POLITIKALARI ORTADOGU’YU VE ÜLKEMIZI SAVASA
SÜRÜKLEMEKTEDIR
Ortadogu cografyasi zor günler geçirmektedir.
AKP
iktidarinin Yeni Osmanlici ve emperyalizmin taslaklarini uygulayan dis
politikasibu yikimin ve akan kanin temel gerekçelerinden biri olarak karsimizda
durmaktadir. Sendikamiz 1 Ekim günü yaptigi açiklamada,Tezkerenin TBMM’den
çikmasina karsi olan görüsünü ortaya koymustur. Zira tezkere yoluyla yapilmaya
çalisilan Ortadogu’da akan kanin dindirilmesi degil, sinirlarin yeniden
düzenlenmesidir. Bu anlayis isbirlikçi bir anlayistir ve Türkiye’nin sürekli
bir tehdit içinde yasamasina neden olmaktadir.
AKP iktidarinin dis politikasi, özellikle de son yillarda
komsulariyla barisik politik bir durusun disina çikmis ve savas taraftari bir
görüntüye bürünmüstür. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, komsularinin sinirlarina,
ülke bütünlügüne saygili olmali, komsu devletlerin mesru hükümetlerine karsi
uluslararasi komplolara girismemelidir. Daha da önemli olani asla terör ihraç
eden bir ülke konumuna düsmemelidir. Ortadogu’da akan kan ancak ve ancak
ülkelerin ulus ve toprak bütünlükleri korunarak dindirilebilir. “Yurtta Baris
Dünyada Baris” ilkesinin geregi yerine getirilmelidir. Ortadogu halklarinin
çikarlari ABD politikalari ve AKP’nin Yeni Osmanlici “stratejik derinliklerinde”
degil, ulusal bütünlükler içinde saglanmalidir.
Kobani’de yasananlar da, bir ülkenin toprak ve ulus
bütünlügünün ne kadar önemli oldugunu bir kez daha ispat etmistir. Bu anlamda
Suriye’nin “mesru hükümeti” yok sayilarak emperyalizm güdümlü PYD ve ISID’in
kavgasindan bir sonuç alinmasi mümkün degildir. Kobani’de bir vahset
yasanmaktadir ve bu vahset yalnizca Kobani ile sinirli degildir. Ortadogu'da
akan kanda terör örgütlerini besleyen emperyal proje kadar, bu projelerden
medet uman yerel siyasi figüranlarin da payi vardir.
Bugün Suriye’nin basina bela edilmis ISID, El-Kaide ve
El-Nusra örgütlerinden devsirilmis bir taseron terör örgütüdür. ISID’in
silahlanmasinda ve eylem yapmasinda yazik ki Türkiye’den yapilan yardimlarin
payi büyüktür. Ülkemiz için bu bir utanç kaynagidir. ISID yoluyla Irak ve
Suriye’nin kuzeyi istikrarsizlastirilmaya çalisilmaktadir. Böylece emperyalizm
için bir müdahale gerekçesi ortaya çikartilmakta ve Barzani’nin olasi devleti
için bir koridor açilmak istenmektedir.
Istikrarsizlastirilan bu bölgede en çok kullanilan siyasi
unsurlar etnik ve mezhepsel farkliliklardir. Bu farkliliklar savas gerekçesi
olarak servis edilmektedir. Oysa 1920’lerden bu yana köklesen Atatürk Devrimi
insanlarin etnik ve mezhepsel kimliklerine karsi devletin tarafsiz olmasi
gerektigini ögretmistir. Laik-Ulus devlet modelinin iç baris için ne kadar
önemli oldugu bugün için çok daha iyi anlasilmaktadir.
Türkiye’de ise Kobani’de yasananlar gerekçe gösterilerek
insanlarimiz öldürülmekte, ulusal degerlerimize saldirilmakta, Türk Bayraklari
ve Atatürk heykelleri yakilmakta, okullarimiz kundaklanmaktadir. Bir tarafta
emperyalizme karsi savasan devrimci bir lider Mustafa Kemal Atatürk ve öteki
tarafta emperyalist projelerde piyon olan terör örgütü mensuplari! “Kimin
emperyalizmin safinda ve kimin emperyalizme karsi oldugu” sorusu bugün yeniden
yanitlanmayi hak etmektedir.
Ülkemizde yasanan barbarligi ve bu barbarligin ortaya
çikmasina olanak verenleri açikça lanetliyoruz. Okullara, Atatürk heykellerine,
Türk Bayragina, ögrenci yurtlarina ve masum insanlara yapilan saldirilarin
Ortadogu’da zulüm gören halka “nasil bir katkisi olabileceginin sorgulanmasi
gerektigini” düsünüyoruz. Yasadiklarimiz “açilim” adi altinda Türkiye’nin çok
tehlikeli bir kaosa sürüklendiginin açik bir göstergesi olarak tarihteki yerini
almistir. AKP politikalari Ortadogu’yu bir savas çemberine sokarken Türkiye’yi
de bir iç savas sürecinin içine atmistir.
Kobani’de iki terör örgütü çatismaktadir. Terör örgütleri
emperyalist projelerin taseronlaridir. Türk Ulusu, iki terör örgütünden birinin
yaninda olmak durumunda degildir. Türkiye Cumhuriyeti’ni ilgilendiren tek sey
bu iki terör örgütünün çatismasi sirasinda zulüm gören masum Ortadogu
halklaridir. Bizler terör örgütlerinin degil ezilen, sömürülen, kandirilan ve
katledilen Ortadogu’nun mazlum halklarinin yanindayiz.
Ortadogu cografyasindaki devletlerin mesru hükümetlerine
karsi cephe almaktan derhal vazgeçilmelidir. Komsularimizin toprak bütünlügü
savunulmalidir. Irak’in ve Suriye’nin toprak bütünlügünün bozulmasi demek
Türkiye’nin de toprak bütünlügünün bozulmasi demektir. AKP iktidari saldirgan
bir dis politika izlemekten derhal vazgeçmeli ve barisçil politikalarla akan
kanin durmasina hizmet etmelidir.
Tezkere yoluyla yapilmaya çalisilan Mehmetçigin kaninin
emperyalist hizmetler için pazarlanmasidir. Egitim-Is dün oldugu gibi bugün de
tezkereye karsidir ve karsi olmaya devam edecektir. Açiklamamizi Büyük Önder
Mustafa Kemal Atatürk’ün sözüyle bitiriyor ve
“Savas, zorunlu olmadikça bir cinayettir” diyoruz.
Tamer ÖZLÜ
Egitim-Is Trabzon Yönetim Kurulu Adina ( Sube Baskani) egitimistrabzon@gmail.com