Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 29 Eylül 2014
Geçerli Tarih: 16 A?ustos 2026, 12:48
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=19236
GELINIM,GELINCIK
Ayima girdim artik.Oturdum mu kalkamiyor,kalktim mi
oturamiyorum.Agirlastim,yürürken iki yanima sallana sallana yürüyorum.Hele
merdivenden inerken,kocaman karnimdan,son basamagi göremiyorum.Bir gün
düsmekten korkuyorum.Sik sik nefes aliyor,çok terliyorum. Geceler bir iskence.Hayirlisi ile bir dogursam!
Bes sene! Bes sene bekledim, her ay günümün geçmesini.
Kaynanam ne doktorlara, hocalara, yatirlara götürdü. Ne tütsüler, muskalar,
okunmus sular! "Yeter artik muayene olmaktan biktim, hiç bir yere
gitmiyorum" dedikten bir ay sonra günüm geçti. Dakikasi dakikasina gelen
kan, gelmedi. Ertesi gün, daha ertesi gün... Her tuvalete gidisimde titreyerek
indiriyordum kilotumu. Bakiyordum. "Ohhh!" diyordum. Olmamistim. Bir
hafta bu iskenceyle geçti. Sonra kaynanam,
- Sati Ebe'yi
çagiralim dedi.
Kocami da Sati Ebe dogurtmus. Ben "doktor" dedim,
kaynanam "olmaz, ayip" dedi. Çaresiz boynumu büktüm. Kocami gönderip
çagirdilar onu. Geldi, uzun entarisi, al yazmasi vardi. Yazmanin üstüne kara
yazma çatmisti. Kimsenin yüzüne bakmiyordu, gözleri hep yerde, kaslari çatikti.
Evdekiler elini öpmek için siraya girdiler. Lütfen veriyordu elini, hiç
konusmuyor, gülmüyordu, yalnizca emrediyordu.
- Yere battaniye serin dedi. Tütün tabakasini çikardi,
kagida tütün koydu, sardi diliyle islatip yapistirdi, parmaklariyla düzeltti
agir agir. Sigarayi dudaklarinin arasina yerlestirdi. Odadaki herkes sessizce
gözleriyle onu izliyorlardi. Elbisesinin cebinden bir kibrit çikardi,
sigarasini avcunun içinde yakti. Derin bir nefes çekti, dumanini yana savurdu.
Ben, battaniyeyi serdim, kaynanamin yanina divana ilistim. Herkes Sati Kadin'i
bekliyordu. Sigarasini içerken sordu;
- En son ne zaman adet gördün gelin? Yüzüme bakmiyor, duvara
bakiyordu. Sesi kisik ve çatalliydi. Sanki bir borudan geliyordu.
Söyledim. Odada kocam, kaynanam, iki
eltim, görümcem vardi. Kocama;
- Sen çik! Dedi. Kocam odadan çikti. Bana ;
- Yat dedi. Durakladim. Odada kaynanam, iki eltim, görümcem
vardi. Utandim.
- Ne duruyon, yat utanma! Sende olan onlarda da var dedi,
azarlayarak. Çaresiz yattim. Üstüme çarsaf serdi. Dizlerimi kaldirtti,
bacaklarimi ayirdi. Damarli elleri,
esmer, kemikli ve çatlakti. Parmagini hizla batirdi. Irkildim. Muayene ederken,
kolumla yüzümü kapattim, utaniyordum.
- Kocanla yatarken utanmazsin ama degil mi? Diye bacagima
bir tokat indirdi. Yüzüm kipkimizi!... Kalkti, kaynanamin yanina oturdu.
- Gelinin gebe Halime Hatun, müjdemi isterim, dedi.
Sevincimden, utancimdan,saskinligimdan toparlandigim gibi kendimi disari attim.
Ali çesmenin yanina çömelmis, sigara
içiyordu. Bakislarimiz kucaklasti, birbirlerine herseyi anlatti, sessizce
anlastilar, gülüstüler.
- He mi?
Önüme baktim gülümsedim,karnimi elledim.
- He! dedim usulca.
Öyle beklemistik ki Ali'mle bu bebegi, ögrendigimiz günden
bu güne, dokuz ay nasil geçti bilemedik. Her gece karnimi Ali'nin karnina
dayadim. Kasik gibi iç içe yattigimizda da Ali elini karnima dolar, öyle uyurdu. Her hayalimiz onunla doluydu.
Dün eltimin ablasi geldi, beraber manti dökmeye. Havluda,
ekmek tahtasinin etrafinda bir yandan sohbet ederken bir yandan unlu
ellerimizle manti döküyoruz. Eltimin ablasi;
- Kuru Bamya Emine'nin bir haftalik gelini, ölmüs,
duymadiniz mi? Dedi. Gerdek gecesinde, damat acele etmis, zorlamis, gelin
alkanlara bulanmis. Sonra da kanamayi durduramamislar, dedi
- Ne anam öyle, hayvan gibi saldiriyorlar, sanki bir gecede
hepsi bitecek.Yazik olmus geline. Ne de hatirli bir tazeydi, dedi kaynanam.
- O da gelincik
olacak demek ki!
- O ne ki? Dedim. Kaynanam, unlu elleriyle kulagini çekip,
tahtaya vurarak;
- Eskiler der ki;
"Muradina ermeden ölen gelinler, her baharda gelincik olarak açarlar.
Yesil mantolarini soyunup, kirmizi tül gelinlikleriyle nazli nazli sallanarak,
ölümlerine agit yakarlar!"
Ürperdim. Hepimiz kulagimizi çekip tahtaya vurduk.
O gün rüyamda, o ölen gelin, kipkirmizi bir gelinlik
giymisti. Basinda, kirmizi taslardan, isiltili bir taç vardi. Etrafinda beyaz
çiçekli agaçlarin çevreledigi çok büyük bir gelincik tarlasinin ortasinda
yatiyordu. Bana eliyle "gel, gel" dedi. Uçarak yanina gittim. Yüzü,
kireç gibi bembeyazdi. Agliyordu. Gözyaslari kan olarak akiyordu. Elini uzatti,
saçlarimdan yakaladi. Ben kurtulmaya çalistikça o daha çok kendine çekiyordu.
Çirpiniyordum.
Ali beni uyandirdiginda, ter içinde nefes alamiyordum.
Hiçkira hiçkira aglamaya basladim, yüzümü kocamin gögsüne gömerek.
Bahar gelmisti, bahçemizdeki erik agaci çiçek açmis, sanki
kar yagmisti. Ögleden sonra erik agacinin altina saci kurduk. Sicak sicak sikma
yiyelim, çay içelim demisti kaynanam. Hasir serdik, minder attik üstüne.
Görümcem yufkalari hazirlarken, ben çayi demledim, sofrayi serdim. Ama o gün,
sabahtan beri bir tuhaftim. Midem bosalmis, karnim agirlasmis gibiydi.
Günlerden pazardi, Ali'm evdeydi. Görümcemle biz hazirlik yaparken o,
pijamasiyla divana uzanmis, bir türkü tutturmustu hafiften, basi anasinin
kucaginda. Beni seyrediyordu gülen gözleriyle, kocaman karnimi, iki örgü uzun
kara saçlarimi, süt dolu, iri memelerimi seyrediyordu. Sofraya neseyle oturduk.
Sikmadan bir isirik
aldim, çayimi yudumladim, birden belimde bir sakima! Bir sanci saplandi
sirtimin tam ortasina!...
- Ahhh, anaaam!...Bardak elimde, kasildim. Ali'min betibenzi
atti.
Sonra sancilar basladi. Ali heyecanla üzerini degisti, Sati
Ebe'yi getirmeye kostu. Beni içeri aldilar, ilk muayene oldugum alt odaya.
Sancilar siklastikça dayanilmaz oluyordu. Çiglik atmamak için elimi
isiriyordum.
Sati Ebe geldi, her zamanki hali, suratiyla ve emirleriyle;
- Çabuk su isitin, bol havlu, çarsaf getirin. Yere musamba
serin. Bebegin bavulunu getirin. Gelin kiz sen de dolanip durma öyle otur bir
kenara!... "Oturmus!" Ben acidan kuduruyorum be kadin" dedim
içimden. Istekleri harfiyen yapildi. Ayrica bebegimin yatagi serildi giysileri
kundagi hazirlandi, odanin bas kösesine. Yanina dogum sonrasi benim yatacagim
saten kilifli, inci dizili yorgan, yatak. Beni musambanin üzerine yatirdilar.
Bacaklarimi ayirdi, ellerimle bacaklarimi tutmami istedi. Damarli, kara kuru,
sert parmaklar yine hizla rahim yoluna sokuldu. Sanki içime sis batirdilar. Bir
eliyle daha derine gitmeye çalisirken, diger eliyle karnima bütün gücüyle
bastiriyordu.
Dogum basladi, önce bas suyu patladi. Kanla karisik sari
sular musambaya yayildi. Çarsafla kuruladilar. Sancilar sik sik geliyordu ama
bebek gelmiyordu. Sati Kadin tabakasindan tütün çikarip sariyordu, hep yere
bakarak. Arada bir, elini sokup rahmin kaç santim açildigina bakiyordu. Kupkuru
kemikli parmaklar, sanci üstüne kizgin sisle dagliyordu adeta! Görümcem
basimda, terimi kuruluyordu sik sik. Ter boncuk boncuk oluyor sonra
sakaklarimdan akiyordu. Gündüz baslamisti, gece oldu, gece yarisi oldu, sabaha
karsi oldu. Yok bebek gelmiyordu. Sanci, kivrim kivrim kivrandiriyordu. Soguyan
sular tekrar isitiliyordu.Kapi önünde bekleyen Ali arada bir soruyordu
disardan;
- Ana daha olmadi mi, durum nasil?
- Iyi oglum, hersey normal, dogum böyle olur, diye
sesliyordu kaynanam. Gücüm kalmamisti bu sik ve siddetli sancilara dayanmaya.
Bir bulutun içindeydim sanki, herkesi, herseyi flu görüyordum artik.
Horozlar ötüyordu
uzaktan, demek günes dogmak üzereydi. Sati Kadin, telaslanmaya basladi. Ters
giden bir seyler vardi.
- Ikin diyordu bana telasla. Ikiniyordum. Ikin, ikin haydi
bir daha. Ikiniyordum, çatlarcasina. Tirnaklarim, avcumun içine batiyordu.
Tirnaklarim, bacaklarimi yirtiyor, kanatiyordu.
- Ikin diyorum sana! Bagiriyordu, ebe. Kaynanama yavasça
söyledi ya duydum.
- Ters geliyor, en çok korktugum sey dedi.
Eltilerim, görümcem,
kaynanam nefeslerini tutmus, emirleri yerine getiren robot gibiydiler.
- Eltilerime, yaklasin biriniz sagina, biriniz soluna dedi
Sati Ebe. Eltilerim, geldiler. Biri sagima, biri soluma diz çöktü.
- Ben bas dedigimde, karninin üstüne ellerinizle
bastiracaksiniz dedi.
Bana "ikin" diyordu, onlara "bastirin!"
Ben, çatlarcasina yüzüm kipkirmizi ikiniyordum, eltilerim karnima çöktükçe,
çöküyorlardi. Canim çekiliyordu, çiglik çigliga bagiriyordum artik. Kimseyi
gözüm görmüyordu, çigligim duvarlardan tasiyor mahalleye yayiliyordu. Ali ne
haldeydi kimbilir!
Yalnizca nefes almak için ara veriyordum ikinmaya. Tüm
vücudum titriyordu acidan, sancidan. Gücüm kalmamisti. Kanim, canim
çekiliyordu. Ben bedenimi hissetmiyordum artik!...
- Haydi dedi, bir daha ikin bebek geliyor! Sizde iyice
bastirin! En büyük, en siddetli aciyi duydum. Bebegimde ayni aciyi hissetti.
Korkunç aci, saçimin telinden, tirnak ucuma kadar bedenimi dolandi. Birden aci
kesildi! Ayaklarimdan baslayan hafiflik her yanimi kapladi.
Ikinmak için, derin bir nefes almam gerekti. Nefes almak
için agzimi açtim, derin bir nefes aldim ve nefesimi verdim. Ikinamadim. Avazim
çiktigi kadar bagirmak için agzimi açtim. Bagiramadim. Öylece kaldim. Agzim
açik, ölmüstüm! Rahmim yirtilmisti. Bebegimin de tekmeleri yavasladi, durdu.
Bebegim de ölmüstü. Bebegimle yüregimiz, ayni anda durmustu.
Her yer kandi ve
odadakiler donmus, birbirlerine anlamsiz anlamsiz bakiyorlardi.Zaman durmustu.
Ebe ilk önce
saskindi,toparlandi sonra.
- Haydi, haydi Allah'in
taksirati böyleymis, kader! Dedi. Kocasina haber verin dedi.
Aliii'mmm!!! Beni
alti sene bekledin, önce vermedilerdi. Bes sene de bebegimizi bekledin.
Aliii'mmm simdi neyi bekliyeceksiiin Ali'm? Beni verme kimselere Ali'm,Kara
topraklara koyma Ali'm!!!...
Içeri kostu Ali'm, üstüme kapandi. Saçlarimi, upuzun örgülü
saçlarimi, her gece oksadigi, çok sevdigi saçlarimi, yüzüne gözüne sürerken,
hiçkiriyordu. O, ilk kez agliyordu. Sicak gözyaslari, sogumaya baslayan tenime
dökülüyordu. Aralik göz kapaklarimin arasindan görülen ela gözlerim
sabitlesmisti. Gözbebeklerim büyümüstü. Yari açik agzimda, dudaklarim
beyazlasmaya baslamisti. Kocami, kollarina girip, disari sürüyerek çikardilar.
Üstümdeki kanli geceligimi siyirdilar. Lohusalik için
hazirlanan beyaz ipek geceligi, kefen gibi giydirdiler. Kanli bezleri, legeni,
kaynamis suyu aldirdilar. Etrafi sildiler.
Odanin ortasina
karyoladaki yatagimi serdiler. Gerdek gecesinde yattigim yatagimi. Çeyiz
sandigimi açip, dantelli çarsaflarimi çikardilar, serdiler. Beni kucaklayip, bu
gelin yatagina yatirdilar. Kaynanam dizlerini dövüyor agliyordu.
Gelincigiiim!... Gelinim,gelinciiik!
Iki elimi yanima uzattilar. Ayaklarimi yanyana getirip, bas
parmaklarimdan bagladilar. Örgülü uzun saçlarimi süt dolu iri gögüslerimin
üstüne koydular. Sonra,beyaz bir çarsafla beni tamamen örttüler. Karnim ortada,
kocaman bir tepeydi. Üstüne makas, biçak koydular. Basimin üstüne kirmizi
duvagimi, gelin telimi biraktilar. Bebegimin yatagi, giysileri yanimdaydi.
Eltilerim agizlarini, elleriyle kapatip bagiriyorlardi.
Gelinciiik! Gelinim,gelinciiik!...
Insanlar etrafimda, çiglik çigliga agliyor, gögüslerini
yumrukluyordu. Ben, örtünün altinda gözlerim yari açik, dimdik, sessiz, kati,
soguk!... Öylece yatiyorum.
Içimdeki bebegim de sogumaya basladi. Bas suyu, hala yavas
yavas siziyor, yatagi islatiyordu. O gece, son gecem, evimde insanlari,
agitlariyla agirladim. O bagirtilara, çigliklara hiç kizmadim. Onlar
konuklarimdi, beni ugurlamaya gelmislerdi. Son gecem, kocam yanimda yoktu, yan
odada yalniz agliyordu, elinde dügün fotografimiz. Son gecem. Evim;
mobilyalarim, mutfagimda tabaklarim, kasik çatallarim, su içtigim bardagim,
banyoda kocamla satasarak yikandigim, küvetim. Hamileligimi hergün seyrettigim
aynalarim, fildisi taragim, dis firçam, dudaklarimi kizartan rujum. Yemek
yerken, sohbet ederken oturdugum, sandalyem, koltugum. Tül perdeli
pencerelerim. Balkonumdaki, rengarenk çiçeklerim ve bahçemdeki erik agacim.
Kizken, kadin oldugum, kocami kokladigim, yatagim. Son gecem de hepinize
elveda!..
Sabah beni tabuta koydular, mezarliga götürdüler. Yikamak
için gasilhaneye aldilar. Beton zemine yatirdilar. Geceligimi biçakla keserek,
yirtarak çikardilar, çirilçiplak biraktilar.
Bembeyaz vücuduma, ipeksi tenime, içimdeki bebekle kocaman karnima,
uçlari yere degen kalin örgü saçlarima bakti kadinlar. Sessiz hiçkiriklarla
aglarken, yürekleriyle haykirdilar;
Geliiin!... gelincik....geliiin!...
Ölü yikayicisi kadinlar lifleri sabunladi, her yerimi
ovaladi. Tas tas sicak su döktüler. Su döküldükçe donmus kanlar, kuruyan sari
bas suyu, çözülüp akiyordu. Sular sabunlar, yari açik gözlerime doluyordu.
Saçlarimin örgülerini açtilar. Süt dolu memelerimle, mermerlesmis vücuduma, dalgali kara bir örtü
oldu saçlarim. Köpük köpük yikandi saçlarim. Tas tas su döktüler, abdest
aldirdilar. Beni tanimadiklari halde ölü yikayicilari, onlarin da gözyaslari
islak bedenime damliyordu.
Gülsuyu ile yikadilar son olarak, kokular serptiler,
bembeyaz havlularla kuruladilar, kefene sardilar. Yesil örtülü tabuta koydular.
Musalla tasina götürdüler, namazimi kildilar. Haklarini helal ettiler üç kez.
En ön safta kocam, bitkindi, bitmisti, sakallari uzamisti.
Mezara tasidilar. Tabuttan çikarip, kefenin bas ve
ayaklarindan tutarak, hazirlanan çukura indirdiler.
Agzimin yanina bir avuç toprak koydular. Tahtalari
yanlamasina dizdiler. Toprak atmaya basladilar. Topraklar yigildikça kefenli
vücudum eziliyordu. Tahta araliklardan gözlerime, agzima, saçlarima topraklar
doluyordu. Topraklar yigildikça, sesler uzaklasiyordu.
Geliiiiiiiiiin... Geliiiiiiinciiiiiiiiik!...
Yavas yavas çürümeye basladim. Bebegim çürüdü içimde önce.
Etlerim döküldü. Saçlarim, güzel saçlarim, kocamin sevdigi uzun saçlarim,
böceklere, yagli çiyanlara yuva oldu. Gözlerime, dislerimin arasina solucanlar
dolustu. Süt dolu gögüslerim eridi, kaburgalarima yilanlar dolandi. Kanlarim topraga karisti.
Ben artik bir iskeletim. Bekliyorum. Gelincik olarak
fiskiracagim günü, bahari bekliyorum. Yesil mantomu soyunup, kirmizi tül
gelinligimi kabartip, nazli nazli sallanarak, agitlar yakacagim günleri bekliyorum.
Agitlarim, rüzgarlara karisip, göklere savrulacak. Göklerden, insanlarin
ruhlarina yagacak. Bekliyorum, bahari bekliyorum!...
"MURADINA ERMEDEN GENÇ YASTA ÖLEN MASUM KIZLAR,KADINLAR,GELINCIK OLUR,HER BAHAR YENIDEN AÇAR,ACILARINA AGIT YAKARLAR."
BAHARDA GELINCIK
TARLASINDAN GEÇERKEN,DINLEYIN!.. SALINAN GELINCIKLERIN AGITLARINI
DUYACAKSINIZ!...