Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


24 Eylül grevi basın açıklaması


Açıklama: Sesimizi duyurmak ve sorunlarımıza kalıcı çözümler üretilmesi için bir kez daha alanlardayız
Kategori: Eğitim
Eklenme Tarihi: 25 Eylül 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:58
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=19193


24 EYLÜL GREVI BASIN AÇIKLAMASI METNI

Ortadogu’nun ISID gibi çetelerce gerçeklestirilen katliamlarla kan gölüne çevrildigi,Türkiye’yi yönetenlerin iç ve dis politikadaki tutumlarindan dolayi sorunlarin agirlastigi, egitim alaninda çok yönlü saldirilarin ve dayatmalarin arttigi bir dönemde sesimizi duyurmak ve sorunlarimiza kalici çözümler üretilmesi için bir kez daha alanlardayiz.

Toplumun farkli kesimlerinin giderek artan ve acil çözüm bekleyen sorunlari sürekli geri plana itilirken, egitim sistemi üzeriden tüm toplum iktidarin siyasal-ideolojik hedefleri dogrultusunda biçimlendirilmek istenmektedir. Egitimde ve yüksekögretim alaninda bugüne kadar yapilan bütün yasal düzenlemeler, hayata geçirilen fiili uygulamalar sadece egitim sistemini degil, çocuklarimizin, velilerimizin ve bütün toplumun gelecegini ipotek altina almaktadir.

Yillardir egitim sistemine yönelik olarak atilan her adim, yapilan her yasal düzenleme ve fiili uygulama, okulöncesinden yüksekögretime kadar egitimin bütün kademelerinde piyasalastirma ve ticarilestirme uygulamalarini arttirmis, kamu kaynaklari özel okullara aktarilirken, devlet okullari kendi kaderine terk edilmistir.

Milli Egitim Bakanligi egitimde yillardir acil çözüm bekleyen sorunlari bir tarafa birakip, egitim sistemi üzerinden toplum içinde yeni ayrismalar ve kutuplasmalar yaratacak uygulamalari hayata geçirmeyi sürdürmektedir. Özellikle egitimde 4+4+4 dayatmasi sonrasinda, egitime yönelik dogrudan siyasi müdahaleler artmistir. Egitim müfredatinin içerigine dini söylem ve ifadelerin yerlestirilmis, okul dönüsümleri sürecinde imam hatiplere ayricalik taninmis, ögrenciler ögretmen yoklugu gerekçe gösterilerek dini içerikli dersleri seçmeye yönlendirilmistir.

Türkiye’nin her yerinde imam hatip okullarina yeterli talep olmamasina ragmen normal ortaokullar içinde imam hatip siniflari açilmis, bazi okullar tel örgü ve duvarlarla bölünerek ögrenciler magdur edilmistir. Dogrudan inanç istismari seklinde gündeme getirilen her lisede ibadethane (mescit) açilmasinin zorunlu hale getirilmesi ve son olarak kilik kiyafet yönetmeliginde yapilan degisiklikle bütün okullarda basörtüsünün serbest birakilmasi, okullarda velileri ve ögrencileri karsi karsiya getirecek uygulamalar olarak dikkat çekmektedir. Iktidarin bir sonraki hedefi, karma egitimi tamamen ortadan kaldirmaktir. Yillardir toplumda yaratilan kutuplasmanin bir benzeri okullarda, hatta siniflarda yaratilmaya çalisilmaktadir. AKP iktidari, her alanda oldugu gibi, egitim alanindaki siyasal hedeflerine ulasmak için halkin dini duygularini istismar etmekten çekinmemektedir. 

Geçtigimiz yillarda oldugu gibi, bu yil da anadilinde egitim hakki talepleri yok sayilmis, anadilinde egitim almak isteyen çocuklar ve aileleri yine karsilarinda devletin güvenlik güçlerini bulmuslardir. Egitimde ayrimci ve dayatmaci olmayan, farkli kimliklerin, dillerin ve inançlarin yok sayilmadigi bir egitim sistemi için herkesin anadilinde egitim alma hakkina saygi gösterilmesi gerektigi açiktir. Türkiye laik egitim konusunda oldugu gibi, anadilinde egitim konusunda da geleneksel reflekslerini sürdürmektedir. Egitim Sen, laik egitim ve anadilinde egitim hakki mücadelesini sürdürme konusunda kararlidir.

Milli Egitim Bakanligi, var olan sorunlari derinlestiren ve her yil yeni sorunlar yaratan politika ve uygulamalariyla attigi her adimda basta egitim emekçileri olmak üzere, ögrenci ve velileri magdur etmeyi sürdürmektedir. Ögrencilerin özel liselere, meslek liselerine, imam hatip liselerine ve açik liselere yönlendirilme süreci TEOG ile resmen bir zorunluluga dönüsmüstür. 134 bin ögrenci meslek liselerine ve imam hatiplere zorla kaydedilirken, bugüne kadar açiklanan bos kontenjan sayisi sadece 52 bin 167’dir. Bugünkü verilere göre 82 bin ögrenci zorunlu olarak meslek lisesine ve imam hatibe devam edecektir. 

Okullarda siyasi iktidar çizgisinde olmayan tek bir yöneticinin bile görev almamasi için dügmeye basilmis ve bütün okullarda tarihin en kapsamli sendikal-siyasal kadrolasma ve tasfiye operasyonu gerçeklestirilmistir. MEB, egitimde yillardir farkli kimlik, dil ve kültürleri yok sayan, din ve inanç istismarina dayanan, dogrudan dayatmaci politikalarinin okullarda istedigi gibi uygulanmasi için okul müdürlerinin tamamina yakinini kendi siyasal kadrolari arasindan belirlemis, Egitim Sen üyesi okul müdürlerinin yaklasik yüzde 96’si tasfiye edilmistir.

Bugüne kadar kamu emekçilerinin haklari çikarilan torba yasalarla sürekli tirpanlanmistir.  Angarya çalisma, performans degerlendirme, mülakat ya da sözlü sinav uygulamalari ile is güvencemiz elimizden alinmak istenmektedir. Egitimde bir taraftan yogun bir siyasal kadrolasma yasanirken, son çikan torba yasa ile ögretmenlere sürgün anlamina gelen zorunlu rotasyon uygulamasi yasal hale getirilmistir. Türkiye çapinda görev yapan yüz binlerce ögretmen kendi istekleri disinda zorla rotasyona tabi tutulacak, tarihin en büyük ve en kitlesel sürgünü hayata geçirilecektir. Zorunlu rotasyon dayatmasiyla birlikte aday ögretmenlere sözlü sinav getirilmesi is güvencemizin aday ögretmenlik sürecinden baslayarak adim adim kaldirilmak istendigini göstermektedir.

Ögretmen atamalarinda, özür grubu, il içi ve il disi tayinlerde yasanan sorunlar sürmektedir. Ögretmen açiginin 140 bin oldugu bir dönemde sadece 40 bin ögretmenin atanmasi yapilmis, yillardir atama bekleyen issiz ögretmenler bir kez daha hayal kirikligina ugratilmistir. Okullarda yardimci hizmetli ve memur açiklari ile angarya çalistirma uygulamalari sürmektedir.  Ögretmen açiklari her yil oldugu gibi bu yil da ücretli ögretmenlerle kapatilacak, okul öncesinde ikili egitime geçildigi için egitimde güvencesiz istihdam uygulamalari artarak devam edecektir.

Egitimin bütün alanlarinda oldugu gibi üniversitelerde yasanan sorunlar da katlanarak artmaktadir. Üniversitelerde üyelerimize yönelik baskilar, mobbing uygulamalari, sorusturma, sürgün ve görevden almalar devam etmektedir. Üniversite yönetimlerinin anti-demokratik ve baskici uygulamalari artarken, haksiz gerekçelerle hakkinda sorusturma açilan, akademik faaliyetleri engellenen, hatta isten atilan Egitim Sen üyeleri ancak yargi kararlari ile görevlerine geri dönebilmektedir. 

Milli Egitim Bakanligi’nin sadece son birkaç ay içinde gündeme getirdigi konular, siyasal kadrolasma girisimleri, yapilan yasa ve yönetmelik degisiklikleri ile attigi tehlikeli adimlar, 2014-2015 egitim ögretim yilinin egitim emekçileri, ögrenciler ve veliler açisindan son derece zorlu ve çetin mücadelelere gebe oldugunu göstermektedir. Bu anlamiyla bugün yaptigimiz grev, önümüzdeki dönem egitim alaninda yürütecegimiz mücadele açisindan önemli bir baslangiç olarak degerlendirilmelidir. 

Siyasi iktidar ve Milli Egitim Bakanligi sunu çok iyi bilmelidir ki, egitim ve bilim emekçileri egitim üzerinden oynanmak istenen oyunun ve boyunlarina geçirilmek istenen zincirin farkindadir. Egitim ve bilim emekçileri ne kendilerinin ne de çocuklarimizin, siyasi iktidarin siyasal-ideolojik hedeflerine kurban edilmesine asla izin vermeyecek, siyasi iktidarin egitimi ve toplumu kendi çikarlari dogrultusunda “tek tip”lestirme yönündeki girisim ve uygulamalarina bütün gücümüzle karsi duracagiz.

Egitim Sen olarak, attigi her adimda tekçi, baskici ve dayatmaci uygulamalari ile egitim ve bilim emekçilerini, ögrencileri ve velileri magdur eden Milli Egitim Bakanligi’ni bir kez daha uyariyor, taleplerimize kulak verilmesini, egitimde yasanan sorunlarin kalici olarak çözülmesini istiyoruz.  

TALEPLERIMIZ:

*Kamusal, demokratik, bilimsel, laik ve anadilinde egitimin önündeki bütün engeller kaldirilmalidir.

*Egitimin bütün kademelerinde dini kurallara göre degil, bilimsel kurallara göre egitim yapilmali, kendi siyasal-ideolojik çikarlari için okullarda din ve inanç istismari anlamina gelen uygulamalardan derhal vazgeçmelidir. Laik egitim gerçek anlamiyla yasama geçirilmelidir.

*MEB, ögrencileri özel okullara, meslek lisesi, imam hatip ya da açik liseye yönlendirmekten vazgeçmeli, TEOG yerlestirmeleri sürecinde yasanan sorunlar en kisa sürede çözülmelidir. 

*Egitimde siyasi kadrolasmaya, zorunlu rotasyon girisimlerine, angarya çalisma ve performans uygulamalarina derhal son verilmelidir.

*Ögretmen ve yardimci hizmeti açiklari kapatilmali, okullarda ve üniversitelerde angarya çalisma uygulamalarina, Egitim Sen üyelerine yönelik sorusturma, sürgün ve görevden almalara son verilmelidir.

*Memur Sen’in imzaladigi ihanet sözlesmesi nedeniyle olusan enflasyon kayiplarimiz karsilanmali, maaslarimiza 2014 enflasyon farki kadar “ek zam” yapilmalidir.

*Kamu kaynaklari özel okullara degil, devlet okullarina aktarilmali, egitime yeterli bütçe, okullarimiza ihtiyaci kadar ödenek ayrilmalidir.

Yillardir sesimizi duymayanlara, taleplerimizi görmezden gelenlere inat, haklarimiza ve gelecegimize sahip çikmaya devam edecegimiz bilinmelidir. Siyasi iktidarin ve MEB’in gerek toplumsal yasamda gerekse egitim sisteminde hayata geçirmeye çalistigi politika ve uygulamalar karsisinda bütün egitim ve bilim emekçilerini, velilerimizi ve ögrencilerimizi örgütlenmeye ve birlikte mücadele etmeye çagiriyoruz.

GIRESUN EGITIM SEN SUBE YÜRÜTME KURULU giresunegitimsen@gmail.com


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster