Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Sesimizi duyurmak ve sorunlarımıza kalıcı çözümler üretilmesi için bir kez daha alanlardayız
Kategori: Eğitim
Eklenme Tarihi: 25 Eylül 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 00:33
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=19193
24 EYLÜL GREVI BASIN AÇIKLAMASI METNI
Ortadogu’nun ISID gibi çetelerce gerçeklestirilen
katliamlarla kan gölüne çevrildigi,Türkiye’yi yönetenlerin iç ve dis
politikadaki tutumlarindan dolayi sorunlarin agirlastigi, egitim alaninda çok
yönlü saldirilarin ve dayatmalarin arttigi bir dönemde sesimizi duyurmak ve
sorunlarimiza kalici çözümler üretilmesi için bir kez daha alanlardayiz.
Toplumun farkli kesimlerinin giderek artan ve acil çözüm
bekleyen sorunlari sürekli geri plana itilirken, egitim sistemi üzeriden tüm
toplum iktidarin siyasal-ideolojik hedefleri dogrultusunda biçimlendirilmek
istenmektedir. Egitimde ve yüksekögretim alaninda bugüne kadar yapilan bütün
yasal düzenlemeler, hayata geçirilen fiili uygulamalar sadece egitim sistemini
degil, çocuklarimizin, velilerimizin ve bütün toplumun gelecegini ipotek altina
almaktadir.
Yillardir egitim sistemine yönelik olarak atilan her adim,
yapilan her yasal düzenleme ve fiili uygulama, okulöncesinden yüksekögretime
kadar egitimin bütün kademelerinde piyasalastirma ve ticarilestirme
uygulamalarini arttirmis, kamu kaynaklari özel okullara aktarilirken, devlet
okullari kendi kaderine terk edilmistir.
Milli Egitim Bakanligi egitimde yillardir acil çözüm
bekleyen sorunlari bir tarafa birakip, egitim sistemi üzerinden toplum içinde
yeni ayrismalar ve kutuplasmalar yaratacak uygulamalari hayata geçirmeyi
sürdürmektedir. Özellikle egitimde 4+4+4 dayatmasi sonrasinda, egitime yönelik
dogrudan siyasi müdahaleler artmistir. Egitim müfredatinin içerigine dini
söylem ve ifadelerin yerlestirilmis, okul dönüsümleri sürecinde imam hatiplere
ayricalik taninmis, ögrenciler ögretmen yoklugu gerekçe gösterilerek dini içerikli
dersleri seçmeye yönlendirilmistir.
Türkiye’nin her yerinde imam hatip okullarina yeterli talep
olmamasina ragmen normal ortaokullar içinde imam hatip siniflari açilmis, bazi
okullar tel örgü ve duvarlarla bölünerek ögrenciler magdur edilmistir. Dogrudan
inanç istismari seklinde gündeme getirilen her lisede ibadethane (mescit)
açilmasinin zorunlu hale getirilmesi ve son olarak kilik kiyafet yönetmeliginde
yapilan degisiklikle bütün okullarda basörtüsünün serbest birakilmasi,
okullarda velileri ve ögrencileri karsi karsiya getirecek uygulamalar olarak
dikkat çekmektedir. Iktidarin bir sonraki hedefi, karma egitimi tamamen ortadan
kaldirmaktir. Yillardir toplumda yaratilan kutuplasmanin bir benzeri okullarda,
hatta siniflarda yaratilmaya çalisilmaktadir. AKP iktidari, her alanda oldugu
gibi, egitim alanindaki siyasal hedeflerine ulasmak için halkin dini
duygularini istismar etmekten çekinmemektedir.
Geçtigimiz yillarda oldugu gibi, bu yil da anadilinde egitim
hakki talepleri yok sayilmis, anadilinde egitim almak isteyen çocuklar ve
aileleri yine karsilarinda devletin güvenlik güçlerini bulmuslardir. Egitimde
ayrimci ve dayatmaci olmayan, farkli kimliklerin, dillerin ve inançlarin yok
sayilmadigi bir egitim sistemi için herkesin anadilinde egitim alma hakkina
saygi gösterilmesi gerektigi açiktir. Türkiye laik egitim konusunda oldugu
gibi, anadilinde egitim konusunda da geleneksel reflekslerini sürdürmektedir.
Egitim Sen, laik egitim ve anadilinde egitim hakki mücadelesini sürdürme
konusunda kararlidir.
Milli Egitim Bakanligi, var olan sorunlari derinlestiren ve
her yil yeni sorunlar yaratan politika ve uygulamalariyla attigi her adimda
basta egitim emekçileri olmak üzere, ögrenci ve velileri magdur etmeyi
sürdürmektedir. Ögrencilerin özel liselere, meslek liselerine, imam hatip
liselerine ve açik liselere yönlendirilme süreci TEOG ile resmen bir
zorunluluga dönüsmüstür. 134 bin ögrenci meslek liselerine ve imam hatiplere
zorla kaydedilirken, bugüne kadar açiklanan bos kontenjan sayisi sadece 52 bin
167’dir. Bugünkü verilere göre 82 bin ögrenci zorunlu olarak meslek lisesine ve
imam hatibe devam edecektir.
Okullarda siyasi iktidar çizgisinde olmayan tek bir
yöneticinin bile görev almamasi için dügmeye basilmis ve bütün okullarda
tarihin en kapsamli sendikal-siyasal kadrolasma ve tasfiye operasyonu
gerçeklestirilmistir. MEB, egitimde yillardir farkli kimlik, dil ve kültürleri
yok sayan, din ve inanç istismarina dayanan, dogrudan dayatmaci politikalarinin
okullarda istedigi gibi uygulanmasi için okul müdürlerinin tamamina yakinini
kendi siyasal kadrolari arasindan belirlemis, Egitim Sen üyesi okul
müdürlerinin yaklasik yüzde 96’si tasfiye edilmistir.
Bugüne kadar kamu emekçilerinin haklari çikarilan torba
yasalarla sürekli tirpanlanmistir.
Angarya çalisma, performans degerlendirme, mülakat ya da sözlü sinav
uygulamalari ile is güvencemiz elimizden alinmak istenmektedir. Egitimde bir
taraftan yogun bir siyasal kadrolasma yasanirken, son çikan torba yasa ile
ögretmenlere sürgün anlamina gelen zorunlu rotasyon uygulamasi yasal hale
getirilmistir. Türkiye çapinda görev yapan yüz binlerce ögretmen kendi
istekleri disinda zorla rotasyona tabi tutulacak, tarihin en büyük ve en
kitlesel sürgünü hayata geçirilecektir. Zorunlu rotasyon dayatmasiyla birlikte
aday ögretmenlere sözlü sinav getirilmesi is güvencemizin aday ögretmenlik
sürecinden baslayarak adim adim kaldirilmak istendigini göstermektedir.
Ögretmen atamalarinda, özür grubu, il içi ve il disi
tayinlerde yasanan sorunlar sürmektedir. Ögretmen açiginin 140 bin oldugu bir
dönemde sadece 40 bin ögretmenin atanmasi yapilmis, yillardir atama bekleyen
issiz ögretmenler bir kez daha hayal kirikligina ugratilmistir. Okullarda
yardimci hizmetli ve memur açiklari ile angarya çalistirma uygulamalari
sürmektedir. Ögretmen açiklari her yil
oldugu gibi bu yil da ücretli ögretmenlerle kapatilacak, okul öncesinde ikili
egitime geçildigi için egitimde güvencesiz istihdam uygulamalari artarak devam
edecektir.
Egitimin bütün alanlarinda oldugu gibi üniversitelerde
yasanan sorunlar da katlanarak artmaktadir. Üniversitelerde üyelerimize yönelik
baskilar, mobbing uygulamalari, sorusturma, sürgün ve görevden almalar devam
etmektedir. Üniversite yönetimlerinin anti-demokratik ve baskici uygulamalari
artarken, haksiz gerekçelerle hakkinda sorusturma açilan, akademik faaliyetleri
engellenen, hatta isten atilan Egitim Sen üyeleri ancak yargi kararlari ile
görevlerine geri dönebilmektedir.
Milli Egitim Bakanligi’nin sadece son birkaç ay içinde
gündeme getirdigi konular, siyasal kadrolasma girisimleri, yapilan yasa ve
yönetmelik degisiklikleri ile attigi tehlikeli adimlar, 2014-2015 egitim
ögretim yilinin egitim emekçileri, ögrenciler ve veliler açisindan son derece
zorlu ve çetin mücadelelere gebe oldugunu göstermektedir. Bu anlamiyla bugün
yaptigimiz grev, önümüzdeki dönem egitim alaninda yürütecegimiz mücadele
açisindan önemli bir baslangiç olarak degerlendirilmelidir.
Siyasi iktidar ve Milli Egitim Bakanligi sunu çok iyi
bilmelidir ki, egitim ve bilim emekçileri egitim üzerinden oynanmak istenen
oyunun ve boyunlarina geçirilmek istenen zincirin farkindadir. Egitim ve bilim
emekçileri ne kendilerinin ne de çocuklarimizin, siyasi iktidarin
siyasal-ideolojik hedeflerine kurban edilmesine asla izin vermeyecek, siyasi
iktidarin egitimi ve toplumu kendi çikarlari dogrultusunda “tek tip”lestirme
yönündeki girisim ve uygulamalarina bütün gücümüzle karsi duracagiz.
Egitim Sen olarak, attigi her adimda tekçi, baskici ve
dayatmaci uygulamalari ile egitim ve bilim emekçilerini, ögrencileri ve velileri
magdur eden Milli Egitim Bakanligi’ni bir kez daha uyariyor, taleplerimize
kulak verilmesini, egitimde yasanan sorunlarin kalici olarak çözülmesini
istiyoruz.
TALEPLERIMIZ:
*Kamusal, demokratik, bilimsel, laik ve anadilinde egitimin
önündeki bütün engeller kaldirilmalidir.
*Egitimin bütün kademelerinde dini kurallara göre degil,
bilimsel kurallara göre egitim yapilmali, kendi siyasal-ideolojik çikarlari
için okullarda din ve inanç istismari anlamina gelen uygulamalardan derhal
vazgeçmelidir. Laik egitim gerçek anlamiyla yasama geçirilmelidir.
*MEB, ögrencileri özel okullara, meslek lisesi, imam hatip
ya da açik liseye yönlendirmekten vazgeçmeli, TEOG yerlestirmeleri sürecinde
yasanan sorunlar en kisa sürede çözülmelidir.
*Egitimde siyasi kadrolasmaya, zorunlu rotasyon
girisimlerine, angarya çalisma ve performans uygulamalarina derhal son
verilmelidir.
*Ögretmen ve yardimci hizmeti açiklari kapatilmali,
okullarda ve üniversitelerde angarya çalisma uygulamalarina, Egitim Sen
üyelerine yönelik sorusturma, sürgün ve görevden almalara son verilmelidir.
*Memur Sen’in imzaladigi ihanet sözlesmesi nedeniyle olusan
enflasyon kayiplarimiz karsilanmali, maaslarimiza 2014 enflasyon farki kadar
“ek zam” yapilmalidir.
*Kamu kaynaklari özel okullara degil, devlet okullarina
aktarilmali, egitime yeterli bütçe, okullarimiza ihtiyaci kadar ödenek
ayrilmalidir.
Yillardir sesimizi duymayanlara, taleplerimizi görmezden
gelenlere inat, haklarimiza ve gelecegimize sahip çikmaya devam edecegimiz
bilinmelidir. Siyasi iktidarin ve MEB’in gerek toplumsal yasamda gerekse egitim
sisteminde hayata geçirmeye çalistigi politika ve uygulamalar karsisinda bütün
egitim ve bilim emekçilerini, velilerimizi ve ögrencilerimizi örgütlenmeye ve
birlikte mücadele etmeye çagiriyoruz.
GIRESUN EGITIM SEN SUBE YÜRÜTME KURULU giresunegitimsen@gmail.com