Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 22 Eylül 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 07:49
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=19153
Cumhurbaskanligi Seçimleri ve Boykot
Devrimciler ve sosyalistler, tam da seçimlere fazla bir
deger vermedikleri için, seçimlerle degil gerçek kitlesel mücadelelerle önemli
toplumsal degisiklikler saglanabilecegi için; seçimleri gerçek mesajlarini
iletmek için bir imkân olarak gördükleri için, kime oy verilecegi sorununda
genis bir taktik esneklik gösterirler.
Ama “gerçek
mücadeleler alanlarda verilir, sokaklarda
verilir”; “hiç birine mecbur degiliz” deyip de ondan sonra boykot çagrisi
yapmak, aslinda seçimlere
fiilen çok büyük bir deger atfetmekten baska bir anlama
gelmez.
Tam da büyük bir önem atfetmedigimiz için, seçimleri,
bizlere daha fazla hareket alani saglayacak; karsi tarafi zayiflatacak veya
hareket alanini küçük de olsa daraltacak taktik hamleler için iyi bir imkân
olarak görürüz.
Bizler adaylara onlar iyi veya dogru oldugu için; ya da bir
seyler degistirebilecegi için oy istemeyiz. Aksine bunun mümkün olmadigini
söylemek için seçimlere katiliriz ve yine tam da bu nedenle, verecegimiz
oylarin bizim hareket alanimizi genisletip genisletmeyecegine bakariz.
Erdogan’in ilk
turda seçilmesi, baskanlik sistemine dayanan kisi diktatörlügüne gidis yönünde çok önemli bir zafer anlamina gelir ve
bu zaferi ardina alan Erdogan’in en küçük
bir uzlasma görüntüsüne
bile ihtiyaci kalmaz. Ezilenler birbirine
yakin güçlerin çatismalarinda kendileri için daha elverisli; kendilerine daha
genis bir hareket alani saglayan kosullarda olurlar.
Böyle bir yaklasimla baktigimizda, seçimlerde boykot çagrisi
yapmak, sadece seçimlere fiilen büyük bir deger atfedilmesi anlamina gelmez;
ayni zamanda nesnel olarak Erdogan’in ilk
turda kazanmasina hizmet etmek anlamina gelir. Çünkü verilmeyen her oy, seçimlere katilim oraninin düsmesine, ama katilim orani düsünce de, o düsük katilim içinde
de Erdogan’in
aldigi oy oraninin yükselmesine ve
dolayisiyla ilk turda seçilme olasiliginin artmasina yol açar.
Dün yolda Halkevleri’nin bir afisi görülüyordu: “Hiç
birine mecbur degiliz”.
Hiç birine mecbur olmamak ve bunu seçim baglaminda kullanmak
tam da seçimlere büyük bir deger atfetmektir.
Hiç birine mecbur olmamak, bir propaganda slogani olarak
anlamli olabilir, stratejik bir hedefi ifade etmede yararli olabilir; ama
taktik bir slogan olarak, tamamen yanlistir.
Hayat her zaman uzlasmalardan ibarettir. “Uzlasma yok!”
bir anarsist palavrasidir.
Bir devletin ve hele hele bu devletin vatandasi olarak
yasamak bile dünyanin en asagilik seyine, yani devlete mecbur olmak degil
midir? Bu durum, hele Türkiye gibi bir ülkede, Türklükle tanimlanmis ve
Türklügün de irkla tanimlanmis oldugu bir ulusal devlete mecbur olmak degil
midir?
Hiç birine mecbur degilsen verme bu devlet vergi; tanima
onun kurumlarini; yirt at onun hüviyetini, pasaportunu; gitme onun okullarina;
tanima onun para birimini, ölçü birimini, mahkemelerini, diplomalarini.
Bunlarin hiç birini yapamiyorsan uzlasiyorsundur bu devletle.
Mecbursun bu devlete.
Bu devlete mecbur olmaktan bile söz etmeden o mecbur oldugun
devletin tepesinde kimin bulunacagina mecbur olmamaktan söz etmek: hem o
devlete; hem de Erdogan’a hizmet etmekten baska bir
anlama gelmez.
Dünyanin en büyük zulmünü sorun etmeyeceksin, ondan sonra
çikacaksin seçimlerde “hiç
birine mecbur degiliz”
diye boykot çagrisi yapacaksin. Çocuklar bile güler buna.
Üstüne üstlük, bunu da birinci turda HDP’nin adayi varken ve o sanki hiç yokmus gibi yapacaksin.
Bu davranis, açiktan karsi tarafa geçmekten baska bir anlama
gelmez.
Buradan Laiklere ve Alevilere bir kez daha seslenelim.
Ihsanoglu’nun CHP
tarafindan aday gösterilmesine tepki
duyabilirsiniz ama tepki duyup da boykot ederseniz daha ilk turda Erdogan’in seçilmesine yardim etmis olursunuz.
Ilk turda Demirtas’a oy
vererek, hem Ihsanoglu’nun aday gösterilmesini
tepkinizi ifade edebilirsiniz; hem de katilim oranini yükselterek, Erdogan’in
ilk turda seçilmesini engelleyebilirsiniz.
Yani hele ilk turda boykot çagrisi yapmak, Erdogan’a oy verme çagrisi
yapmaktan farksizdir.
Eger Demirtas gibi bir aday olmasaydi, Alevilerin ve
laikçilerin boykotu bir ölçüde anlasilir olabilirdi.
Ancak bugün hem protestoyu ifade etmek için; hem de bu
ifadenin Erdogan’a yaramamasi için bir yol bulunmaktadir.
Bugün en acil sorun Erdogan’in
ilk turda seçilmesini engellemek olmalidir. Erdogan’in ilk turda seçilmesini
engellemek, küçük ama ciddi bir basari olur ve
Erdogan cephesinde karisikliga, elin ayagin birbirine dolasmasina; sinirlilik
ve panik isaretleri ortaya çikmasina yol açar ve bütün bunlar sonraki
gelismeleri etkileyebilir.
Erdogan ilk turda seçilemezse, bunu saglayabilecek olan
Demirtas olacaktir. Demirtas hem Kürtlerin çok önemli bir bölümünün Erdogan’a oy vermesini engelleyecektir, hem de Alevi ve Laikçi protesto davranislari için uygun bir alternatiftir.
HDP de, Demirtas’i
destekleyenler de ona demokratik hedefleri olan bir aday oldugu için oy
istememelidirler. Propagandada elbette demokratik hedefler ve özlemler dile
getirilmelidir. Ama bunlari dile getirilmesi ve oy istenmesi arasinda bir
zorunlu iliski olmaz devrimciler için. Devrimciler pek ala en demokratik özlem
ve hedefleri dile getirip, oylarin hiç de tutarli demokrat olmayan bir adaya
verilmesini isteyebilirler. Örnegin kendilerine verilecek oyun fiilen yok
olacagi, daha berbat bir adaya yarayacagi kosullarda, daha az berbat olanina oy
verilmesini isteyebilirler ve istemelidirler. Tam da seçimlere pek bir deger
vermedikleri için böyle yaparlar ve yapmalidirlar.
O halde Demirtas’a da oy
istemenin gerekçesi demokratik program ve özlemler olmamali. Aksine bu
devlet mekanizmasi yerinde durdugu sürece en küçük
bir demokratiklesmenin olamayacagi anlatilmali bu seçimlerde. Demirtas’a oy, verili somut durumda, Demirtas’a
verilecek oylarin güçler
dengesini degistirecegi; Erdogan’in
ilk turda kazanmasini
engelleyecegi gerekçesine
dayandirilmalidir.
*
Ikinci turda ise, yapilmasi gereken muhtemelen ikinci tura
kalacak olan Ihsanoglu’na oy vermektir.
Boykot yine ayni sekilde fiilen baskanlik sistemine olumlu
oy vermek anlamina gelir.
Birçoklarinin sunu dedigini görülüyor. “Ikisi de dinci. Al birini vur ötekine”.
Diyelim ki öyle. Ama buradaki seçim dinci adaylar adasindaki
bir seçim degil; iki farkli sistemin seçimidir. Erdogan’in
kazanmasi fiilen denetimsiz ve dizginlerinden bosanmis bir baskanlik sisteminin kazanmasi olacaktir ki, tam bir diktatörlük rejimine gidis anlamina gelecektir.
Ihsanoglu’nun
kazanmasi ize, en azindan
cumhurbaskanligi
ve meclis arasindaki denge ve çatismalari
davet eden; dolayisiyla
ezilenlere nispeten daha fazla hareket alini saglayan; Erdogan’in ihtiraslarini gemleyen bir islev görür.
Öte yandan nesnel sonuçlari; yani Erdogan’in yenilgisi, AKP’nin gücünü
yitirmesine, her iki tarafin da
birbirine esit güçlerle
mücadelesine ve dolayisiyla ezilenlere ve Kürtlere daha fazla mecbur olmasina
yol açar.
Aslinda CHP ilk kez akillica bir öneri yapmistir endi
açisindan Ihsanoglu’nu aday göstererek.
Kendi isteklerine degil, AKP’nin
tabanindan da oy alabilecek bir aday göstererek Böylece AKP’nin tabaninda bulunan
ama baska alternatif olmadigi için ona mahkûm olan; Erdogan’in böylesine keyfi egemenliginden ve
elinde dizginlenemez bir güç biriktirmesinden tedirgin olanlara,
memnuniyetsizliklerini ve protestolarini ifade edecek bir alternatif sunmustur.
Eger ilk turda “Laikler”in ve Alevilerin protesto oylari
Demirtas’a akar ve yüzde
onu geçerse ve yine eger ikinci turda Baskanlik
sistemine karsi olanlar Ihsanoglu’na oy verir
ve Erdogan kazanamazsa, Türkiye’de bütün
dengeler alt üst olur ve muazzam bir demokrasi
rüzgâri esmeye baslar: Bu
ezilenlerin toparlanmasi; cesaretlenmesi; sokaklara çikmasi, haklari için mücadeleye girmesi için muazzam olanaklar
açar.
Birinci turda Demirtas’a
oy verin. Yakisikli ve
genç oldugu için degil; az çok
demokratik özlemleri ifade ettigi için degil,
güzel konustugu, sempatik ve güleç oldugu için
degil; Protestonuzu ifade etmek ve boykot
ederek baskanlik sistemine oy verir duruma düsmemek için.
Ikinci turda da Ihsanoglu’na
oy verin. Akilli, âlim, centilmen vs. oldugu için degil. Sadece seçilmesi ve ona verilen oylar baskanlik sistemine karsi durusu ifade edecegi için.
Ancak dar kafalilar kendi özlemlerine uygun aday ararlar.
Genis ve stratejik düsünenler, karsi tarafin içinde de taraftar bulacak;
önyargilari yikacak; karsi taraftaki bölünmeleri ve tereddütleri arttiracak
adaylar; formülasyonlar ararlar ve onlara oy verirler.
Tam da seçimlere fazla bir deger vermedikleri için böyle yaparlar.