Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama: Eğitimde Tarihin En Kapsamlı Tasfiye ve Siyasal Kadrolaşma Operasyonu Gerçekleştirilmiştir!
Kategori: Eğitim
Eklenme Tarihi: 27 A?ustos 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:48
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=18770
GIRESUN EGITIM SEN AÇIKLAMA METNI
Egitimde Tarihin En Kapsamli Tasfiye ve Siyasal Kadrolasma Operasyonu Gerçeklestirilmistir!
10 Haziran 2014 tarihinde yayinlanarak yürürlüge giren "Milli Egitim Bakanligi`na Bagli Egitim Kurumlari Yöneticilerinin Görevlendirilmesine Iliskin Yönetmelik" sonrasinda Türkiye çapinda bütün egitim kurumlarinda 4 yili dolduran egitim yöneticilerinin görevlerinin yerlerine yenilerinin atanmasi ile birlikte sona erecegi açiklanmistir.
Milli Egitim Bakanligi, tamamen üst düzey egitim yöneticilerinin degerlendirmelerine dayanan, egitim kurumlari yönetici degerlendirme sonuçlarini dün açiklamistir. Açiklanan sonuçlara baktigimizda sendikamizin bugüne kadar egitim yöneticilerinin performans degerlendirmesine tabi tutulmasi ve atanma biçimleri ile ilgili olarak yapmis oldugu bütün tespit ve elestirilerin ne kadar hakli oldugu görülmektedir.
Yillardir egitim kurumlarini tipki bir "sirket" gibi yönetmek, okullarimizi "ticari isletme" haline getirmek için ugrasan MEB, tüm ülke çapinda baslattigi siyasal kadrolasma operasyonu ile basta Egitim Sen üyesi okul müdürleri olmak üzere, bugüne kadar karsisinda engel olarak gördügü bütün egitim yöneticilerini tek tek tespit ederek ayiklamistir. MEB, egitim yöneticilerini tamamen siyasi iktidar çizgisinde olan kisilerden olusturarak, piyasaci ve dayatmaci politikalarini yukaridan asagiya "emir-komuta" zinciri içinde hayata geçirmeye çalismaktadir. Bakanligin bu kadar kapsamli bir tasfiyeye yönelmesi, ayni zamanda kendi basarisizliginin itirafi niteligindedir.
Egitim yöneticileri degerlendirme sonuçlarina göre görevden alinan ve görev süresi uzatilan okul müdürlerinin sendikal aidiyetine baktigimizda, egitimde tarihin en büyük tasfiye operasyonu ve siyasal kadrolasma girisimi ile karsi karsiya oldugumuz anlasilmaktadir. Türkiye çapinda basta Egitim Sen üyesi okul müdürleri olmak üzere, yandas sendika üyesi olmayan okul müdürlerinin çok büyük bir bölümü görevden alinmis, beklenildigi gibi yandas sendika üyelerine alan açilmistir.
Egitim Sen üyelerinin önemli bir bölümüne 75`in altinda puanlar verilerek bulunduklari egitim kurumlarinda görev yapmalari engellenmistir. Bazi üyelerimize alay eder gibi 74 puan verilirken, yandas sendika üyelerine bol kepçeden yüksek puanlar verilmesi sasirtici degildir. Iller genelinde yapilan degerlendirme sonuçlarina bakildiginda özellikle Egitim Sen üyesi okul müdürlerinin tek tek belirlenerek görevlerine son verilmis olmasi ve çok az sayida üyemizin müdürlüge devam etmesi, egitim yöneticilerine yönelik olarak yapilan "performans" degerlendirmesin ne kadar "objektif" ve "adaletli" oldugunu göstermektedir.
Egitim yönetimi ve denetimi mezunu, bu alanda yüksek lisans ve doktora yapan okul müdürlerinin yapilan "degerlendirmede" siyasi referanslari olmadigi için "yetersiz" görülmüs olmasi dikkat çekicidir. Büyük bölümü girdigi sinavlar sonucunda müdür olan üyelerimizin görevine son verilirken, yerlerine siyasi iktidardan torpilli yandas sendika üyeleri getirilerek tüm kamu kurumlari gibi, okullar da siyasi iktidarin "arka bahçesi" haline getirilmek istenmektedir. MEB`in bugüne kadarki pratigi ve dün açiklanan sonuçlar okullari iktidarin arka bahçesi haline getirmek isteyenlerin farkli düsünce ve renklere asla yer vermek istemediklerini göstermektedir.
Degerlendirme sürecinde üyelerimize ve yandas olmayan diger sendika üyelerine yönelik "sendika degistirme" yönünde tekliflere ve santajlara göz yumulmus, bu konudaki sikâyetlerimiz dikkate alinmamistir. Türkiye`nin çesitli illerinde bazi müdürlerin bu baskilara boyun egerek, yandas sendikaya üye yapildigi bilinmektedir.
Basindan sonuna siyasal kadrolasma operasyonu olarak gerçeklestirilen egitim yöneticilerinin degerlendirilmesi ve görevlendirilmesi uygulamalari, hukuktan, adaletten ve objektiflikten yoksundur. MEB, son kadrolasma operasyonu ile "adrese teslim" görevlendirmeler yaparak bir kez daha siyasi iktidarin en stratejik kurumu oldugunu göstermistir.
Siyasi iktidarin en temel hukuk kurallarini çigneyerek, gözü kara bir sekilde uyguladigi yönetici atama girisimlerinin birer birer yargidan dönmesi, elestirilerimizin ne kadar yerinde oldugunu göstermektedir. Örnegin Bursa Idare mahkemesi, verdigi bir kararla "sube müdürlüklerinde görevlendirilen 22 personelin tamaminin ayni sendikanin üyesi olmalari disinda bir kriter gözetilmedigi" iddiasi ile yapilan sube müdürlügü atamalarinin tamamini iptal etmistir. Bu durum Türkiye genelinde yapilan ve dün açiklanan müdür atamalarinda da benzer bir sekilde gerçeklesmistir. Sube müdürlerinin atamalari üzerindeki saibe bulutlari daha dagilmadan, egitim kurumu müdürlerinin atanmasinda MEB eliyle yapilmak istenen tasfiye operasyonuna karsi sendikamiz gerekli hukuksal girisimleri baslatmistir.
Egitim müdürlerinin degerlendirilmesi ile ilgili saibelerin ve adaletsizliklerin ortaya çikmasi için egitim kurumu müdürlerinin tamaminin aldiklari puanlar seffaf bir sekilde yayinlanmamistir. Sisteme giren her egitim yöneticisi yalnizca kendisine verilen toplam puani görmekte, her biri siyasi iktidarin "emir eri" gibi hareket eden ilçe milli egitim müdürleri ve sube müdürlerinin verdigi puanlar degerlendirme sonuçlarinda görünmemektedir.
Milli Egitim Bakanligi ve milli egitim müdürlükleri, müdür görevlendirmelerinde attiklari adimlarin ve verdikleri puanlarin saibeli olmadigini, adil ve hakkaniyete uygun davrandiklarini düsünüyorlarsa, bütün illerin degerlendirme ve puanlama sonuçlarini seffaf bir sekilde açiklanmalidir. Açiklanacak sonuçlar, okul müdürlerine yönelik degerlendirmelerin yöneticilik basarilarina göre mi, siyasi referanslara göre mi yapildigi daha net görülecektir.
Egitim Sen, kuruldugu günden bugüne egitim yöneticilerinin Bakanlik tarafindan, hangi yöntem kullanilirsa kullanilsin, siyasi tercihlere göre belirlenmesi ve atanmasina karsi çikmis, egitim yöneticilerinin bütün egitim bilesenlerin katilimiyla yapilacak seçimler ile kendi yöneticilerini kendilerinin seçmesini savunmustur. Milli Egitim Bakanligi`nin egitim yöneticilerinin siyasi iradenin belirledigi idari makamlar tarafindan belirlenmesi konusunda neden bu kadar israrci oldugu, dün açiklanan degerlendirme sonuçlari ile bir kez daha görülmüstür.
Sendikamiz objektiflikten ve hakkaniyetten uzak bir sekilde yapilan degerlendirmeler sonucunda görevleri sona erdirilen Egitim Sen üyesi okul müdürlerine verilen puanlarin iptaline karar verilmesi istemiyle davalar açacaktir.
Egitim Sen olarak, somut hiçbir bilgi ve belgeye dayanmadan, tamamen soyut ve politik degerlendirmelerle düsük puanlar verilerek üyelerimizin yöneticilik görevine son verilmesine asla seyirci kalmayacagimiz, bu konuda her türlü hukuksal ve örgütsel mücadeleyi yürütecegimiz bilinmelidir.

GIRESUN EGITIM SEN SUBE YÜRÜTME KURULU giresunegitimsen@gmail.com