Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Şair Filiz Altıok emek hırsızlarını deşifre ediyor
Kategori: Kültür-Sanat-Edebiyat
Eklenme Tarihi: 25 A?ustos 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:29
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=18760
Telif hirsizlarina dikkat
Sair Filiz Altiok emek hirsizlarini desifre ediyor.

Sair Filiz Altiok duygularini söyle ifade ediyor;
"Siir ve yazi yazan,resim yapan, fotograf çeken arkadaslar, zaman zaman eserinizinden birkaç dize veya satir (resim ve fotograflar için ne yapilabilir bilmiyorum) google'a yazarak aratin.
Emek hirsizlari küçük bir iki kelime degisikligi yaparak (telif sorunu olmasin diye sanirim) adini da altina yazarak ya da ''alinti'' bile yazmadan vicdansizca paylasimda bulunuyorlar.
Bu günümü buna harcadim ve onlarca yerde bu hirsizlarla karsilastim.
Kimine ulastim,ikaz ettim,kimini hiç bir sekilde bulamadim.
Haram olsun!"
Sairimiz Filiz Altiok'un uyarilarini dikkate alalim.
Telif Hakki Nedir?

Kisinin her türlü fikri emegi ile meydana getirdigi ürünler üzerinde hukuken saglanan haklardir.
Telif Hukukunun Gerekliligi
*1948 Tarihli Birlesmis Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen Insan Haklari Evrensel Bildirgesi’nin
27’inci Maddesi:
“1. Herkes toplumun kültürel faaliyetine serbestçe katilmak, güzel sanatlari tatmak, bilim alanindaki ilerleyise katilmak ve bundan yararlanmak hakkina sahiptir.
2. Herkesin sahibi bulundugu (yarattigi) her türlü bilim, edebiyat veya sanat eserinden dogan manevi ve maddi yararlarini korunmasini isteme hakki vardir.”
*Eserler, insan hayatini yasamaya deger kilan bir güvencedir. Buluslar ve sanat eserlerini korunmasini saglamak, dikkatle izlenmesi gereken bir Devlet görevidir. Devlet «buluslar ve sanat eserlerinin korunmasi» görevini yasal kurallar öngörmek suretiyle yerine getirecektir.
*Kültür yasamini düzenleme görevinin devlet tarafindan üstlenilmesi zorunlulugunun bes temel nedeni bulunmaktadir. Bunlar; Toplumsal Adalet Kültürel Gelisim Ekonomik Etken Manevi Neden Ulusal Sayginlik Teknolojideki hizli gelisimdir.
*Fikri haklarin korunmasi temel insan haklarindan biridir.
*Fikri Haklarin gelisiminde iç dinamiklerden çok dis dinamiklerin etkisi olmustur.
*Fikri haklarin ekonomik boyutu yadsinamaz bir hal almistir.
*Yaratici düsünce ürünlerinin yeterince korunmadigi bir toplumda ilerleme kaydedilmesi mümkün degildir. Bu koruma ise devletin görevidir ve ancak etkin bir fikri hak mevzuatiyla mümkündür.
*Fikri haklarda eser sahibi ile toplum, ulusal menfaatler ve dis dinamikler arasindaki dengeler esastir ve bu denge kuruldugu oranda fikri hukuk mevzuati basariya ulasmis sayilir.
Telif Haklarinin Özellikleri
*Telif Hakkinin dogmasi için tescile gerek yoktur. Fikir ve sanat eserleri üzerindeki haklar eserin üretilmesiyle birlikte dogar.
*Telif haklari soyut nitelige sahiptir. Telif haklari ile koruma altina alinan, insan düsüncesinin yarattigi maddi olmayan mallardir. Telif haklari somutlastigi maddeden ayri ve bagimsiz bir varlik ve hukuki degere sahiptir.
*Telif haklarinda ülkesellik ilkesi geçerlidir. Koruma hangi ülkede talep ediliyorsa koruma sartlari o ülke mevzuatina göre belirlenir.
*Mutlak hak niteligine sahiptir. Telif haklari herkese karsi ileri sürülebilirler. Ancak toplum menfaatinin korunmasi gibi nedenlerle bu mutlak hakka çesitli sinirlamalar getirilmistir. Mutlak hakka getirilen sinirlandirmalar: Kamu düzeni, genel ahlak, kamu yarari gibi sebeplerle getirilen sinirlamalar ve hususi menfaat (sahsi kullanim vs.) yararina getirilen istisnalardan olusmaktadir. (Örnegin, bir eserin kâr amaci güdülmeksizin, sahsi kullanim amaciyla çogaltilabilmesi mümkündür.)
*Fikri mülkiyet haklari belli bir süre boyunca korunurlar.(fikir ve sanat eserlerinde 70 yil vs.) Fikir ürünleri somutlastiklari esyadan ayri ve bagimsiz bir hukuki statüye sahiptir.
*Fikri ürünler özel kanun, tüzük ve yönetmelikler çerçevesinde düzenlenmektedirler.
Telif Haklarinin Tarihsel Gelisimi
Ilk ve Ortaçag Dönemi
O dönemlerde fikir ürünlerinin korunmasina iliskin olarak, “Bir seyin aslina sahip olan kimse, onun teferruatina da sahip olur.” ilkesi benimsenmistir.Eseri üretenin, iktisaden veya manevi yönden korunmasina da gerek duyulmuyordu.
Imtiyazlar Dönemi
Fikri haklara iliskin ilk düzenlemeler, matbaanin icadiyla baslamaktadir. Bu nedenle, matbaanin icadi, fikri haklarin gelisimi açisindan bir dönüm noktasi olarak kabul edilmektedir.Matbaanin icadiyla birlikte, eserler, sayisiz olarak çogaltilmaya baslamis, bu yolla kazanç elde eden mütesebbis bir sinif dogmus ve bunun sonucu olarak da fikri haklar alaninda hukuki koruma ihtiyaci dogmustur.
Fikri haklar alanindaki ilk düzenlemeler, idari otoritelerin emirleri ile verilen basim imtiyazlari seklinde ortaya çikmis ancak imtiyazlar giderek yayinevi mülkiyeti denilen ve eser sahibinin hakkini bertaraf eden bir asamaya ulasmistir.
Eser sahiplerini koruyan ilk kanun, Ingiliz Parlamentosu tarafindan 1709’da kabul edilen “Kraliçe Anne Kanunu” (The Statute of Anne) adini tasiyan kanundur.
Türkiye’de Telif Haklarinin Tarihsel Gelisimi
Ilk Türk matbaasinin 1727’de kurulmus olmasi nedeniyle telif haklari alaninda Batidaki gelismeler yaklasik 300 yil gecikme ile takip edilebilmistir. Ülkemizde, Osmanli döneminde telif hakkiyla ilgili ilk hukuki düzenleme 1857 tarihli Telif Nizamnamesidir. Bu Nizamnameye göre, eseri basanin basilan nüshalar tükeninceye kadar, eser üzerinde zilyetligi bulunmaktaydi. Yazara da hayat boyu imtiyaz taninmakta ve basan ile anlasmak ve satmakla ilgili konular düzenlenmekteydi, ayrica anlasmadaki sayidan fazla bastiran kisiler cezalandirilmaktaydi.
Gerçek anlamda ilk fikir ve sanat eserleri kanunu olan “Hakki Telif Kanunu” 8 Mayis 1910 tarihinde çikarilmistir. Hakki Telif Kanunu ise Milli Egitim Bakanligi’nin talebi ve Istanbul Hukuk Fakültesi’nin de talimati üzerine, Prof.Hirsch tarafindan hazirlanan 5846 Sayili Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun yürürlük tarihi olan 1 Ocak 1952 tarihine kadar yürürlükte kalarak, Türk kültür ve sanat yasamini belirleyecek olan bir kanun olarak yürürlüge konulmus ve Kanunun 14 üncü maddesi ile çeviri bütünüyle serbest birakilmistir.
Gerek 1910 tarihli Hakki Telif Kanunu gerekse Türkiye’nin 1886 Bern Sözlesmesi’nin 1948 belgesine katilmasini gerçeklestiren 5777 sayili kanun, 5846 Sayili Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun yürürlüge girdigi 1 Ocak 1952 tarihine kadar uluslararasi alandaki gelisime uzak kalmistir.
5846 sayili Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ise Profesör Ernst Hirsch tarafindan hazirlanmis ve 1952 yilinda yürürlüge girmistir. 1952’de yürürlüge giren 5846 sayili kanun ise 1983, 1995, 2001, 2004 ve 2007 ve 2008 yillarinda degisiklige ugramistir.
Ülkemizin Uluslararasi Anlasmalara Katilimina Iliskin Tarihsel Süreç
Cumhuriyet döneminde, Lozan Anlasmasina ekli Ticaret Sözlesmesinde, Türkiye’nin sinai, edebi ve artistik mülkiyetin korunmasiyla ilgili milletlerarasi anlasmalara 12 ay içinde katilmasi öngörülmüstür.
Ancak, Türkiye, çeviri eserlere olan ihtiyacina isaret ederek konuya iliskin çekince ileri sürmüs, sözlesmeye taraf olan diger devletlerin itirazi üzerine Türkiye’nin sözlesmeye katilmasi mümkün olmamistir.
Türkiye, Bern Birligi’ne 1951 tarih yilinda taraf olmus; 1995 yilinda ise Bern Sözlesmesi’ni kabul etmistir. Bern Sözlesmesi’ne katilim hazirliginin yapildigi süreçte Hakki Telif Kanunu’nun ihtiyaçlara cevap veremedigi daha iyi anlasilmis, Bern Sözlesmesi’nin hükümlerine uyumlu bir kanunun çikarilmasi geregi ortaya çikmistir.
5846 Sayili Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun Düzenleme Alani
5846 Sayili Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda telif haklarinin asagida belirtilen temel unsurlari düzenlenmektedir.
*ESER
*ESER SAHIBI
*ESER SAHIBININ HAKLARI
*KORUMA SÜRELERI
*ESER SAHIBININ HAKLARINA ILISKIN ISTISNA VE KISITLAMALAR
*MESLEK BIRLIKLERI
*HAKLARIN DEVRI (SÖZLESMELER)
*BAGLANTI HAKLAR
*IHLAL VE YAPTIRIMLAR
Eser
Kanunumuza göre bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilip koruma altina alinabilmesi için;
*Fikri bir çabanin ürünü olmasi,
*Sahibinin hususiyetini tasimasi,
*Sekillenmis olmasi,
*Kanunda sayilan eser türlerinden birine girmesi, gerekmektedir.
Eser Çesitleri
*Ilim ve edebiyat eserleri
*Musiki eserleri
*Güzel sanat eserleri
*Sinema eserleri
*Islenme ve Derlemeler
Eser Sahibi
Kanunumuza göre; bir eserin sahibi onu meydana getiren kisidir. Bir eserin birden fazla sahibi olabilir.
Bir islemenin veya derlemenin sahibi, asil eser sahibinin haklari sakli kalmak kaydiyla onu isleyendir.
Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazari eserin birlikte sahibidir. Ayrica çizgi filmlerde animatör de eser sahipleri arasinda sayilmistir.
Haklar ve Yaptirimlar
Eser Sahibinin Haklari
5846 Sayili Kanunda eser sahibine iliskin haklar mali ve manevi haklar seklindedir.
Manevi Haklar:
*Umuma arz hakki
*Adin belirtilmesi yetkisi
*Eserde degisiklik yapilmasini men etme yetkisi
*Eser sahibinin malik ve zilyede karsi haklar
Mali Haklar ise;
*Isleme Hakki: Diger bir eserden yararlanmak suretiyle bu esere oranla bagimsiz olmayan ve isleyenin hususiyetini tasiyan fikir ve sanat ürünleri meydana getirme hakki,
*Çogaltma Hakki: Bir eserin aslini veya kopyalarini, herhangi bir sekil veya yöntemle, tamamen veya kismen, dogrudan veya dolayli, geçici veya sürekli olarak nüshasinin veya nüshalarinin çikarilmasidir.
*Yayma Hakki: Bir eserin aslini veya çogaltilmis fiziki nüshalarini kiralamak, ödünç vermek, satisa çikarmak veya diger yollarla dagitma hakkidir.
*Temsil Hakki: Bir eserden, dogrudan dogruya yahut isaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkidir
*Umuma Iletim Hakki: Bir eserin aslinin veya çogaltilmis nüshalarinin radyo-TV , uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayin yapan kuruluslar vasitasiyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere isaret ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayinlanmasidir.
Haklarin Devri
Eser sahipleri veya mirasçilari mali haklarini karsilikli veya karsiliksiz, süreli veya süresiz olarak devredebilirler. Mali haklara iliskin sözlesmelerin yazili olmasi ve devre konu haklarin ayri ayri gösterilmesi sarttir.
Haklarin Istisnalari
*Kamu Düzeni Düsüncesiyle
*Genel Menfaat Düsüncesiyle
*Kisilerin Hususi Menfaati Düsüncesiyle
*Kopya ve nesir
*Hükümete Taninan Yetkiler
Baglantili Hak Sahipleri
ICRACI SANATÇILAR: Bir eseri özgün bir biçimde yorumlayan, tanitan, anlatan, söyleyen, çalan ve çesitli biçimlerde icra eden sanatçilardir.
FONOGRAM YAPIMCILARI: Bir icra ürünü olan sesleri veya diger sesleri plak, kaset, CD gibi ses tasiyicilarina ilk defa tespit eden ve bu durumun hukuksal sorumlulugunu üstlenen gerçek ya da tüzel kisilerdir.
RADYO-TELEVIZYON KURULUSLARI: Kablolu, kablosuz veya uydu araciligiyla her türlü yayin yapan kuruluslaridir.
FILM YAPIMCILARI: Görüntüleri anlasilabilecek, çogaltilabilecek veya iletilebilecek sekilde; bir araca ilk kez kaydeden gerçek veya tüzelkisidir.

Haber : Filiz Altiok – Sair