Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Önce yüreğine sonra küreğine sağlık Hüseyin!
Kategori: Çevre
Eklenme Tarihi: 22 A?ustos 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 07:48
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=18721
Nükleere karsi Hopa’dan Istanbul’a kürek çekiyor
Önce yüregine sonra küregine saglik Hüseyin!
Sinop ve Akkuyu’da kurulacak olan “Nükleer Santrale Dur Demek” için kürek çekiyor.
Normal sartlarda günde 20 deniz mili,36 – 40 km mesafe katediyor.
Yesil Düsünce Dernegi önerisiyle yola çikan Hüseyin Ürkmez halen Eynesil’e gelmis bulunuyor.
Türkiye dahil 7 ülke gezmis olan Hüseyin Ürkmez,denizlerde 5 sandal eskitti.Ve eskiyen sandallarini kendi özel müzesine kaldiriyor.
Nükleersiz Türkiye için kürekle Karadeniz – 6. 7.8.ve 9.günlerinde Eynesil limanina demirleyen Hüseyin Ürkmez,kayiginda bulunan ekipmanlariyla kendi yemegini yaparak dinleniyor ve cumartesi günü sabah yola çikarak muhtemelen saat 09.00 gibi Görele’ye ulasmayi planliyor.
Hüseyin Ürkmez Tel : 0 542 896 49 10

Haber : Ali Dursun www.gorelesol.com
Nükleersiz org. ve Yesil Düsünce Dernegi’nin girisimleriyle gerçeklestirilen Nükleersiz Türkiye için Kürekle Karadeniz Projesi hatirlayacaginiz üzere resmi olarak 3 Agustos’ta Hüseyin’in sandalini Hopa’ya karayolundan getirmesinin ardindan yapilan basin açiklamasiyla , fiili olarak ise 14 Agustos tarihinde sandalini denize indirmesiyle baslamisti.Dolayisiyla Hüseyin bugün itibariyle denizde dolu dolu 1 hafta geçirmis bulunuyor.Önce Yüregine,sonra küregine saglik Hüseyin!
Ben de son olarak Sürmene ayagini anlattigim günlüklerime sirasiyla Arakli ,Trabzon ve Akçaabat duraklarini ekleyerek devam ediyorum ;
19 Agustos sabahi Sürmene’den çikip denizdeyken basladi yagmur,Trabzon/Arakli’da limana sigindi ; sandali da su almaya basladigi için güverteye macun çekmek sart olmustu.Geceyi geçirmek için neyse ki çadiri vardi.
20 Agustos sabahi tekrar denize çikip Yomra’ya geldiginde Açik Radyo’dan Açik Yesil Programinin yapimcisi Ümit Sahin telefondaydi,kendisini cep telefonundan programa baglamak için saat 10:30’a sözlestiler.Ilk telefon geldiginde uzaktaki limani gören Hüseyin program basladiginda limanin içindeydi.
Trabzon balikçi barinagi 2
Benim de pür dikkat programi dinledigim üzere projeden biraz bahsedip hayal kirikliklarina geçti, belli ki dokunmustu Hüseyin’e insanlarin duyarsizligi … Ne zaman Nükleersiz Türkiye için bu projeyi anlatmaya basliyorsa insanlar ona soruyordu “günde ne kadar gidiyorsun” , “bu sandal kaç para …”. Görünen oydu ki halk sadece bilinçsiz degil,duyarli da degildi… Genelleme yapmak dogru degilse de Hopa’dan Trabzon’a kadar bir kisinin bile ilgi gösterip tebrik etmemesi baska nasil anlasilabilirdi …? Yine de Proje büyüktü ,20 yilda bir çikiyordu böylesi son büyük proje 1994 yilinda Timur Danis’in Nükleere karsi yaptigi 4000km’lik yürüyüstü.Timur Danis Istanbul-Sinop -Mersin/Akkuyu -Istanbul arasini yürümüstü.
Ardindan,Ümit Sahin ile Ömer Madra’nin konugu olmanin dayanilmaz agirligi ile ekoloji konularina girildi tabi,mümkün müydü denizin üstüne dösenen otobana bu programda deginmeden Trabzon’a geçmek? Ben bu konuda Karadenizli müteaahitlerin Karadeniz’in “kara”sini anakara olarak anlamasindan süphelenmisimdir hep … ya Ikiztepe’de denizin doldurulmasiyla yapilan havalimanina ne dersiniz? Güzel soru sordu Ümit Sahin,tehlike arz etmiyor muydu,denize dösenen havalimani yüzünden kiyi kiyi gitmek varken açiktan dolasmak zorunda kalmak ? Oysa ki Hüseyin otobanin gürültüsünden uzak olmak için zaten hep açiktan ilerliyordu…
Sonra biraz kendinden de bahsetti Hüseyin,denizi nasil sevdiginden neden yillardir amatör olarak kürek çektiginden… Çocukken baslamisti deniz sevdasi,ailesi yaban degildi denize…Oysa insanlar öyle mi ya? Hep korkutulur çocuklar,“ yaramazlik yaparsan seni denize atarim” diye, sonra gelsin “denize düsen yilana sarilir”,“bu is olmazsa denize atarim kendimi” söylenmeleri…bunlar genel olarak denizden korkuldugunun kaniti olabilir miydi? Acaba çocuklugumuzdan mi basliyor denizle/dogayla mücadele ? Denizi doldurup yol yapmanin,denizi temiz tutma çabasi içinde olmamanin,fabrika atigini denize oldugu gibi bosaltmanin çocuklugumuza uzanan bir endiseyle,can acitan tembihlerle ilgisi olabilir miydi acaba? Program biterken çevre ve ekoloji uzmanlarimizin,Hüseyin’i yol boyunca Karadeniz kiyi seridinde yasanan kirlenme ve imar yozlasmasi için somut bilgi kaynagi olarak gördügü üzere önümüzdeki günlerde sik sik programa baglayacaklarina süphem yoktu.
20 Agustos günü Yerel basindan 1-2 gazeteciyle karsilandi Hüseyin,aslinda basin açiklamasi yapilacakti ama haberlesme problemi yasanmisti,sadece fotograflari çekildi kayalarin önünde.Hava sartlari da elvermediginden tekrar çikamazdi denize,dinlenmeye çekildi .
21 Agustos günü Trabzon /Salacak’taydi hava ve deniz kosullarinin el verdigi siklikta kürek çekerek vardi oraya,son havadisleri kendisinden aldigimda Trabzon merkezi geçmis Akçaabat’a girmisti hatta minibüsteydi,gürültüden anlasamayinca o indiginde konusmaya karar verdik .Aksam bir kamping alaninda kalacak ve nihayet,havlusu dahil tüm esyalari iki gündür su içinde olan sandalinin güvertesine macun çekebilecekti,mutluydu.
Akcaabat camping2
Hüseyin’ihttp://share.findmespot.com/shared/faces/viewspots.jsp?glId=0IsTDk7U0PboEv3f5T3TgDG6AE5DXLBZt takip edebilir ; Projeye http://www.fonlabeni.com/proje/detay/1763/nukleersiz-turkiye-icin-kurekle-karadeniz üzerinden katkida bulunarak yerinizden kalkmadan nükleersiz bir Türkiye için bir kürek de siz atabilirsiniz.

Yesil Gazete/Pinar Demircan